Bilişim Suçlarında Başvuru Mercileri ve Şikayet Usulü
Bilişim suçlarına ilişkin ihbar veya şikayet başvuruları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158/1 uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılır. Başvurular polis veya jandarma birimleri ile Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerine iletilebilir; ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine de başvuru imkanı bulunmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158/5 gereğince başvuru yazılı bir dilekçeyle yapılabileceği gibi tutanağa geçirilmek şartıyla sözlü olarak da gerçekleştirilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 158Kaynağı aç
Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
(2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet,
ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
(3) Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında
Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.
(4) Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia
edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya
şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
(5) İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak
yapılabilir.
(6) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/145 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/140 md.)[60] İhbar ve şikâyet konusu
fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin
açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması
durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda
şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer
olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikâyetçiye bildirilir ve bu
karara karşı 173 üncü maddedeki usule göre itiraz edilebilir. İtirazın kabulü
hâlinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır. Bu fıkra
uyarınca yapılan işlemler ve verilen kararlar, bunlara mahsus bir sisteme
kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme
tarafından görülebilir.
(7) Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra
suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten
vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.
Şüpheli ölümün ihbarı
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158/2 uyarınca valilik, kaymakamlık ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikayetler gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Suçun yurt dışında işlenmesi ve Türkiye'de takibinin gerekmesi durumunda ise Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158/3 gereğince Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına başvuru yapılabilir.
Bilişim suçlarında yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı kural olarak suçun işlendiği yer savcılığıdır. Şikayetçinin bulunduğu yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına başvurması durumunda, hazırlanan şikayet evrakı yetkili başsavcılığa gönderilir.
Şikayete Bağlılık Ayrımı ve Zamanaşımı Süreleri
Bilişim suçlarının takibinde şikayete bağlılık konusunda farklı değerlendirmeler bulunmakla birlikte, suçun şikayete tabi olmadığı durumlarda Cumhuriyet Savcısı suçun işlendiği bilgisini edindiğinde resen soruşturma başlatır. Savcılığın fiilden haberdar olması çoğu zaman mağdur veya üçüncü kişilerin ihbar ya da şikayetiyle sağlanır. Suç tipinin şikayete bağlı olduğu kabul edilen hallerde şikayet hakkının fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılması gerekir. Ancak soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı hakaret suçunda şikayet süresi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73/2 gereğince her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Şikayete bağlı suçlarda iştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, Türk Ceza Kanunu m. 73/5 gereğince diğer failleri de kapsar.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158/7 uyarınca, yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikayete bağlı olduğunun anlaşılması halinde, mağdur açıkça şikayetten vazgeçmediği sürece yargılamaya devam olunur.
Şikayete tabi olmayan suç tiplerinde hak düşürücü şikayet süresi aranmaz; bu fiillerde Türk Ceza Kanunu m. 66 hükümleri uyarınca dava zamanaşımı süreleri uygulanır. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda zamanaşımı süresi sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda ise on beş yıldır. Zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı ile dosyadaki mevcut deliller çerçevesinde suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri dikkate alınır; seçimlik cezalarda ise hapis cezası esas alınır. Zamanaşımı süresi tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden; çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda ise çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Şikayet Dilekçesinin Zorunlu Unsurları ve Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı
Bilişim suçuna ilişkin dilekçede başvurunun yapılacağı yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı başlığı, şikayetçinin kimlik bilgileri ve iletişim adresi, biliniyorsa şüphelinin adı ve soyadı, işlenen suç tipi, suç tarihi, suça konu olayın ayrıntılı anlatımı, mevcut bilgi, belge ve deliller, netice-i talep ile tarih ve imza yer almalıdır. Failin kimliği bilinmese dahi şikayet yapılabilir; bu durumda sonuç ve istem kısmında failin kimlik tespitinin yapılması talep edilir ve kimlik tespiti savcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 158/6 uyarınca ihbar ve şikayet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikayetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikayet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Verilen karar varsa ihbarda bulunana veya şikayetçiye bildirilir ve bu karara karşı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 173'teki usule göre itiraz edilebilir; itirazın kabulü halinde soruşturma işlemleri başlatılır. Bu fıkra uyarınca yapılan işlemler ve kararlar özel bir sisteme kaydedilir ve kayıtlar yalnızca Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından görülebilir.
