Askerlik hizmeti sırasında doğan zarar, devlete karşı maddi veya manevi tazminat davasına konu olabilir. Davanın idare mahkemesinde tam yargı davası olarak mı yoksa genel hükümlere göre adli yargıda mı açılacağı olayın niteliğine göre belirlenir. Özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Tazminat davasının konusu ve görev
Askeri tazminat davası, Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunun veya yakınının askerlik hizmeti sırasında uğradığı zarar nedeniyle devlete karşı açtığı maddi ve/veya manevi tazminat davası olarak ele alınır. Görev sırasında gerçekleşen kazada idarenin hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu gündeme gelebilir ve idareye karşı tam yargı davasıyla tazminat istenebilir.
Askeri araç kazasında yaralanan veya ölen personel ya da yakınları, askeri aracın çarpmasıyla zarar gören siviller ve trafik kazasında kendi aracı zarar gören kişiler başvuru veya dava yolunu kullanabilir. Maddi tazminat tedavi giderlerini, gelir kaybını ve araç hasarını; manevi tazminat ise acı, elem ve psikolojik yıkımı karşılamayı amaçlar. Ölüm hâlinde ölen kişinin yakınları destekten yoksun kalma tazminatı da isteyebilir. Hak sahipliğinin ve mirasçılığın şartları bu açıklamada ayrıca sınırlanmamıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri personeline ilişkin idari uyuşmazlıkta Millî Savunma Bakanlığı, jandarma personelinde İçişleri Bakanlığı, sosyal güvenlikten doğan uyuşmazlıkta ise Sosyal Güvenlik Kurumu davalı taraf olarak gösterilir. Bazı olaylarda Borçlar Kanunu'na göre adli yargıda tazminat davası da gündeme gelebilir. Bu nedenle her askeri tazminat uyuşmazlığının yalnızca idare mahkemesinde açılacağı söylenemez.
İdari dava süresi ve idareye başvuru
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesine göre, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Özel kanundaki ayrı süre bu genel süreyi değiştirir.
Aynı Kanun'un 11. maddesine göre ilgililer, idari dava açılmadan önce ve idari dava açma süresi içinde, işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan isteyebilir. Üst makam yoksa bu istem işlemi yapmış olan makama yöneltilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Bu başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Dolayısıyla ret, geçmiş süreyi silerek yeni ve bağımsız bir altmış günlük süre açmaz.
Vazife malullüğünün kapsamı
5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için, maddede sayılan hâllerde vazife malullüğü hükümleri uygulanır.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 47Kaynağı aç
25. maddede belirtilen malullük; sigortalının vazifesini yaptığı sırada, vazifesi dışında idaresince görevlendirildiği başka bir kamu işini yaparken, kurumunun menfaatini korumak amacıyla bir iş yaparken, idaresince sağlanan taşıtla işe gelişi veya işten dönüşü sırasında ya da işyerinde meydana gelen kazadan doğmuşsa vazife malullüğü sayılır. Bu kişilere vazife malulü denir.
47. madde, vazife malullüğünün keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan, mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan, yasak fiilleri yapmaktan, intihara teşebbüsten veya hangi suretle olursa olsun kendisine ya da başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından doğması hâlinde bu kişilere vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmayacağını da düzenler.
Bildirim ve aylığın bağlanması
Kamu idareleri, vazife malullüğüne sebep olan olayı yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatına göre yetkili mercilere derhâl, Kuruma da en geç on beş iş günü içinde bildirir. Aynı süre içinde sigortalı veya hak sahipleri de Kuruma bildirim yapabilir. Yetkili mercilerin olaydan haberdar edilmemiş olması hâli dışında, ilgililerin bildirimi kamu idaresinin bildirim sorumluluğunu kaldırmaz.
Kuruma bildirim süresi, kural olarak olayın meydana geldiği tarihten başlar. Hastalıklarının sebep ve mahiyeti dolayısıyla haklarında vazife malullüğü hükümleri uygulanacak kişilerde süre, tedavinin imkânsız olduğuna dair kesin raporun onay tarihinden başlar. Esirlik ve gaiplikte ise süre, bu hâllerin sona erdiği tarihten başlar.
Süresi içinde bildirilen vazife malullüğü aylığı, sigortalının ölüm veya malullük nedeniyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi izleyen ay başından bağlanır. Harp malulleri ile 2330 sayılı Kanun'a veya bu Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre ya da 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise, görevden ayrılmaları ve ayrıca başvurmaları aranmaksızın çalışmaya başladıkları tarihi izleyen ay başından aylık bağlanır.
Süresinde bildirilmeyen sigortalılar için kamu idaresinin, sigortalının veya hak sahiplerinin sonradan yapacağı bildirim üzerine, vazife malullüğünün belgelenmesi ve müstahak olunması şartıyla, Kanun'un zamanaşımı hükümleri dikkate alınarak aylık bağlanır veya bağlanmış aylık düzeltilir. Bildirime kadar oluşan aylık veya aylık farklarının toplam tutarı Kurumca ilgili kamu idaresine ödettirilir.
Aylığa eklenecek zam
Vazife malullüğü aylığında, itibari hizmet eklenmiş prim gün sayısı 10800 güne kadar olanlar için 10800 gün, bundan fazla olanlar için toplam prim ödeme gün sayısı esas alınır. En son prime esas kazanç üzerinden 29. maddeye göre hesaplanan aylığa, malullük derecesine göre ayrıca zam yapılır. Oran birinci derecede yüzde 30, ikinci derecede yüzde 23, üçüncü derecede yüzde 15, dördüncü derecede yüzde 7, beşinci derecede yüzde 3 ve altıncı derecede yüzde 2'dir.
Harp malulü sayılma şartları
Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er ile Türk Silahlı Kuvvetlerince görevlendirilen 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan; harpte fiilen ateş altında, harpte harp bölgelerindeki harp harekât ve hizmetleri sırasında bu harekât ve hizmetlerin sebep ve etkisiyle, harpte veya harbe hazırlık döneminde her çeşit düşman silahının etkisiyle ya da askerî harekâtı gerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında bu hareketlerin sebep ve etkisiyle vazife malulü olanlara harp malulü denir.
Barışta veya olağanüstü hâllerde emir ya da görevle uçuş yapan uçucular ve hangi meslek veya sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak uçakta bulunanlar, uçuşun havadaki veya yerdeki sebepleriyle vazife malulü olursa aynı tanıma girer. Emirle dalış yapan dalgıçlar ile hangi meslek veya sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak denizaltı gemisinde veya dalgıç kıtasında bulunanlar da denizaltıcılığın veya dalgıçlığın çeşitli sebep ve etkileriyle vazife malulü olduklarında bu kapsamdadır.
Anayasa'nın 92. maddesi veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarının yabancı ülkelere gönderilmesinde, birliklerin bulundukları yerlerden hareketinden itibaren yurt içinde, yurt dışında, yabancı ülkelerde veya yurda dönüş sırasında vazife malulü olanlar da harp malulü kapsamında düzenlenmiştir.
Bu harp malullerinden uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ile erlere bulundukları kademenin üç ilerisindeki kademenin prime esas kazancı üzerinden aylık bağlanır. Uzman jandarmalarda bir üst rütbenin aynı kademesi; yarbay rütbesine kadar, yarbay hariç, astsubay ve subaylarda bir üst rütbenin aynı kademesi esas alınır. Yarbaylara albay, albaylara kıdemli albay, kıdemli albay ile general ve amirallere bir üst rütbe uygulanır. 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılarda bir üst derece veya kademenin prime esas kazancı kullanılır.
Bulunulan derecenin bir üst derecesi yoksa o derecenin üç ilerisindeki kademe göstergesi esas alınır. Üç ilerisindeki kademe göstergesi de yoksa o derecenin son kademe göstergesinin prime esas kazancı uygulanır.
Harp malullüğü zammı
Harp malullerine, malullük derecesine göre belirlenen göstergenin memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunan miktar harp malullüğü zammı olarak eklenir. Gösterge birinci derecede 1100, ikinci derecede 950, üçüncü derecede 800, dördüncü derecede 600, beşinci derecede 500 ve altıncı derecede 400'tür.
Bir harekâtın başarıyla sonuçlanmasını şahsen sağlayan ve örnek tutulacak cesaret ve fedakârlık gösterdiği sırada malul olan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensupları ile Türk Silahlı Kuvvetlerince görevlendirilen sivil görevlilere harp malullüğü zamları yüzde 25 fazlasıyla bağlanır. Bunun için durumun usulüne göre sıralı üstlerce saptanması, Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi ve ilgisine göre İçişleri Bakanının veya Millî Savunma Bakanının onayı gerekir.
Harp malullüğü zammının Kurum tarafından belirlenecek peşin sermaye değeri toplamını Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı, en geç bir ay içinde Kurumun göstereceği hesaplara yatırır. Bu tutar süresinde yatırılmazsa 89. madde hükümleri uygulanır.
Ölüm, yeniden çalışma ve asgari düzey
47. maddeye göre vazife malullüğü aylığı almakta iken veya aylık bağlanması gerekirken ölen kişinin müstahak hak sahiplerine, harp malullüğü zammı dâhil olmak üzere ve prim ödeme gün sayısına bakılmaksızın ölüm aylığı bağlanır. Vazife malullüğüne bağlı nedenle ölümde tespit edilen aylık 34 ve 35. maddelere göre bağlanır; 37. maddeye göre cenaze ve evlenme ödeneği de verilir.
5. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla, vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlardan 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi izleyen ödeme dönemi başından kesilir ve bunlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları uygulanır. Bu çalışma sırasında malullük derecesi değişirse aylık, yeni derece ve son prime esas kazanç üzerinden, ilk vazife malullüğü aylığından az olmamak kaydıyla yeniden hesaplanır.
Harp malulleri ile 2330 sayılı Kanun'a veya onun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre ya da 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden sınıf veya görev değiştirerek 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya devam edenler hakkında uzun vadeli sigorta kollarının uygulanmasına devam edilir.
47. maddeye göre bağlanacak vazife veya harp malullüğü aylığı, yürürlükten kaldırılan maddeleri dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emsali iştirakçiye bağlanacak harp veya vazife malullüğü aylığından az olamaz.
Uluslararası barışı koruma ve destekleme operasyonlarında Türkiye Cumhuriyetince görevlendirilen 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki kişilere, bu görevleri sırasında veya bu görevleri nedeniyle vazife malullüğü aylığı ödendiği sürece harp malullüğü zammı ayrıca verilir. İç güvenlik veya istihbarat görevi yapan kamu kurum ve kuruluşlarının uçuş veya dalış hizmetlerinde, uçuşun havadaki ve yerdeki veya dalgıçlığın çeşitli sebep ve tesiriyle malul olanlar ve hayatını kaybedenler hakkında sekizinci fıkranın (e) bendi kapsamına girenlere ilişkin hükümler uygulanır.
5434 sayılı Kanun'un 64. maddesi 31 Mayıs 2006 tarihinde, 5510 sayılı Kanun'un 106. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. İlk defa 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar yönünden vazife malullüğü hükümleri, 47. maddede sayılan hâllerde uygulanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
5434 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU m. 64Kaynağı aç
Sık sorulan sorular
İdare mahkemesinde dava süresi kaç gündür?
Özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Vergi mahkemelerinde süre otuz gündür.
İdareye başvuru dava süresini nasıl etkiler?
Dava açma süresi içinde yapılan 11. madde başvurusu, işlemeye başlamış süreyi durdurur. Ret veya otuz gün sonunda reddedilmiş sayılma üzerine süre yeniden işler ve başvuru tarihine kadar geçen süre de hesaba katılır.
Vazife malullüğü hangi olaylarda doğar?
5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlarda, 25. maddede belirtilen malullük; görev sırasında, idarece verilen başka kamu işinde, kurum menfaatini koruma amacıyla yapılan işte, idarenin taşıtıyla işe geliş veya dönüşte ya da işyerindeki kazadan doğmuşsa vazife malullüğü sayılır.
Hangi sebepler vazife malullüğü hükümlerini engeller?
Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmak, mevzuat ve emir dışında hareket etmek, yasak fiiller, intihara teşebbüs ile kendisine veya başkasına menfaat sağlama ya da zarar verme amacı bu hükümlerin uygulanmasını engeller.
Harp malulü kimdir?
Sayılan askerî personel ile görevlendirilen ilgili sigortalılardan harpte fiilen ateş altında, harp harekât ve hizmetlerinin sebep ve etkisiyle, harp veya harbe hazırlıkta düşman silahının etkisiyle, askerî harekâtı gerektiren iç tedip veya sınır hareketlerinin sebep ve etkisiyle, emirle uçuş ya da dalışın sayılan etkileriyle veya belirli yurt dışı görev sürecinde vazife malulü olanlara harp malulü denir.
Vazife malullüğü aylığı çalışmaya başlayınca kesilir mi?
Vazife malullüğü aylığı bağlanmış kişiden 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanın aylığı, 5. maddenin birinci fıkrasının (c) bendindeki hüküm saklı kalmak kaydıyla izleyen ödeme dönemi başından kesilir. 47. maddede harp malulü sayılanlar ile 2330 sayılı Kanun'a veya 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilip sınıf veya görev değiştirerek bu kapsamda çalışmaya devam edenler hakkında uzun vadeli sigorta kolları uygulanmaya devam eder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

