5717 Sayılı Kanunun Amacı ve Kapsamı
5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun; velayet hakkı çiğnenerek taraf bir devletten diğerine nakledilen ya da alıkonulan küçüğün mutat meskenine dönmesini veya kişisel ilişki tesis edilmesini amaçlayan 25/10/1980 tarihli Lahey Sözleşmesinin tatbik usullerini belirler. Düzenleme, haksız fiilin gerçekleştiği anda fiilen yürütülen velayet yahut kişisel ilişki haklarının ihlalinden hemen önce taraf ülkelerden birinde mutat meskeni bulunan çocukları kapsar. Kanun uyarınca çocuk kavramı onaltı yaşını doldurmamış kişileri anlatır. Başvuru sahibi, hukuka aykırı eylemden önce çocuğun bakım, gözetim ve korunmasını fiilen üstlenen veya şahsi ilişki tesis eden gerçek ya da tüzel kişilerdir. Velayet hakkı küçüğün bakımı, gözetimi, korunması ve ikametgâhının tespiti yetkilerini; şahsi ilişki kurma hakkı ise çocuğun mutat meskeninden belirli bir süreliğine başka bir yere götürülmesini ifade eder.
Merkezi Makamın Yetkileri ve Başsavcılık İşlemleri
Uluslararası sözleşmeden doğan yükümlülükler Türkiye'de Adalet Bakanlığı tarafından yerel Cumhuriyet başsavcılıkları vasıtasıyla yerine getirilir. İlgili Merkezi Makam, talepte bulunan adına küçüğün geri verilmesi yahut şahsi ilişki tesisini sağlamak üzere gereken her türlü idari ve yargısal işlemi yürütmeye yetkilidir. Bu kapsamda başsavcılıklar, müracaat üzerine çocuğun kaldığı yerin belirlenmesi ve esenliğinin temini amacıyla emniyet birimleri dahil yetkili mercileri harekete geçirir ve uygun önlemleri alır. Öncelikli olarak çocuğu alıkoyan şahsın rızasıyla iadenin gerçekleştirilmesi veya tarafların anlaşması gözetilir; uzlaşma sağlanamadığı takdirde yetkili mahkeme nezdinde dava yoluna gidilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Yargılama Usulü
5717 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan dava ve işlerde görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrası hükümleri tatbik edilir. Yetkili mahkeme ise iade veya şahsi ilişki kurulması hakkında başvuru yapıldığı sırada çocuğun halen oturduğu veya koruma altına alındığı yer mahkemesidir. Çocuğun iadesi hakkındaki davalar, Merkezi Makam adına mahalli Cumhuriyet başsavcılığınca davaname ile açılır ve Merkezi Makam tarafından gönderilen belgelerin tasdiki aranmaz. Yargılama basit yargılama usulüne göre öncelikle ve acele görülür; iadeye dair davaname duruşma günü ile birlikte taraflara tebliğ olunur. Bu dava ve işler adli tatilde de görülür ve adli tatil nedeniyle sürelerin uzatılmasına ilişkin usul hükümleri uygulanmaz.
Sulh Teşviki ve Geçici Koruma Tedbirleri
Mahkeme, esasa girmeden önce çocuğun iadesini uzmanlardan da yararlanarak sulh yoluyla teşvik etmekle yükümlüdür; sulh sağlanamadığı takdirde yargılamaya devam olunarak esas hakkında karar verilir. Mahkeme, talep üzerine veya re'sen çocuğun yüksek yararının tehlikeye düşmesini önlemek için dava sonuna kadar çocuğun bakım ve gözetimi üstlenen akrabaya teslimi, güvenilir bir aile yanına verilmesi, çocuk bakımı ve yetiştirme kurumuna yerleştirilmesi yahut hastane ve tedavi evine konulması gibi geçici tedbirlere karar verebilir. Dava sonuçlanıncaya kadar başvuruda bulunan ile çocuk arasında geçici olarak şahsi ilişki kurulması kararlaştırılabilir. Ayrıca çocuğun yerinin takibi için yurt dışına çıkışın durdurulması, pasaport verilmesi veya yenilenmesinin önlenmesi, okul, muhtarlık ve nüfus kayıt değişikliklerinin durdurulması ile kimlik ve pasaporta el konulması yönünde geçici tedbirler tesis edilebilir.
Velayet Talepleri ve İade Davası Arasındaki İlişki
Çocuğun iadesine karar verilmesi halinde bu hükümde ayrıca velayete ilişkin karar tesis edilmez; ancak iade talebinin mahkemece reddedilmesi halinde velayet hakkında karar verilebilir. Çocuğun iadesi başvurusunun yapılmasından sonra verilmiş bir velayet kararı, 5717 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde iade talebinin reddine gerekçe oluşturmaz. Görülmekte olan bir iade davası sırasında velayet davası da açılmış ise velayete ilişkin dava bekletilir; iade davası ile velayet davasının birleştirilmiş olması halinde ise birleştirilen davalar tefrik edilerek öncelikle iade davası görülüp sonuçlandırılır.
Kararların Kesinleşmesi ve İcra Aşaması
Çocuğun iadesine veya şahsi ilişki kurulmasına dair kararlar kesinleştiğinde yerine getirilir. Bu kararlara karşı Merkezi Makam, başvuruda bulunan veya davalı kanun yoluna başvurabilir. Kesinleşen ilamlar, İcra ve İflas Kanununun 25 inci maddesinde yazılı şekilde bir icra emri tebliğ edilmeksizin, İcra ve İflas Kanununun ilgili hükümlerine göre çocuğun bulunduğu yerdeki icra müdürlüğünce yerine getirilir. İlamın icrası sırasında çocuğu alıkoyan kişi bulunamazsa işlem yokluğunda tamamlanır; alıkoyan taraf icra müdürlüğünün isteği üzerine çocuğun bulunabileceği yerleri derhal göstermek zorundadır ve bu yerler gerektiğinde zorla açtırılır. Teslim işlemi ancak başvuruda bulunanın veya onun yetkili kılacağı bir kişi yahut kurum yetkilisinin huzurunda icra edilir. İlamın yerine getirilmesinin çocuğun fiziksel ve duygusal gelişimini ağır bir tehlike altında bırakacağının uzman tarafından tespiti halinde icra müdürü söz konusu tehlike ortadan kalkıncaya kadar icrayı erteler. İlamların icrası sırasında çocuğu gizleyen, icradan sonra tekrar kaçıran veya tebliğ, tedbir ve emirlere uymayanlar hakkında İcra ve İflas Kanununun 341 inci maddesi uygulanır.
5717 sayılı Kanun uyarınca hangi yaştaki çocukların iadesi talep edilebilir?
5717 sayılı Kanun hükümleri, hukuka aykırı yer değiştirme veya alıkonulmanın gerçekleştiği tarihte onaltı yaşını tamamlamamış olan çocuklara uygulanır.
İade kararı verilirken velayet hakkı da karara bağlanabilir mi?
Çocuğun iadesine karar verilmesi durumunda hükümde ayrıca velayet hususunda karar verilmez; ancak iade talebinin reddedilmesi halinde mahkemece velayet hakkına dair karar verilebilir.
Uluslararası çocuk kaçırma davaları adli tatilde görülür mü?
5717 sayılı Kanun kapsamındaki tüm dava ve işler adli tatilde de görülür ve adli tatil nedeniyle sürelerin uzatılmasına ilişkin usul hükümleri bu davalarda uygulanmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

