Asli Kusur Nedir? Trafik ve İş Kazalarında Hukuki Önemi

by Avukat Erdal Ersoy
Asli Kusur Nedir? Trafik ve İş Kazalarında Hukuki Önemi

Asli kusur; bir kazaya veya zarara birinci derecede sebebiyet veren, en ağır ihlali yapan tarafın kusurudur. Tali kusur ise asli kusura kıyasla destekleyici veya ikincil derecede etkili kural ihlallerini ifade eder. Bu ayrım, trafik kazalarından iş kazalarına kadar geniş bir alanda tazminat miktarının belirlenmesinde ve ceza sorumluluğunun ölçülmesinde önemli bir işlev üstlenmektedir. Türk hukukunda genel bir kanun hükmü bu iki kavramı adıyla tanımlamamakla birlikte 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesi belirli trafik ihlallerini asli kusur oluşturan hâller olarak açıkça saymıştır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 84Kaynağı aç
Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; a) Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme, b) Taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme, c) İkiden fazla şeritli taşıt yollarında, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme, d) Arkadan çarpma, e) Geçme yasağı olan yerlerde geçme, f) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, g) Şeride tecavüz etme, h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, i) Kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymama, j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama, k) Yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde, zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama, l) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, Hallerinde asli kusurlu sayılırlar. Ancak, kazada bu hareketlerden herhangi biri, kazaya karışan araç sürücülerinden birden fazlası tarafından yapılmış veya kaza bu hareketler dışında kurallarla, yasaklamalara, kısıtlamalara ve talimatlara uyulmaması nedenlerinden doğmuşsa, karayolunu kullananlar için kusur oranı yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir. SEKİZİNCİ KISIM Hukuki Sorumluluk ve Sigorta BİRİNCİ BÖLÜM[69] İşletenin Hukuki Sorumluluğu İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu:69

Trafik Hukukunda Asli Kusur Sayılan Hâller

Karayolları Trafik Kanunu m. 84, sürücüleri asli kusurlu kılan ihlalleri ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Bu hâller arasında kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçmek (m. 84/a), taşıt giremez işareti bulunan karayoluna ya da bölünmüş karayolunda karşı yöne ait şerit, rampa veya bağlantı yollarına girmek (m. 84/b), ikiden fazla şeritli taşıt yollarında karşı yönün şeridine veya yol bölümüne girmek (m. 84/c) ve geçme yasağı olan yerde geçmek (m. 84/e) yer almaktadır.

Aynı madde kapsamında asli kusur oluşturan diğer hâller şunlardır: doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak (m. 84/f), kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak (m. 84/h), kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğini ihlal etmek (m. 84/i), manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak (m. 84/j), yerleşim yerleri dışında taşıt yolu üzerinde zorunlu hâl olmaksızın park etmek veya duraklamak ve her durumda gerekli tedbirleri almamak (m. 84/k) ile park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpmak (m. 84/l).

KTK m. 84'te sayılan ihlallerden birini birden fazla sürücünün gerçekleştirdiği ya da kazanın bu ihlaller dışında kurallara, yasaklamalara, kısıtlamalara veya talimatlara uyulmamasından kaynaklandığı durumlarda kusur oranı kanunun atıfta bulunduğu yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilmektedir.

Hukuki Sorumluluk Çerçevesi: TBK m. 49 ve m. 52

Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu hükme bağlamaktadır. Maddenin ikinci fıkrasına göre zarara karşı yasaklayıcı bir hukuk kuralı bulunmasa bile ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de zararı gidermekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı

TBK m. 52'nin birinci fıkrası, zarar görenin zararı doğuran fiile razı olması, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması veya tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması hâllerinde hâkime tazminatı indirme ya da tamamen kaldırma yetkisi tanımaktadır. Bu hüküm bir takdir yetkisi öngörmekte olup indirim zorunlu bir sonuç değildir. Maddenin ikinci fıkrası ise tazminat yükümlüsünün hafif kusuruyla zarara yol açması ve tazminatı ödemesinin yoksulluğuna neden olacak olması koşuluyla, hakkaniyetin de gerektirmesi hâlinde hâkimin tazminatı indirebileceğini düzenlemektedir; bu fıkra zarar görenin değil yükümlünün durumunu konu almaktadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
MADDE 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. IV. Özel durumlar 1. Ölüm ve bedensel zarar a. Ölüm

Ceza Hukukunda Taksir ve Kusur Oranı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22. maddesi taksiri, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımındaki neticesi öngörülmeksizin gerçekleştirilmesi olarak tanımlamaktadır. Taksirle işlenen fiiller yalnızca kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır. TCK m. 22'nin dördüncü fıkrasına göre taksirle işlenen suçta verilecek ceza failin kusuruna göre belirlenmekte; beşinci fıkrası uyarınca ise birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkes yalnızca kendi kusurundan sorumlu tutulmakta ve her failin cezası ayrı ayrı hesaplanmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22- (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır. (2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. (3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. (4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir. (5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir. (6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir. Netice sebebiyle ağırlaşmış suç

TCK m. 22'nin üçüncü fıkrası bilinçli taksiri ayrı bir kategori olarak düzenlemektedir. Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir söz konusu olmakta ve bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılmaktadır. Altıncı fıkraya göre taksirli hareket sonucu doğan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak ölçüde failin mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmemektedir; bilinçli taksir hâlinde bu indirim yarıdan altıda bire kadar uygulanabilmektedir.