Dijital Delillerin Tespiti ve Trafik Bilgilerinin Korunması
Bilişim suçları şikayetinde internet ortamındaki delillerin kaybolmasını önlemek amacıyla veriler e-noter aracılığıyla onaylı hale getirilebilir. Dijital ortamlarda paylaşılan içeriklerin zaman kaybetmeksizin kayıt altına alınması soruşturmanın sıhhati açısından kritik önem taşır.
Yurt dışı kaynaklı internet ve sosyal medya platformlarında IP adresi saklama süresi resmi taleple doksan günden yüz seksen güne kadar uzatılabilmekte, süre sonunda bu veriler silinebilmektedir. Türkiye'deki erişim sağlayıcılarında ise internet trafik bilgilerinin saklanma süresi bir yıl olup suç tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra bu kayıtlar silinmektedir.
Savcılık Soruşturması ve Adli Bilişim Tedbirleri
Cumhuriyet savcılığı soruşturma evresinde şüphelinin ifadesini alma, tanıkların beyanlarını alma, Whois sorgusu yapma, internet sitesinden kullanıcı bilgilerinin sağlanması, hesaba ait e-posta ve telefon bilgilerinin tespit edilmesi ile şüphelinin sisteme giriş yaptığı IP adresi bilgisinin temini işlemlerini yürütebilir. Şüphelinin tespiti amacıyla IP adresinin sorgulanması soruşturma aşamasında internet servis sağlayıcılarından veya Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan savcılıklarca gerçekleştirilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 134/1 uyarınca, bir suç dolayısıyla yürütülen soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkanının olmaması halinde, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kopya çıkarılmasına ve çözülerek metin haline getirilmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısının verdiği karar yirmi dört saat içinde hakim onayına sunulur; hakim en geç yirmi dört saat içinde kararını verir. Sürenin dolması veya hakimin aksine karar vermesi halinde kopyalar ve çözülen metinler derhal imha edilir. Şüphelinin telefon ve bilgisayar gibi materyallerinin adli bilişim incelemesine tabi tutulması için hakim izni şarttır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette
delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar
ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına,
bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin
hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet
savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına
sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması
veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve
çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
(2) Bilgisayar, bilgisayar
programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere
ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi
ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir.
Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan
cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında,
sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
(4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye
veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki
verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan
veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer
tarafından imza altına alınır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi
İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 134/2 hükmü uyarınca bilgisayar, program ve kütüklere şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve kopyaların alınabilmesi amacıyla bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözülmesi ve kopyaların çıkarılmasının ardından elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
Bilişim Sistemlerine Karşı Suçlar ve Cezai Yaptırımları
Türk Ceza Kanunu m. 243/1 uyarınca, bir bilişim sistemine hukuka aykırı şekilde giren veya sistemde kalmaya devam eden kişilere bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Fiilin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde ceza yarı oranına kadar indirilir. Sisteme yetkisiz giriş neticesinde verilerin yok olması veya değişmesi halinde faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası uygulanır. Türk Ceza Kanunu m. 243/4 hükmünce bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı izleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 243Kaynağı aç
hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası verilir.[100]
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen
sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi
içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme
girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
Türk Ceza Kanunu m. 244/1 uyarınca bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren, erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren veya var olan verileri başka bir yere gönderen kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Bu fiillerin banka veya kredi kurumuna ya da kamu kurum veya kuruluşuna ait sistem üzerinde işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. Bu fiiller aracılığıyla haksız çıkar sağlanması ve fiilin başka bir suç oluşturmaması halinde Türk Ceza Kanunu m. 244/4 gereğince iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 244Kaynağı aç
bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez
kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen
kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya
kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle
kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka
bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
Başkasına ait banka veya kredi kartını rıza dışı kullanarak haksız menfaat sağlayan fail, Türk Ceza Kanunu m. 245/1 gereğince üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Sahte kart üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişiye m. 245/2 uyarınca üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası verilir. Sahte veya üzerinde sahtecilik yapılmış kartı kullanarak yarar sağlayan kişiye ise m. 245/3 kapsamında dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası uygulanır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245Kaynağı aç
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa
olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın
kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya
kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka
veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç
yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya
kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi,
fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan
sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin
veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren
fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin
pişmanlık hükümleri uygulanır.
Yasak cihaz veya
programlar
Türk Ceza Kanunu m. 245/4 uyarınca banka veya kredi kartının kötüye kullanılması fiilinin haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyun ya da bu derecede kayın hısımlarından birinin, evlat edinen veya evlatlığın ya da aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi halinde şahsi cezasızlık sebebi uygulanır ve cezaya hükmolunmaz. Ayrıca m. 245/5 uyarınca bu fiiller hakkında malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.
Bilişim Yoluyla İşlenen Haberleşme ve Gizlilik İhlalleri
Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde Türk Ceza Kanunu m. 124/1 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir; eylemin kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi engellemesi durumunda m. 124/2 uyarınca ceza bir yıldan beş yıla kadar hapistir. Hakaret suçunun mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanunu m. 125/2 delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrasındaki üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanır; eylemin alenen işlenmesi ise m. 125/4 gereğince cezayı altıda biri oranında artırır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 124Kaynağı aç
olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
(2) Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak
engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Her türlü basın ve yayın organının
yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi halinde, ikinci fıkra hükmüne
göre cezaya hükmolunur.
SEKİZİNCİ
BÖLÜM
Şerefe
Karşı Suçlar
Hakaret
Türk Ceza Kanunu m. 132/1 uyarınca haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alır; ihlalin içeriklerin kaydı suretiyle gerçekleşmesi halinde ceza bir kat artırılır. Haberleşme içeriklerinin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi m. 132/2 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir. Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kimseye m. 132/3 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir ve bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı ceza tatbik edilir. Aleni olmayan konuşmaları rızasız dinleyen veya ses alma cihazıyla kaydeden kimseye m. 133/1 kapsamında iki yıldan beş yıla kadar hapis yaptırımı uygulanır. Katıldığı aleni olmayan söyleşiyi rızasız kaydeden fail m. 133/2 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır; kaydedilen verilerin hukuka aykırı ifşası veya basın yayın yoluyla yayımlanması ise m. 133/3 kapsamında iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adli para cezası gerektirir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 132Kaynağı aç
eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse,
verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa
eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası
olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/79 md.) İfşa
edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya
hükmolunur.
(4) (Mülga: 2/7/2012-6352/79 md.)
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması[58]
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 133Kaynağı aç
taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları
bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Katıldığı aleni olmayan bir
söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/80 md.) Kişiler arasındaki aleni
olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı
olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın
yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Özel hayatın gizliliğini ihlal
Bilişim suçlarının temel şekli ile nitelikli ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinde Asliye Ceza Mahkemelerinin görevli, suçun işlendiği yer mahkemesinin ise yetkili olduğu öngörülmektedir.
Failin kim olduğu bilinmeden bilişim suçu şikayeti yapılabilir mi?
Failin kimliği bilinmese dahi şikayet yapılabilir; dilekçenin sonuç kısmında failin tespiti talep edilerek savcılıkça kimlik belirleme işlemleri yürütülür.
Bilişim suçlarında şikayet için süre sınırı var mıdır?
Bilişim suçlarında süreler suç tipine göre değişmekte olup şikayete tabi sayılan hallerde fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aylık şikayet süresi öngörülmekte; resen takip edilen fiillerde ise ceza üst sınırına göre sekiz veya on beş yıllık dava zamanaşımı süreleri uygulanmaktadır.
İnternet üzerindeki deliller şikayet öncesinde nasıl saklanabilir?
İnternet ortamındaki deliller e-noter tespitiyle onaylı hale getirilebilir; ayrıca internet trafik bilgilerinin yurt içi sağlayıcılarda bir yıl, yurt dışı platformlarda ise taleple belirli sürelerle saklanabildiği dikkate alınarak adli başvuruların geciktirilmemesi önerilmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

