AB İçi Yatırım Tahkiminde Enerji Şartı Anlaşması ve AB Hukuku

by Avukat Erdal Ersoy
AB İçi Yatırım Tahkiminde Enerji Şartı Anlaşması ve AB Hukuku

Enerji Şartı Anlaşması ve AB İçi Yatırım Tahkimi

Avrupa Birliği Adalet Divanı, Enerji Şartı Anlaşması hükümlerine tabi Birlik içi yatırım uyuşmazlıklarının tahkim yoluyla çözümlenmesinin Avrupa Birliği hukukuna aykırı olduğuna karar vermiştir. Avrupa Birliğinin İşleyişi Hakkında Antlaşma'nın (TFEU) 216/2 maddesi uyarınca Avrupa Birliği tarafından akdedilen uluslararası anlaşmalar Birlik kurumları ve üye devletler bakımından bağlayıcıdır. Buna karşın Adalet Divanı, Birlik üyesi devletlerin kendi aralarındaki yatırım uyuşmazlıklarında tahkim mekanizmasının işletilmesini Birlik hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmaz bulmuştur.

Uyuşmazlığın Gelişimi ve Yargılama Süreci

Paris merkezli yürütülen hakem yargılamasında hakem heyeti oy çokluğuyla Moldova'nın Enerji Şartı Anlaşması'nı ihlal ettiğine karar vermiştir. Yargılamada görev alan Başhakem ise alacağın temliki yoluyla devralınan hakların Enerji Şartı Anlaşması kapsamındaki yatırım korumasından faydalanamayacağını ve davanın yetkisizlik gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini belirterek çoğunluk kararına karşı oy kullanmıştır. Paris İstinaf Mahkemesi, ticari bir sözleşmeden kaynaklanan alacak devrinin yatırım olarak nitelendirilemeyeceğini ve yatırım için ekonomik bir katkı sağlanması gerektiğini tespit ederek hakem heyetinin yetkisiz olduğu gerekçesiyle hakem kararının iptaline karar vermiştir.

Temyiz mahkemesi, Enerji Şartı Anlaşması metninde yatırım kavramının kapsamı bakımından aranmayan şartların mahkemece ileri sürülemeyeceğini belirterek iptal kararını bozmuştur. Bozma kararı sonrasında uyuşmazlığı yeniden inceleyen Paris İstinaf Mahkemesi, Enerji Şartı Anlaşması çerçevesinde yatırım kavramının yorumlanmasına ilişkin sorularını ön karar mekanizması kapsamında Adalet Divanına yöneltmiştir. Yargılama sürecinde 3 Mart 2021 tarihinde sunulan hukuki görüşte yalnızca yatırım kavramının sınırları değil, aynı zamanda Enerji Şartı Anlaşması'na tabi Birlik içi yatırım uyuşmazlıklarının tahkimde görülmesinin hukuka uygunluğu da değerlendirme kapsamına alınmıştır.

AB Hukukunun Önceliği ve Yeknesak Yorum İlkesi

Avrupa Birliği Antlaşması'nın (TEU) 19. maddesi Birlik hukukuna uyumu zorunlu kılmakta ve Birlik kurallarının yeknesak yorumunu esas almaktadır. Enerji Şartı Anlaşması'nın 26. maddesi uyarınca kurulacak hakem heyetlerinin Birlik içi uyuşmazlıklarda AB hukukunu yorumlama riski doğabilmektedir. Uyuşmazlıklarda tahkim yeri olarak Birlik dışındaki bir yerin belirlenmesi durumunda hakem heyetleri AB hukuk sistemi dışında kalmakta ve TFEU'nun 267. maddesi kapsamında üye ülke mahkemesi sıfatı taşımamaktadır. Bu durumda hakem heyetlerince verilen kararların üye ülke mahkemelerinde denetime tabi tutulamaması ve AB hukukundan doğan muhtemel soruların Adalet Divanına yönlendirilmesinin riske girmesi söz konusu olmaktadır. Bu nedenlerle Enerji Şartı Anlaşması'na tabi Birlik içi uyuşmazlıkların tahkimde görülmesi, AB hukukunun önceliği ilkesi ile çelişmektedir.

Alacağın Temlikinin Yatırım Niteliği

Enerji Şartı Anlaşması'nın 1(6) maddesi çerçevesinde yapılan hukuki değerlendirmede, bir elektrik satım sözleşmesinden doğan alacağın devri, devralan bakımından Enerji Şartı Anlaşması kapsamında yatırım korumasına imkan tanımamaktadır. Alacağın devri enerji sektöründe bir ekonomik faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinden, söz konusu işlem Enerji Şartı Anlaşması kapsamında yatırım sayılamaz.

Enerji Şartı Anlaşması kapsamındaki AB içi uyuşmazlıklar tahkime götürülebilir mi?

Enerji Şartı Anlaşması'na tabi AB içi yatırım uyuşmazlıklarının tahkimde görülmesi, AB hukukuna uyumu zorunlu kılan kurallar ve AB hukukunun önceliği ilkesiyle çeliştiği için hukuka uygun kabul edilmemektedir.

Alacağın temliki Enerji Şartı Anlaşması kapsamında yatırım sayılır mı?

Elektrik satım sözleşmesinden doğan bir alacağın temliki, enerji sektöründe bir ekonomik faaliyet olarak nitelendirilemediği için Enerji Şartı Anlaşması kapsamında yatırım koruması sağlamamaktadır.

Tahkim yerinin AB dışında olması neden hukuka aykırılık teşkil eder?

Tahkim yerinin AB dışında belirlenmesi durumunda hakem heyetleri TFEU m. 267 kapsamında üye ülke mahkemesi sıfatı taşımamakta, Birlik yargı organlarının denetimi dışında kalarak AB hukukunun yeknesak yorumunu tehlikeye düşürmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu