Aile içi şiddet, eşe, çocuklara veya diğer aile bireylerine yönelen fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik baskı ile kontrol davranışlarıdır. Bu davranışlarla kişiye zarar verilir ve acı çektirilir. Şiddet uygulayan kişi Türk Ceza Kanunu kapsamında cezalandırılır. Hangi cezanın verileceği, işlenen suça göre değişir.
Şiddetin anlamı ve gerçekleştiği yer
Fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik yönden keyfi engellemeye yol açan ve kişide bedensel ya da ruhsal acı yaratan tutum ve davranışlar şiddet sayılır. Şiddet toplumsal alanda, özel alanda veya kamusal alanda ortaya çıkabilir. Belirleyici olan, eylemin geçtiği yer değil şiddetin uygulanmış olmasıdır. Şiddet hiçbir nedenle meşru gösterilemez.
Fiziksel şiddet
Fiziksel şiddet kaba kuvvet kullanılarak uygulanır. Uygulayan kişi karşısındakini korkutmayı amaçlayabileceği gibi sindirme veya cezalandırma amacı da taşıyabilir. Bedene zarar verebilecek davranışlar bu kapsamdadır. Tokat atmak, yumruk atmak, tekmelemek, itmek ve zarar vermek üzere nesne fırlatmak bu davranışlar arasında sayılır.
Psikolojik şiddet
Hakaret, aşağılama, küçük düşürme, tehdit ve küfür psikolojik şiddet oluşturabilir. Baskı kurularak kişinin ailesiyle ve arkadaşlarıyla görüşmesinin engellenmesi de psikolojik şiddet kabul edilir. Fiziksel baskı bulunmasa bile ruh sağlığını olumsuz etkileyen davranışlar bu kapsamdadır. Psikolojik şiddet yalnız sözle değil, davranışla da gerçekleşebilir.
Psikolojik şiddet uygulandığında kişinin hürriyetinden yoksun bırakılması, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi veya yayılması, özel hayatın gizliliğinin ihlali, haberleşme gizliliğinin ihlali ile inanç, kanaat ve düşünce özgürlüğünün ihlali ortaya çıkabilir.
Aile içi psikolojik şiddet, eşlerden birinin diğer eşe, çocuklara veya aile bireylerine karşı işleyebileceği davranışlardır.
Cinsel şiddet
Kadının istemediği yerde, zamanda veya biçimde cinsel ilişkiye zorlanması cinsel şiddet kapsamındadır. Evli kadının rızası dışında eşi tarafından cinsel ilişkiye zorlanması da cinsel şiddettir.
Bu kapsamdaki örnekler arasında kişiyi cinsel içerikli sözcükler kullanmaya zorlamak, kürtaj olup olmama kararına karışmak ve engel olmak, kadını çocuk doğurmaya zorlamak, kürtaj olması ya da olmaması yönündeki kararı baskıyla engellemek, kadını fuhşa zorlamak ve olağandışı yolla cinsel ilişki talep etmek bulunur.
Ekonomik şiddet
Ekonomik şiddet, eşin parasının rızası dışında alınması ve kullanılması, eşin çalışmaya zorlanması, çalışmasının engellenmesi, eşin borçlandırılması veya ekonomik güçsüzlüğü nedeniyle eleştirilmesi biçiminde ortaya çıkabilir.
Fiilin hangi suça vurabileceği
Aile içi şiddet, uygulanan fiilin niteliğine bağlı olarak kasten yaralama, nitelikli cinsel saldırı, tehdit, kasten öldürme, hakaret, intihara yönlendirme, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma veya iş ve çalışma hürriyetinin ihlali kapsamında değerlendirilebilir.
Kasten yaralamanın cezası
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86. maddesinin birinci fıkrası, kasten işlenen ve bir başkasının vücuduna acı veren ya da onun sağlığını veya algılama yeteneğini bozan fiili cezalandırır. Bu fiili gerçekleştiren kişiye bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 86Kaynağı aç
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin
kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde
hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan
bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına
karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan
az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[38]
b) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında,
(f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.[39]
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama[40]
Aynı maddenin ikinci fıkrası, yaralamanın kişideki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmasına ayrı bir sonuç bağlar. Bu hafif etkide mağdurun şikâyeti aranır. Verilecek yaptırım, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasıdır.
Bu hafif etki hâli kadına karşı işlenirse cezanın alt sınırı dokuz ayın altına inemez.
Kasten yaralamada artırım hâlleri
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86. maddesinin üçüncü fıkrasına göre kasten yaralama; üstsoya, altsoya, eşe, boşanılan eşe veya kardeşe karşı, beden ya da ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı, kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılmak suretiyle veya silahla işlenirse şikâyet aranmaksızın ceza yarı oranında artırılır. Suç canavarca hisle işlenirse artırım bir kattır. Yarı oran artırım, canavarca his bendine uygulanmaz. Şikâyetin aranmaması, bu fıkrada sayılan işlenme hâllerine ilişkindir.
Başvuru ve yardım yolları
Evlilikte şiddet görülürse en yakın karakola, jandarmaya, savcılığa, belediyeye veya kadın örgütlerine başvurulabilir. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da başvuru yerleri arasındadır. Fiziksel, psikolojik veya başka bir şiddete maruz kalan kişi Cumhuriyet savcılığına, kolluğa, aile mahkemesine ya da bu konuda görevlendirilen kurumlara başvurabilir.
Aile içi şiddete maruz kalan kişi savcılığa veya aile mahkemesine başvurabilir. Şiddet uygulayan hakkında koruma veya tedbir kararları alınarak kişinin şiddetten korunması amaçlanır. Yardım için ALO 183, 112 Polis İmdat, kolluk kuvvetleri, jandarma, savcılık, kaymakamlık, valilik, belediyeler ve kadın sivil toplum kuruluşlarına da başvurulabilir.
Evden çıkma imkânı yoksa ALO 183 veya Polis İmdat aranabilir. Darp raporu, somut olayın durumuna bağlı olarak ve sağlık hâli elverdiğinde alınmalıdır.
Tedbir kararının istenmesi
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 8. maddesine göre tedbir kararı, ilgilinin talebi üzerine ya da Bakanlığın, kolluk görevlilerinin veya Cumhuriyet savcısının başvurusuyla verilir. İstem, en çabuk ve en kolay ulaşılan yer hâkimine, mülkî amire veya kolluk birimine yapılabilir.
6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 8Kaynağı aç
Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine
verilir. Tedbir kararları en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden,
mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir.
(2) Tedbir kararı ilk
defasında en çok altı ay için verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma
tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde, resen, korunan kişinin ya
da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin
veya şeklinin değiştirilmesine, bu tedbirlerin kaldırılmasına veya aynen devam
etmesine karar verilebilir.
(3) Koruyucu tedbir
kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge
aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir. Bu kararın
verilmesi, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde
geciktirilemez.
(4) Tedbir kararı,
korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Tedbir talebinin
reddine ilişkin karar ise sadece korunan kişiye tebliğ edilir. Gecikmesinde
sakınca bulunan hâllerde ilgili kolluk birimi tarafından verilen tedbir kararı
şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl tebliğ edilir.
(5) Tedbir kararının
tefhim ve tebliğ işlemlerinde, tedbir kararına aykırılık hâlinde şiddet
uygulayan hakkında zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarı yapılır.
(6) Gerekli bulunması
hâlinde, tedbir kararı ile birlikte talep üzerine veya resen, korunan kişi ve
diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini ortaya çıkarabilecek
bilgileri ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer
bilgileri, tüm resmi kayıtlarda gizli tutulur. Yapılacak tebligatlara ilişkin
ayrı bir adres tespit edilir. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak başkasına
veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı
Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
(7)
Talep hâlinde ilgililere kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle
teslimi sağlanır.
İtiraz
Hâkim koruyucu ve önleyici tedbirleri birlikte verebilir. Mülkî amirler ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amirleri yalnız bazı koruyucu ve önleyici tedbir kararlarını verebilir.
İlk süre, sonraki karar ve delil
Tedbir kararı ilk verilmesinde en çok altı ay süreyle kurulabilir. Şiddetin veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceği anlaşılırsa tedbirin süresi veya şekli değiştirilebilir, tedbir kaldırılabilir ya da aynen sürdürülebilir. Bu yöndeki karar resen verilebileceği gibi korunan kişinin, Bakanlığın veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine de verilebilir.
Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığına ilişkin delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı geciktirilmeksizin verilir. Bu karar, 6284 sayılı Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek biçimde geciktirilemez.
Mülkî amirin verebileceği tedbirler
6284 sayılı Kanunun 3. maddesine göre, bu kanun kapsamında korunan kişiler hakkında bentlerdeki tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere mülkî amir karar verebilir. Yetki, tedbirin her olayda verilmesini zorunlu kılmaz.
6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 3Kaynağı aç
kişilerle ilgili olarak aşağıdaki tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun
görülecek benzer tedbirlere mülkî amir tarafından karar verilebilir:
a) Kendisine ve
gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun
barınma yeri sağlanması.
b) Diğer kanunlar
kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım
yapılması.
c) Psikolojik, meslekî,
hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi.
ç) Hayatî tehlikesinin
bulunması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına
alınması.
d) Gerekli olması
hâlinde, korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek
üzere dört ay, kişinin çalışması hâlinde ise iki aylık süre ile sınırlı olmak
kaydıyla, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari
ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek kaydıyla Bakanlık
bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak suretiyle kreş imkânının sağlanması.
(2) Gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde birinci fıkranın (a) ve (ç) bentlerinde yer alan tedbirler,
ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın
alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde mülkî amirin onayına sunar. Mülkî
amir tarafından kırksekiz saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden
kalkar.
Hâkim tarafından
verilecek koruyucu tedbir kararları
Mülkî amir, korunan kişiye ve gerekirse beraberindeki çocuklara bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanmasına karar verebilir. Diğer kanunlardaki yardımlar saklı kalmak üzere geçici maddî yardım yapılmasına da karar verebilir. Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi de bu tedbirler arasındadır.
Hayatî tehlike bulunması hâlinde mülkî amir, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınmasına karar verebilir. Korunan kişinin çocuğu varsa ve gerekli görülürse kreş imkânı da sağlanabilir. Bu imkân, çalışma yaşamına katılımı desteklemek üzere dört ayı, kişi çalışıyorsa iki ayı aşamaz. On altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücretin yarısını geçmemesi, belgelendirilmesi ve Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanması birlikte aranır.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri, 3. madde bakımından yalnız barınma yeri sağlanması ile geçici koruma altına alma tedbirlerini alabilir. Kolluk amiri evrakı, kararın alındığı tarihi izleyen ilk iş gününde mülkî amirin onayına sunar. Mülkî amir kırk sekiz saat içinde onaylamazsa bu tedbir kendiliğinden kalkar.
Hâkimin koruyucu tedbirleri
6284 sayılı Kanunun 4. maddesine göre hâkim, korunan kişi hakkında bentlerdeki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere karar verebilir. Bu yetki de her olayda tedbir verilmesini zorunlu kılmaz. İşyerinin değiştirilmesi bu tedbirlerdendir. Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenebilir.
6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
kişilerle ilgili olarak aşağıdaki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya
uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:
a) İşyerinin
değiştirilmesi.
b)
Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri
belirlenmesi.
c) 22/11/2001 tarihli ve
4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki şartların varlığı hâlinde ve korunan
kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması.
ç) Korunan kişi
bakımından hayatî tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer
tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde ve ilgilinin
aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 27/12/2007 tarihli ve 5726 sayılı Tanık
Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin
değiştirilmesi.
Hâkim tarafından
verilecek önleyici tedbir kararları
4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki şartlar varsa ve korunan kişi talep ederse hâkim, tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasına karar verebilir. Kimlik ile ilgili diğer bilgi ve belgelerin 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununa göre değiştirilmesi ise korunan kişi bakımından hayatî tehlike bulunmasına, bu tehlikenin diğer tedbirlerle önlenemeyeceğinin anlaşılmasına ve ilgilinin aydınlatılmış rızasına birlikte bağlıdır.
Hâkimin önleyici tedbirleri
6284 sayılı Kanunun 5. maddesine göre hâkim, şiddet uygulayan hakkında bentlerdeki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere karar verebilir. Karar her olayda zorunlu değildir.
6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 5Kaynağı aç
olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek
benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:
a) Şiddet mağduruna
yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren
söz ve davranışlarda bulunmaması.
b) Müşterek konuttan veya
bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye
tahsis edilmesi.
c) Korunan kişilere, bu
kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.
ç)
Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa,
kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması
ya da tümüyle kaldırılması.
d) Gerekli görülmesi
hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına
ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına
yaklaşmaması.
e) Korunan kişinin şahsi
eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.
f) Korunan kişiyi
iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi.
g)
Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim
etmesi.
ğ) Silah taşıması zorunlu
olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan
silahı kurumuna teslim etmesi.
h) Korunan kişilerin
bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya
da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları
yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil,
muayene ve tedavisinin sağlanması.
ı)
Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin
sağlanması.
(2) Gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan
tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç
kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar.
Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden
kalkar.
(3) Bu Kanunda belirtilen
tedbirlerle birlikte hâkim, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma
Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun
hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması
hususlarında karar vermeye yetkilidir.
(4) Şiddet uygulayan,
aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise 4721
sayılı Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim,
şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi
tedbir nafakasına hükmedebilir.
Suçlara ilişkin saklı
tutulan hükümler
Hâkim, şiddet uygulayanın mağdura yönelik şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürme içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına karar verebilir. Müşterek konuttan veya bulunulan yerden derhâl uzaklaştırma ve müşterek konutun korunan kişiye tahsisi istenebilir. Korunan kişilere, bunların konutuna, okuluna ve işyerine yaklaşılmaması da kararlaştırılabilir.
Çocukla kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya tümüyle kaldırılması, ancak çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa mümkündür. Gerekli görülürse şiddet uygulayanın, şiddete uğramamış olsalar bile korunan kişinin yakınlarına, tanıklarına ve çocuklarına yaklaşmamasına karar verilebilir. Kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklıdır.
Hâkim, korunan kişinin şahsî eşyalarına ve ev eşyalarına zarar verilmemesine, ayrıca iletişim araçlarıyla veya başka surette rahatsız edilmemesine karar verebilir. Bulundurulması veya taşınması kanunen izin verilen silahların kolluğa teslimi istenebilir. Şiddet uygulayan, silah taşıması zorunlu bir kamu görevini yerine getirse bile görevi nedeniyle zimmetindeki silahı kuruma teslim etmekle yükümlü tutulabilir. Görev silahının teslim yeri kurumdur.
Hâkim, korunan kişilerin bulunduğu yerlerde alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmamasına ya da bu maddelerin etkisindeyken korunan kişilere ve bulundukları yerlere yaklaşılmamasına karar verebilir. Bağımlılık varsa muayene ve tedavi, hastaneye yatmayı da içerecek şekilde sağlanabilir. Ayrı olarak, şiddet uygulayanın bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurmasına ve tedavisinin sağlanmasına da karar verilebilir.
Kolluğun önleyici tedbirlerdeki acil yetkisi
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri, 5. maddenin birinci fıkrasında yalnız (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki tedbirleri alabilir. Bunlar davranış yasağı, derhâl uzaklaştırma ve müşterek konutun tahsisi, korunan kişilere, konuta, okula ve işyerine yaklaşmama ile gerekli görülmesi hâlinde yakınlara, tanıklara ve çocuklara yaklaşmamadır. Çocukla kurulan kişisel ilişkinin sınırlanması, refakatle yapılması veya kaldırılması bu acil yetkinin içinde değildir.
Kolluk amiri evrakı, kararın alındığı tarihi izleyen ilk iş gününde hâkimin onayına sunar. Hâkim yirmi dört saat içinde onaylamazsa tedbir kendiliğinden kalkar. Bu süre, 5. maddedeki kolluk tedbirlerine ilişkindir ve mülkî amirin kırk sekiz saatlik onay süresinden ayrıdır.
Velayet, nafaka ve tedbir nafakası
Hâkim, 6284 sayılı Kanundaki tedbirlerle birlikte 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunundaki koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması konularında karar vermeye yetkilidir.
Şiddet uygulayan ailenin geçimini sağlayan veya geçime katkıda bulunan kişiyse ve 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemişse hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini gözeterek talep olmasa da tedbir nafakasına hükmedebilir.
Kararın bildirilmesi, gizlilik ve eşya teslimi
Tedbir kararı korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Talebin reddi yalnız korunan kişiye tebliğ edilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ilgili kolluk biriminin verdiği tedbir kararı, şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl bildirilir. Bildirim sırasında, karara aykırılık hâlinde şiddet uygulayan hakkında zorlama hapsi uygulanacağı ihtar edilir.
Gerekli bulunursa, talep üzerine veya resen, korunan kişinin ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri, kimliği ortaya çıkarabilecek bilgiler, adresleri ve korumanın etkinliği bakımından önemli diğer bilgiler bütün resmî kayıtlarda gizli tutulur. Tebligat için ayrı bir adres belirlenir. Bu bilgileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Talep hâlinde ilgililerin kişisel eşya ve belgelerinin kolluk aracılığıyla teslimi sağlanır.
Şiddetin ortaya konulması
Şiddetin ispatında darp raporu önemli bir resmî belgedir. Kişi olay gerçekleştiğinde polise başvurmuşsa hastaneye sevk edilir. Darp raporu alan kişi karakol, savcılık veya aile mahkemesi yoluyla koruma talep edebilir.
Raporun şiddete maruz kalındıktan hemen sonra alınması, deliller kaybolmadan tespit edilsin diye önemlidir. Bununla birlikte rapor almak için sınırlandırılmış bir süre yoktur.
Fiziksel şiddet darp raporuyla ortaya konulabilir. Psikolojik şiddet için sağlık raporuna gerek duyulur. Raporun yanında tanıkların varlığı da ispat bakımından önemlidir.
Tedbir kararına aykırılık
6284 sayılı Kanunun 13. maddesine göre, hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan bu kararın gereklerine aykırı davranırsa zorlama hapsi gündeme gelir. Fiilin ayrıca bir suç oluşturması bu sonucu engellemez. Hâkim, ihlal edilen tedbirin niteliğini ve aykırılığın ağırlığını değerlendirerek üç günden on güne kadar zorlama hapsine karar verir.
6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 13Kaynağı aç
hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı
hareket etmesi hâlinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin
niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne
kadar zorlama hapsine tabi tutulur.
(2) Tedbir kararının
gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve
aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi onbeş günden otuz güne
kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.
(3) Zorlama hapsine
ilişkin kararlar, Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir. Bu kararlar
Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine bildirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Merkezlerin Kurulması, Destek
Hizmetleri ve Kurumlararası Koordinasyon
Şiddet önleme ve
izleme merkezlerinin kurulması
Aykırılığın her tekrarında süre, yine tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre on beş günden otuz güne kadardır. Zorlama hapsinin toplamı altı ayı geçemez. Bu toplam sınır, tedbir kararının ilk kez en çok altı ay verilebilmesiyle aynı hüküm değildir.
Zorlama hapsine ilişkin kararları Cumhuriyet başsavcılığı yerine getirir. Kararlar, Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine bildirilir.
Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi
6284 sayılı Kanunla kurulan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi, KOZA adıyla da anılır ve 81 ilde hizmet verir. Şiddet gerçekleştiğinde mağdura yardım sağlar, kişiyi bu kanundan yararlanılabilecek haklar için ilgili mercilere yönlendirir ve ihtiyaç duyulan desteklerin koordinasyonunu yürütür.
Sık sorulan sorular
Aile içi şiddet nedir?
Aile içi şiddet, eşe, çocuklara veya aile bireylerine yönelik fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik baskı ile kontrol davranışlarıdır. Bu davranışlarla kişiye zarar verilir ve acı çektirilir.
Aile içi şiddetin cezası neye göre belirlenir?
Ceza, işlenen suça göre değişir ve fail Türk Ceza Kanunu kapsamında cezalandırılır. Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığını ya da algılama yeteneğini bozan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralamanın cezası nedir?
Etki basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Eşe karşı kasten yaralama cezayı artırır mı?
Kasten yaralama eşe karşı işlenirse şikâyet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır. Aynı artırım üstsoy, altsoy, boşanılan eş, kardeş, kendini savunamayacak kişi, kamu görevi, nüfuzun kötüye kullanılması ve silah hâlleri için de geçerlidir. Canavarca hisle işlenmede artırım bir kattır.
Şiddete uğrayan kişi nereye başvurabilir?
Şiddete uğrayan kişi karakola, jandarmaya, savcılığa, aile mahkemesine, belediyeye, kadın örgütlerine, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezine veya Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurabilir. Tedbir talebi, en çabuk ve en kolay ulaşılan hâkim, mülkî amir veya kolluk birimine de yapılabilir.
Evden çıkılamıyorsa kim aranabilir?
Evden çıkma imkânı yoksa ALO 183 veya Polis İmdat aranabilir. Yardım için 112 Polis İmdat, kolluk, jandarma, savcılık, kaymakamlık, valilik, belediyeler ve kadın sivil toplum kuruluşlarına da başvurulabilir.
Koruyucu tedbir için delil gerekir mi?
Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığına ilişkin delil veya belge aranmaz.
Tedbir kararı ilk kez ne kadar süreyle verilir?
Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Şiddet veya şiddet tehlikesi sürecekse tedbirin süresi ya da şekli değiştirilebilir, tedbir kaldırılabilir veya aynen sürdürülebilir.
Tedbir kararına uyulmazsa ne olur?
Hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, kararın gereklerine aykırı davranırsa fiil ayrıca suç oluştursa bile hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. Her tekrarda süre on beş günden otuz güne kadardır. Zorlama hapsinin toplamı altı ayı geçemez.
Darp raporu için süre sınırı var mıdır?
Raporun hemen alınması delillerin kaybolmaması bakımından önemlidir; rapor almak için sınırlandırılmış bir süre yoktur.
Kolluk amiri hangi önleyici tedbirleri alabilir?
Gecikmesinde sakınca varsa kolluk amiri, davranış yasağı, uzaklaştırma ve konut tahsisi, yaklaşmama ile gerekli görülürse yakınlara, tanıklara ve çocuklara yaklaşmama tedbirlerini alabilir. Çocukla kişisel ilişkinin sınırlanması bu acil yetkinin içinde değildir. Onay için evrak ertesi iş günü hâkime sunulur; yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbir kalkar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

