Trafik kazası tazminat davası, ölümlü veya yaralanmalı bir kazada zarar gören kişinin zararının giderilmesi için açabildiği davadır. Her iki kaza türünde de mağdurun dava hakkı bulunduğu kabul edilir. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesine göre bu zararı gidermekle yükümlüdür. Hüküm trafik kazasına özgü bir dava düzenlemesi değildir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
Sorumluluk, ispat ve birden fazla sorumlu
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren kişi de bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu sonuç için hem ahlaka aykırılık hem de kasten zarar verme aranır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinde ispat yükü zarar görene aittir. Ortaya koyması gerekenler, uğradığı zarar ile zarar verenin kusurudur. Tutar bütünüyle kanıtlanamadığında hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri dikkate alarak hakkaniyete uygun miktarı saptar. Bu yol, zararın ve kusurun ayrıca ispatını gereksiz kılmaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 50Kaynağı aç
Birden çok kişi aynı zarara birlikte sebep olduğunda veya aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu olduklarında, haklarında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 61Kaynağı aç
Ölüm, yaralanma ve araç zararında kalemler
Ölümlü kazada cenaze giderleri ile ölüm gerçekleşene kadar yapılan hastane giderleri karşı taraftan istenebilir. Bu açıklama, giderlerin kimden ve hangi sınır içinde isteneceğini ayrıca göstermez.
Yaralanmada zarar gören aracın hasarı ile kişinin tedavi ve bakım giderleri tazminatın konusu olabilir. Yaşanan şok ve endişe gibi psikolojik etkiler nedeniyle manevi tazminat davası da açılabilir. Bunlar örnek etkilerdir; her psikolojik etkinin tazmin edileceği sonucu doğmaz.
Geçici iş gücü kaybı, yaralanan kişinin çalışma süresi boyunca kaybedeceği ücretleri kapsar. Bu kalem, kazaya sebep olan kişi veya sigorta şirketi tarafından ödenebilir. Ödemenin şartları, limiti ve sigortacı ile diğer sorumlular arasındaki fark belirli değildir.
Destekten yoksun kalma, kazada ölen kişinin yakınlarına ait bir tazminat türüdür. Hesapta ölenin yaşı ve geliri ile bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ve bu kişilerin yaşlarının dikkate alınacağı belirtilir. Bunun dışında kalan hususlar belirli bir hesap yöntemine bağlanmamıştır.
Değer kaybı, aracın ikinci el piyasasında kaza nedeniyle uğradığı kayıptır. Araç kilometresi, işlem gören parça sayısı, aracın değeri ve modeli hesapta esas alınan kıstaslar arasında sayılır. Bu sayım bağlayıcı bir hesap formülü oluşturmaz.
Manevi tazminat
Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesine göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğü zedelendiğinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Hüküm takdir yetkisi tanır; ödenmesini zorunlu kılmaz ve miktar belirlemez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin ya da ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Yakınlar bakımından ağır bedensel zarar veya ölüm şartı aranır. Karar verilebilir ifadesi zorunlu ödeme anlamına gelmez.
Davanın yöneltilebileceği kişiler
Bir ölçüde, sürücü trafik sicilindeki malik değilse davanın malike, yani aracı işletene açılması gerektiği ve malikin kusursuz sorumlu olduğu ileri sürülür. Bu ölçüye göre, kusurlu sürücü adına kayıtlı olmayan araçla bir yayaya çarpılması örneğinde dava sürücüye yöneltilemez. Başka bir ölçüde ise dava yalnızca sürücüye değil, hatalı görüldüğü takdirde sigorta şirketine, araç sahibine ve varsa işletene de açılabilir. Hatalı görülmenin ölçütü tanımlanmadığından bu iki ölçü tek bir muhatap kuralına indirgenemez.
Kazayı yapan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan şirkete dava açılabilir. Bazı durumlarda kasko sigortasını yapan şirkete de dava açılabilir. Bu durumlar ve sigorta teminatının sınırları belirli değildir.
Maddi zararlarda zamanaşımı
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre motorlu araç kazasından doğan maddi zarar tazminatı istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde zamanaşımına uğrar. Süre her hâlde kaza gününden itibaren on yılı geçemez. Hüküm maddi zarar taleplerine ilişkindir; manevi tazminat süresi bu fıkrada düzenlenmemiştir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörmüşse, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Maddede hangi suçun hangi cezaya bağlandığı sayılmaz. Maddede düzenlenmeyen diğer hususlarda genel hükümler uygulanır; hangi genel hükümlerin uygulanacağı ayrıca belirtilmemiştir.
Zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi sigortacıya karşı da keser. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Kesilme sebepleri bu hükümde ayrıca sayılmamıştır. Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakkı ise, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre, zarar görenin tazminat istemindeki iki ve on yıllık sürelerden ayrıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin E. 2015/14628, K. 2015/11567 sayılı kararında, yolcunun yaralandığı olay bakımından ceza zamanaşımının uygulanması için fiilin cezayı gerektiren bir eylem olması yeterli görülmüştür. Fail hakkında soruşturma yapılması, ceza davası açılması veya mahkûmiyet ayrıca aranmamıştır. Bu değerlendirme bütün olay türleri için genel bir kurala dönüştürülemez.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/14628, K. 2015/11567Kaynağı aç
Aynı daire, bu yaralanma olayında kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'ndaki ceza zamanaşımı dikkate alındığında dava tarihinde sürenin dolmadığı sonucuna varmıştır. Karar belirli bir yıl sayısı vermez. Yerel mahkemenin zamanaşımı nedeniyle verdiği ret hükmü, davacı vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek oybirliğiyle bozulmuştur. Bozma, tazminatın esası hakkında hüküm kurmaz.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin E. 2015/9868, K. 2015/9429 sayılı kararında, ölümle sonuçlanan somut olay için kaza tarihinde yürürlükteki Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesine göre zamanaşımı on beş yıl olarak değerlendirilmiştir. Çoğunluk, 19.07.2008 tarihli kaza hakkında 18.07.2014 tarihinde açılan davada uzamış ceza zamanaşımının dolmadığı sonucuna vararak zamanaşımı nedeniyle verilen ret kararının bozulması gerektiğini kabul etmiştir. Karar oyçokluğuyladır. Karşı oy, ölen kişinin tamamen kendi kusuruyla öldüğü ve eylemin suç oluşturmadığı durumda uzamış zamanaşımının uygulanamayacağı görüşündedir; bu görüş çoğunluğun bozma sonucunun yerine geçmez. On beş yıllık değerlendirme bu ölüm olayına ilişkindir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/9868, K. 2015/9429Kaynağı aç
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin E. 2015/2030, K. 2015/11687 sayılı kararında, yaralanmayla sonuçlanan olay için kaza tarihinde yürürlükteki Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesine göre zamanaşımı sekiz yıl olarak değerlendirilmiştir. Bu süre o yaralanma olayına ilişkindir ve ölüm olayındaki on beş yıllık değerlendirmeyle aynı olayın süresi değildir. Daire, 24.11.2009 tarihli kaza hakkında 30.07.2013 tarihinde açılan davada uzamış ceza zamanaşımının dolmadığı gerekçesiyle yerel ret hükmünün oybirliğiyle bozulmasına karar vermiştir. Bozma tazminat miktarını belirlemez.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/2030, K. 2015/11687Kaynağı aç
Davanın yeri ve belgeler
Trafik kazası tazminat davası genellikle kazanın meydana geldiği yerde veya kazaya karışan taraflardan birinin yerleşim yerinde açılır. Davanın açılacağı yer konusunda istisnalar bulunabilir ve yer, dava değeri ile diğer etkenlere göre değişebilir. Bu istisnaların kesin şartları sayılmamıştır.
Talep için kaza sonrası tutulan tutanak ve raporlar, hasar belgeleri, hastane raporları, gelir kaybı belgeleri ile kaza tarihine ait poliçe, ruhsat ve sürücü belgesi gibi belgelerin toplanması ve başvurunun yapılması gerekir. Liste örnek niteliğindedir; belgelerden birinin yokluğu dava hakkını kaldıran bir şart olarak gösterilmemiştir.
Trafik kazası tazminat davası nedir?
Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazasında zarar gören kişinin zararının giderilmesi için açabildiği davadır. Kusurlu ve hukuka aykırı fiille zarar veren kişinin giderim yükümlülüğü genel bir kuraldır ve kazaya özgü bir düzenleme değildir.
Bedensel zarar ve ölümde manevi tazminata kimler için karar verilebilir?
Bedensel bütünlüğü zedelenen zarar görene, olayın özelliklerine göre uygun bir miktar için karar verilebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm varsa zarar görenin ya da ölenin yakınları için de uygun bir miktara karar verilebilir; bu bir zorunluluk değildir.
Maddi zarar tazminatı hangi sürede zamanaşımına uğrar?
Motorlu araç kazasından doğan maddi zarar talebi, zarar ve tazminat yükümlüsü öğrenildiğinde iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl geçince zamanaşımına uğrar. Manevi tazminatın süresi bu hükümde düzenlenmemiştir.
Daha uzun ceza zamanaşımı için ceza davası şart mıdır?
Kanun, daha uzun sürenin uygulanmasını cezayı gerektiren fiile ve ceza kanunundaki daha uzun süreye bağlar. Yolcunun yaralandığı E. 2015/14628, K. 2015/11567 sayılı kararda soruşturma, ceza davası veya mahkûmiyet ayrıca aranmamıştır.
Dava yalnızca aracın sürücüsüne mi açılır?
Hayır, tek bir muhatap kuralı kurulamaz. Bir anlatım davayı sicildeki malike veya işletene özgüleyip kusurlu sürücüyü dışlarken, diğeri sürücüyle birlikte sigortacı, malik ve varsa işleteni de kapsar.
Zorunlu mali mesuliyet sigortacısına dava açılabilir mi?
Evet, kazayı yapan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan şirkete dava açılabilir. Kasko sigortacısı ise yalnızca tanımlanmayan bazı durumlarda anılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

