Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasında Zararın Rolü
Ceza muhakemesinde mağdurun veya kamunun suç nedeniyle uğradığı maddi zararın giderilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) bakımından kanunun aradığı temel koşullardan biridir. Ancak failin meydana gelen zararı tamamen karşılamış olması, tek başına HAGB kararı verilmesini zorunlu kılmaz veya bu sonucu kendiliğinden doğurmaz. Karar verilebilmesi için kanunda düzenlenen diğer sübut ve liyakat şartlarının da eksiksiz biçimde gerçekleşmesi gerekir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5. fıkrasına göre, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama neticesinde hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması zorunludur. Uzlaşmaya ilişkin düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, şartların varlığı halinde mahkemece HAGB kararı verilebilir. Bu kurum, müsadereye ilişkin hükümler haricinde, sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün hiçbir hukuki sonuç doğurmamasını sağlar.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar
HAGB Kararı İçin Aranan Yasal Şartlar
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, HAGB kararı verilebilmesi için üç temel şartın birlikte bulunması gerekir. İlk olarak sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyetinin bulunmaması şarttır. İkinci olarak mahkemenin, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ile kişilik özelliklerini değerlendirerek yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu bir kanaate ulaşması aranır. Üçüncü olarak ise suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tamamen tazmin suretiyle giderilmesi gerekmektedir.
Sanığın uğratılan maddi zararı derhal ve peşin olarak tamamen giderememesi durumu da kanun koyucu tarafından düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 9. fıkrası uyarınca, zararın derhal karşılanamaması halinde sanığın mağdura veya kamuya verilen zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödeyerek tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmektedir.
Dolandırıcılık Suçunda Etkin Pişmanlık ve Zarar Telafisi
Malvarlığına karşı işlenen dolandırıcılık suçunda zararın giderilmesi, HAGB koşulunun yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi kapsamında cezadan indirim sağlayan etkin pişmanlık kurumunu oluşturur. Suç tamamlandıktan sonra fakat kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm kurulmadan önce gösterilmesi durumunda ise indirim oranı verilecek cezanın yarısına kadar uygulanır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık,
hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72]
suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan
önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek
mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen
gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı
indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek
cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde
üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin
halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun
rızası aranır.
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin
pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı
zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası
açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise,
verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki
defadan fazla yararlanamaz.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Zararın tamamen değil de kısmen karşılandığı durumlarda etkin pişmanlık hükümlerinin işletilebilmesi özel bir şarta bağlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin 4. fıkrasına göre, kısmen geri verme veya kısmi tazmin halinde etkin pişmanlık nedeniyle ceza indiriminden yararlanılabilmesi için ayrıca mağdurun buna açıkça rıza göstermesi gerekmektedir.
Denetim Süresi ve Hükmün Düşmesi
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrası gereğince beş yıllık bir denetim süresi belirlenir. Bu denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç gerekçesiyle bir daha HAGB kararı verilemez. Denetim süresi boyunca zamanaşımı durur.
Sanık belirlenen beş yıllık denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemez ve kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirlerine uygun davranırsa, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 10. fıkrası doğrultusunda açıklanması geri bırakılan hüküm tümüyle ortadan kaldırılarak ceza davasının düşmesine karar verilir.
Buna karşılık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi ya da öngörülen denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı hareket edilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 11. fıkrası gereğince mahkeme geri bırakılan mahkûmiyet hükmünü açıklar.
HAGB Kararına Karşı Kanun Yolu ve Kesinlik Sınırı
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 12. fıkrası uyarınca, aynı Kanun'un 272. maddesinin 3. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilmektedir.
İstinaf kanun yoluna başvuruda kanuni kesinlik sınırları dikkate alınmalıdır. 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi uyarınca, hapis cezasından çevrilen adli para cezaları ayrık olmak üzere, sonuç olarak hükmedilen on beş bin Türk Lirası dahil adli para cezalarına ilişkin mahkûmiyet hükümleri aleyhine istinaf yoluna gidilemez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 272Kaynağı aç
istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına
ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir.
(2) Hükümden önce verilip hükme esas
teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı
da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.
(3) Ancak;
a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî
para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen onbeşbin Türk Lirası
dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,[115]
b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren
suçlardan beraat hükümlerine,
c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere,
Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.)
Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
İstinaf
istemi ve süresi
Zararı tamamen ödeyen bir sanık doğrudan HAGB alır mı?
Hayır, zararın tamamen ödenmesi tek başına HAGB kararı verilmesi için yeterli değildir. Hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olması, sanığın kasıtlı suç mahkûmiyetinin bulunmaması ve mahkemece yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması şarttır.
Maddi zararın tek seferde ödenememesi halinde HAGB verilebilir mi?
Evet, zararın derhal karşılanamaması durumunda mağdurun veya kamunun uğradığı zararın denetim süresince aylık taksitlerle ödenerek tamamen giderilmesi koşuluyla da HAGB kararı verilebilir.
Denetim süresi kurallara uygun tamamlandığında mahkûmiyet ne olur?
Beş yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve belirlenen yükümlülüklere uygun hareket edildiği takdirde açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmü ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.
Zararın yalnızca bir kısmı ödenirse dolandırıcılık suçunda ceza indirilir mi?
Zararın kısmen karşılanması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesindeki etkin pişmanlık ceza indiriminin uygulanabilmesi için mağdurun kısmi ödemeye açık rıza göstermesi gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

