Aday Memurun Görevine Son Verilmesi ve İptal Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Aday Memurun Görevine Son Verilmesi ve İptal Davası

Adaylık Statüsü ve Süre Şartı

Devlet memurluğuna aday olarak atanan kişi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca bir yıldan kısa, iki yıldan uzun olamayan bir adaylık dönemine tabi tutulur. Bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakledilmesi mümkün değildir. Adaylık statüsü, kişinin henüz kalıcı memurluğa geçmediği; eğitim, staj ve değerlendirme süreçlerinin devam ettiği geçiş dönemidir.

Danıştay Danıştay 12. Daire Başkanlığı, E. 2014/2285, K. 2015/5002Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2014/2285 E.  ,  2015/5002 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2014/2285 Karar No : 2015/5002 Temyiz İsteminde Bulunan(Davacı): Karşı Taraf (Davalı) : Vekili : (Aynı adreste) İstemin Özeti : … 2. İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve … sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi : Düşüncesi : Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca, davacının duruşma yapılması talebi yerinde görülmeyerek işin gereği düşünüldü: Dava, … Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü emrinde aday memur (çevre mühendisi) olarak görev yapan davacının 04.02.2013 tarihi itibariyle kurumla ilişiğinin kesilmesine ilişkin 08.02.2013 tarih ve 4160 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare mahkemesince, davacının aday memurluk döneminde sık sık hastalık raporları alması üzerine, davalı idarece anılan raporların usul ve fenne uygun olup olmadığı, raporlarda konulan tanıların aday memurluk görevine devam etmesinde bir sakınca oluşturup oluşturmayacağı hususlarında hakem hastaneye müracaat edildiği, ilgili hastanece ve davalı idarece kuruma bildirmiş olduğu telefon numarasından davacıya ulaşılamaması üzerine yine davacının davalı idareye ikamet adresi olarak bildirmiş olduğu … Öğretmenevi'ne zabıta ekiplerinin gönderildiği, fakat bu adreste ikamet etmediğinin tespit edildiği, bunun üzerine … İlçe Nüfus Müdürlüğü'nden ikamet adresinin araştırılması sonucunda ulaşılan … İli'ndeki adresine almış olduğu raporların usulsüz olduğu, hakem hastaneye sevkinin yapılacağı, görevine dönmesi gerektiği ve aksi halde hakkında yasal işlem yapılacağına ilişkin yazıların gönderildiği, söz konusu yazıların davacının adresten taşındığı şerhiyle tebligatı yapılmaksızın davalı idareye iade edildiği, davacının eşiyle yapılan telefon görüşmesinde söz konusu adresin doğru olduğunun ifade edilmesi üzerine, aynı adrese daha önceki yazılarla birlikte davacının görevi başına dönmesine yönelik 6.11.2012 tarih ve 917 sayılı yazının gönderildiği, bu yazıların aynı adreste 15.11.2012 tarihinde davacının bizzat kendisine tebliğ edildiği, davacı tarafından ise doğum izninde olduğundan bahisle görevine dönmesinin mümkün olmadığının bildirildiği, sonrasında hakkında açılan soruşturma kapsamında soruşturmacı tarafından yazılı ifadesinin istenilmesi üzerine doğum izninde olduğunu belirterek savunmasını veremeyeceğini ve tarafına tebligat gönderilmemesini istediği, tüm bu hususlar birarada değerlendirildiğinde, davacının güncel iletişim bilgilerini kurumuna vermeyerek çalıştığı kurumun kendisiyle olan irtibatını büyük ölçüde zorlaştırdığı, gönderilen yazıların gereğini yerine getirmediği gibi bundan sonra kendisine tebligat gönderilmemesini talep ettiği, bu şekilde kurumuna karşı ciddi bir ilgisizlik ve kayıtsızlık gösteren davacının yukarıya alınan amir kanun hükmünde ifadesini bulan, adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumu bulunduğunun sabit olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Adaylığa Kabul Edilme" başlıklı 54. maddesinde, "Sınavlarda başarılı olanlardan Devlet memurluğuna girmek isteyenler başarı listesindeki sıraya ve 47. maddeye göre ilan edilen kadro sayısı kadar, kurumlarınca memur adayı olarak atanırlar. Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz." hükmü, "Adayların Yetiştirilmesi" başlıklı 55. maddesinde, "Aday olarak atanan memurların önce bütün memurların ortak vasıfları ile ilgili temel eğitime, bilahare sınıfları ile ilgili hazırlayıcı eğitime ve staja tabi tutulmaları ve Devlet memuru olarak atanabilmeleri için başarılı olmaları şarttır. Temel eğitim ile hazırlayıcı eğitim aynı kurumda yapılır. Eğitim süreleri, programları, değerlendirme esasları ve hangi kurumların sorumluluğunda yapılacağı ve diğer hususlar Başbakanlıkça hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir." hükmü, "Adaylık Devresi İçinde Göreve Son Verme" başlıklı 56. maddesinde, "Adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarısız olanlarla adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmıyacak durumları, göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişkileri kesilir. İlişkileri kesilenler ilgili kurumlarca derhal Devlet Personel Başkanlığına bildirilir." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan şekli ile 57. maddesinde ise, adaylık süresi içinde disiplin cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişiklerinin kesileceği, ilişkileri kesilenlerin ilgili kurumlarca derhal Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği, adaylık devresi içinde veya sonunda, 56. ve bu madde hükümlerine göre ilişikleri kesilenlerin (sağlık nedenleri hariç) 3 yıl süre ile Devlet memurluğuna alınmayacağı belirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının girdiği Kamu Personeli Seçme Sınavında (KPSS) başarılı olması nedeniyle KPSS 2011/2 yerleştirme sonucuna göre davalı idareye yerleştirildiği, 15.01.2012 tarihli onay ile Belediye Başkanınca Temizlik İşleri Müdürlüğü emrine 8. dereceli mühendis kadrosuna aday memur olarak atamasının yapıldığı ve aynı gün görevine başladığı, davacının görevine başladıktan üç gün sonra ilk olarak 18.01.2012 tarihinde üç günlük hastalık raporu aldığı, sonrasında 22.01.2012 tarihinde … İli'nde bulunan özel bir tıp merkezinden 5 günlük hastalık raporu aldığı ve bundan sonra 01.06.2012 tarihine kadar görevine devam ettiği, akabinde 01.06.2012-30.06.2012 tarihleri arasında … İli'nde bulunan özel bir hastaneden, 01.07.2012-06.07.2012 tarihleri arasında ise … İli'nde bulunan özel bir tıp merkezinden yeni hastalık raporları aldığı, 10.07.2012 ile 19.07.2012 tarihleri arasında yine … İli'nde bulunan özel bir hastaneden 10 günlük, 19.07.2012 tarihinde ise … Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden bir ay süreli hastalık raporu aldığı, son raporun bitim tarihi itibariyle yine … Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden iki ay süreli yeni bir rapor aldığı, bu arada davacı tarafından 12.10.2012 tarihli dilekçe ile … İli'nde bulunan özel bir hastaden alınan analık raporu da eklenilmek üzere 8 hafta doğum öncesi, 8 hafta doğum sonrası olmak üzere toplam 16 haftalık izin kullanma talebinde bulunulduğu, davalı idarece 18.10.2012 tarihli ve 865 ve 867 sayılı yazılar yazılarak, davacının almış olduğu raporların usulsüz olduğu, hakem hastaneye sevkinin yapılacağı, görevine dönmesi gerektiği ve aksi halde hakkında yasal işlem yapılacağının belirtildiği, anılan yazıların davacının ilgili adresten taşınması sonucunda tebligatının yapılamadığı, bunun üzerine 06.11.2012 tarih ve 917 sayılı yazı yazılarak davacının görevi başına dönmesinin istenildiği, anılan yazı ile 18.10.2012 tarihli yazıların 15.11.2012 tarihinde davacının bizzat kendisine tebliğ edildiği, davacı tarafından 17.11.2012 tarihli yazı ile doğum izninde olduğundan bahisle görevine dönmesinin mümkün olmadığının bildirilmesi üzerine 27.11.2012 tarih ve 618 sayılı işlemle hakkında soruşturma başlatılarak soruşturmacı görevlendirildiği, soruşturmacı tarafından 28.11.2012 tarih ve 49 sayılı yazı ile davacının yazılı ifadesinin istenildiği, anılan yazıya cevaben davacı tarafından yazılan ve 12.12.2012 tarihinde davalı idare kayıtlarına giren yazıda, doğum izninde olduğunu belirterek savunmasını veremeyeceğini ve tarafına tebligat gönderilmemesini istemesi üzerine, soruşturmacı tarafından soruşturmanın tamamlandığı ve hazırlanan 17.12.2012 tarihli soruşturma raporunda, davacının usulsüz rapor aldığı, idareye itaatsiz ve görevlerine ilgisiz olduğu, etik ilke ve kurallara göre davranmayı ve çalışma disiplinini geliştirmeye çalışmadığı, diğer aday memurlara olumsuz örnek olduğu, çalışma barışı ve çalışma düzenini bozarak memuriyet ilke ve hassasiyetlerini hiçe sayıp suiniyet gösterdiği belirtilerek 657 sayılı Kanun'un 125/A-e,f maddeleri uyarınca "uyarma" cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği ve getirilen teklif doğrultusunda 18.12.2012 tarih ve 658 sayılı işlemle davacının uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu arada davacı 29.01.2013 tarihli dilekçe ile 04.02.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 12 ay süreli ücretsiz izin talebinde bulunduğu, davalı idarece 04.02.2013 tarihinde davacının görevine gelmediğine ilişkin tutanak düzenlendiği, davacının göreve başladığı tarihten itibaren uzun bir süre görevinin başında olmaması sebebiyle temel ve hazırlayıcı eğitimlerin verilemediği, 04.02.2013 tarihinden itibaren 1 yıl süreli olarak ücretsiz izin talebinde bulunması sebebiyle eğitim vermenin mümkün olmadığı belirtilerek davacı hakkında 04.02.2013 tarihli Aday Memurlar Staj Değerlendirme Belge'sinin düzenlendiği, birinci ve ikinci amirler tarafından 100 üzerinden 21 staj notu ile başarısız olarak değerlendirildiği, sonrasında 04.02.2013 tarihli işlemle temizlik işleri müdürü tarafından davacının asaletinin onaylanmayarak 657 sayılı Kanun'un 56. maddesi gereğince memuriyetle ilişiğinin kesilmesinin teklif edildiği, bu teklifin 04.02.2013 tarihinde Belediye Başkanınca onaylandığı, işlemin 08.02.2013 tarih ve 4160 sayılı yazı ile davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından anılan işleme karşı yapılan itirazın davalı idarece reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacının aday memurluk döneminde sık sık hastalık raporları alması üzerine, davalı idarece anılan raporların usul ve fenne uygun olup olmadığı, raporlarda konulan tanıların aday memurluk görevine devam etmesinde bir sakınca oluşturup oluşturmayacağı hususlarında hakem hastaneye müracaat edildiği, ilgili Hastanece ve davalı idarece kuruma bildirmiş olduğu telefon numarasından davacıya ulaşılamaması üzerine yine davacının davalı idareye ikamet adresi olarak bildirmiş olduğu … Öğretmenevi'ne zabıta ekiplerinin gönderildiği; fakat bu adreste ikamet etmediğinin tespit edildiği, bunun üzerine … …İlçe Nüfus Müdürlüğü'nden ikamet adresinin araştırılması sonucunda ulaşılan … İli'ndeki adresine "almış olduğu raporların usulsüz olduğu iddia edildiği, hakem hastaneye sevkinin yapılacağı, görevine dönmesi gerektiği ve aksi halde hakkında yasal işlem yapılacağına" ilişkin yazıların gönderildiği, söz konusu yazıların davacının adresten taşındığı şerhiyle tebligatı yapılmaksızın davalı idareye iade edildiği, davacının eşiyle yapılan telefon görüşmesinde söz konusu adresin doğru olduğunun ifade edilmesi üzerine, aynı adrese daha önceki yazılarla birlikte davacının görevi başına dönmesine yönelik 6.11.2012 tarih ve 917 sayılı yazının gönderildiği, bu yazıların aynı adreste 15.11.2012 tarihinde davacının bizzat kendisine tebliğ edildiği, davacı tarafından ise doğum izninde olduğundan bahisle görevine dönmesinin mümkün olmadığının bildirildiği, sonrasında hakkında açılan soruşturma kapsamında soruşturmacı tarafından yazılı ifadesinin istenilmesi üzerine doğum izninde olduğunu belirterek savunmasını veremeyeceğini ve tarafına tebligat gönderilmemesini istediği sabit ise de, davacı hakkındaki isnada neden olarak doğum ve doğumdan kaynaklı sağlık raporları gösterildiği, bu raporları olan davacıya adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumu bulunduğunun söylenemeyeceği, her ne kadar davacının göreve başladığı tarihten itibaren uzun bir süre görevinin başında olmaması sebebiyle temel ve hazırlayıcı eğitimlerin verilemediği, 04.02.2013 tarihinden itibaren 1 yıl süreli olarak ücretsiz izin talebinde bulunması sebebiyle eğitim vermenin mümkün olmadığı belirtilerek davacı hakkında 04.02.2013 tarihli Aday Memurlar Staj Değerlendirme Belge'sinin düzenlendiği, birinci ve ikinci amirler tarafından 21'er puan takdir edilmek suretiyle 100 üzerinden 21 staj notu ile başarısız olarak değerlendirildiği ve bu hususun da davalı idarece işlem tesisine gerekçe olarak ileri sürüldüğü anlaşılmakta ise de, davacıyı anılan dönemde değerlendirmeye tabi tutarak başarılı ya da başarısız olarak nitelendirilebilecek bir süre olmaması nedeniyle salt raporlu ve izinli olduğundan bahisle başarısız addedilerek memuriyetle ilişiğinin kesilmesine gerekçe olamayacağı, aksi durumun hakkaniyetle bağdaşmayacağı sonucuna ulaşıldığından, sicil amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile davacının asaletinin onaylanmayarak memuriyetten ilişiğinin kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, yukarıda anılan gerekçelerle dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın idare mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 06/10/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşü ile karara katılmıyorum.

657 sayılı Kanun'un 55. maddesi, aday memurun devlet memuru olarak atanabilmesi için üç aşamalı bir süreçten başarıyla geçmesini zorunlu kılmaktadır: önce tüm memurlarda aranan ortak nitelikleri kapsayan temel eğitim, ardından kişinin sınıfına özgü hazırlayıcı eğitim ve son olarak staj. Bu üç aşamanın her birinde başarı sağlanması, asaleten atama için ön koşuldur.

İlişik Kesilebilecek Haller

657 sayılı Kanun'un 56. maddesi, adaylık döneminde ilişik kesme işleminin hangi koşullarda yapılabileceğini saymaktadır. Buna göre üç durum ilişik kesmeye dayanak oluşturabilir: temel ve hazırlayıcı eğitim ile staj devrelerinin her birinde başarısız olunması; adaylık süresi içinde hal ve hareketlerin memuriyetle bağdaşmaması; göreve devamsızlığın tespit edilmesi. Bu hallerin dışında farklı bir gerekçeyle ilişik kesilmesi, işlemi sebep unsuru yönünden sakatlı kılar.

Aynı kanunun 57. maddesi, adaylık süresi içinde disiplin cezası almış olanların da ilişiğinin kesilebileceğini düzenlemektedir. Bu maddede de usul açısından aynı çerçeve geçerlidir: disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı birlikte aranmaktadır. İlişiği kesilen kişiler ilgili kurumlarca derhal Devlet Personel Başkanlığı'na bildirilir.

Usul Şartları: Teklif ve Onay Zorunluluğu

657 sayılı Kanun'un 56. maddesi, ilişik kesme işlemini usul açısından iki ayrı makamın katılımına bağlamaktadır: disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı. Bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi zorunludur. İlişiği kesilenler ilgili kurumlarca derhal Devlet Personel Başkanlığı'na bildirilir.

Doğum ve Sağlık İzinlerinin Hukuki Durumu

Danıştay 12. Dairesi, E.2014/2285, K.2015/5002 sayılı kararında, doğum ve doğumdan kaynaklanan sağlık raporlarını gerekçe göstererek aday memuru başarısız saymak suretiyle ilişiğinin kesilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Kararda, söz konusu dönemde aday memurun fiilen değerlendirmeye tabi tutulabilecek bir süresinin bulunmadığı vurgulanmış; salt raporlu ve izinli olmak başarısızlık gerekçesi olarak kabul edilmemiştir. Aynı kararda, doğum ve buna bağlı sağlık raporlarının adaylık süresi içinde hal ve hareketlerin memuriyetle bağdaşmadığı sonucunu da doğurmayacağı hükme bağlanmıştır. Karar oyçokluğuyla verilmiş; bir üye dava konusu işlemi hukuka uygun bularak karşı oy kullanmıştır.

Görevden Çıkarılma Sonrasındaki Kısıtlama

657 sayılı Kanun'un 57. maddesine göre, adaylık devresi içinde veya sonunda 56. ve 57. madde hükümleri çerçevesinde ilişiği kesilenler, sağlık nedenleri hariç olmak üzere üç yıl süreyle devlet memurluğuna alınamamaktadır.

İptal Davası Açma Hakkı ve Koşulları

Aday memurun ilişiğinin kesilmesi işlemi, idari bir işlem niteliği taşıdığından iptal davasına konu edilebilir. İptal davası açılabilmesi için işlemin yetki, şekil, sebep, konu veya maksat unsurlarından en az birinde hukuka aykırılık barındırması gerekir. Usul şartlarının (teklif ve onay zorunluluğu) yerine getirilmemiş olması yetki veya şekil sakatlığına, maddede sayılmayan bir gerekçeye dayanılması ise sebep sakatlığına örnek gösterilebilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, özel kanunlarında ayrı bir süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Bu süre, işleme ilişkin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Adresi belli olmayanlara ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde ise özel kanunda aksine hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

İdareye Üst Başvuru Yolu

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, ilgililer dava açmadan önce işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, dava açma süresi içinde isteyebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde başvuruya cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

Yetkili İdare Mahkemesi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 33. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesine ilişkin davalarda yetkili mahkeme, ilgilinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir. Aynı maddenin birinci fıkrası, atama ve nakil davalarını farklı bir yer bağlamı kuralına tabi kılmaktadır: bu davalarda yetkili mahkeme kamu görevlisinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. Görevle ilişkiyi kesmeksizin verilen disiplin cezaları ile özlük ve parasal haklara ilişkin davalarda ise ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir. Hâkim ve savcılara özgü ayrı bir yetki kuralı da aynı maddenin dördüncü fıkrasında yer almaktadır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. 2. Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. 4. (Ek: 2/7/2012-6352/60 md.) Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, hâkim ve savcıların mali ve sosyal haklarına ve sicillerine ilişkin konularla, müfettiş hal kâğıtlarına karşı açacakları ve idare mahkemelerinin görevine giren davalarda yetkili mahkeme, hâkim veya savcının görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki:[27]

Sık Sorulan Sorular

Aday memur hangi gerekçelerle görevden çıkarılabilir?

657 sayılı DMK m.56, ilişik kesme gerekçelerini saymaktadır: eğitim ve staj aşamalarından birinde başarısızlık, adaylık süresi içinde memuriyetle bağdaşmayan hal ve hareketler ile göreve devamsızlık. Bunlara ek olarak m.57, adaylık döneminde disiplin cezası almayı da ayrı bir ilişik kesme nedeni olarak düzenlemektedir. Bu hallerin dışında başka bir gerekçeyle ilişik kesilmesi hukuka aykırılık oluşturur.

Doğum izni veya sağlık raporu alan aday memurun ilişiği kesilebilir mi?

Danıştay 12. Dairesi, E.2014/2285, K.2015/5002 sayılı kararında bu soruya olumsuz yanıt vermiştir. Doğum ve doğumdan kaynaklı sağlık raporları nedeniyle fiilen değerlendirilebilecek bir süre bulunmayan aday memuru salt bu gerekçeyle başarısız saymak, ne memuriyetle bağdaşmazlık gerekçesiyle ne de başarısızlık gerekçesiyle hukuki dayanağa kavuşmaktadır. Söz konusu karar oyçokluğuyla verilmiş olup bir üye karşı oy kullanmıştır.

İlişik kesme işleminde hangi makamların yetkisi vardır?

657 sayılı DMK m.56 ve m.57 uyarınca işlem, disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla tesis edilmelidir. Bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

Göreve son verme işlemine karşı ne kadar sürede dava açılmalıdır?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, özel kanunlarda ayrı bir süre öngörülmemişse idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Bu süre, işleme ilişkin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Görevine son verilen aday memurun davayı hangi mahkemede açması gerekir?

2577 sayılı İYUK m.33/2 uyarınca, görevine son verilen kamu görevlisinin son çalıştığı yerin idare mahkemesi yetkilidir. Bu kural, atama ve nakil davalarında uygulanan kuraldan farklıdır; atama ve nakillerde kişinin yeni veya eski görev yeri mahkemesine başvurulabilmektedir.

Görevden çıkarılan aday memur tekrar devlet memurluğuna başvurabilir mi?

657 sayılı DMK m.57'ye göre, 56. ve 57. madde kapsamında ilişiği kesilenler sağlık nedenleri hariç olmak üzere üç yıl süreyle devlet memurluğuna alınamamaktadır. Sağlık gerekçesiyle ilişiği kesilenlerin bu kısıtlamadan muaf tutulduğu belirtilmektedir.

Dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu mudur?

2577 sayılı İYUK m.11 uyarınca dava açmadan önce üst makama başvurmak bir zorunluluk değil, isteğe bağlı bir yoldur. Bu yola başvurulduğunda dava açma süresi durur; isteğin reddi veya otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde süre yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçen süre de hesaba katılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu