Öğrenci Andı'nın her sabah derslerden önce topluca okutulması zorunluluğunun kaldırılmasına ilişkin düzenleyici işlemin yargısal denetimi; idarenin eğitim yöntemlerini belirlemedeki takdir yetkisi, yerindelik denetimi yasağı ve düzenleyici işlemlerde bulunması gereken hukuki gerekçeler çerçevesinde şekillenmiştir. İdari yargı yerlerince yapılan incelemelerde, bir yandan istikrarlı uygulamalardan haklı bir neden olmaksızın ayrılmanın düzenli idare ve eşitlik ilkelerine aykırılık teşkil edeceği yaklaşımı tartışılmış; diğer yandan eğitim programları ile yöntemlerinin belirlenmesinde kanunun idareye tanıdığı takdir yetkisi ve yargının yerindelik denetimi yapamayacağı kuralı esas alınmıştır.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2018/3533, K. 2021/192Kaynağı aç
Düzenleyici İşlemlere Karşı Dava Açma Ehliyeti ve Güncel Menfaat
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı sendikanın üyelerinin ortak hak ve menfaatlerini ilgilendiren düzenlemenin iptalini istemesinde dava açma ehliyetinin bulunduğu oyçokluğuyla kabul edilerek işin esasına geçilmiştir. Dava sürecinde ilgili yönetmeliği yürürlükten kaldıran yeni düzenlemede de öğrenci andına yer verilmemiş olması karşısında, davacının menfaat ihlali ve hukuka aykırılık iddialarının devam ettiği kabul edilmiştir.
İdarenin Düzenleme Yetkisi, İstikrar ve Gerekçe İlkesi
İdari işlemlerin meşru bir sebebe ve gerekçeye dayanması idare hukukunun temel ilkeleri arasında yer alır. Bu ilke uyarınca idare, yetkili olduğu alanda düzenleme yaparken somut, doğru ve anlamlı olgular ortaya koymakla yükümlüdür. Yetkili bulunulan bir alanda haklı bir gerekçe gösterilmeksizin yerleşik ve istikrar kazanmış uygulamalardan sapılması, Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen kanun önünde eşitlik ilkesi ve düzenli idare esaslarıyla çelişir.
Danıştay Sekizinci Dairesinin ilk iptal kararında, uzun yıllardır uygulanan Öğrenci Andı'nın kaldırılmasını gerekli kılacak pedagojik ilkelere ve eğitim biliminin gereklerine dayalı bilimsel araştırma ve incelemelerin bulunmadığı gerekçesine dayanılmıştır. İdarenin andın elverişsiz hava ve fiziki koşullarda söylenmesine yönelik savunması da andın özüne değil icra ediliş şekline ilişkin görülerek düzenlemenin iptaline karar verilmiş; ancak bu bilimsel görüş yaklaşımı daha sonra takdir yetkisi ve yerindelik denetimi yasağı kapsamında değerlendirilen Kurul aşamasında yerinde bulunmamıştır.
İdarenin Takdir Yetkisi ve Yerindelik Denetimi Sınırı
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulunun E. 2018/3533, K. 2021/192 sayılı kararında belirtildiği üzere takdir yetkisi; kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla bir konuda karar alıp almama veya birden çok hukuki seçenek arasından tercihte bulunma serbestisini ifade eder. Üst normlarda düzenlemenin içeriğine dair bağlayıcı ve kesin bir sınır çizilmediği durumlarda idarenin takdir yetkisi devreye girmektedir.
Takdir yetkisi sınırsız olmayıp üst norm denetimi, açık takdir hatası, ölçülülük, yetki saptırması, kamu yararı ve hizmet gerekleri ölçütleriyle idari yargı denetimine tabidir. Bununla birlikte, Anayasa'nın 125. maddesinin dördüncü fıkrası ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargı yetkisi idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlı olup yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. İdarenin birden çok seçenek arasında takdir yetkisine sahip olduğu hallerde yargı mercileri idareyi belirli bir seçeneğe zorlayacak yönde hüküm kuramaz.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/248, K. 2022/1822Kaynağı aç
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/275, K. 2022/1820Kaynağı aç
1739 Sayılı Kanun Uyarınca Eğitim Yöntemlerinin Belirlenmesi
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda Türk milli eğitiminin genel amaç ve ilkeleri belirlenmiş, ancak bu ilkelerin öğrencilere hangi eğitim ve öğretim araç ve yöntemleriyle kazandırılacağı yönünde kanunda kesin bir belirleme yapılmamıştır. Eğitim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek ve çağdaş pedagojik yaklaşımlarla geliştirmek yetkisi Millî Eğitim Bakanlığının takdirindedir.
Uyuşmazlık konusu düzenleme Öğrenci Andı metninin içeriğine ilişkin olmayıp, yalnızca ilkokullarda her sabah ders başlamadan önce topluca okutulması zorunluluğunun kaldırılmasına ilişkindir. Anayasa'nın 66. maddesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında vurgulanan Atatürk milliyetçiliği ve Türk vatandaşlığı anlayışı; vatandaşlık bağıyla devlete bağlı herkesi Türk sayan, her türlü ırk, dil ve din ayrımını dışlayan birleştirici bir niteliğe sahiptir. İdarenin 2005 yılından itibaren benimsenen eğitim yaklaşımları doğrultusunda toplu okuma zorunluluğunu kaldırması takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmiştir.
Ders Kitaplarında Öğrenci Andı ve Hukuki Durum
Öğrenci Andı'nın derslerden önce topluca okunması zorunluluğunun sonlandırılmasına karşın, Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği hükümleri uyarınca ilköğretim ilk üç sınıfına ait ders kitaplarının ikinci yaprağının arkasında metne yer verilmesi kuralının geçerliliğini koruduğu ve andın eğitim materyali vasfının sürdüğü belirtilmiştir.
Temyiz İncelemesi ve Yargı Kararının Onanması
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi gereğince Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen bozulabilmesi; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi veya usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklik bulunması hallerinde mümkündür.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulunun E. 2022/248, K. 2022/1822 sayılı kararında; söz konusu Yönetmelik değişikliğinin iptali istemiyle açılan davanın reddi yönündeki Daire kararı oyçokluğuyla onanmıştır. İdarenin takdir yetkisi kapsamında topluca okutma zorunluluğunu sonlandıran işlem hukuka aykırı bulunmamış, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolunun açık olduğu belirtilmiştir.
Öğrenci Andı'nın her sabah topluca okutulmasının kaldırılması hukuka uygun mudur?
Evet, Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu kararları doğrultusunda, eğitim ve öğretim yöntemlerinin belirlenmesinin Millî Eğitim Bakanlığının takdir yetkisi dahilinde olduğu ve yargının idareyi belirli bir yöntemi uygulamaya zorlayamayacağı kabul edilmiştir.
Öğrenci Andı ders kitaplarında yer almaya devam ediyor mu?
Kararlarda, Millî Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği uyarınca ilköğretim 1, 2 ve 3. sınıflara ait ders kitaplarında Öğrenci Andı'na yer verilmesi kuralının yürürlükte bulunduğu ve metnin eğitim materyali olarak varlığını sürdürdüğü belirtilmiştir.
Önceki yönetmeliğin yürürlükten kalkması davayı konusuz bırakır mı?
Hayır, dava konusu yönetmeliği yürürlükten kaldıran yeni düzenlemede de ilgili kurala yer verilmemiş olması halinde davacının menfaat ihlali ve hukuka aykırılık iddialarının sürdüğü kabul edilir.
İdarenin takdir yetkisi yargı denetimine tabi midir?
Evet, takdir yetkisi sınırsız olmayıp üst norm, kamu yararı, hizmet gerekleri, ölçülülük ve yetki saptırması yönlerinden denetlenir; ancak yargı yerleri yerindelik denetimi yaparak idareyi tercihe zorlayamaz.
Danıştay kararlarının temyizen bozulma sebepleri nelerdir?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde düzenlenen temyiz bozma nedenleri; görev ve yetki alanı dışındaki bir işe bakılması, hukuka aykırı karar tesis edilmesi ile usul hükümlerinin uygulanmasında karara etki edebilecek eksiklik veya hataların bulunmasıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

