Aile Müdahalesine Sessiz Kalmanın Hukuki Niteliği
Erkeğin, ailesinin evlilik birliğine yönelik müdahalelerine sessiz kalması ve onların yanında tavır takınması, evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle açılan boşanma davalarında kusur olarak değerlendirilen davranışlar arasında yer alır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca eşler arasındaki ortak yaşamın sürdürülmesinin artık beklenemeyeceği ölçüde birliğin sarsılması halinde taraflardan her biri dava hakkını kullanabilir. Davayı açan eşin diğerine kıyasla daha kusurlu olduğu hallerde davalının davaya karşı çıkma hakkı bulunsa da bu itiraz hakkın dürüstlük kuralına aykırı biçimde kötüye kullanılması anlamına geliyorsa ve evliliğin sürdürülmesinde davalı taraf ile müşterek çocuklar açısından korunmaya değer hukuki bir menfaat kalmamışsa mahkemece boşanmaya hükmedilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Eşlerin Karşılıklı Kusurlu Davranışları ve Eşit Kusur
Erkeğin ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kalıp onların yanında tavır aldığı, buna karşılık kadının ve ailesinin de erkeğe ve ailesine hakaret ettiği olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2018/1686 Esas ve 2018/4459 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tarafların eşit kusurlu kabul edildiği durumlarda kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/1686, K. 2018/4459Kaynağı aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi uyarınca, boşanma nedeniyle mevcut ya da beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş lehine maddi tazminat kararı verilebilir. Benzer biçimde boşanmaya sebebiyet veren vakıalar neticesinde kişilik hakkı zedelenen taraf, kusurlu eşten manevi tazminat talebinde bulunabilir. Kusurların eşit kabul edildiği durumlarda ise taraflardan birinin daha az kusurlu olması koşulu karşılanamadığından maddi veya manevi tazminata hükmedilmesi mümkün değildir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Karşılıklı Müdahaleler ve Dava Açma Hakkı
Erkeğin kendi ailesinin müdahalesine sessiz kalarak eşinin annesine hakaret edip evden kovduğu, kadının da benzer şekilde kendi annesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kalarak eşine hakaret ettiği uyuşmazlıklarda erkeğin açtığı boşanma davasının reddedilmemesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2014/11271 Esas ve 2015/2604 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bu tür karşılıklı hakaret ve müdahalelere sessiz kalma vakıalarının varlığı halinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin ikinci fıkrasındaki koşullar gerçekleşmiş sayılarak erkeğin de dava açmakta haklı olduğu kabul edilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/11271, K. 2015/2604Kaynağı aç
Kocanın bağımsız konut temin etmeyerek eşini ailesiyle birlikte yaşamaya mecbur bırakması, eşine fiziksel şiddet uygulaması ve babasının eşine uyguladığı fiziksel şiddete sessiz kalması boşanma davasında kusurlu davranış teşkil eder. Bununla birlikte kadının da kocanın annesine şiddet uygulaması, hakaret ve tehdit eylemlerinde bulunması karşısında taraflar arasındaki ortak hayat temelinden sarsılmış sayılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2014/18030 Esas ve 2015/2525 Karar sayılı kararında, her iki tarafın kusurlu davranışlarıyla birliğin sürdürülmesine imkan kalmadığı gözetilerek kocanın da boşanma davası açmakta haklı olduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/18030, K. 2015/2525Kaynağı aç
Ağır Kusur Belirlemesi ve Tazminat Sorumluluğu
Kocanın eşine fiziksel şiddet uygulaması, annesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kalması ve ailesinden yana tavır alması durumunda koca, eşine nazaran ağır kusurlu kabul edilir. Eşinin kayınvalidesine yönelik hakaretamiz sözleri ve ev eşyalarına zarar vermesi kadını daha az kusurlu kılsa da, ortak hayatın çekilmez hale geldiği durumlarda az kusurlu eşin boşanmaya itirazı hakkın kötüye kullanılması sayılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2014/18190 Esas ve 2015/2444 Karar sayılı kararında, evliliğin devamında kadın bakımından korunmaya değer bir menfaat kalmadığı ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca boşanma kararı verilerek az kusurlu kadın yararına aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/18190, K. 2015/2444Kaynağı aç
Erkeğin ailesinin müdahalesine sessiz kalması boşanma sebebi midir?
Erkeğin ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kalması ve onlardan yana tavır alması, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davalarında kusur sayılan davranışlar arasında yer alır.
Ailesinin müdahalesine sessiz kalan erkek aleyhine tazminata hükmedilir mi?
Erkeğin evliliğe müdahaleye sessiz kalması ve diğer kusurlu eylemleri nedeniyle ağır kusurlu kabul edildiği hallerde az kusurlu eş lehine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi uyarınca tazminata hükmedilir; ancak tarafların eşit kusurlu bulunması durumunda tazminat talepleri reddedilir.
Her iki tarafın ailesi evliliğe müdahale ediyorsa boşanma kararı verilir mi?
Eşlerin her ikisinin de kendi ailelerinin müdahalesine sessiz kaldığı ve birbirlerine hakaret ettiği durumlarda ortak hayat sürdürülemez hale geldiğinden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca boşanmaya karar verilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

