657 Sayılı Kanunda Memurluk, Atama ve Disiplin

by Avukat Erdal Ersoy
657 Sayılı Kanunda Memurluk, Atama ve Disiplin

7578 sayılı Kanunla 1 Mayıs 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeye göre işçilerin ve 657 sayılı Kanun kapsamındaki memurların analık izni, doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftadır; çoğul gebelikte toplam 26 hafta olur. Hekim onayı ve çalışanın isteğiyle doğuma 2 hafta kalıncaya kadar çalışılabilir; fiilen çalışılan doğum öncesi süreler doğum sonrasına eklenir. Evlat edinmede öngörülen 8 haftalık izin bu değişiklikle 16 haftaya çıkmamıştır. Eski izin dönemleri ile 7578 sayılı Kanunun geçici 1. maddesindeki ilave izin koşulları ayrıca değerlendirilir.

7578 sayılı Kanun, Madde 2Kaynağı aç
SOSYAL HİZMETLER KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 7578 Kabul Tarihi: 22/4/2026 MADDE 1- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; a) 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendine “faaliyetinde bulunan” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi eklenmiştir. b) 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendine “faaliyetinde bulunan” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi ve (11) numaralı bendine “işletmeleri hariç,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi eklenmiştir. MADDE 2- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 104 üncü maddesinin (A) fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “doğumdan sonra sekiz” ibaresi “doğumdan sonra onaltı” şeklinde, “toplam onaltı” ibaresi “toplam yirmidört” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “üç” ibaresi “iki” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine on gün izin verilir.” MADDE 3- 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde yer alan “Türkiye İstatistik Kurumunca her ay için belirlenen Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak” ibaresi “kanuni faizi ile” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 4- 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (6) ve (12) numaralı alt bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, bende aşağıdaki alt bent ve fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir. “6. “İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi”; Suça sürüklenmesi, suç mağduru olması veya sokakta sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalması sebebiyle haklarında bakım tedbiri veya korunma kararı verilen çocuklardan psikososyal desteğe ihtiyaç duyduğu tespit edilenler ve refakatsiz çocukların bu ihtiyaçları giderilinceye kadar geçici süre ile bakım ve korunmalarının sağlandığı, bu süre içinde aile, yakın çevre ve toplum ilişkilerinin düzenlenmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü; çocukların mağduriyet, suça sürüklenme, yaş ve cinsiyet durumuna göre ayrı ayrı yapılandırılan güvenlikli yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını,” “12. “Çocuk Evleri Sitesi”; Korunma ihtiyacı olan çocukların bakımlarının sağlandığı aynı yerleşkede bulunan ev tipi sosyal hizmet birimlerinden oluşan kuruluşu,” “17. “Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi”; Korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar hakkında uygun hizmet modeli belirleninceye veya mahkeme kararı alınıncaya kadar geçici bir süre barınma ve temel gereksinimleri karşılamak üzere açılan güvenlikli yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını,” “h) “İhtisaslaşma”; Çocuk bakım kuruluşlarının, çocukların özel surette korunmaları amacıyla yaş ve cinsiyet durumları ile psikososyal ihtiyaçlarına yönelik yapılandırılmasını, ı) “Sosyal ve ekonomik destek”; Ailesi veya yakını yanında bakımı için desteklenen çocuklar ve gençler ile hakkındaki korunma kararı veya bakım tedbiri kararı reşit olması nedeniyle sona eren kişilere verilen desteği, j) “Koruyucu aile”; Korunma ihtiyacı olan çocukların bakım ve yetiştirilmelerini sağlamak üzere yanına yerleştirildiği, çocukların ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılacak bir ödeme karşılığında veya gönüllü olarak bakımı üstlenen kişi ya da aileyi, k) “Merkezî İzleme Sistemi”; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı merkez teşkilatında kurulan, tüm sosyal hizmet kuruluşlarında bulunan yazılım destekli kamera sistemlerince yapılan yerel kayıtların eş zamanlı olarak aktarıldığı, kesintisiz çalışan, veri toplama, analiz, denetim ve disiplin süreçlerinde kullanılan altyapıyı,” MADDE 5- 2828 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “ikinci” ibaresi “üçüncü” şeklinde değiştirilmiş, maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, maddenin mevcut ikinci fıkrasında yer alan “usul ve esası ile” ibaresinden sonra gelmek üzere “ikinci fıkra kapsamında isteğe bağlı sigorta ödemelerine,” ibaresi eklenmiş ve “Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” ibaresi “Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı” şeklinde değiştirilmiştir. “Koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içerisinde otuz günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutarı, ödeme belgesinin ibrazı hâlinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanır. Bu fıkra kapsamında ödeme yapılan kişilerin eşlerinin vefatı hâlinde de isteğe bağlı sigorta primlerinin karşılanmasına devam edilir.” MADDE 6- 2828 sayılı Kanuna 25 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Sosyal ve ekonomik destek MADDE 25/A- Çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılır. İhtiyaç duyulması hâlinde sosyal ve ekonomik sorunların çözülmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanır. Sosyal ve ekonomik destek geçici veya süreli olarak sağlanabilir. Destek ödemeleri, en yüksek devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) tutarını aşamaz. Yaş ve öğrenim durumuna göre verilecek destek üst sınır üzerinden hesaplanarak belirlenir. Aylık ödenecek süreli ekonomik destek iki yıla kadar, tek seferlik ödenecek geçici ekonomik destek ise yılda en fazla iki kez olmak üzere sağlanır. Geçici ekonomik destek ikinci fıkrada belirlenen tutarın üç katına kadar verilebilir. Sosyal ve ekonomik destek aynı ailede en fazla iki kişi için sağlanır. Sosyal ve ekonomik destek, kural olarak destekten yararlanan çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar sağlanabilir. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yüksek öğrenim programlarına devam eden gençler sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşını tamamlayana kadar yararlandırılabilir. Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacakların tespiti, verilecek sosyal destekler ile geçici ve süreli ekonomik destekten faydalananlara yapılacak ödemelere ve ödemelerin sürelerine ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin yönetmelikte belirlenen şartları taşımadığı halde aktif bir eylemiyle bundan haksız bir şekilde yararlandığının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca tespit edilmesi hâlinde, Devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilir.” MADDE 7- 2828 sayılı Kanuna 35/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Tasfiye işlemleri ve tedbirler MADDE 35/C- Kanunun 35/A ve 35/B maddeleri uyarınca kapatılmasına karar verilen yatılı kuruluşlarda, ihtiyaç duyulması hâlinde bakım faaliyetlerinin aksamaması ve hizmetin devamlılığını sağlamak üzere merkezin olağan idari, mali, hukuki, mesleki ve diğer tüm işleri valilikçe yürütülür. Bu yetki çerçevesinde, başka bir kuruluşa nakli hemen yapılamayan kişilere, durumlarına uygun bir kuruluşa yerleştirilinceye kadar ve azami altı ay süreyle hizmet sunulmasına devam edilir. Bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yatılı kuruluşlarda görev yapan personel geçici olarak görevlendirilebilir. Gerçek kişilere veya özel hukuk tüzel kişilerine ait sosyal hizmet kuruluşlarının kurucu müdürü hakkında 35/B maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen eylemlerden dolayı adli kovuşturma açılması hâlinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar valilikçe bu madde kapsamında belirtilen tedbirlerin alınmasına karar verilebilir.” MADDE 8- 2828 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “EK MADDE 1- Bu madde ile sağlanan istihdam hakkından yararlanmak için; a) Bu Kanun kapsamında hakkında korunma kararı veya 5395 sayılı Kanun uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olmak, b) Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı devam ederken fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dâhil en az beş yıl kuruluş bakımı veya koruyucu aile sosyal hizmet modellerinden fiilen yararlanmak ve reşit olduğu tarih itibarıyla fiilen yararlanmaya devam ediyor olmak, c) Korunma, bakım tedbir kararı veya bu Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarih itibarıyla Türk vatandaşı olmak, ç) 14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre doksan günden fazla izinsiz ayrılmamış olmak, d) En az ortaöğretim mezunu olmak, e) 18 yaşın doldurulduğu ve korunma, bakım tedbir kararı veya bu Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren beş yıl içinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvuru yapmış olmak ve başvuru tarihi itibarıyla 30 yaşından gün almamış olmak, şartlarının tamamının taşınması zorunludur. Birinci fıkrada belirtilen şartlar kapsamında hak sahibi olanların işe yerleştirilmeleri aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. a) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun dolu kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu madde kapsamında istihdam edilecekler için ayrılır ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilir. Dolu kadro ve pozisyon toplamı binden az olan kamu kurum ve kuruluşlarına, talep edilmesi durumunda yerleştirme yapılır. b) Hak sahipliği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından onaylananların merkezî yerleştirme işlemleri merkezî sınav sonuçlarına göre yapılır. c) Yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyon sayısı 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine tabi kurumların dolu memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadro sayılarının toplamının binde biridir. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesinde yerleştirme yapılacak yılın başındaki veriler esas alınır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu madde kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadro sayıları her kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilir. Kurumlar, bildirilen bu kadroları merkez ve taşra teşkilatları itibarıyla dağıtımını yaparak yerleştirme dönemlerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirir. Bu madde kapsamına girenlerin yerleştirilmeleri; ortaöğretim ve daha üst öğrenim mezunları için kurumların talepleri doğrultusunda öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi eki cetvellerde yer alması şartıyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların dışında kalan ortaöğretim ve yükseköğretim mezunları için memur unvanlı kadro ve pozisyonlara, en az yılda bir defa olmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yapılır veya yaptırılır. Öğretmenlik alanları için Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen yükseköğretim programlarından mezun olanlar 10/10/2024 tarihli ve 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu hükümleri uyarınca istihdam edilirler. Millî Eğitim Akademisi ile ilişikleri disiplin soruşturması dışında bir sebeple kesilenler memur unvanlı kadrolara atanırlar. Kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi hâlinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde resen yerleştirme yapılır. ç) Hak sahipleri bu madde kapsamındaki istihdam hakkından yalnızca bir defa faydalanabilirler. Hak sahiplerinden herhangi bir kamu kurum ve kuruluşuna yerleştirilip atama onayı alınanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonlara her ne surette olursa olsun atananlar ve 7528 sayılı Kanuna göre hazırlık eğitimine alınanlar bu maddede verilen hakkı kullanmış sayılır. Öğrenim düzeyinin göreve başlama sonrasında değişmesi genel hükümler dışında bir atama veya unvan değişikliğine hak teşkil etmez. d) Kamu kurum ve kuruluşları, bu maddede belirtilen haktan yararlanarak yerleştirilenlerin atama işlemlerinin sonucunu, herhangi bir nedenle işten ayrılan personele ilişkin belirlenecek bilgileri ve hâlen çalışmakta olanların bilgilerini yönetmelikte belirlenecek süre içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu kuruma bildirir. e) Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamı dışında kalan kurumlar da bu madde kapsamında istihdamla yükümlü oldukları kadro ve pozisyonları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirmek zorundadır. Ancak, bu kurumlara yapılacak yerleştirmelerde ilgili kurumların talep ettikleri kadro ve statüler esas alınır. f) Bu madde kapsamında yapılacak yerleştirmelerde; yerleştirilen kişinin atama onayının alınması ile birlikte diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın teklif yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına kadrolar ihdas edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadrolar, herhangi bir şekilde boşalması hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Öğrenim durumlarına bakılmaksızın birinci fıkra kapsamına giren kişilerin özel sektörde çalıştırılmaları hâlinde, 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesine göre ödenmesi gereken ve aynı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren beş yıl süre ile Hazine tarafından karşılanır. Bu fıkra kapsamında sağlanan prim teşvikinden işverenler yararlanır ve Hazine tarafından işverene sağlanan sigortalı primi hissesi teşviki tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemez. Bu fıkra uyarınca teşvikten faydalanabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin kanuni süresi içinde verilmesi ve Hazinece karşılanmayan primlerin kanuni süresi içinde ödenmesi şarttır. İşe yerleştirme yükümlülüğünün takip ve denetimine, yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyonların belirlenmesine, merkezî sınav ve yerleştirme işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilidir.” MADDE 9- 2828 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “EK MADDE 12- Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğinin artırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezî İzleme Sistemine bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanılır. Birinci fıkra çerçevesinde elde edilecek kişisel veriler adli veya idari soruşturmaya esas teşkil etmemesi hâlinde 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatında gösterilen usul çerçevesinde kayıt tarihinden iki yıl geçtikten sonra silinir. Bu veriler mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kurum, kuruluş veya kişi ile paylaşılamaz. Ancak kamu hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin artırılması ile plan ve politika geliştirilebilmesi amacıyla bu verilerden anonim hâle getirilmek suretiyle yararlanılabilir.” MADDE 10- 2828 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “EK MADDE 13- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bu Kanun ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle Bakanlığa verilmiş olan görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da hâlihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ile bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilir. Söz konusu veri ve bilgiler, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlar ve sermayesinin yarısından fazlası doğrudan veya dolaylı olarak bu kurum ve kuruluşlara ait ortaklıklar ile kamu hizmeti sunan diğer tüzel kişilerden de doğrudan talep edilebilir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, birinci fıkra kapsamında veri ve bilgilerin temin edilmesi, işlenmesi ve kaydedilmesi dâhil bunlara ilişkin her türlü işlemi elektronik ortamda yapabilir ve bunları arşivleyebilir. Bu veri ve bilgiler, kullanıma açık hâle gelmeleri ya da 6698 sayılı Kanun uyarınca belirlenen şartların gerçekleşmesi hâlinde imha edilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilidir.” MADDE 11- 2828 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “EK MADDE 14- Kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararına göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması hâlinde, 6284 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilir. Konukevinde kalan kadınların beraberindeki öğrenim gören çocukları ile çeşitli nedenlerle öğrenimine devam etmeyen ve ücretli olarak bir işyerinde çalışmayan çocuklarına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı çocuk bakım kuruluşlarında kalan çocuklara verilen miktar kadar hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.” MADDE 12- 2828 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “ GEÇİCİ MADDE 20- Bu Kanunun 23 üncü maddesinde isteğe bağlı sigorta ödemelerine yönelik yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen isteğe bağlı sigorta bedelleri talep edilmez. Bu Kanunun 25/A maddesinin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen sosyal ve ekonomik destek bedelleri talep edilmez. Bu maddeyi ihdas eden Kanun ile ek 1 inci maddede yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce korunma kararı veya 5395 sayılı Kanun uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olanlara maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde beş yıl olarak düzenlenen süre şartı bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte 16 yaşını doldurmuş olanlar için iki yıl, 15 yaşını doldurmuş olanlar için üç yıl, 14 yaşını doldurmuş olanlar için dört yıl şeklinde uygulanır. Bu maddeyi ihdas eden Kanun ile ek 1 inci maddede yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce hak sahibi olanlardan daha önce istihdam hakkından yararlanmamış olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on iki ay içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurmaları hâlinde ek 1 inci maddede yer alan istihdam hakkından yararlanabilirler. Bu kişilerin işe yerleştirilmeleri bu maddeyi ihdas eden Kanun ile değiştirilen ek 1 inci maddenin bu değişiklikten önceki hükümlerinde yer alan usul ve esaslara göre yapılır. Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen sürenin hesabında bu maddenin yürürlük tarihinden önceki süreler dikkate alınmaz.” MADDE 13- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendine “faaliyetinde bulunan” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi eklenmiştir. MADDE 14- 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “Maliye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, İçişleri, Çevre ve Şehircilik ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından” ibaresi “Hazine ve Maliye, İçişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından müştereken” şeklinde, dokuzuncu fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” ibaresi “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı” şeklinde, ikinci cümlesinde yer alan “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı” ibaresi “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı” şeklinde değiştirilmiş ve “altı ay içinde” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. MADDE 15- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “doğumdan sonra sekiz” ibaresi “doğumdan sonra onaltı” şeklinde, “toplam onaltı” ibaresi “toplam yirmidört” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “üç” ibaresi “iki” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiş, altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “onaltı” ibaresi “yirmidört” şeklinde ve “onsekiz” ibaresi “yirmialtı” şeklinde değiştirilmiştir. “Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan işçiye, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine on gün ücretsiz izin verilir.” MADDE 16- 4857 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “beş” ibaresi “on” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 17- 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “Çalıştırma yasağı EK MADDE 1- (1) Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar; kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemez, bu iş yerlerinde çalıştırılamaz ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamaz. (2) Birinci fıkra kapsamına giren kişilere aynı fıkrada belirtilen iş yerlerinin açılması veya işletilmesi için izin ve ruhsat verilmez. Birinci fıkra kapsamındaki iş yerlerinin aynı fıkra kapsamındaki kişilerce işletildiğinin tespit edilmesi hâlinde bu kişilere iş yerinin devri için altı ay süre verilir ve bu sürede kişinin iş yerini fiilen işletmesine izin verilmez. Bu süre içinde devir işlemi yapılmadığı takdirde verilen izin ve ruhsatlar, bunları veren kamu kurum ve kuruluşları tarafından derhâl iptal edilir. (3) Birinci fıkra kapsamındaki iş yerlerinde çalışanlar, adli sicil ve arşiv bilgilerine dayanılarak oluşturulan bu iş yerlerinde çalışabileceğini gösterir resmî belgeyi altı ayda bir işverene ibraz etmek zorundadır. (4) Birinci fıkraya aykırı olarak işçi çalıştıran kişiye, mahallîn mülki idare amiri tarafından bu fıkraya aykırı olarak çalıştırdığı her bir kişi başına brüt asgari ücretin üç katı tutarında idari para cezası verilir. Aykırılığın cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde giderilmediğinin tespiti hâlinde, birinci fıkraya aykırı olarak çalıştırılan her bir kişi başına brüt asgari ücretin yedi katı tutarında idari para cezası verilir. Bu cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın hâlen giderilmemiş olması hâlinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen izin ve ruhsatlar derhâl iptal edilir. (5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.” MADDE 18- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “sekiz” ibaresi “onaltı” şeklinde değiştirilmiş ve “, çoğul gebelik halinde ise ilk on haftalık” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. MADDE 19- 5510 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede” ibaresi “doğumdan önceki sekiz ve sonraki onaltı haftalık sürede” şeklinde ve (d) bendinde yer alan “üç” ibaresi “iki” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 20- 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine “İktisadi işletmeleri hariç,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi eklenmiştir. MADDE 21- 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir. “ş) Oyun: İnternet aracılığıyla dağıtılan veya güncellenen, elektronik ortamda çevrim içi veya çevrim dışı oynanabilen dijital oyunları, t) Oyun dağıtıcı: İçerik sağlayıcı tarafından üretilen veya yayınlanan dijital oyunların; son kullanıcıya ulaştırılması amacıyla satış kanalları ile ilişkileri yöneten, lisans anahtarlarının üretimini ve yönetimini koordine eden, dijital hak yönetimi sistemlerini kullanan ve bu süreçte mali veya teknik aracılık hizmeti sunan gerçek veya tüzel kişileri, u) Oyun geliştirici: Dijital oyunu ya da oyun içeriğini tasarlayan, bunların yazılımını geliştiren veya geliştirme sürecini yöneten gerçek ya da tüzel kişileri, ü) Oyun platformu: İnternet üzerinden dijital oyunların ve bunlarla ilişkili ek içeriklerin; sergilenmesi, satışı, dağıtımı, indirilmesi veya oynanmasına yönelik yazılımsal veya teknik altyapı sunan; kullanıcıların oyun veya içeriklere erişimini, lisans yönetimini veya kullanıcılar arası etkileşimi sağlayan veya koordine eden gerçek veya tüzel kişileri,” MADDE 22- 5651 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “9 uncu ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik olarak” ibaresi madde metninden çıkarılmış, dördüncü fıkrasında yer alan “erişimin engellenmesi kararlarının” ibaresi “erişimin engellenmesi kararları ile yirmiüçüncü fıkranın” şeklinde, yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde, onsekizinci fıkrasında yer alan “en geç üç ay” ibaresi “derhâl ve onbeş günü geçmemek üzere Kurum tarafından belirlenecek süre” şeklinde değiştirilmiş, ondokuzuncu fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiş, mevcut yirminci fıkrasında yer alan “ve ondokuzuncu” ibaresi “, ondokuzuncu, yirminci, yirmibirinci ve yirmiüçüncü” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümleler eklenmiştir. “(7) Sosyal ağ sağlayıcı, onbeş yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamaz ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dâhil gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Sosyal ağ sağlayıcı, onbeş yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alır. Bu fıkra kapsamında alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanır.” “(20) Sosyal ağ sağlayıcı; açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlar. Ebeveyn kontrol araçları; a) Hesap ayarlarının kontrol edilmesine, b) Satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına, c) Kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılmasına, ilişkin mekanizmaları içerir. (21) Sosyal ağ sağlayıcı, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla yükümlüdür. (22) Türkiye’den günlük erişimi on milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, 8/A maddesi uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan hâller kapsamında verilen kararların gereğini derhâl ve en geç bir saat içinde uygular. (23) Türkiye’den günlük erişimi on milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, bu Kanun uyarınca verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarına konu yayının kendi internet sitesinde yayınlanmaması hususunda gerekli her türlü tedbiri alır.” “Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanır, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamaz ve buna ilişkin para transferi yapılamaz. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren üç ay içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Başvurunun kabulüne ilişkin hâkim kararının uygulanmasından itibaren otuz gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Hâkim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde elliden düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilir. Bu kararlara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Hâkim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Yükümlülüğün yerine getirilmesi hâlinde reklam yasağı kaldırılır ve hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz kalır. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara Kurum tarafından bildirim yapılır.” MADDE 23- 5651 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “EK MADDE 5- (1) Oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamaz. Ancak derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilir. Oyun platformu içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri çıkarmakla yükümlüdür. (2) Türkiye’den günlük erişimi yüzbinden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu; Kurum, Birlik, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereği ile bu Kanun kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemekle ve bu temsilciye dair bilgileri Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Oyun platformu, temsilcinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verir. (3) Oyun platformu; açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlar. Ebeveyn kontrol araçları; a) Hesap ayarlarının kontrol edilmesine, b) Satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına, ilişkin mekanizmaları içerir. (4) Kurum, oyun platformunun bu Kanuna uyumuna ilişkin olarak oyun platformundan kurumsal yapı, bilişim sistemleri, veri işleme mekanizmaları dâhil olmak üzere bu Kanunun uygulanmasıyla doğrudan ilgili açıklamaları talep edebilir. Oyun platformu, Kurum tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri derhâl ve onbeş günü geçmemek üzere Kurum tarafından belirlenecek süre içinde vermekle yükümlüdür. (5) Bu maddenin uygulanmasına, oyun platformunun uyması gereken yükümlülüklere ve yaş kriterlerine göre derecelendirmeye dair usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir. (6) Bu maddede düzenlenen yükümlülükler ile Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen oyun platformuna Kurum tarafından bildirimde bulunulur. Bildirimden itibaren otuz gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde oyun platformuna Başkan tarafından bir milyon Türk lirasından on milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilir. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde on milyon Türk lirasından otuz milyon Türk lirasına kadar bir kez daha idari para cezası verilebilir. İdari para cezası miktarı ihlalin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi veya meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir edilir. (7) İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde otuz oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Başvurunun kabulüne ilişkin hâkim kararının uygulanmasından itibaren otuz gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranına kadar daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Hâkim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde otuzdan düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilir. Bu kararlara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Hâkim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmesi hâlinde; verilen idari para cezalarının dörtte biri tahsil edilir ve hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz kalır. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara Kurum tarafından bildirim yapılır.” MADDE 24- (1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 128 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin birinci paragrafının birinci cümlesinde yer alan “doğum yaptığı tarihten itibaren sekiz hafta” ibaresi “doğum yaptığı tarihten itibaren onaltı hafta” şeklinde, “toplam onaltı” ibaresi “toplam yirmidört” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “önceki üç” ibaresi “önceki iki” şeklinde, üçüncü paragrafının birinci cümlesinde yer alan “en fazla üç yaşında bir çocuğu evlat edinen kadın personele çocuğun ana ve babasının rızasının kesinleştiği tarihten veya vesayet dairelerinin izin verme tarihinden” ibaresi “en fazla üç yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen kadın personele bu bentte geçen sekiz haftalık iznin bitiminden” şeklinde değiştirilmiş ve bende ikinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiştir. “En fazla üç yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen subay/astsubaylar ile subay/astsubay olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde subay/astsubay olan eşlerine çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta süre ile izin verilir. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanır. Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan subay/astsubaya çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine on gün izin verilir.” (2) 9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun ek 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin birinci cümlesinde yer alan “doğum yaptığı tarihten itibaren sekiz hafta” ibaresi “doğum yaptığı tarihten itibaren on altı hafta” şeklinde, “toplam on altı hafta” ibaresi “toplam yirmi dört hafta” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “önceki üç” ibaresi “önceki iki” şeklinde, “en fazla üç yaşında bir çocuğu evlat edinen kadın personele çocuğun ana ve babasının rızasının kesinleştiği tarihten veya vesayet dairelerinin izin verme tarihinden itibaren” ibaresi “en fazla üç yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen kadın personele bu bentte geçen sekiz haftalık iznin bitiminden itibaren” şeklinde değiştirilmiş ve bende aşağıdaki cümleler eklenmiştir. “Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaş ile subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaş olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaş olan eşlerine, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta süre ile aylıklı izin verilir. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanır. Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan personele çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine on gün izin verilir.” (3) 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun ek 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendinin birinci cümlesinde yer alan “doğum yaptığı tarihten itibaren sekiz hafta” ibaresi “doğum yaptığı tarihten itibaren on altı hafta” şeklinde, “toplam on altı hafta” ibaresi “toplam yirmi dört hafta” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “önceki üç” ibaresi “önceki iki” şeklinde, “en fazla üç yaşında bir çocuğu evlat edinen kadın personele çocuğun ana ve babasının rızasının kesinleştiği tarihten veya vesayet dairelerinin izin verme tarihinden itibaren” ibaresi “en fazla üç yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen kadın personele bu bentte geçen sekiz haftalık iznin bitiminden itibaren” şeklinde değiştirilmiş ve bende aşağıdaki cümleler eklenmiştir. “Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaş ile subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaş olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaş olan eşlerine, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta süre ile aylıklı izin verilir. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanır. Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan personele çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine on gün izin verilir.” MADDE 25- 12 Nisan 1332 tarihli Darülaceze Nizamnamesinin 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ancak Dersaadet’de mütevellid veya mütevattın olub da” ibaresi madde metninden çıkarılmış, fıkranın birinci cümlesinden önce gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Darülaceze yurt içinde ve ilgili mevzuata göre yurt dışında da hizmet verebilir.” MADDE 26- Darülaceze Nizamnamesinin 25 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “MADDE 25/A- Darülaceze, ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla ilgili mevzuat hükümlerine göre gıda bankacılığı faaliyetinde bulunabilir ve ihtiyaç sahiplerine aşevi hizmeti verebilir.” GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun 2 nci, 15 inci ve 24 üncü maddeleri ile analık izin süreleri yeniden düzenlenen ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilgili mevzuatı uyarınca öngörülen analık izin süresi dolmuş ancak 1/4/2026 tarihi itibarıyla doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren yirmi dört haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan personele, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 10 iş günü içerisinde talep etmeleri halinde sekiz hafta ilave analık izni verilir. MADDE 27- (1) Bu Kanunun; a) 22 nci ve 23 üncü maddeleri yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra, b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer. MADDE 28- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Resmî kaynak

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, uygulandığı kurumlarda görev yapan memurun hizmete giriş koşullarını, niteliklerini, atanmasını ve yetişmesini, ilerleme ile yükselmesini, ödevlerini, haklarını, yükümlülük ve sorumluluklarını, aylık ve ödeneklerini ve bunlara bağlı özlük işlemlerini düzenler. Sözleşmeli ve geçici personel bakımından uygulama, kanunda ayrıca gösterilen özel hükümlerle sınırlıdır. Anayasa Mahkemesi üyeleri ve yedek üyeleri ile raportörler, hâkimlik ve savcılık mesleklerinde veya bu mesleklerden sayılan görevlerde bulunanlar, Danıştay ve Sayıştay meslek mensupları ile Sayıştay savcı ve yardımcıları kendi özel kanunlarına tabidir. Maddede istisna listesi bununla bitmez.

Kapsam ve istihdam şekilleri

Kanun; genel ve katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, bunların kurduğu birlikler, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar ile kanunlarla kurulan fonlar, kefalet sandıkları ve Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır. Kanundaki Devlet memuru deyimi, belediyeler ve il özel idareleri ile bunların kurduğu birliklerin memurlarını da kapsar.

Kamu hizmeti dört elden yürütülür: memur, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçi. Kanuna tabi kurumlar bu dört biçimin dışında personel çalıştıramaz. Kuruluş biçimi ne olursa olsun, Devlet veya başka bir kamu tüzel kişisi tarafından genel idare esaslarıyla yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetini yapmak üzere görevlendirilen kişi, bu kanunun uygulanmasında memur kabul edilir. Sürekli veya geçici işçi statüsündekiler bu kanun hükümlerinin dışında kalır.

4. maddenin (B) fıkrasındaki sözleşmeli personel, zaruri ve istisnai hâllere özgü olmak üzere özel meslek bilgisi ve ihtisası gerektiren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir. Aynı fıkrada mali yıl sınırının uygulanmadığı ayrıca düzenlenen hâller vardır. Bu fıkrada tanımlanan kapsamda istihdam edilen sözleşmeli personelden aynı kurumda üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar, sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde talep ederse bulundukları yerde aynı unvanlı memur kadrosuna atanır. Bu personel, can güvenliği ve sağlık sebepleri hariç üç yıl başka yere atanamaz ve aynı yerde en az bir yıl daha görev yapar.

Sözleşmeli personelin görevden uzaklaştırılması ile disipline aykırı fiil ve hâllerde verilecek disiplin cezaları, disiplin cezası vermeye yetkili merciler, disiplin kurulları ve disipline dair diğer hususlarda Devlet memurlarının tabi olduğu hükümler uygulanır.

Temel ilkeler, ödevler ve yasaklar

Temel ilkeler sınıflandırma, kariyer ve liyakattır. Liyakat, kamu hizmeti görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi ve görevin sona erdirilmesini bu sisteme dayandırmayı ve sistemin eşit imkânlarla uygulanmasında memurları güvenliğe sahip kılmayı öngörür. Kanunda öngörülen yönetmelikler Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur.

Memurlar Anayasa ve kanunlara sadakatle bağlı kalmak zorundadır. Asli memurluğa atandıktan sonra en geç bir ay içinde kurumlarınca düzenlenecek merasimle yetkili amirlerin huzurunda yemin eder ve yemin belgesini imzalar. Siyasi partiye üye olamazlar; herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan davranışta bulunamazlar. Görevlerini yerine getirirken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayrım yapamazlar.

Memur, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya yönetmeliğe aykırı gördüğü emri yerine getirmez ve aykırılığı emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve emri yazıyla yenilerse memur bu emri yapmak zorundadır; sorumluluk emri verendedir. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir suretle yerine getirilmez ve yerine getiren kişi sorumluluktan kurtulamaz. Acele hâllerde kamu düzeni ve güvenliği için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.

Memurun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğramışsa zararın ilgili memur tarafından rayiç bedel üzerinden ödenmesi esastır. Kişiler, kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili zararları nedeniyle görevli personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açar. Kanunlarda yazılı hâller dışında memurluğa son verilemez; aylık ve başka haklar elinden alınamaz. Memurlar, Anayasa ve özel kanunda belirtilen hükümler uyarınca sendika ve üst kuruluş kurabilir ve bunlara üye olabilir. Görevle ilgili veya görev sırasında işlenen suçlarda soruşturma, kovuşturma ve dava açılması özel hükümlere tabidir.

Kamu hizmetlerini aksatacak şekilde memurluktan kasıtlı olarak birlikte çekilme, göreve gelmeme, işi yavaşlatma veya aksatma yasaktır. Greve karar verme, grev tertipleme, ilan etme ve bu yolda propaganda yasaktır. Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyette bulunamaz ve ticaret ile sanayi müesseselerinde görev alamaz. Kurum iştirakinde temsil, belirli kooperatif ve yardım sandığı görevleri ile özel kanunlardaki görevler bu yasağın istisnasıdır. Memurlar ayrıca kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmeliklerin öngördüğü kılık ve kıyafet kurallarına uymak zorundadır.

Kadrolar, giriş şartları ve adaylık

Kadrosuz memur çalıştırılamaz; kadrolar Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde gösterildiği şekilde düzenlenir. Kanuna tabi kurumlarda sınıflar dışında memurluk kadrosu ihdas edilemez. Hiçbir memur, sınıfının dışında ve sınıfı içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz. Beş ve daha aşağı derecelerdeki kadrolara, derece yükselmesi için gerekli nitelikleri haiz memur bulunmaması hâlinde, öğrenim durumuna göre yükselinebilecek derece aşılmamak ve karşılık gösterilecek kadro derecesi kazanılmış hak aylık derecesinin üç üst derecesinden fazla olmamak kaydıyla aynı sınıftan atama mümkündür. Ek göstergeler, ilgililer belirtilen sınıf ve görevde bulundukça ödemeye esas alınır ve terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz.

Devlet memuru olabilmek için kural olarak on sekiz yaşın tamamlanması gerekir. Meslek veya sanat okulunu bitiren kişi, en az on beş yaşını doldurmuş ve kazai rüşt kararı almışsa atanabilir. 40. madde bu kararı Türk Medeni Kanununun 12. maddesine bağlar. Öğrenim bakımından genel eşik ortaokulu bitirmektir. Ortaokul mezunu istekli bulunmazsa ilkokulu bitirenlerin alınması caizdir. Belirli görev veya dereceler için daha yüksek öğrenim, belirli bir okul, meslek içi eğitim ya da yabancı dil şartı konulabilir.

Girişte Türk vatandaşı olmak, 40. maddedeki yaş ve 41. maddedeki öğrenim şartını taşımak ve kamu haklarından mahrum bulunmamak gerekir. Ayrıca belirtilen mahkûmiyet yasağı, askerlik durumu ve görevi sürekli yapmaya engel akıl hastalığının bulunmaması aranır. Kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha uzun hapis cezası ile, affa uğramış olsa bile metinde sayılan suçlardan mahkûmiyet, Türk Ceza Kanununun 53. maddesindeki süreler dolmuş olsa bile memurluğa girişi engeller. Özel şart, hizmet görülecek sınıf için 36 ve 41. maddelerde gösterilen öğretim kurumundan diploma almak ve kurumun özel kanun veya diğer mevzuatındaki şartları taşımaktır.

Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı hariç, personel atamasına lüzum gördükleri boş kadroların sayı, sınıf ve derecelerini Devlet Personel Başkanlığına bildirir. Boş kadrolar başvuru süresinin bitiminden en az on beş gün önce, sınıf, derece, kurum ve yer, sayı, genel ve özel şartlar, son başvuru tarihi, merciler, sınav yeri ve zamanı belirtilerek duyurulur. Duyuru, Resmî Gazete, internet haber sitesi, radyo, televizyon, ülke çapında tirajı yüksek gazeteler ve Basın İlan Kurumu İlan Portalından asgari biri ile uygun görülecek diğer araçlarla yapılır. İlan edilen şartları taşımayanlar sınava katılamaz ve bu husus başvurulan merci tarafından yazıyla bildirilir.

Devlet memuru olarak atanacakların, sınavsız girilebilecek görevler genel yönetmelikle ayrılmak üzere, Devlet memurluğu sınavına girip kazanmaları şarttır. Sınav sonuçları başarı sırasına göre ilan edilir, yazıyla bildirilir ve müteakip sınav tarihine kadar geçerlidir. Kurumlar, bu kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda yüzde üç oranında engelli çalıştırmak zorundadır. Hesapta yurt dışı teşkilat hariç toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır. Engelli açığı bulunan kurumlar, ertesi yıl alacakları engellilere ilişkin taleplerini her yıl Ekim ayının sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirir.

Sınavda başarılı olanlardan başarı sırası ve ilan edilen kadro sayısı kadar memur adayı atanır. Adaylık bir yıldan az, iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde başka kuruma nakil yapılamaz. Adaylar önce temel eğitime, sonra sınıflarıyla ilgili hazırlayıcı eğitime ve staja tabi tutulur. Devlet memuru olarak atanabilmeleri için bu eğitim ve stajda başarılı olmaları şarttır. Temel ve hazırlayıcı eğitim aynı kurumda yapılır. Adaylıkta eğitim veya stajın herhangi birinde başarısız olanlar, birden fazla uyarma ve/veya kınama alanlar ile aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların teklif ve onayla ilişikleri kesilir. Bu maddeye göre ilişiği kesilenler, sağlık nedenleri hariç, üç yıl Devlet memurluğuna alınmaz.

Adaylıkta eğitimde başarılı olanlar, disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla onay tarihinden geçerli olarak asli memurluğa atanır. Asli memurluğa geçme tarihi adaylık süresinin sonunu geçemez. Aday memurlara asaletleri tasdik edilinceye kadar kademe ilerlemesi uygulanmaz. Asıl memurluğa atananların adaylıkta geçirdikleri süreler kademe ve derece yükselmelerinde değerlendirilir. 57. madde, 26.01.2026 tarihli 7573 sayılı kanunla yürürlükten kaldırılmış madde olarak gösterilir.

İstisnai görevler ve işe başlama

59. maddede sayılan kadrolara memur, atanma, sınav, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi kurallarına bağlı olmaksızın, o kadro için ayrılmış derece aylığıyla atanabilir. Bu kadrolar emeklilik aylığının hesabında ve başka memurluğa naklen geçişte hiçbir sınıf yönünden kazanılmış hak oluşturmaz. Emeklilik kıdemi işlemeye devam eder. İstisnai memurluklara 48. maddedeki genel şartları taşıyanlardan atama yapılabilir. Kuruluş kanunları veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerindeki özel hükümler saklıdır. Bu yolla atananlara, atanma, sınav, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi dışında kanunun bütün hükümleri uygulanır. İstisnai bir memuriyet kadrosuna atananlar, atandıkları kadronun derece aylığının ilk kademesini kazanılmış hak olarak elde ettikleri tarihten itibaren kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi hükümlerine tabi olur.

Bakan müşaviri, bakanın görev süresiyle sınırlı çalışır. Bakanın görevi bitince müşavirin görevi de biter ve süre dolmadan da görevden alınabilir. Bakan müşavirliğine açıktan atananlardan görevi sona erenlerin veya görevden alınanların memuriyetle ilişikleri kesilir. Bu atama başka kadro, pozisyon, görev veya kamudaki başka statü için kazanılmış hak oluşturmaz. Kamu görevlisi iken bakan müşavirliğine atananlar ise görevleri sona erdiğinde veya görevden alındıklarında, yönetici kadro, pozisyon ve görevler hariç önceki kadro veya pozisyonlarına en geç bir ay içinde atanır.

Aynı yerdeki göreve atananlar tebliğ gününü, başka yerdeki göreve atananlar tebliğden itibaren on beş gün içinde hareket ederek belli yol süresini izleyen iş günü içinde işe başlamak zorundadır. Savaş ve olağanüstü hâllerde süre Cumhurbaşkanı kararıyla kısaltılabilir. İlk veya yeniden atananlardan, belgeyle ispatlı zorlayıcı sebep olmaksızın bu sürede işe başlamayanların ataması iptal edilir ve bir yıl Devlet memuru olarak istihdam edilemezler. Zorlayıcı sebeple göreve başlamama iki ayı aşarsa atama, atamaya yetkili makamca iptal edilir. Başka yerdeki göreve süresinde başlamayanlara, ayrılış ile başlayış arasında aylık verilmemek şartıyla on gün daha verilebilir; bu sürede de başlamayanlar çekilmiş sayılır.

İlerleme, sınıf değiştirme ve nakil

Kademe ilerlemesi için bulunulan kademede en az bir yıl çalışmış olmak ve o derecede ilerleyecek bir kademenin bulunması gerekir. Şartları taşıyan memurlar hak ettikleri tarihten geçerli olarak ve başka işlem gerekmeksizin bir ileri kademeye ilerlemiş sayılır. Sonradan haksız olduğu anlaşılan ilerleme o tarihten geçerli iptal edilir. Son sekiz yılda disiplin cezası almayan memura, aylık derecesinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır. Ayrıca 72. madde uyarınca belirli bir süre görev yapmak üzere mecburi olarak sürekli görevle atanan ve kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde bulunan memurlara, bu yörelerde fiilen çalışılan her iki yıl için bir ek kademe ilerlemesi verilir. Yıllık izinde geçen süre fiilen çalışma sayılır; iki yıldan az süre dikkate alınmaz.

Derece yükselmesi için üst dereceden boş kadro, derece içinde en az üç yıl ve bu derecenin üçüncü kademesinde bir yıl bulunma ile kadronun öngördüğü nitelikler şarttır. (d) alt bendi mülgadır. Üst derecede kadro olmadığı için yükselemeyen memurun kazanılmış hak aylığı, öğrenimine göre yükselebileceği dereceyi aşmamak şartıyla işgal ettiği kadronun üst derecesine yükseltilir. Eğitim ve öğretim hizmetleri ile sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfları bu kolaylığın dışındadır. Diğer sınıfların birinci ila dördüncü derecelerindeki kadrolara, bentte aranan hizmet yılı ve yükseköğrenim şartları varsa alt dereceden atama, derece yükselmesindeki süre şartı aranmadan yapılabilir. Bu yolla atananların kadro aylıkları başka göreve atanmada kazanılmış hak sayılmaz.

Öğrenim, hizmet sınıfı ve görev unvanı itibarıyla azami derecenin dördüncü kademesinden aylık almaya hak kazanan ve son sekiz yılda disiplin cezası almayanların kazanılmış hak aylıkları, kadro şartı aranmaksızın bir üst dereceye yükseltilir. Memurken giriş öğreniminin bir üst derecesini tamamlayanlar, o üst öğrenim için 36. maddedeki giriş derecesinde boş kadro varsa ve 68. maddedeki saklı hükümler korunmak üzere, derece yükselmesinde süre kaydı aranmadan atanabilir. Eşit dereceler arasında veya derece yükselmesiyle sınıf değiştirmek, geçilecek sınıf ve görev için kanunda, kuruluş kanununda veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmak şartıyla caizdir.

Kurumlar arası nakil, kurumların muvafakatiyle kazanılmış hak derecesi üzerinden veya 68. maddedeki esaslarla derece yükselmesi suretiyle mümkündür. Kazanılmış hak derecesinin altındaki kadroya atanmak için derece farkının üçten çok olmaması ve memurun isteği şarttır. Aynı kurumun başka yerlerindeki aynı sınıftan memurlar karşılıklı yer değiştirme isteyebilir; isteğin yerine getirilmesi atamaya yetkili amirin uygun bulmasına bağlıdır. Yer değiştirme suretiyle atamada memur eşin isteği hâlinde ataması 74 ve 76. maddeler çerçevesinde yapılır. Uygun teşkilat veya münhal görev yoksa ve talep varsa eşin görev süresiyle sınırlı izin verilebilir. Bu süre memuriyet boyunca hiçbir surette dört yılı geçemez.

Çalışma, izin, çekilme ve sona erme

Haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir ve bu süre Cumartesi ile Pazar tatil olacak şekilde düzenlenir. Kurum ve hizmet özelliğine göre farklı süre tespit edilebilir. Günlük başlama, bitiş ve öğle dinlenmesi merkezde Cumhurbaşkanınca, illerde valilerce belirlenir. Engelliler için farklı belirleme yapılabilir. Kadın memurlara, tabip raporunda belirtilmesi hâlinde hamileliğin yirmi dördüncü haftasından önce ve her hâlde bu haftadan itibaren ve doğumdan sonraki iki yıl süreyle gece nöbeti ve gece vardiyası verilemez. Engelli memurlara da isteği dışında gece nöbeti veya gece vardiyası verilemez.

Yıllık izin, hizmeti bir yıldan on yıla kadar ve on yıl dâhil olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için otuz gündür. Zorunlu hâllerde gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir. İzin, amirin uygun bulduğu zamanda toplu veya kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izleyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Cari yıl ve önceki yıl dışındaki kullanılmayan izinler düşer.

Kadın memura doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra yirmi dört hafta olmak üzere toplam yirmi dört hafta analık izni verilir. Çoğul gebelikte doğum öncesi sekiz haftalık süreye iki hafta eklenir. Eşin doğumunda isteğe bağlı on gün babalık izni verilir. Memurun veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin, çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü hâlinde isteğe bağlı yedi gün izin verilir. Belirtilen hâller dışında yetkili amir, bir yıl içinde toplam on gün mazeret izni verebilir. Zaruret hâlinde öğretmenler hariç aynı usulle on gün daha verilebilir; bu ikinci süre yıllık izinden düşülür.

Kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli tedavi gerektiren hastalıkta on sekiz aya, diğer hastalıklarda on iki aya kadar aylık ve özlük hakları korunarak hastalık izni verilir. Ağır kaza veya uzun süren hastalıkta izin, bakmakla yükümlü olunan ya da refakat edilmediğinde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş, çocuk veya kardeşle sınırlıdır. Sağlık kurulu raporu şartıyla bu kişilere üç aya kadar izin verilir ve süre bir katına kadar uzatılabilir. Doğum sonrası veya eşin doğumu bakımından öngörülen başlangıçtan itibaren istek üzerine yirmi dört aya kadar aylıksız izin verilir. Beş hizmet yılını tamamlayan memura, memuriyeti boyunca en fazla iki defada ve toplam bir yıla kadar aylıksız izin verilebilir. Aylıksız iznin bitiminde veya mazeretin kalkmasını izleyen on gün içinde göreve dönmeyenler çekilmiş sayılır.

Memur, kurumuna yazılı başvurarak çekilme isteğinde bulunabilir. Kabul edilen mazeret olmaksızın kesintisiz on gün görevi terk, yazılı başvuru şartı aranmaksızın çekilme isteği sayılır. Devir ve teslimle yükümlü çekilen memur, bu işlemler bitene kadar görevini bırakamaz. Olağanüstü hâl, seferberlik, savaş veya genel hayata etkili afet hâllerinde memur, çekilme isteği kabul edilmedikçe ya da yerine atanan işe başlamadıkça görevini bırakamaz. Çekilme ve çekilmiş sayılma hâllerinde yeniden atanma, ayrılışın türüne göre altı ay, bir yıl, üç yıl veya hiçbir surette yasağıyla sınırlandırılmıştır. Memurluk; çıkarma, memurluk şartını sonradan taşımama veya kaybetme, çekilme, emeklilik ya da ölüm hâllerinde sona erer.

Disiplin ve görevden uzaklaştırma

Disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarmadır. Uyarma, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazıyla bildirilmesidir. Aylıktan kesme, brüt aylıktan 1/30 ile 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Devlet memurluğundan çıkarma, bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır. Disiplin cezasını gerektiren fiilin, cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır.

Uyarma, kınama ve aylıktan kesmeyi disiplin amiri verir. Kademe ilerlemesinin durdurulması, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amir veya ilgili hâlde vali tarafından verilir. Çıkarma cezası yüksek disiplin kurulu kararıyla verilir. Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulmasında, öğrenmeden itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmazsa ceza yetkisi zamanaşımına uğrar. Çıkarmada bu süre, altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmamasına bağlanmıştır. Fiilin işlenmesinden itibaren iki yıllık süre ayrıca düzenlenmiştir. Disiplin amiri, soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren on beş gün içinde uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezasını vermek zorundadır.

Savunması alınmadan Devlet memuruna disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun vereceği süre yedi günden az olamaz. Bu süre içinde veya belirtilen tarihte savunmasını yapmayan memur savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Aynı olaydan dolayı ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Mahkûmiyet olup olmaması disiplin cezasını engellemez. Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Aylıktan kesme izleyen ay başında uygulanır.

Çıkarma dışındaki cezalar özlük dosyasına işlenir. Uyarma ve kınamanın uygulanmasından beş, diğer cezaların uygulanmasından on yıl sonra atamaya yetkili amire başvurularak silinme istenebilir. Silme, süre içindeki davranışların isteği haklı kılmasına bağlıdır. Uyarma, kınama ve aylıktan kesmeye disiplin kuruluna, kademe durdurmaya yüksek disiplin kuruluna tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen cezalar kesinleşir. İtiraz mercii otuz gün içinde karar verir. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yolu ayrıca belirtilmiştir.

Görevden uzaklaştırma, görevi başında kalmasında sakınca görülen memur hakkında hizmetin gerektirdiği ihtiyati bir tedbirdir ve soruşturmanın her aşamasında alınabilir. Uzaklaştırmayı izleyen on iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Görevden uzaklaştırılan, tutuklanan veya gözaltına alınan memura bu sürede aylığının üçte ikisi ödenir ve sosyal haklardan yararlanması sürer. Disiplin kovuşturması nedeniyle uzaklaştırma en çok üç ay sürebilir. Süre sonunda karar verilmezse memur görevine başlatılır.

Aylık, sosyal yardım ve mecburi hizmet

Birinci maddenin birinci fıkrası kapsamındaki memurlar, aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her çeşit ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu kanuna tabidir. Gösterge tablosundaki bir derecenin birinci kademe göstergesine karşılık gelen miktar o derecenin ilk, son kademe göstergesine karşılık gelen miktar ise en yüksek kademe aylığını gösterir. Sınıf gösterge tablosundaki rakamların o yıl genel bütçe kanunundaki katsayı ile çarpılması, derece ve kademelerdeki aylık tutarını gösterir. Aylık ve ek gösterge ile kıdem aylığı göstergelerinin tutara çevrilmesinde aylık katsayısı ve taban aylık katsayısı, üçer veya altışar aylık dönemler için Genel Bütçe Kanunu ile tespit olunur. Katsayı değişikliği aylıkta artış veya eksiliş sayılmaz.

Memur aylıkları her ayın başında peşin ödenir. Emeklilik ve ölümde o aya ait peşin aylık geri alınmaz. Açıktan aday veya asıl memur atananlar göreve başladıkları günden itibaren aylığa hak kazanır. İlk aylık gün hesabıyla ay sonunda ödenir. Kademe ilerlemesinde hak edilen tarihi izleyen ay başından, derece değişikliğinde kural olarak göreve başlanan tarihi izleyen ay başından itibaren yeni aylık alınır. Başka yere nakledilip 62. maddedeki sürede işe başlayanlar ile yer değiştirme suretiyle başka kuruma atananların aylığı, işe başladıkları tarihi izleyen ay başından yeni yerde ödenir.

Evli memura, menfaat karşılığı çalışmayan veya sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, her çocuk için 250 gösterge rakamının aylık katsayı ile çarpımı üzerinden aile yardımı ödenir. 0-6 yaşta 72. ay dâhil bir kat artırımlı uygulanır. Eş yardımı evlenme, çocuk yardımı doğum tarihini izleyen ay başında kazanılır. Evlenen, 25 yaşını dolduran, menfaat karşılığı çalışan veya burs alan ya da Devletçe okutulan çocuklara aile yardımı verilmez. Evlenmemiş kız çocukları ile çalışamayacak derecede malul olduğu sağlık kurulu raporuyla tespit edilenlerde 25 yaş sınırı uygulanmaz.

Memur olmayan eş ile aile yardımına müstahak çocuğun ölümünde ek gösterge dâhil en yüksek Devlet memuru aylığı tutarında ölüm yardımı verilir. Memurun ölümünde, sağlığında bildirdiği kimseye, bildiri yoksa eş ve çocuklara, bunlar yoksa ana ve babaya, bunlar da yoksa kardeşlere ek gösterge dâhil en yüksek Devlet memuru aylığının iki katı ödenir. Bu yardım vergi ve kesintiye tabi değildir, ödeme emri aranmaz ve borç için haczedilemez. Yurt dışı sürekli görevde 156. maddedeki katsayı uygulanmaz.

Kurumlar belirli sınıflardaki memurluklara eleman yetiştirmek için kendi bünyelerinde mesleki öğretim ve eğitim yapabilir, yurt içindeki veya dış memleketlerdeki öğrenim kurumlarında öğrenci okutup ihtisas yaptırabilir. Okutulacak öğrenciler yarışma sınavıyla seçilir. Öğrenimi sırasında Devlet hesabına okuma hakkını kaybeden veya öğrenim kurumunu terk edenlerden kurumlarınca yapılmış masraflar faiziyle tahsil edilir. Belirtilen istisna dışındaki alanlarda Devlet hesabına yurt içinde okutulanlar öğrenim süreleri kadar, yurt dışında öğrenimini bitirenler öğrenim sürelerinin iki katı kadar mecburi hizmetle yükümlüdür. Yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak üzere üç ay ve daha uzun süreyle dış memleketlere gönderilen memurlara, gönderilme şekline bakılmaksızın yurt dışında kaldıkları sürenin iki katı mecburi hizmet yüklenir.

Mecburi hizmet yükümlüleri, yetiştirme, eğitim veya staj sürelerinin bitiminden itibaren en çok iki ay içinde kurumlarına başvurmak zorundadır. Başvuru tarihinden itibaren en geç üç ay içinde göreve atanmayanların yükümlülüğü kalkar. Kendi kusuruyla bu durumu oluşturan memur doğan zararı tazmin eder. Başvurmayanlar veya atanma belgelerini tamamlamayanlar, yol giderleri dâhil kurumlarınca yapılan bütün giderleri yüzde elli fazlasıyla ödemek zorundadır.

Hangi sözleşmeli personel memur kadrosuna geçebilir?

4. maddenin (B) fıkrasında tanımlanan kapsamda istihdam edilen sözleşmeli personelden aynı kurumda üç yıl çalışanlar, sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde talep ederse bulundukları yerde aynı unvanlı memur kadrosuna atanır. Bu sonuç bütün sözleşmeli personele değil, fıkradaki kapsama uygulanır. Atanan personel, can güvenliği ve sağlık sebepleri hariç üç yıl başka yere atanamaz ve aynı yerde en az bir yıl daha görev yapar.

Adaylık süresi ne kadardır?

Aday olarak atanan Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az, iki yıldan çok olamaz. Bu süre içinde başka kuruma nakil yapılamaz. Asli memurluğa geçiş, eğitimde başarı, disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla olur. Geçiş tarihi adaylık süresinin sonunu geçemez.

Disiplin cezası savunmasız verilebilir mi?

Hayır. Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Savunma için verilecek süre yedi günden az olamaz. Bu süre içinde veya belirtilen tarihte savunma yapmayan memur savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Ceza mahkemesinde kovuşturma başlaması disiplin kovuşturmasını geciktirmez.

Yıllık izin kaç gündür?

Hizmeti bir yıldan on yıla kadar ve on yıl dâhil olanlar için yıllık izin yirmi gün, on yıldan fazla olanlar için otuz gündür. İzin amirin uygun bulacağı zamanda toplu veya kısım kısım kullanılabilir. Cari yıl ve önceki yıl dışındaki kullanılmayan izinler düşer.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu