Basit Yargılama Usulünün Kapsamı ve Uygulanma Şartları
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 251 çerçevesinde, iddianame kabul edildikten sonra yaptırımı adli para cezası olan yahut üst sınırı iki yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren fiiller hakkında asliye ceza mahkemesi basit yargılama usulünün uygulanmasını kararlaştırabilir. Bu usulün yürütülmesi asliye ceza mahkemesinin yetkisinde olup ağır ceza mahkemesince bu yol benimsenemez. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu m. 175/2 doğrultusunda duruşma günü tayin edildikten sonra basit yargılama usulüne başvurulamaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 251Kaynağı aç
Birlikte Yeniden Düzenleme:17/10/2019-7188/24 md.)
(1) Asliye ceza mahkemesince,
iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl
veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün
uygulanmasına karar verilebilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/23 md.) 175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü
belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde
mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve
savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta
duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca,
toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.[97]
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma
yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun
61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen
kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç
ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası
seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da
uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm
verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca
yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, (…)[98]
hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan
suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen
başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.
Basit yargılama usulünde itiraz
Yazılı Savunma Usulü ve Tebligat Süreci
Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiğinde mahkemece iddianame sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilir. Tebligatla birlikte ilgililerden beyan ve savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak mahkemeye bildirmeleri istenir. Yapılan tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm kurulabileceği hususu açıkça belirtilir. Ayrıca yargılama için toplanması gereken evrak ve deliller mahkeme tarafından ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
Duruşmasız Karar Verme ve Mahkûmiyet Hâlinde Ceza İndirimi
Yazılı beyan ve savunmalar için tanınan süre dolduktan sonra mahkeme, duruşma açmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşünü almaksızın dosya üzerinden karar verir. Mahkeme kararını oluştururken Türk Ceza Kanunu m. 61 uyarınca suçun işleniş biçimini, kullanılan araçları, fiilin işlendiği zaman ve yeri, konunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı ile güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak temel cezayı kanuni sınırlar arasında belirler. Yapılan inceleme neticesinde Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223 doğrultusunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi veya davanın düşmesi kararlarından biri verilebilir. Bu usul sonucunda mahkûmiyet kararı tesis edildiği takdirde ise sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine
hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.
(2) Beraat kararı;
a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,
b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,
c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,
d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka
uygunluk nedeninin bulunması,
e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması,
Hallerinde verilir.
(3) Sanık hakkında;
a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya
sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması,
b) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/30
md.) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi
suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,
c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması,
d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi,
Hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;
a) Etkin pişmanlık,
b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,
c) Karşılıklı hakaret,
d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı,
Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(5) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında
mahkûmiyet kararı verilir.
(6) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya
mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur.
(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya
açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.
(8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da
soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması
hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya
kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz
gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı
verilir. Bu karara itiraz edilebilir.
(9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza
verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
(10) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı
kanun yolu bakımından hüküm sayılır.
Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 61Kaynağı aç
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın
alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle
indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu
hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı
gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel
cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla
teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı
ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile
takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün,
yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.
Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının
artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
(7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis cezasını gerektiren
bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan
fazla olamaz.
(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)
Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve
bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır.
Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı
ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.
(9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para cezasının seçimlik ceza
olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç
tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının
üst sınırından fazla olamaz.
(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne
eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.[18][19]
Takdiri indirim nedenleri
Seçenek Yaptırımlar, Cezanın Ertelenmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Basit yargılama usulünde koşulların bulunması hâlinde kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir; ayrıca sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Mahkemece verilen hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
Basit Yargılama Usulünün Uygulanamayacağı Hâller ve İstisnalar
Kanun koyucu belirli durumlar ve suç türleri için basit yargılama usulünün işletilmesini yasaklamıştır. Buna göre yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı hâllerinde ya da soruşturulması veya kovuşturulması izne yahut talebe bağlı olan suçlarda basit yargılama usulü uygulanamaz. Ayrıca basit yargılama usulü kapsamına giren bir suçun, bu kapsama dahil olmayan başka bir suçla birlikte işlenmiş bulunması hâlinde de bu usulün uygulanması mümkün değildir. Mahkeme gerekli görmesi durumunda Ceza Muhakemesi Kanunu m. 251 uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümlere göre yargılamaya devam edebilir.
Basit yargılama usulünde mahkûmiyet kararı verilirse indirim oranı nedir?
Basit yargılama usulü sonucunda mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza kanun uyarınca dörtte bir oranında indirilir.
Duruşma günü tayin edildikten sonra basit yargılama usulü uygulanabilir mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 175/2 uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanamaz.
Sanık basit yargılama usulünde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmek zorunda mıdır?
Hayır, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi sanığın bu uygulamaya yazılı olarak karşı çıkmamış olması şartına bağlıdır.
Basit yargılama usulü ağır ceza mahkemesinde uygulanabilir mi?
Hayır, basit yargılama usulünü uygulama yetkisi yalnızca asliye ceza mahkemesine aittir; ağır ceza mahkemesinde bu usul uygulanamaz.
Mahkeme basit yargılama sürecinde duruşma açabilir mi?
Mahkeme gerekli gördüğü takdirde hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

