Türk Ticaret Kanunu m. 1131 uyarınca zaman çarteri sözleşmesi; tahsis edenin, donatılmış bir geminin ticari yönetimini belirli bir süre için ve bir ücret karşılığında tahsis olunana bırakmayı üstlendiği sözleşmedir. Bu sözleşme ilişkisinde gemi, kaptan ve gemi adamları ile birlikte tahsis olunanın, yani çartererin ticari yönetimine sunulur.
Sözleşmenin Şekli ve Çarter Partisi Düzenlenmesi
Zaman çarteri sözleşmesinin kurulması kanunen herhangi bir şekil şartına bağlanmamıştır; taraflar sözleşmeyi serbestçe yazılı veya sözlü olarak akdedebilirler. Bununla birlikte Türk Ticaret Kanunu m. 1132 uyarınca taraflardan her biri, giderini bizzat karşılamak koşuluyla sözleşme koşullarını içeren bir zaman çarter partisinin düzenlenerek kendisine verilmesini talep etme hakkına sahiptir.
İkame ve Kançelo Klozlarının Hukuki Kapsamı
Çarterer kural olarak sözleşmede kararlaştırılan gemi haricinde başka bir geminin tahsisini kabul etmek zorunda değildir. Ancak sözleşmeye ikame klozu (substitution clause) eklenmişse, donatan kararlaştırılan gemiyle aynı nitelikleri haiz başka bir gemiyi çartererin kullanımına sunabilir.
Sözleşmede fesih imkanı veren bir kançelo klozuna (cancelling clause) yer verilmişse, geminin en geç belirlenen kançelo tarihinde teslim edilmesi gerekir. Donatan geminin ticari yönetimini kançelo tarihine kadar çarterere devretmediği takdirde çarterer sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir.
Ticari ve Teknik Yönetim Ayrımı ile Kaptanın Durumu
Zaman çarteri sözleşmesinde geminin ticari yönetimi çarterere devredilmekle beraber geminin teknik yönetimi donatanda kalmaya devam eder. Türk Ticaret Kanunu m. 1134/2 gereğince kaptan, çartererin geminin ticari yönetimine ilişkin olarak sözleşme hükümleri çerçevesinde kendisine verdiği tüm talimatlara uymakla yükümlüdür.
Donatanın Gemiyi Elverişli Bulundurma Yükümlülüğü
Türk Ticaret Kanunu m. 1133/1-b uyarınca donatan, sözleşme süresince gemiyi denize elverişli, yola elverişli ve sözleşmede belirtilen amaca uygun halde bulundurmak zorundadır.
Türk Ticaret Kanunu m. 932/1 kapsamında geminin gövde, genel donatım, makine ve kazan gibi esas kısımları bakımından yolculuğun yapılacağı sudan kaynaklanan ve tamamen anormal tehlikeler dışındaki tehlikelere karşı koyabilecek durumda bulunması denize elverişlilik sayılır. Denize elverişli bir gemi; teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, kumanyası, gemi adamlarının yeterliği ve sayısı bakımından yapacağı yolculuğun tehlikelerine karşı koyabilmek için gerekli niteliklere sahipse Türk Ticaret Kanunu m. 932/2 uyarınca yola elverişli kabul edilir. Soğutma tesisatı da dahil olmak üzere, eşya taşımada kullanılan kısımları eşyanın kabulüne, taşınmasına ve muhafazasına elverişli olan gemi ise Türk Ticaret Kanunu m. 932/3 uyarınca yüke elverişli olarak nitelendirilir.
Giderlerin Taraflar Arasındaki Paylaşımı
Türk Ticaret Kanunu m. 1135 uyarınca geminin ticari işletilmesinden doğan yakıt ve benzeri giderlerin tamamına kural olarak çarterer katlanır. Buna karşılık çartererin talimatından bağımsız olarak doğan, talimat olmasaydı bile yapılması gereken gemi adamlarının ücretleri ve kumanya bedelleri gibi giderlerden donatan sorumlu kalmayı sürdürür.
Tahsis Ücreti, Hapis Hakkı ve Gecikmeli Teslimin Sonuçları
Aksine sözleşme hükmü bulunmadıkça Türk Ticaret Kanunu m. 1136 gereğince tahsis ücreti, geminin ticari yönetiminin fiilen çarterere bırakıldığı tarihten itibaren aylık olarak peşin ödenir. Geminin en az yirmi dört saat süreyle hareketsiz kalması halinde, ticari bakımdan yararlanılamayan bu süre için çartererin ücret ödeme borcu doğmaz.
Türk Ticaret Kanunu m. 1136/3 uyarınca donatan, sözleşmeden doğan tüm alacakları için çarterere ait taşınır ve kıymetli evraklar üzerinde hapis hakkına, çarterere ödenecek navlun üzerinde alacak rehnine ve Türk Ticaret Kanunu m. 1201 çerçevesinde bu navlun üzerinde hapis hakkına sahiptir. Ancak navlun borçlusu, alacak rehni kendisine bildirilmediği müddetçe çarterere ödeme yaparak borcundan kurtulur.
Çarterer, Türk Ticaret Kanunu m. 1137/1 gereğince geminin ticari yönetimi sebebiyle donatanın maruz kaldığı zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Geminin kararlaştırılan zamanda veya belirlenen limanda teslim edilmemesi halinde ise Türk Ticaret Kanunu m. 1137/2 uyarınca çarterer gecikilen zaman dilimi için tahsis ücretinin iki katını ödemekle yükümlü olup donatan zararını ispatladığı ölçüde daha fazlasını da talep edebilir.
Zaman Çarterinde Zamanaşımı Süresi
Zaman çarteri sözleşmesinden kaynaklanan talepler özel bir zamanaşımı süresine tabidir. Türk Ticaret Kanunu m. 1246 uyarınca zaman çarteri sözleşmesinden doğan bütün alacaklar, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir.
Gemi hareketsiz kaldığında tahsis ücreti ödenir mi?
Gemi en az yirmi dört saat süreyle hareketsiz kaldığı takdirde, ticari bakımdan yararlanılamayan bu süre boyunca çartererin tahsis ücreti ödeme borcu bulunmamaktadır.
Donatan sözleşmede kararlaştırılan gemi yerine başka bir gemi verebilir mi?
Kural olarak çarterer başka bir gemiyi kabul etmek zorunda değildir; ancak sözleşmede ikame klozuna (substitution clause) yer verilmişse donatan aynı niteliklere sahip başka bir gemi tahsis edebilir.
Zaman çarteri alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Türk Ticaret Kanunu m. 1246 hükmü uyarınca zaman çarteri sözleşmesinden doğan bütün alacaklar, muacceliyet tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

