Bağlı Kredide Sözleşmeye Aykırılık ve Bankanın Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Bağlı Kredide Sözleşmeye Aykırılık ve Bankanın Sorumluluğu

Tüketicinin satın aldığı mal veya hizmetin hiç teslim edilmemesi, geç teslim edilmesi ya da ayıplı çıkması durumunda, finansmanı sağlayan bankanın sorumluluğu kredinin bağlı kredi niteliği taşıyıp taşımadığına göre belirlenir. Kredi verenin tüketici kredisini belirli bir mal veya hizmetin temini ya da belirli bir satıcı ile sözleşme yapılması şartına bağladığı hallerde, sözleşmeye aykırılık meydana gelirse kredi veren kuruluş tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/25922, K. 2015/18106Kaynağı aç
13. Hukuk Dairesi         2014/25922 E.  ,  2015/18106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Nihat Kırbacı ile davalı … vekili avukat Abdullah Açıkgöz'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı Muscan Yapı San. Ve Tic. A.Ş.’den 01/05/2006 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve borçlanma sözleşmesi ile İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, Gürpınar Mah, 1293 ada, 7 parsel sayılı arsa üzerinde inşa edilecek ''Palmiye Konakları'' isimli projeden A5 Blok, 32 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, inşaatın davalı bankanın garantörlüğünde yapılıp teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, davalı banka ile 05/05/2006 tarihli konut kredisi sözleşmesi imzalandığını, satış bedelinin 50.000,00-TL’sinin peşin, 149.000,00 TL'sinin ise banka kredisi kullanarak satıcıya ödendiğini, faiz ve masrafları ile birlikte toplam ödeme tutarının 202.692,00 TL olduğunu, satış bedeli ödendiği halde konutun teslim edilmediğini, davalı Muscan Yapı San. ve Tic. A.Ş. ile şirket ortağı Alparslan Güngör'ün teslimi vaat edilen dairenin muadili olabilecek A1 Blok, 7. Kat, 31 nolu bağımsız bölümü teklif ettiklerini ve bu bağımsız bölümün adına tescil edildiğini, ancak bu konutun da teslim edilmediğini, davalı Alparslan Güngör'ünde müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı şirketin inşaatı tamamlamadığını, konutun teslim edilme ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin feshi ile satış bedeli olarak ödediği 199.000,00-TL , kullandığı kredinin faiz ve masraflarından şimdilik 5.000,00-TL , dairenin rayiç değeri olarak şimdilik 5.000,00-TL, kira tazminatı ve cezai şart olarak şimdilik 5.000,00-TL olmak üzere toplam 214.000,00 TL'nin reoskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, adına tescilli taşınmaz üzerinde lehine hapis hakkı tanınarak davalıya iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davacının davalı … ile davalı Alparslan Güngör aleyhine açtığı davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davacının davalı Muscan Yapı San. Tic. A.Ş. aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile sözleşmenin feshine, İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, Gürpınar Mahallesi 1293 Ada, 8 Parselde kayıtlı A1 Blok, 7. Kat, 31 no.lu bağımsız bölümün davacı adına tapusunun iptali ile önceki malik Alparslan Güngör adına tesciline, dava konusu bağımsız bölümün rayiç değeri olan 350.000,00 TL’nin 199.000,00-TL' sinin dava tarihinden, 151.000,00-TL'sinin 15.08.2013 ıslah tarihinden itibaren değişken reeskont faiz oranı uygulanmak sureti ile hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı ile davalı banka arasındaki ihtilaf, davacının Palmiye Konakları projesi kapsamında davalı şirketten satın aldığı bağımsız bölümün satış bedelini ödemek için kullandığı konut kredisinin bağlı kredi niteliğinde olup olmadığı hususundadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Yasanın 10. maddesinin 5. fıkrasında bağlı kredi düzenlenmiştir. Bu madde hükmüne göre; kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda satılan malın veya hizmetin hiç ya da zamanında teslim veya ifa edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur. Davacı ile davalı Garanti Bankası’nın Beylikdüzü Şubesi arasında akdedilen 05/05/2006 tarihli Konut Kredisi Sözleşmesi ile davacıya yıllık %12,72 akdi faiz oranı ile aylık 3.417,42-TL tutarlı eşit taksitler halinde geri ödemeli 60 ay vadeli 149.000,00-TL tutarında konut kredisi kullandırılmıştır. İş bu sözleşmenin 9. maddesinde; “Müşteri, bankanın bu krediyi belirli marka bir taşınmaz mal ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermediğini, bu nedenle bankanın bu kredi ile satın aldığı/alacağı taşınmaz mal ile ilgili olmadığını ve satılan malın veya hizmetin hiç ya da zamanında teslim veya ifa edilmemesinden, satın aldığı maldaki açık veya gizli ayıplardan sorumlu olmadığını, bu konudaki her türlü talep ve dava haklarından peşinen feragat ettiğini beyan ve kabul eder.” hükmü yer almaktadır. Konut Kredisi Sözleşmesine ek olarak taraflar arasında imzalanan sözleşmede ise ipotek konulan taşınmaz malın A1 Blok 31 nolu bağımsız bölüm olarak değiştirildiği belirtilmiş, 4. maddesinde ise, …Bankanın bu kredi ile satın alınan/alınacak olan taşınmaz mal ilgili olmadığını ve taşınmazın ya da taşınmazın hiç ya da zamanında teslim edilmemesinden, taşınmazdaki açık veya gizli ayıplardan sorumlu olmadığını, bu konudaki her türlü talep ve dava haklarından peşinen feragat ettiğini, T. Garanti Bankası A.Ş 'ni kredi tahsisi ile ilgili tüm hususlardan şimdiden geri dönülmez şekilde ibra ettiğini beyan, kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir. Davacı ile davalı …arasında imzalanan 11.04.2006 tarihli … Vaadi ve Borçlanma Sözleşmesinde “Banka” olarak …anımlanmıştır. Davalılardan.. … ile diğer davalı … arasında imzalanan tarihsiz “Sözleşme” nin 2.maddesinde sözleşmenin amacı, şirketin satışını yapacağı …projesi kapsamındaki konutları müşterilerine banka tarafından konut kredisi tesisi ile kullandırım koşullarının ve şirketin bu kredilerden dolayı Bankaya vereceği teminatların belirlenmesi olarak açıklanmıştır. 3. maddesinde; bankanın ekte belirtilen belgeler ile başvuran müşterilerin kredi başvurularının işleme alınacağı ve kredi tesis edileceği, uygun görülmeyen başvuruları kabul etmeme yetkisini haiz olduğu, 4. maddesinde; kredinin tahsis koşulları, 5. maddesinde; bankaca müşterilere verilecek konut kredisi teminatını şirketin her bir müşteri bazında ek 6'daki örneğe uygun vereceği garanti ve konut üzerinde tesis edilecek ipoteğin oluşturacağı, “Konuttaki Ayıptan Sorumluluk” başlıklı 7. maddesinde; Bankanın bu sözleşme konusu işlemlerdeki yegâne rolünün müşterinin kredilendirilmesi olduğu, Bankanın satılan konut ile veya satış işlemi ile ilgisinin olmadığı, şirketin, müşteri tarafından gerek Tüketiciyi Koruma Yasası, gerekse sair mevzuat hükümleri dahilindeki maldaki ayıba ilişkin alarak vaki olabilecek iddia ve taleplerin muhatabının Banka olmadığı, buna rağmen bankanın bu baptaki muarazaya maruz kalması ve ödeme ile yükümlü kılınması halinde, Bankanın şirkete rücu hakkının mutlak olduğu, şirketin kendisinden konut satın alan müşterilerin konutta olabilecek ayıplarla ilgili şikâyet iddia ve taleplerine meydan vermeyecek yahut bu sebeple mağduriyetlerine yol açmayacak şekilde gerekli tedbirleri alacağı ve her müşteriye konutun teslimini müteakip ek 5'teki örneğe uygun bir yazı alarak bir suretini Bankaya ibraz edeceği, bu hükmün bankanın mal veya satış işlemi ile ilgili olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, bu ibra belgesinin Bankaya ibraz edilmemesinin, şirket açısından iş bu maddenin birinci fıkrasında yer alan tazmin sorumluluğundan başka herhangi bir sorumluluk ve/veya yükümlülük yaratmayacağı belirtilmiştir. Yine dosya içinde bulunan dava konusu …ait tanıtım broşüründe, dava dışı….ve davalı … ibareleri ve amblemleri yer almaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının davalı …ile imzalamış olduğu taşınmaz satış vaadi ve borçlanma sözleşmesinde, davalı Bankanın banka olarak gösterilmesi, davalılar arasında düzenlenen tarihsiz protokolde de tüketicilerin …kapsamında kredi talep etmesi halinde davalı bankaya yönlendirileceği ve satıcı davalı …nin de bu kredilere teminat vereceği yönünde düzenlemeler bulunması, tanıtım broşürlerinde davalı bankanın adının da yer alması dikkate alındığında davacının kullandığı kredinin 4077 Sayılı Kanun’un 10/5 maddesi gereğince bağlı kredi olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece, davalı bankanın da kullandırdığı kredi miktarı ile sınırlı olarak sorumlu tutulması gerekirken yanlış değerlendirme ve yazılı gerekçe ile davalı Banka yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bağlı Kredinin Tanımı ve Kapsamı

Kredi veren kuruluşun sağladığı finansmanın bağlı kredi kabul edilebilmesi için kredinin belirli bir marka, mal veya hizmetin satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi koşuluyla verilmesi zorunludur. Tüketiciye serbest kullanım amacıyla tahsis edilen ve bu şartları taşımayan genel nitelikli tüketici kredileri bağlı kredi kapsamında değerlendirilemez.

Bir kredinin bağlı kredi olup olmadığının tespitinde taraflar arasındaki fiili ve hukuki ilişki incelenir. Taşınmaz satış vaadi ve borçlanma sözleşmesinde bankanın açıkça finansman sağlayan kurum olarak gösterilmesi, satıcı ile banka arasında tüketicilerin projeden kredi talep etmesi halinde bankaya yönlendirileceğine ve satıcının bu kredilere teminat vereceğine ilişkin protokol akdedilmesi ve tanıtım broşürlerinde bankanın unvan veya logosunun yer alması durumunda Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin E. 2014/25922, K. 2015/18106 sayılı kararında belirtildiği üzere kredinin bağlı kredi olduğu kabul edilir. Bununla birlikte konut projesini yürüten satıcı şirketin, tüketicinin kullandığı kredi sözleşmesine kefil sıfatıyla imza atması da tahsis edilen finansmanın bağlı kredi niteliğini ortaya koyar.

Sözleşmeye Aykırılık Halinde Bankanın Sorumluluk Sınırı

Taşınmaz veya herhangi bir malın hiç teslim edilmemesi durumunda, bağlı kredi kullandıran banka doğan zarardan ötürü satıcı şirketle birlikte müteselsilen sorumludur. Satıcıya ödenen satış bedelinin iadesi talebinde bankaya da başvurulabilir. Ancak bağlı kredi ilişkisinde kredi verenin sorumluluğu sınırsız değildir; Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin E. 2014/25922, K. 2015/18106 sayılı ilamı gereğince bankanın müteselsil sorumluluğu yalnızca kullandırdığı kredi miktarı ile sınırlıdır.

Ayıplı ifa hallerinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca bağlı kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin yasal seçimlik haklarından ötürü satıcı, üretici, bayi ve ithalatçıyla birlikte zincirleme biçimde sorumluluk taşır. Satılan mal veya hizmetin ayıplı olduğunun banka tarafından bilinmemesi müteselsil sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Tazminat Taleplerinde Sorumluluğun Ayrımı