Taksirle Ölüm ve Yaralanmaya İlişkin Cezai Yaptırımlar

TCK m. 85'e göre taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır. Fiil birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuşsa ceza iki yıldan on beş yıla kadar hapis olarak belirlenmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[35] İKİNCİ BÖLÜM Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar Kasten yaralama[36][37]

Taksirle yaralama bakımından TCK m. 89'un birinci fıkrası, başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi hakkında dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedileceğini öngörmektedir. Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına yol açması hâlinde ise ceza dokuz aydan beş yıla kadar hapistir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.[45] (2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Vücudunda kemik kırılmasına, c) Konuşmasında sürekli zorluğa, d) Yüzünde sabit ize, e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır. (3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, d) Yüzünün sürekli değişikliğine, e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. (4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[46] (5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz. İnsan üzerinde deney

Taksirle yaralama suçu kural olarak şikâyete bağlıdır. Ancak TCK m. 89'un beşinci fıkrası bu konuda önemli bir ayrım içermektedir: birinci fıkra kapsamına giren yaralama dışında kalan hâllerde suçun bilinçli taksirle işlenmiş olması durumunda şikâyet aranmamaktadır. Birinci fıkra kapsamındaki yaralamada ise bilinçli taksir bulunsa dahi şikâyet koşulu geçerliliğini korumaktadır.

İş Kazalarında Kusur Tespiti

İş kazalarında kusur paylaşımı genellikle SGK müfettiş raporları ve ardından iş mahkemelerinde alınan bilirkişi raporlarıyla belirlenmektedir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işverene, işçilerin güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri alma, eğitim verme ve uygun çalışma ortamını temin etme yükümlülükleri yüklemektedir. Mahkemeler, trafik ve iş kazalarında kusur tespiti için trafik mühendisi, makine mühendisi veya iş güvenliği uzmanı gibi alanına göre seçilen bilirkişilere başvurmaktadır.

İş kazası davalarında zarar görenin kendi zararına katkısı bulunuyorsa TBK m. 52'nin birinci fıkrası uyarınca hâkim tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir. Bu indirim bir zorunluluk değil, hâkimin olayın özelliklerine göre değerlendireceği bir yetkidir.

Zorunlu Trafik Sigortasında Kusur Oranının Rolü

Zorunlu trafik sigortası, kazada kusurlu sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamaya yönelik bir güvencedir. Bu sigorta üçüncü kişilere yönelik koruma sağlamakta olup kendi aracınızın hasarını karşılamamaktadır; kendi araç hasarı için kasko sigortasına başvurulması gerekmektedir.

Asli Kusurlu Tarafın Tazminat Hakkı

TBK m. 52 uyarınca hâkim, zarar görenin zararı doğuran fiile razı olması, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması veya tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması hâllerinde tazminatı indirebilir ya da kaldırabilir; bu sonuç zorunlu değil, takdire bağlıdır.

Sık Sorulan Sorular

Asli kusur ile tali kusur arasındaki fark nedir?

Asli kusur, bir kazaya birinci derecede ve en ağır biçimde sebebiyet veren tarafın ihlalini ifade ederken tali kusur, asli kusuru destekleyen ya da ikincil derecede etkili olan kural ihlallerini tanımlamaktadır. Bu iki kavram kanunda genel bir tanımla yer almamakla birlikte KTK m. 84, trafik alanında asli kusur oluşturan ihlalleri ayrıntılı olarak saymıştır.

Trafik kazasında asli kusurlu olmak tazminat almayı engeller mi?

TBK m. 52 uyarınca hâkim, zarar görenin zararı doğuran fiile razı olması, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması veya tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması hâllerinde tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir; bu bir takdir yetkisidir, zorunlu bir sonuç değildir.

Birden fazla sürücünün kusurlu olduğu kazalarda ceza nasıl belirlenir?

TCK m. 22/5 uyarınca birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkes yalnızca kendi kusurundan dolayı sorumlu tutulmakta ve her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenmektedir. Bu düzenleme, kazaya karışan her sürücünün bireysel kusur payının mahkemece bağımsız olarak değerlendirilmesini gerektirmektedir.

Bilinçli taksir nedir ve cezayı nasıl etkiler?

Bilinçli taksirde fail, neticeyi öngörmüş ancak gerçekleşmesini istemememiştir; yine de netice meydana gelmiştir. TCK m. 22/3 bu hâlde taksirli suça ilişkin cezanın üçte birden yarısına kadar artırılacağını hükme bağlamaktadır. Taksirle yaralama suçunda ise bilinçli taksir, birinci fıkra kapsamı dışında kalan yaralamalar bakımından şikâyet koşulunu ortadan kaldırmakta ve soruşturmanın resen yürütülmesini sağlamaktadır.

KTK m. 84'e göre hangi davranışlar asli kusur oluşturur?

Kırmızı ışıkta geçmek, taşıt giremez işaretli yola girmek, karşı yönün şeridine girmek, geçme yasağını ihlal etmek, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak, kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak, dar kaplama yerlerinde önceliği ihlal etmek, manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak, zorunluluk olmaksızın yerleşim dışı taşıt yolunda park etmek ya da duraklamak ve her durumda gerekli tedbirleri almamak ile park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpmak KTK m. 84 kapsamında sayılan hâller arasındadır.

İş kazasında işçinin de kusuru varsa tazminat ne olur?

TBK m. 52 uyarınca zarar görenin zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması hâlinde hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. İş kazası davalarında kusur paylaşımı genellikle SGK müfettiş raporları ve bilirkişi raporlarına dayanılarak yapılmakta; işçinin kusur oranı bu raporlarda ayrıca belirlenmektedir.

Zorunlu trafik sigortası asli kusurlu sürücünün kendi aracının hasarını karşılar mı?

Hayır. Zorunlu trafik sigortası üçüncü kişilere yönelik bir güvence sunmakta olup kendi aracınızın hasarını karşılamamaktadır. Kendi araç hasarı için kasko sigortasına başvurulması gerekmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu