Akademik atama ve yükseltme işlemine karşı açılan davada taraflar, bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik görülen hususların tamamlanmasını, belirsizliklerin açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir. Bu talep 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesinde düzenlenir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde bilirkişi konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Aynı maddeye göre bilirkişiler bölge kurullarının listelerinden seçilir; haklarında Bilirkişilik Kanunu ile 6100 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uygulanır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 281Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 31Kaynağı aç
Görevli ve yetkili mahkeme
Akademik atama ve yükseltme işlemlerinden doğan uyuşmazlıkta görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme, atama kararını veren veya atama talebini reddeden üniversitenin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Ankara Üniversitesi'ndeki bir atama uyuşmazlığı için bu yer Ankara İdare Mahkemesidir. Yetki kamu düzenindendir ve davanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır.
İki haftalık süre ve ek süre
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesinin birinci fıkrasına göre süre, raporun tarafa tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. Talep; eksik hususların bilirkişiye tamamlattırılması, belirsiz hususlarda açıklama sağlanması veya yeni bilirkişi atanması yönünde olabilir. Talebin bu sürede hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel veya teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde, tarafın yine iki hafta içinde mahkemeye başvurması gerekir. Mahkeme, sürenin bitiminden işlemeye başlamak üzere, bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek şartıyla ek süre verebilir.
Mahkemenin raporu tamamlama yetkisi
6100 sayılı Kanun'un 281. maddesinin ikinci fıkrası, mahkemenin eksiklik veya belirsizliği gidermek için bilirkişiye yeni sorular yönelterek ek rapor alabilmesini ve tayin edeceği duruşmada sözlü açıklama isteyebilmesini düzenler. Üçüncü fıkra, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görülürse yeni görevlendirilecek bilirkişi aracılığıyla incelemenin tekrar yaptırılabileceğini belirtir.
Raporun hükme etkisi
İdare mahkemesi, idari işlemin iptali davasında bilirkişi raporuyla bağlı değildir; bu sonuç delillerin serbestliği ilkesiyle açıklanır. Buna karşılık teknik ve bilimsel bir konuda mahkeme heyetinin kendi bilgisiyle karar vermesi mümkün görülmediğinden rapor genellikle hükme esas alınır. Bu iki değerlendirme birlikte ele alınmalı, birisi diğerini ortadan kaldıran kesin bir kural sayılmamalıdır.
Puanlama, maddi hata ve ilan dışı ölçüt
Akademik atamada bilirkişi raporunun, adayın eserlerinin niteliğini ve niceliğini üniversite senatosunun belirlediği puanlama kriterlerine bağlı kalarak ölçmesi beklenir. Bilirkişi bir makaleyi alakasız buluyorsa bu görüşün nedenlerini bilimsel literatüre dayandırması gerekir. Uluslararası endekslerde taranan yayınların görmezden gelinmesi veya atıf sayılarının yanlış hesaplanması maddi hata kapsamında değerlendirilir.
Üniversitenin ilan şartlarında yer almayan ek kriterler oluşturularak adayın elenmesi ayrıca yetki aşımı olarak nitelenir. Bu nitelendirme, senato puanlama kriterlerine bağlılık beklentisinden farklı bir itiraz gerekçesidir ve her ikisi aynı sonuca indirgenmemelidir.
Yanlış disiplin ve soyut gerekçe
Adayın yanlış bir bilim disiplini veya uzmanlık alanı üzerinden değerlendirilmesi yöntem hatasıdır. Özellikle disiplinler arası çalışan akademisyenin eserlerinin, kendi uzmanlık alanı dışındaki dar bir perspektifle yetersiz bulunması bu kapsamdadır. Üniversitenin ilan şartlarında belirtilmeyen bir alt dalın zorunlu tutulması da yöntemsel sakatlık olarak nitelenir.
Bilirkişiden, hangi yayının neden yetersiz olduğunu, hangi kriterin karşılanmadığını ve bilimsel eksikliğin ne olduğunu somut verilerle açıklaması beklenir. Eserlerin derinlikten yoksun olduğu biçimindeki öznel ve altı doldurulmamış ifadeler, raporun sakatlığına işaret eden ayrı bir itiraz gerekçesidir.
Bilirkişinin reddi
Bilirkişi ile davacı aday veya davalı üniversite yönetimi arasında çıkar çatışması bulunmaması gerekir. Bilirkişi daha önce adayın jürisinde yer alıp olumsuz görüş bildirmişse veya adayla husumeti bulunan bir kişiyle yakın çalışıyorsa bilirkişinin reddi ileri sürülebilir.
Bilirkişi raporuna itiraz süresi ne kadardır?
Süre, raporun tebliğinden itibaren iki haftadır. Talebin hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel veya teknik çalışma gerekiyorsa, bu iki hafta içinde başvurulması şartıyla süre bitiminden itibaren işleyen, bir defalık ve iki haftayı aşmayan ek süre verilebilir.
İdare mahkemesi bilirkişi raporuna bağlı mıdır?
İdari işlemin iptali davasında idare mahkemesinin bilirkişi raporuyla bağlı olmadığı belirtilir. Teknik ve bilimsel bir konuda heyetin kendi bilgisiyle karar vermesi mümkün görülmediğinden raporun genellikle hükme esas alındığı da ayrıca ifade edilir. Bu iki değerlendirme birlikte okunmalı; biri diğerini ortadan kaldıran kesin bir sonuca dönüştürülmemelidir.
İlan şartında olmayan ölçüt itiraz sebebi midir?
Üniversitenin ilan şartlarında yer almayan ek kriterlerle adayın elenmesi yetki aşımı olarak nitelenir. İlan şartında bulunmayan bir alt dalın zorunlu tutulması ise bundan ayrı olarak yöntemsel sakatlık kapsamında değerlendirilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