Bağlı konut finansmanı sözleşmelerinde teslim edilen bağımsız bölümdeki eksik ifalar ile gecikmeden kaynaklanan dolaylı zararlar sorumluluk bakımından farklı değerlendirilir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 30. maddesi çerçevesinde Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin E. 2015/17885, K. 2017/3902 sayılı kararında açıklandığı üzere, banka eksik iş bedelinden sorumlu tutulabilirken teslimin gecikmesi nedeniyle oluşan kira kaybı zararından sorumlu tutulamaz.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/17885, K. 2017/3902Kaynağı aç
13. Hukuk Dairesi         2015/17885 E.  ,  2017/3902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, davalı … Yat. San.Tic. Ltd. Şti.'den 24.02.2011 tarihli sözleşme ile 1 nolu daireyi satın aldığını, 270.000 TL satış bedelinin 120.000 TL'sini davalı bankadan kullandığı kredi ile ödediğini, dairenin tapu devrinin 01.03.2011 tarihinde gerçekleştirildiği halde, fiili teslimin henüz yapılmadığını, sözleşmede teslim tarihinin 31.08.2011 olup, kullanılan kredinin de bağlı kredi niteliğinde olduğunu ileri sürerek, eksik iş bedeli olarak 38.712 TL ile kira kaybından kaynaklı zarar olarak da 6.967 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı şirket vekili davanın reddini dilemiş, davalı banka vekili kullanılan kredinin bağlı kredi niteliğinde olmadığını, sorumluluklarının bulunmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, 20.01.2014 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilip, kullanılan kredinin de bağlı kredi olduğu belirlemesi yapılıp, bilirkişi raporunda eksik işler bedeli olarak saptanan 38.712 TL ile kira kaybı olarak saptanan 4.267 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı bankanın aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, satın alınan taşınmazın finansmanında kullanılan kredinin, bağlı kredi niteliğinde olduğu iddiasına dayalı, eksik iş bedeli ile kira kaybından kaynaklı zararın tahsili isteğine ilişkindir. Hemen belirtilmelidir ki; 6502 sayılı yasanın 30/1 maddesinde bağlı kredi sözleşmesinin tanımı yapılmış, maddenin devamında koşulları, kapsamı ve müeyyidesi açıklanmıştır. Dosya kapsamından, 01.03.2011 tarihli Konut Finansmanı Sözleşmesinin, bağlı kredi sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davalı bankanın eksik iş bedelinden sorumlu tutulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, anılan yasa hükmüne göre, davalı bankanın kira kaybında kaynaklı zarardan sorumlu tutulması mümkün olmayıp, kararın bu yön itibariyle doğru olduğu söylenemez. Usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir. 3-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı bankanın sair temyiz itirazlarının REDDİNE; ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı banka lehine BOZULMASINA, üçüncü bentte açıklanan nedenlerde davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargılama Usulünde Kredinin Niteliğinin Tespiti

Tüketici uyuşmazlıklarında mahkemece öncelikle kullanılan kredinin türü ve hukuki niteliği üzerinde durulmalı, sözleşme hükümleri ve taraflar arasındaki bağlar incelenerek kredinin bağlı kredi vasfı taşıyıp taşımadığı araştırılmalıdır. Kredinin bağlı kredi olduğunun anlaşılması durumunda bankanın sorumluluğunun kapsamı yasal çerçeve ve kullandırılan kredi tutarı gözetilerek somut biçimde belirlenmelidir.

Bağlı kredi veren banka satıcının teslim etmediği konuttan sorumlu mudur?

Evet, taşınmazın hiç teslim edilmemesi halinde bağlı kredi veren banka, satıcı ile birlikte tüketiciye karşı müteselsilen sorumludur; ancak bankanın bu sorumluluğu kullandırdığı kredi miktarı ile sınırlıdır.

Banka gecikme nedeniyle oluşan kira kaybından sorumlu tutulabilir mi?

Hayır, bağlı kredi ilişkisinde banka eksik iş bedelinden sorumlu tutulabilse de teslimin gecikmesinden kaynaklanan kira kaybı zararından sorumlu tutulamaz.

Kredinin bağlı kredi sayılması için hangi şartlar aranır?

Kredinin belirli bir marka, mal veya hizmetin temini ya da belirli bir satıcı ile sözleşme yapılması koşuluyla kullandırılması gerekir; protokoller, tanıtım broşürleri veya satıcının kefaleti bu bağı teyit eden unsurlardır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu