Aile Mahkemesinin Görevleri Nelerdir

by Avukat Erdal Ersoy
Aile Mahkemesinin Görevleri Nelerdir

Aile Mahkemelerinin Kuruluşu ve Teşkilat Yapısı

Aile mahkemeleri, her il merkezi ile merkez nüfusu yüz bini geçen ilçelerde, tek hâkimli ve asliye mahkemesi statüsünde faaliyet göstermek üzere kurulur. Mahkemelerin teşkilatlanmasında Adalet Bakanlığınca Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü aranır. Bu mahkemelere görevlendirilecek hâkimlerin belirlenmesinde adli yargıda atanacağı bölgeye hak kazanmış bulunması, otuz yaşını ikmal etmiş olması, evli ve çocuk sahibi bulunması ile aile hukuku alanında lisansüstü eğitim yapmış olması kanunen öncelikli tercih sebebi sayılmıştır.

Aile Mahkemesinin Görev Alanı ve Baktığı Davalar

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun vesayete ilişkin Üçüncü Kısmı hariç tutulmak kaydıyla, İkinci Kitabı'nda düzenlenen 118 ila 395. maddeleri arasındaki aile hukuku uyuşmazlıkları aile mahkemesinin görev alanındadır. Ayrıca 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun çerçevesindeki davalar ile kanunlarla bu mahkemelere tevdi edilen diğer görevler de aile mahkemesince icra edilir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/5027, K. 2019/9845Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2016/5027 E.  ,  2019/9845 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptal Tescil, Alacak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı …, davalı eşi …’nin kendisinin katkı payı alacağını yok etmek kastıyla, evlilik içindeki birikimlerini kullanarak, annesi olan davalı … adına bir taşınmaz, kardeşi … adına bir otomobil satın aldığını açıklayarak, bu muvaazalı tasarruf ve tescillerin iptal edilerek davacı ve davalı eş … adına tescillerinin sağlanmasını veya bu mallar satılarak bedelin yarı yarıya paylaştırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı tarafından katkı payı alacağı talep edildiği, taraflar arasında evliliğin devam ettiği, mal rejiminin sona ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, genel muvazaaya dayalı tapu iptal tescil, olmazsa mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. HMK'nin 297/2. maddesi, " Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir " hükmünü içermektedir. Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, kararında taleplerin her biri hakkında verilen hükmü göstermesi gerekir (HMK mad. 26; 297/2). Mahkemece, öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesi görevine giren tapu iptal tescil talebi hakkında, gösterilen deliller toplanarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, davacının, muvazaaya dayalı tapu iptal tescil talebi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmaması 6100 sayılı HMK’nin az yukarıda açıklanan ilkelerine aykırı olup, hükmün bu yönüyle bozulması gerekmiştir. Kabule göre de Mahkemece dava, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla görülerek karara bağlanmış, hüküm gerekçesinde davanın katkı payı alacağı davası olduğu belirlenmiştir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere Aile Hukukundan (TMK mad. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağı hükme bağlanmıştır. Aile Mahkemeleri kurulmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararıyla o yerde bulunan Asliye Hukuk Mahkemelerinin Aile Mahkemesi sıfatıyla bu tür davalara bakılacağı öngörülmüştür. Buna göre, Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olarak Aile Mahkemesi görevine giren, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak talebi hakkında ret kararı verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 388/4. (HMK madde 297/ç) ve 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/2969, K. 2019/10634Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2019/2969 E.  ,  2019/10634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar, kardeşleri …'nin elektrik akımına kapılarak vefat ettiğini, davalı kurumun sorumlu olduğunu, maddi manevi zarar gördüklerini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, 100,00'er TL maddi ve 2.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacıların destekten yoksun kalma tazminatı açısından davalarının reddine, manevi tazminat taleplerinin kabulü ile her bir davacı için 2.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacılara verilmesine dair verilen karar Dairemizin 10/09/2018 tarihli ve 2016/20650 E. 2018/8193 K. sayılı ilamıyla "Dava; desteğin ölümünden kaynaklanan, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; davacıların desteğinin ölümünden, davalı elektrik şirketinin sorumlu tutulup tutulamayacağı, buna bağlı olarak da, davacıların, elektrik dağıtım şirketinden tazminat istemlerinin kabul edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun İkinci Kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür. Usul kuralları (görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hata) kamu düzeni ile doğrudan bağlantılı olup, taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmamaktadır. Bu nedenle, görev hususunun mahkemenin her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) nazara alınması gerekir. (HGK. nun 29.3.1995 gün ve 1994/14 – 855 E, 1995/242 K. sayılı ilamı; Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001 Baskı, Cilt 5, sayfa 4786-4791 vd.) Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlık aile hukukundan kaynaklanmadığından, yargılama Aile Mahkemesinin görevine girmemektedir. Mahkemece, genel mahkeme sıfatı ile yargılama yapılması gerekirken, yazılı şekilde Aile Mahkemesi sıfatı ile yargılamanın yürütülüp sonuçlandırılması bozmayı gerektirmiştir. ” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece; bozma ilamına uyulmasına karar verilerek genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; davacıların destekten yoksun kalma tazminatı açısından davalarının reddi, manevi tazminat taleplerinin kabulü ile her bir davacı için 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 13.03.2010'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacılara verilmesi yönünde kısmen kabul kararı verilmiş, karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 373/4 maddesi; "Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünü, Geçici 3/2 maddesi; "Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." hükmünü içermektedir. Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır. Diğer bir anlatımla, Yargıtay’ın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, başka bir deyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta; Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi sıfatıyla) kararı hakkında bozma kararı verilmiştir. Bu aşamadan sonra, görevli olan genel mahkeme sıfatıyla Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından esasa ilişkin yargılama yapılıp, karar verilmiştir. Aleyhine kanun yoluna gidilen karar, genel mahkeme sıfatıyla Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı olup, bu karar ile ilgili olarak Yargıtay’ın bir denetimi söz konusu değildir. Bu itibarla, 08/01/2019 tarihinde verilen ve daha önce Yargıtay denetiminden geçmeyen kararın kanun yolu denetimi "İstinaf" olup, görevli merciin Bölge Adliye Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE, 26/12/2019 tarihinde oy birliği İle karar verildi.
4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4- Aile mahkemeleri, aşağıdaki dava ve işleri görürler: 1. 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler,[2] 2. 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi, 3. Kanunlarla verilen diğer görevler. Uzmanlardan yararlanma[3]

Boşanma istemiyle açılacak davalarda görevli yargı mercii aile mahkemesidir ve uyuşmazlık mahkeme hâkimliğine sunulan bir dilekçe ile yargılamaya taşınır. Evlilik birliğinden ve aile hukukundan kaynaklanan ihtilafların yanı sıra, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümleri gereğince yabancı mahkemeler tarafından aile hukukuna ilişkin olarak verilen ilamların tanınması ve tenfizi davalarına bakmak da münhasıran aile mahkemesinin görevidir.

Sulh Teşviki ve Bünyedeki Uzmanların Görevleri

Aile mahkemesi, önüne gelen dava ve işlerin niteliğine göre esasa girmeden önce eşlerin ve çocukların karşılaştığı sorunları tespit eder. Aile içindeki karşılıklı sevgi, saygı ve anlayışın korunması amacıyla uyuşmazlığın sulh yoluyla çözülmesini, lüzumu halinde uzmanlardan da yararlanarak teşvik eder. Sulh sağlanamadığı takdirde yargılamaya devam edilerek işin esası karara bağlanır.

Mahkemelerde davanın esasına girilmeden evvel veya yargılama devam ederken uyuşmazlık sebeplerini araştırmak, gerektiğinde duruşmada hazır bulunarak görüş sunmak ve hâkimin vereceği inceleme görevlerini icra etmek üzere Adalet Bakanlığınca psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar görevlendirilir. Adliye kadrosunda bu nitelikte uzmanların bulunmaması, hukuki yahut fiili bir engelin varlığı veya başka bir ihtisas dalına ihtiyaç duyulması durumunda diğer kamu idarelerindeki personelden ya da serbest çalışan meslek erbabından yararlanılabilir. Görevlendirilen bu uzmanlar hakkında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yer alan hâkimin reddi sebepleri işletilebilir.

4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 5Kaynağı aç
Madde 5- (Değişik birinci fıkra:17/10/2019-7188/14 md.) Aile mahkemeleri, 1. Davanın esasına girilmeden önce veya davanın görülmesi sırasında, mahkemece istenen konular hakkında taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak ve sonucunu bildirmek, 2. Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde duruşmada hazır bulunmak, istenilen konularla ilgili çalışmalar yapmak ve görüş bildirmek, 3. Mahkemece verilecek diğer görevleri yapmak, üzere tercihen; evli ve çocuk sahibi, otuz yaşını doldurmuş ve aile sorunları alanında lisansüstü eğitim yapmış olanlar arasından Adalet Bakanlığınca adliyelerde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır. Bu görevlilerin bulunmaması, iş durumlarının müsait olmaması veya görevin bunlar tarafından yapılmasında hukukî veya fiilî herhangi bir engel bulunması ya da başka bir uzmanlık dalına ihtiyaç duyulması hallerinde, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar veya serbest meslek icra edenlerden yararlanılır. Bu uzmanlar, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenen hâkimin reddi sebeplerine göre reddolunabilir.[4] Koruyucu, eğitici ve sosyal önlemler

Yetişkinler ve Küçükler Hakkında Alınabilecek Tedbirler

Aile mahkemeleri, yetişkinler yönünden evlilik birliğinin yüklediği vecibeleri hatırlatarak eşleri uyarma ve gereken hallerde uzlaştırma yetkisini haizdir. Bunun yanı sıra ailenin iktisadi varlığının emniyete alınması veya evlilik birliğinden doğan parasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi maksadıyla icap eden tedbirleri alabilir; muhatapları resmi veya özel sağlık veya sosyal hizmet kurumlarına, huzurevlerine yerleştirebileceği gibi mesleki eğitim kurslarına yahut uygun bir eğitim müessesesine yönlendirebilir.

Küçüklerin himayesi kapsamında mahkemece bakım ve gözetime dönük nafaka yükümlerine dair önlemler tesis edilir. Bedenî ve fikrî gelişimi tehlikeye düşen yahut manen terkedilmiş durumdaki çocuğun anne ve babadan alınarak bir ailenin himayesine, resmi veya özel sağlık kuruluşuna veya eğitimi güç çocuklara mahsus müesseselere verilmesine karar verilebilir. Küçükler ayrıca genel ve katma bütçeli idareler, yerel yönetimler, kamu iktisadi teşebbüsleri ile bankalar bünyesindeki işletmelere yahut bir sanat erbabının yanına yerleştirilebilir; çocuk mallarının yönetimi ve güvenliği için gereken hukuki tedbirler de mahkemece hüküm altına alınır.

Görev Kurallarının Niteliği ve Mahkemeler Arası Görev Sınırı

Mahkemelerin görevine ilişkin usul kuralları kamu düzeniyle bağlantılı olup taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2019/2969 Esas ve 2019/10634 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, görev konusu yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.

Uyuşmazlığın temelini teşkil eden hukuki ilişkinin niteliği görevli mahkemenin tayininde belirleyicidir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/5027 Esas ve 2019/9845 Karar sayılı kararında, evlilik birliğindeki mal rejiminin tasfiyesine dayanan katkı payı alacağı talebinin aile mahkemesinde görülmesi gerektiği, buna karşılık genel muvazaa sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasının Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği vurgulanmıştır. Benzer şekilde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2019/2969 Esas ve 2019/10634 Karar sayılı ilamında, desteğin vefatı sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarının aile hukukundan kaynaklanmaması sebebiyle aile mahkemesinde görülemeyeceği, davanın genel mahkeme sıfatıyla incelenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Aile mahkemesinin kurulmadığı yerlerde, aile hukukundan doğan dava ve işlere Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılır.

Aile mahkemesi olmayan yerlerde davalar hangi mahkemede açılır?

Müstakil aile mahkemesi teşkilatı bulunmayan adliyelerde aile hukukundan doğan dava ve işlere Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılır.

Boşanma davası nereye açılır?

Boşanma davalarında görevli yargı mercii aile mahkemesidir ve ilgililerin mahkeme hâkimliğine sunacakları bir dava dilekçesi ile süreci başlatmaları gerekir.

Yabancı mahkemece verilen aile hukuku ilamları Türkiye'de nerede tanıtılır?

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku mevzuatı uyarınca yabancı mahkemelerin aile hukukuna dair kesinleşmiş kararlarının tanınması ve tenfizi taleplerinde görevli merci aile mahkemesidir.

Davanın görevsiz mahkemede açıldığı hangi aşamada ileri sürülebilir?

Görev kuralları kamu düzeniyle doğrudan bağlantılı olup taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğurmadığı için görev itirazı yargılamanın her evresinde ileri sürülebilir ve hâkim tarafından da re'sen gözetilir.

Aile mahkemesindeki uzman personele karşı ret talebinde bulunulabilir mi?

Aile mahkemesinde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanlar hakkında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenen hâkimin reddi sebepleri tatbik edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu