Anayasal Çerçevede İdarenin Tazmin Sorumluluğu
Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır ve idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Kamu hizmetinin görülmesi ve yürütülmesi esnasında kişilerin maruz kaldığı özel ve olağandışı zararların idarece karşılanması anayasal bir zorunluluktur.
Danıştay 10. Daire, E. 2022/891, K. 2024/3907Kaynağı aç
İdarenin Hukuki Sorumluluğu ve Hizmet Kusuru İlkesi
İdarenin hukuki sorumluluğunun doğabilmesi için hukuken bir zararın bulunması, bu zararın idari bir eylem veya işlemden kaynaklanması ve oluşan zarar ile idari eylem veya işlem arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekir.
Hizmet kusuru, idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu bir kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde ya da işleyişinde meydana gelen nesnel nitelikteki bozukluk, aksaklık veya boşluktur. Bu kusur kamu hizmetinin kötü işlemesi, geç işlemesi ya da hiç işlememesi şeklinde gerçekleşir ve idarenin doğrudan ve asli sorumluluk sebebini teşkil eder. İdare, kamu hizmetinin gereği gibi işlemesini sağlayacak teşkilatlanmayı kurmak, hizmetin niteliğine uygun donatılmış tesis ve binalarda, hizmetin vasfına uygun seçilmiş ve yetişmiş personelle hizmeti yürütmekle yükümlüdür.
Acil Çağrı Hizmetleri ve Görevli Personelin Yükümlülükleri
Acil çağrı kavramı mevzuatta kamu düzeni ve güvenliği, kişi sağlığı ve güvenliği, toplum sağlığı, su kaynakları, sulak alanlar ile doğaya dönük ani tehditler ve mala yönelik zararları içeren durumlara dair her türlü bildirimi kapsar. Polis, jandarma ve itfaiye gibi farklı birimlere ait acil çağrı hatları 112 numarası altında birleştirilmiş ve çağrıların tek bir merkezden koordine edilmesi amacıyla 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlükleri kurulmuştur.
İl Emniyet Müdürlükleri Acil Çağrı Hizmetleri Yönergesi'nin 18. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca servis operatörü, acil durum kapsamına giren çağrılarda arayan kişiye yardımcı olmak suretiyle olay, eşkâl, plaka ve istikamet gibi bilgileri eksiksiz almaya çalışmak, konuyu sevk ve yönetim birimine süratle aktararak işlemi başlatmak ve yapılan işlem ile konunun içeriği hakkında sıralı amirlerini haberdar etmekle yükümlüdür. Yönerge'nin 27. maddesi gereğince operatörlerin zamana karşı duyarlı hareket etmesi, alınan çağrıyı mümkün olan en kısa sürede ilgilisine ulaştırması, tereddüde düşülen durumlarda veya sıradan olmayan karmaşık olaylarda derhal kısım sorumlularına bilgi vermesi zorunludur.
Acil Çağrıya Müdahale Edilmemesinde Hizmet Kusuru ve Yargısal Denetim
Yaralı olduğunu ve araç plakasını bildiren bir yurttaşın yaptığı acil çağrı üzerine nöbetçi personelin durumu sıralı amirlerine veya ilgili birimlere aktarmaması ve müdahale için herhangi bir işlem başlatmaması durumunda idarenin hizmet kusuru gerçekleşir. Danıştay 10. Dairesinin E. 2022/891, K. 2024/3907 sayılı kararında, acil yardım çağrısına rağmen görevli personelin amirlerine bildirim yapmaması ve gereken işlemleri yürütmemesi nedeniyle idarenin hizmet kusurunun bulunduğu kabul edilmiş ve ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı bozulmuştur.
Tam yargı davalarında mahkemeler, zarara yol açtığı ileri sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunu denetler. Mahkemece olayın oluşumu ve zararın niteliği incelenerek öncelikle idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılır; hizmet kusuru bulunmadığı takdirde kusursuz sorumluluk ilkelerinin somut olaya uygulanabilirliği değerlendirilir ve tazminata hükmedilirken sorumluluk sebebi açıkça gösterilir.
Kusurlu Personele Rücu ve Kanun Yolu Başvurusu
Acil çağrı ihbarıyla ilgili işlem yapılmaması ya da konunun yetkili birimlere bildirilmemesi sebebiyle idarenin hizmet kusurundan ötürü tazminat sorumluluğunun doğması durumunda, kamu idaresinin ödediği zararı kusuru bulunan kamu personeline rücu etme imkânı bulunmaktadır.
Danıştay Onuncu Dairesi kararlarına karşı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin birinci fıkrası ile Geçici 8. maddesi hükmü doğrultusunda, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabilir.
Acil çağrı operatörünün ihbarı ilgili birimlere iletmemesi hizmet kusuru sayılır mı?
Evet, acil durum bildiren bir çağrı karşısında operatörün amirlerine ya da yetkili birimlere bildirimde bulunmaması ve işlem başlatmaması idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu gösterir.
İdarenin hizmet kusuru nedeniyle ödediği tazminat personele yansıtılabilir mi?
Evet, ihbarla ilgili gerekli işlemleri yapmayarak veya durumu yetkili mercilere iletmeyerek zarara yol açan kamu personeline, idare tarafından ödenen zarar rücu edilebilir.
Danıştay kararlarına karşı karar düzeltme başvuru süresi ne kadardır?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin birinci fıkrası ile Geçici 8. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu Dairesi kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yoluna gidilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

