Akademik Personele Uygulanan Disiplin Cezaları ve İptal Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Akademik Personele Uygulanan Disiplin Cezaları ve İptal Davası

Yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanları, disiplin hukuku bakımından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümlerine tabidir. Bu kapsam hem devlet hem de vakıf üniversitelerindeki öğretim elemanlarını birlikte içerir. Öğretim elemanı kadrosunda bulunmayanlar ise farklı hukuki rejimlere tabidir: memurlar için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi, işçiler için ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır.

Disiplin Cezaları: En Hafiften En Ağıra

2547 sayılı Kanun çerçevesinde öğretim elemanlarına verilebilecek cezalar altı basamaklı bir ölçek oluşturur. Uyarma, görevde ve davranışlarda daha dikkatli olunması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. Kınama ise görevde ve davranışlarda kusurlu olunduğunun yazılı olarak bildirilmesidir. Aylıktan veya ücretten kesme, brüt aylık ya da ücretten belirli oranlarda kesinti yapılmasını kapsar. Kademe ilerlemesinin durdurulması, öğretim elemanının bulunduğu kademedeki ilerlemenin belirli bir süre askıya alınmasıdır. Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma, kişinin akademik bir kadroya bir daha atanmamak üzere üniversite öğretim mesleğinden ilişiğinin kesilmesini ifade eder. En ağır ceza olan kamu görevinden çıkarma ise bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere görevden uzaklaştırılmayı ifade eder.

Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezasında Devlet ve Vakıf Üniversitesi Farkı

Aylıktan veya ücretten kesme cezası, personelin brüt aylığından bir defaya mahsus olmak üzere yapılan kesintidir; kesintinin miktarı fiilin ağırlığına göre 1/30 ile 1/8 arasında değişebilir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında ise kuruma göre farklı uygulama söz konusudur: devlet üniversitelerinde ilgili öğretim elemanının bulunduğu kademedeki ilerleme 1 ila 3 yıl süreyle durdurulurken vakıf üniversitelerinde fiilin ağırlığına göre 3 ila 6 aylık bir süre boyunca brüt ücretten 1/30 ila 1/8 oranında kesinti yapılmaktadır.

Kınama Cezasını Gerektiren Davranışlar

Kınama cezası öngören fiiller arasında resmi olarak ders vermekle yükümlü olunan öğrencilere kurum dışı veya özel yollarla ücretli ya da ücretsiz ders vermek öne çıkmaktadır. Üniversitenin laboratuvar, sınıf, ofis gibi alanlarının izin alınmaksızın hizmet amacı dışında kullanılması ya da başkalarına kullandırılması da kınama yaptırımına bağlanmıştır. Görev gereği katılım zorunluluğu bulunan kurul ve toplantılara bir yıl içinde birden fazla kez mazeretsiz katılmamak da bu cezayı gerektiren haller arasında sayılmaktadır. Bunlara ek olarak bilimsel araştırmalarda Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı davranmak, etik kurul onayı alınmadan deney veya araştırma yürütmek ve katılımcı rızası alınmaksızın veri yayımlamak da kınama cezası kapsamında değerlendirilmektedir.

Aylıktan veya Ücretten Kesme Cezasını Gerektiren Fiiller

Bu cezayı gerektiren davranışların önemli bir kısmı bilimsel dürüstlük ihlallerine ilişkindir. Bir araştırmayı parçalara bölerek birden fazla yayın çıkarmak —dilimleme— bu yaptırıma yol açmaktadır. Makaleye katkısı olmayan kişiyi yazar olarak eklemek ya da katkısı olanı yazar listesinden çıkarmak haksız yazarlık kapsamında aynı cezayı gerektirir. Bir başkasına dayanaksız ve kasıtlı olarak suç isnat etmek de bu fiiller arasında yer almaktadır. Görevi kasten tam ve zamanında yapmamak şeklinde tezahür eden ihmal ile özürsüz ve kesintisiz olarak 3 ila 9 gün arasında göreve gelmemek de aylıktan veya ücretten kesme cezasını gerektiren haller olarak düzenlenmiştir.

Üniversite Öğretim Mesleğinden Çıkarmayı Gerektiren Durumlar

İntihal, yani atıf yapmadan başkasının fikir, yöntem, veri veya eserini sahiplenmek, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında yer almaktadır. Genel geçer bilgiler ile usulüne uygun atıf yapılmış aktarımlar intihal kapsamı dışında tutulmaktadır. Atama ve yükselme süreçlerinde, teknik yardımlar dışında kişisel emeğe dayanmayan, başkaları tarafından üretilmiş yayınların kullanılması da aynı yaptırıma tabidir. Devamsızlık bakımından ise bir yıl içinde toplam 20 gün özürsüz veya izinsiz göreve gelmemek bu cezayı gerektirmektedir.

Kamu Görevinden Çıkarmayı Gerektiren Fiiller

Kamu görevinden çıkarma, bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere görevden uzaklaştırma sonucunu doğuran en ağır yaptırımdır. Bu cezayı gerektiren fiiller arasında terör faaliyetlerine destek veya kaynak aktarımı, fiili saldırı ve cinsel taciz, rüşvet gibi yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler, uyuşturucu madde suçları, kişisel veri güvenliğinin ihlali ile bilişim sistemlerini engelleme ya da bozma sayılmaktadır.

Disiplin Soruşturmasında Usul Güvenceleri

Disiplin soruşturmasının geçerliliği, sürecin usul kurallarına uygunluğuyla doğrudan bağlantılıdır. Soruşturma kapsamındaki kişiye, hakkındaki iddialara karşı savunmasını hazırlaması için yedi günden az olmamak üzere süre tanınması zorunludur; bu güvencenin ihlali, işlemin usulden iptalini gerektiren bir sakatlık oluşturur. Soruşturmayı yürüten kişinin disiplin amiriyle aynı kişi olması ya da tarafsızlığını yitirmiş bulunması da cezanın iptalini mümkün kılan bir usul hatası olarak kabul edilmektedir.

İdare Mahkemesinde İptal Davası

Öğretim elemanlarına verilen disiplin cezaları idare mahkemesinde iptal davasına konu olabilir. İptal davasında hem esasa hem de usule ilişkin sebepler ileri sürülebilir. Usul itirazları arasında savunma süresinin yedi günden kısa tutulması ve soruşturmacının tarafsızlığını yitirmesi öne çıkmaktadır.

Mahkemenin işlemi hukuka aykırı bularak iptal kararı vermesi durumunda idare bu kararı 30 gün içinde uygulamak zorundadır. Kişi eski görevine veya eşdeğer bir göreve iade edilir; açıkta kaldığı süreye ait maaş ve özlük hakları yasal faiziyle birlikte ödenir.

Ceza Hukuku Beraatının Disiplin Cezasına Etkisi

Disiplin hukuku ile ceza hukuku birbirinden bağımsız işleyen alanlardır. Ceza mahkemesinde delil yetersizliğinden beraat kararı almak, aynı fiile dayanan disiplin cezasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte isnat edilen fiilin hiç işlenmediği —maddi vakıa yokluğu— ortaya konabilirse bu tespit, disiplin cezasının hukuka aykırılığı sonucunu doğurabilmektedir.

Devlet ve vakıf üniversitesi öğretim elemanları aynı disiplin kurallarına mı tabidir?

Her iki kurum türünde görev yapan öğretim elemanları 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Bazı cezaların uygulanış biçimi kuruma göre farklılaşabilir; örneğin kademe ilerlemesinin durdurulması devlet üniversitelerinde 1 ila 3 yıl süreyle kademe durdurma olarak işlerken vakıf üniversitelerinde 3 ila 6 aylık süre boyunca brüt ücretten 1/30 ila 1/8 oranında kesinti şeklinde uygulanmaktadır.

İntihal hangi disiplin cezasını gerektirir?

Atıf yapmadan başkasının fikir, yöntem, veri veya eserini sahiplenmek intihal sayılır ve üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektirir. Genel geçer bilgilerin ya da usulüne uygun atıf yapılmış aktarımların bu kapsamda değerlendirilmediği belirtilmektedir.

Savunma hakkım ihlal edilirse disiplin cezasına itiraz edebilir miyim?

Savunma için yedi günden kısa süre tanındıysa bu durum usule aykırılık oluşturur ve idare mahkemesinde açılacak iptal davasında ileri sürülebilecek geçerli bir iptal sebebi teşkil eder. Soruşturmacının tarafsızlığını yitirdiği ya da disiplin amiriyle aynı kişi olduğu durumlar için de aynı yol geçerlidir.

Ceza mahkemesinde beraat edersem disiplin cezası kendiliğinden kalkar mı?

Delil yetersizliğine dayanan beraat kararı disiplin cezasını kendiliğinden sona erdirmez. Bununla birlikte isnat edilen fiilin gerçekte hiç yaşanmadığı kanıtlanabilirse bu tespit, disiplin cezasının hukuka aykırılığı sonucunu doğurabilmektedir.

İptal kararı alan kişiye açıkta kaldığı dönem için ödeme yapılır mı?

İdare mahkemesinin iptal kararı üzerine idare, kararı 30 gün içinde uygulamakla yükümlüdür. Kişi eski görevine veya eşdeğer bir göreve iade edilir; açıkta geçen süreye ait maaş ve özlük hakları yasal faiziyle birlikte ödenir.

Disiplin cezasına itiraz için ne kadar süre var?

Disiplin kurulu kararının yazılı olarak bildirilmesinden itibaren 60 günlük iptal davası açma süresi başlar. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; sürenin geçirilmesi halinde dava hakkı sona erer. Söz konusu sürenin hesabında bildirim tarihinin esas alındığı belirtilmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu