Aile İçi Şiddet Durumunda Yasal Haklar ve Koruma Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Aile İçi Şiddet Durumunda Yasal Haklar ve Koruma Yolları

Aile içi şiddete maruz kalan kişiler, yardım almak ve şikâyette bulunmak üzere en yakın polis merkezine veya cumhuriyet savcılığına başvurabilir; acil hallerde ise polis ya da jandarma birimlerinden derhal koruma talep edebilir. Şiddet olgusu yalnızca fiziki müdahalelerle sınırlı olmayıp bağırmak, tehdit etmek, ekonomik kısıtlamalar uygulamak, psikolojik baskı kurmak ve cinsel şiddet eylemlerinde bulunmak da şiddet kapsamındadır. Aile bireyleri veya yakın akrabalar arasında gerçekleşen her türlü kötü muamele ev içi şiddet kabul edilir ve bu korumadan yararlanabilmek için şiddet uygulayan kişiyle aynı ikamette birlikte yaşama şartı aranmaz.

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Tedbir Başvurusu ve İspat Kriteri

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tedbir kararları; ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilebilir. Bu başvurular en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden yapılabilir. Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrasına göre koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararları ise Kanun'un amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokmayacak biçimde geciktirilmeksizin karara bağlanır. Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında yürütülen tüm işlemler ilgililer için ücretsizdir.

6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 8Kaynağı aç
MADDE 8 – (1) Tedbir kararı, ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir. Tedbir kararları en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir. (2) Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde, resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, bu tedbirlerin kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilebilir. (3) Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir. Bu kararın verilmesi, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez. (4) Tedbir kararı, korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Tedbir talebinin reddine ilişkin karar ise sadece korunan kişiye tebliğ edilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ilgili kolluk birimi tarafından verilen tedbir kararı şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl tebliğ edilir. (5) Tedbir kararının tefhim ve tebliğ işlemlerinde, tedbir kararına aykırılık hâlinde şiddet uygulayan hakkında zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarı yapılır. (6) Gerekli bulunması hâlinde, tedbir kararı ile birlikte talep üzerine veya resen, korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgileri, tüm resmi kayıtlarda gizli tutulur. Yapılacak tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. (7) Talep hâlinde ilgililere kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle teslimi sağlanır. İtiraz

Talep Edilebilecek Koruyucu ve Önleyici Tedbirler

Şiddet mağdurları yetkili mercilere müracaat ederek konut ya da iş yerinin değiştirilmesi veya güvenli bir yere yerleştirilme biçimindeki koruyucu tedbirleri talep edebilir. Bunun yanı sıra şiddet uygulayan kişinin mağdura yaklaşmasının yasaklanması ve telefon gibi iletişim vasıtalarıyla rahatsız etmesinin menedilmesi yönünde önleyici tedbirler alınabilir. 6284 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrası gereğince tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay süre için verilebilir. Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşılması halinde resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, tedbirin kaldırılmasına ya da aynen devamına karar verilebilir.

Tebligat Usulü, Kimlik Gizliliği ve Kişisel Eşyaların Teslimi

6284 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasına göre tedbir kararları korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Tedbir talebinin reddine dair karar yalnızca korunan kişiye bildirilir; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk birimince verilen tedbir kararı şiddet uygulayana bir tutanakla derhal tebliğ edilir. Tebliğ ve tefhim işlemlerinde, tedbir kararına aykırılık halinde şiddet uygulayan hakkında zorlama hapsi uygulanacağı ihtarı yapılır.

Gerekli bulunması halinde, tedbir kararıyla birlikte talep üzerine veya resen korunan kişinin ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri, kimliğini ortaya çıkarabilecek verileri ve adresleri tüm resmi kayıtlarda gizli tutulur ve tebligatlar için ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri hukuka aykırı şekilde başkasına veren, ifşa eden veya açıklayanlar hakkında Türk Ceza Kanunu hükümleri tatbik edilir. Ayrıca talep edilmesi durumunda korunan kişilere kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle teslim edilmesi sağlanır.

Tedbir Kararlarına Aykırılık ve Zorlama Hapsi Yaptırımı

Hakkında tedbir kararı tesis edilen şiddet uygulayanın yükümlülüklere uymaması halinde, gerçekleşen eylem bir suç teşkil etse dahi ihlalin ağırlığı ve niteliği değerlendirilerek hâkim tarafından üç günden on güne kadar zorlama hapsi kararı verilebilir. Tedbir gereklerinin yeniden ihlali durumunda zorlama hapsi müddeti on beş günden otuz güne kadar belirlenir; bununla birlikte infaz edilecek toplam süre altı ayı aşamaz. Söz konusu yaptırım kararları cumhuriyet başsavcılığı marifetiyle uygulanır ve ilgili idari mercilere bildirilir.

6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 13Kaynağı aç
MADDE 13 – (1) Bu Kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi hâlinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. (2) Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi onbeş günden otuz güne kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez. (3) Zorlama hapsine ilişkin kararlar, Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir. Bu kararlar Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine bildirilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Merkezlerin Kurulması, Destek Hizmetleri ve Kurumlararası Koordinasyon Şiddet önleme ve izleme merkezlerinin kurulması

Geçici Maddi Destek, Sağlık Güvencesi ve Sosyal Haklar

Şiddet mağdurlarına yönelik geçici maddi destek imkanı sunulmaktadır. Bu destek Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri, aile mahkemeleri veya kaymakamlıklardan talep edilebilir ve yapılan yardım tutarı daha sonra şiddet uygulayan kişiden tahsil edilir. Sağlık güvencesi bulunmayan ya da prim borcu nedeniyle sağlık hizmetinden faydalanamayan şiddet mağdurlarına koruma kararı verildiğinde, devlet tarafından sağlık sigortası sağlanır.

Boşanma Davası Şartı Aranmaksızın Velayet ve Nafaka

Şiddet mağdurunun hukuki himaye talep edebilmesi için taraflar arasında evlilik birliğini sonlandırmaya yönelik açılmış bir dava bulunması gerekmez. Boşanma süreci başlatılmamış olsa dahi mahkemeden müşterek çocukların geçici velayetinin verilmesi istenebilir. Bununla beraber mağdur, hem kendi hem de çocuklarının geçimini temin edebilmek adına nafaka talebinde bulunabilir.

Cezai Sorumluluk ve Şikâyetten Vazgeçmenin Etkisi

Kasten bir kimsenin bedenine acı verilmesi ya da sağlığının bozulması hallerinde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır. Fiilin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olması durumunda mağdurun şikâyeti aranarak altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilir; mağdurun kadın olması halinde alt sınır dokuz aydan az olamaz. Eylemin eşe, kardeşe veya çocuğa karşı yönelmesi durumunda ise şikâyetten vazgeçilmiş olsa bile kamu davasının düşürülmeyip resen sürdürüleceği kuralı geçerlidir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 86Kaynağı aç
Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. (3) Kasten yaralama suçunun; a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[38] b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Silahla, f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.[39] Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama[40]

Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri

Şiddete uğrayan kişiler uğradıkları zararların giderilmesi amacıyla fail aleyhine tazminat davası açabilir. Bu kapsamda tedavi masrafları ve çalışamamaktan kaynaklanan gelir kayıpları için maddi tazminat istenebileceği gibi, maruz kalınan korku, elem ve psikolojik sarsıntı nedeniyle manevi tazminat davası ikame edilebilir.

Başvuru ve Destek Alınabilecek Kurumlar

Şiddet tehlikesi altındaki bireyler acil durumlar haricinde çok yönlü danışmanlık ve destek hizmeti alabilir. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), ALO 183 Sosyal Destek Hattı, barolar bünyesindeki kadın hakları merkezleri ile alanda çalışan sivil toplum kuruluşları koruma, psikolojik ve sosyal destek mekanizmalarını yürütmektedir.

Aile içi şiddet tedbirlerinden yararlanmak için faille aynı evde yaşamak zorunlu mudur?

Hayır, şiddet uygulayan kişiyle aynı evde yaşama zorunluluğu bulunmamaktadır; aile bireyleri veya yakın akrabalar arasındaki her türlü kötü muamele ev içi şiddet sayılır.

6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbir için delil sunmak gerekir mi?

6284 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrasına göre koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz.

Verilen tedbir kararı en fazla ne kadar süre için geçerli olur?

Tedbir kararları ilk defasında en çok altı ay süreyle verilebilir; şiddet tehlikesinin sürmesi halinde ilgililerin talebiyle veya resen süre uzatılabilir ya da değiştirilebilir.

Tedbir kararına uymayan şiddet uygulayana hangi yaptırım uygulanır?

Tedbir kararının gereklerine aykırı hareket eden şiddet uygulayan hakkında ilk ihlalde hâkim kararıyla üç günden on güne, tekrarlarında ise on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi verilir; toplam süre altı ayı geçemez.

Boşanma davası açılmadan nafaka ve geçici velayet talep edilebilir mi?

Evet, boşanma davası açılmamış olsa dahi mahkemeden müşterek çocukların geçici velayeti ve geçimi temin etmek üzere nafaka talep edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu