Trafik Kazası Sonrası Kusur Oranının Belirlenmesi ve TRAMER Süreci
Trafik kazasının ardından tarafların uzlaşarak kendi aralarında veya uzlaşma sağlanamaması halinde kolluk kuvvetleri vasıtasıyla kaza tespit tutanağı düzenlemesi ve bu tutanağı kaza fotoğraflarıyla birlikte sigorta şirketine iletmesi gerekir. Sigorta şirketinin evrakları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemine aktarmasının ardından komisyon değerlendirmesiyle sisteme giriş tarihinden itibaren 3 gün içinde kusur oranları tayin edilir.
Kusur oranları belirlenirken genellikle yüzde 0, yüzde 50 ve yüzde 100 ölçütleri dikkate alınır ve bu oranlar sigorta şirketlerinin karşılayacağı zarar tutarını belirler. Hak sahibi kişinin yolcu konumunda bulunduğu tek taraflı kazalarda sürücünün kusur tespiti yeterli görülürken, çift taraflı veya zincirleme trafik kazalarında tazminat hesabı için kazaya karışan bütün araçların kusur dağılımı ayrı ayrı tespit edilir.
Kusur Tespiti Talebinde Hukuki Çerçeve ve Dava Şartları
İdari organlar ya da sigorta mercilerince takdir edilen kusur dağılımının gerçeği yansıtmadığını düşünen taraf, kusur durumunun yargı organlarınca yeniden incelenmesini isteyebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 106/1 uyarınca mahkemeden yalnızca bir hakkın yahut hukuki bağın mevcut olup olmadığının saptanması veya bir belgenin sahteliğinin hükme bağlanması talep edilebilir. Mevzuatta açıkça yer verilen özel durumlar haricinde, tespit talebinde bulunan kişinin davayı açmakta güncel ve hukuken korunması gerekli bir yarara sahip olması dava şartıdır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 106Kaynağı aç
6100 sayılı Kanun m. 106/3 gereğince maddi vakıalar bağımsız bir tespit davasına konu yapılamaz. Kazalardaki kusur oranı da eda niteliğindeki tazminat davasında incelenebilecek bir maddi vakıa teşkil ettiğinden, eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde müstakil bir kusur tespiti davası açılmasında hukuki yarar bulunmaz ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/12091 Esas, 2018/3092 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere bu yöndeki talepler reddedilir. Delillerin kaybolma tehlikesi taşıdığı hallerde vakıaların tespiti için 6100 sayılı Kanun m. 400 uyarınca delil tespiti yoluna gidilebilir; uyuşmazlığın esasına ilişkin yargılamalarda ise mahkemece gerekli görüldüğünde trafik alanında uzman bilirkişilerden rapor temin edilir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/12091, K. 2018/3092Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 400Kaynağı aç
Sigorta Kuruluşuna Başvuru Zorunluluğu
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97 hükmü gereğince, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar dahilinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması zorunludur. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık bulunması durumunda zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
Kusur oranının tespitine ilişkin davalarda, kanunda aksine özel bir hüküm bulunmadıkça genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bununla birlikte uyuşmazlığın hukuki niteliğine ve konusuna göre İş Mahkemesi veya Ticaret Mahkemesi de görevli olabilir. Kaza olayının iş kazası niteliği taşıdığı durumlarda olayın tespiti ve sonuçlarına dair davalarda işveren ile Sosyal Güvenlik Kurumu birlikte davalı olarak yer alabilir.
Yetkili mahkeme bakımından genel kural, davanın türüne ve içeriğine bağlı olarak değişebilmekle birlikte davanın davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılmasıdır. Talebin haksız fiilden kaynaklanması halinde ise haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, zararın oluşma olasılığının bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
Tazminat ve Rücu Taleplerinde Zamanaşımı Süreleri
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 109/1 çerçevesinde, motorlu araç kazalarından kaynaklanan maddi tazminat istemlerinde zamanaşımı süresi, zarar gören tarafın zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği andan itibaren 2 yıl olarak işletilir. Her halükarda kaza tarihinden itibaren 10 yılın geçmesiyle talep hakkı zamanaşımına uğrar. Kazaya sebebiyet veren eylem aynı zamanda ceza kanunları uyarınca suç teşkil ediyorsa ve ilgili ceza hükmü daha uzun bir zamanaşımı öngörmüşse, söz konusu uzamış ceza zamanaşımı süresi maddi zararların tazmini taleplerinde de esas alınır.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
2918 sayılı Kanun m. 109/3 uyarınca, zamanaşımının tazminat borçlusuna karşı kesilmesi sigortacı açısından da kesilme sonucunu doğurur; aynı şekilde sigortacıya yönelik kesilen zamanaşımı tazminat borçlusu bakımından da hüküm ifade eder. Kazada tazminat sorumluluğu bulunan kişilerin birbirlerine dönük rücu taleplerinde ise zamanaşımı, kendi edimlerini eksiksiz yerine getirdikleri ve rücu muhatabını öğrendikleri tarihten itibaren 2 yılın dolmasıyla gerçekleşir. Karayolları Trafik Kanununda özel olarak düzenlenmeyen zamanaşımı konularında ise genel hükümler tatbik edilir.
TRAMER kusur oranlarını ne kadar sürede belirler?
Evrakların sigorta şirketince sisteme girilmesinin ardından komisyon değerlendirmesiyle 3 gün içinde kusur oranları belirlenir.
Kusur tespiti davası açmak için hukuki yarar şart mıdır?
6100 sayılı Kanun m. 106/2 gereğince tespit davası açanın kanuni istisnalar dışında bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerekir.
Kusur tespiti davalarında görevli mahkeme neresidir?
Kanunda aksi belirtilmedikçe genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir; uyuşmazlığın niteliğine göre İş Mahkemesi veya Ticaret Mahkemesi de görevli olabilir.
Trafik kazası tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi ne kadardır?
Zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, kaza gününden itibaren her halde 10 yıllık zamanaşımı uygulanır; ceza kanununda daha uzun süre öngörüldüğünde bu süre dikkate alınır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

