Evlilik birliği ve işlem serbestisinin sınırı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 186. maddesine göre eşler oturacakları konutu birlikte seçer ve evlilik birliğini beraberce yönetir. Aynı Kanun'un 193. maddesi, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşlerden her birinin diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabileceğini kabul eder. Bu genel serbestinin aile konutuna ilişkin sınırı 194. maddede düzenlenmiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 186Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 193Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/318, K. 2019/1238Kaynağı aç
Aile konutu, eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği ve ortak anıların bulunduğu alan olarak tanımlanır. Aynı zamanda eşlerin ve ailenin müşterek yaşam merkezi olup üçüncü kişilerce de bu niteliği anlaşılabilen, kural olarak tek konuttur. Eğitim veya meslek nedeniyle iki konutun birden aile konutu sayılması, bu tanım unsurları nedeniyle kabul edilmez.
Açık rıza ve aile konutu üzerindeki tasarruflar
194. maddenin birinci fıkrası, aile konutuyla ilgili kira sözleşmesinin feshini, konutun devrini ve konut üzerindeki hakların sınırlanmasını diğer eşin açık rızasına bağlar. Rıza sağlanamazsa veya haklı bir sebep olmaksızın rıza verilmezse ilgili eş hakimin müdahalesini isteyebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 194Kaynağı aç
Bu sınırlama, taşınmazın tapu kaydına şerh konulduğu için değil, konut aile konutu vasfı taşıdığı için getirilmiştir. Şerh bulunmasa da konut bu özelliğini korur; şerh kurucu değil açıklayıcı niteliktedir. Sınırlama emredici olduğundan bu haktan önceden feragat edilemez, eşlerin anlaşmasıyla vasıf kaldırılamaz ve açık rıza ancak belirli bir işlem için verilebilir.
Malik olmayan eşin izni için bir şekil şartı öngörülmemiştir; iznin açık olması gerekir. Açık rızanın varlığını ispat yükü, aile konutu ile ilgili tasarrufta bulunana aittir.
Aile konutu eşlerden birinin kiralamasıyla sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı olur. Bildirimde bulunan eş, diğer eşle müteselsilen sorumlu hale gelir.
Korumanın, evliliği sona erdiren ölüm, evlenmenin iptali, fesih veya boşanma ya da şerhin terkini söz konusu olmadığı sürece evlilik birliği boyunca sürdüğü yönünde bir değerlendirme vardır. Bu değerlendirme, 194. maddedeki işlem yasaklarının metninden ayrıdır.
Şerhin tapu kütüğüne yazılması
Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, konutla ilgili gerekli şerhin tapu kütüğüne verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir. Şerh, üçüncü kişilere karşı bildirici etkili, evlilik birliğini korumayı amaçlayan ve üçüncü kişilerin iyiniyetini ortadan kaldıran bir tasarruf olarak nitelendirilir.
Şerh isteminde eşler arasındaki mal rejiminin, taşınmazın iktisap şeklinin ve iktisap tarihinin önemi yoktur. 4721 sayılı Kanun'dan önce miras yoluyla intikal etmiş bir konut için de diğer unsurlar varsa istem kabul edilebilir.
Şerh için merkezi nüfus idaresi sisteminden veya nüfus müdürlüğünden alınan yerleşim yeri belgesi ile medeni hali gösteren nüfus kayıt örneği aranır. Gerektiğinde konutun ada ve parsel bilgileri ile yerleşim verilerini doğrulayan belge de alınır. Üçüncü kişilere ait taşınmaza ve intifa hakkının bulunduğu taşınmazın çıplak mülkiyetine aile konutu şerhi işlenmemesi öngörülür.
Şerh davasının dinlenmesi ve ispat
Şerh davası için evlilik birliğinin sürmesi ve talebin eşlerden birinden gelmesi gerekir. Birlik boşanma, evlenmenin feshi veya iptali ya da ölüm gibi bir nedenle sona ermiş ve ortada evlilik birliği yoksa davanın dinlenme olanağı yoktur. Evlilik yoksa dava dinlenemez.
Şerh istenen taşınmazın tapuda kayıtlı olması ve eşlerden birine ya da ikisine ait olması gerekir. Taşınmazın üçüncü kişinin mülkiyetinde olduğu anlaşılırsa davanın dinlenme olanağı bulunmadığından reddine karar verilir.
Taşınmazda tarafların birlikte yaşarken oturduğu ve burayı aile konutu olarak kullandığı ispatlanmalıdır. Tanık delili dahil her türlü delille ispat mümkündür. Taşınmaz arsa görünümlüyse veya kat mülkiyeti kurulmamışsa keşif, rapor ve kroki gerekir.
Şerhin terkini
Terkin, şerhin kim tarafından ve nasıl verildiğine göre değişir. Şerh malik olmayan eşin talebiyle işlenmişse yine bu eşin talebiyle terkin edilir. Eşlerin birlikte talebiyle işlenmişse her ikisinin veya lehine şerh verilen eşin talebi aranır.
Şerh, ölümde sağ kalan eşin tek yanlı talebiyle ve terkin kararıyla kaldırılabilir. Kesinleşmiş boşanma veya evliliğin iptali ilamı ibraz edilir ve kararda şerhin devam etmesine yönelik hüküm yoksa malik eşin tek taraflı talebiyle terkin mümkündür. Yeni aile konutunun şerhi kanıtlanırsa mevcut şerh de terkine konu olabilir.
Rızasız işlem, ipotek ve cebri satış
Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi, aile konutunun devrini ve üzerindeki hakların sınırlanmasını diğer eşin açık rızasına bağlar. Madde metninde haciz, cebri satış, hükmen tescil veya tedbir için ayrı bir istisna yer almaz. Malik iradesi dışında kalan bu işlemlerde eş rızasının aranmayacağı yönündeki değerlendirme, madde hükmünün yerine geçen bir kural olarak uygulanamaz.
Tapu sicilinde illilik esastır. Tescilin haklı ve geçerli bir sebebe dayanması zorunludur; sebepten yoksun tescil, Türk Medeni Kanunu'nun 1024. maddesi anlamında yolsuz tescildir. 1023. maddenin uygulanabilmesi ise kazananın üçüncü kişi olmasına, sicildeki yolsuz bir tescile dayanmasına, ayni hak kazanmasına, bu hakkı iyiniyetle kazanmasına ve tasarruf yetkisi dışında diğer geçerlilik unsurlarının bulunmasına bağlıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/318 esas ve 2019/1238 karar sayılı kararında, diğer eşin açık rızası alınmadan kurulan ipotek baştan itibaren geçersiz sayılmıştır. İllilik nedeniyle bu ipoteğe dayalı cebri ihale sonucu banka adına yapılan tescil yolsuz tescil olarak değerlendirilmiş ve ihalenin feshi davasının açılıp açılmamasının önemi bulunmadığı belirtilmiştir. Bu değerlendirme, alıcının ipotek lehtarı banka olması ve geçersizliği bilmesi ya da bilebilecek durumda olması bağlamındadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2020/3092 esas ve 2020/4876 karar sayılı kararında da aile konutu niteliğinde duraksama bulunmayan taşınmaz üzerinde açık rıza alınmadan ve 194. maddenin birinci fıkrasına aykırı kurulan ipoteğin bağlayıcılığı kabul edilmemiştir. Cebri icra sonucu alacaklı banka adına ihale edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve malik eş adına tescili gerektiği sonucuna varılmıştır. Aynı kararda, cebri icra yoluyla el değiştirmenin baştan geçersiz işlemi geçerli hale getirmeyeceği ve ölü işlemin diriltilemeyeceği ifade edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/3092, K. 2020/4876Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesine göre taşınmaz mülkiyeti kural olarak tescille kazanılır. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma ve kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır; bu hallerde malikin tapu üzerinde tasarruf işlemi yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tesciline bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2810 esas ve 2017/1721 karar sayılı kararında, bu madde dikkate alınarak cebri satışta mülkiyetin tescilden önce alıcıya geçtiği belirtilmiş; dava tarihi itibarıyla aile konutu olarak kullanıldığı ileri sürülen taşınmazın iradi olmayan tasarruf sonucunda aile konutu niteliğini yitirmiş duruma gelebileceği ifade edilmiştir. Aynı kararda, bir taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olması zorunlu görülmüştür. Rızasız ipoteğe dayanan banka ihalesine ilişkin sonuç ile bu kararın sonucu birbirinin yerine konamaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 705Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2810, K. 2017/1721Kaynağı aç
Malik olmayan eş tapu müdürlüğünden şerh isteyebilir mi?
Evet. Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, gerekli şerhin tapu kütüğüne verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.
Aile konutunun satışı için diğer eşin rızası gerekir mi?
Evet. Diğer eşin açık rızası olmadıkça aile konutu devredilemez ve üzerindeki haklar sınırlanamaz. Rıza ancak belirli bir işlem için verilebilir.
Kiracı olmayan eş kira sözleşmesine nasıl taraf olur?
Aile konutu kira ile sağlanmışsa, taraf olmayan eş kiralayana bildirim yaparak sözleşmenin tarafı olur ve diğer eşle müteselsilen sorumlu hale gelir.
Üçüncü kişiye ait taşınmaza şerh konulabilir mi?
Üçüncü kişiye ait taşınmaza ve intifa hakkının bulunduğu taşınmazın çıplak mülkiyetine aile konutu şerhi işlenmemesi öngörülür. Mülkiyetin üçüncü kişide olduğu anlaşılırsa şerh davasının dinlenme olanağı bulunmadığından dava reddedilir.
Evlilik sona ermişse şerh davası dinlenir mi?
Hayır. Boşanma, evlenmenin feshi veya iptali ya da ölüm nedeniyle evlilik birliği sona ermiş ve birlik kalmamışsa davanın dinlenme olanağı yoktur.
Rızasız ipoteğe dayalı banka ihalesinin sonucu nedir?
Diğer eşin açık rızası olmadan kurulan ipotek baştan geçersiz sayıldığında, buna dayalı cebri ihale sonucu alacaklı banka adına yapılan tescil yolsuz tescil olarak değerlendirilmiş ve tapu kaydının iptali gerekmiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

