MiFID II ve Türkiye Üzerindeki Olası Etkileri

by Avukat Erdal Ersoy
MiFID II ve Türkiye Üzerindeki Olası Etkileri

MiFID II'nin Kapsamı ve Hukuki Yapısı

MiFID II, Avrupa Birliği'nde hisse senedi, tahvil, emtia ve türev araç piyasalarını düzenleyen kapsamlı bir finansal çerçevedir. Bankalar, borsalar, işlem platformları, hedge fonları, brokerlar, emeklilik fonları, bireysel yatırımcılar ve fon yöneticileri dahil AB genelinde bu piyasalarda çalışan ya da işlem yapan herkes bu çerçevenin kapsamına girer.

Çerçeve iki ayrı hukuki araçtan oluşmaktadır: Yönetmelik (Regulation) AB içinde doğrudan etki doğururken, Direktif üye devletler tarafından yerel hukuka uyarlanmak zorundadır. Bu yapı nedeniyle direktifin uygulamasında üye devletler arasında ulusal farklılıklar ortaya çıkabilir.

Türk Şirketleri İçin Dolaylı Etki

MiFID II, AB içinde uygulanan bir düzenlemedir. AB'li iş ortaklarıyla ilişki yürüten Türk şirketler bu düzenlemeden dolaylı yoldan etkilenebilir.

AB Pazarına Erişimde Şube Zorunluluğu

Üye devletler, bir üçüncü ülke şirketinin kendi yetki alanlarında bireysel müşterilere hizmet vermesini o ülkede şube kurmaya bağlı kılabilir. Bu zorunluluk, bireysel müşteri hizmetine özgü bir koşuldur ve üye devlet tercihine göre şekillenir.

Eşdeğerlik Kararı: Üçüncü Ülke Şirketlerine Sağlanan Erişim

Eşdeğerlik kuralı, üçüncü ülke yatırım şirketlerinin üye devletlerde bir AB yatırım şirketine benzer şartlarda faaliyet göstermesini sağlar.

Uygun bir eşdeğerlik kararını takiben üçüncü ülke şirketleri, ilgili üye devletin yasalarına uymak kaydıyla AB içindeki işlem platformlarına erişim için doğrudan elektronik erişim (DEA) hizmeti sunabilir.

LEI Kodu Zorunluluğu

MiFID II kapsamındaki kuruluşların işlem raporlama yükümlülüklerini yerine getirirken iş ortaklarının Tüzel Kişi Kimlik Kodu'na (LEI) ihtiyaç duyduğu bilinmektedir. LEI kodu, başvurucunun ülkesindeki akredite bir ihraççıdan veya sınır ötesi hizmetler sunan bir LEI ihraççısından alınabilir; Türkiye'de bu hizmet Takasbank tarafından sağlanmaktadır.

Bağımsız Yatırım Danışmanlığında Teşvik Yasağı

MiFID II, bağımsız yatırım danışmanlığı sunan şirketlere üçüncü taraflardan ücret, komisyon veya herhangi bir parasal ya da parasal olmayan menfaat kabul edip bunları muhafaza etmeyi yasaklamaktadır. Bu yasağın istisnası oldukça dardır: müşteriye verilen hizmetin kalitesini artırabilecek nitelikte, müşterinin menfaatiyle çatışmayan, küçük ölçekte ve müşteriye açıkça bildirilen parasal olmayan menfaatler kapsam dışında kalabilir.

Yatırım danışmanlığı sunan şirketler ayrıca; tavsiyenin maliyetini, dayanağını ve nedenlerini, önerilen ürün yelpazesini, danışmanlığın bağımsız olup olmadığını ve finansal araçların uygunluğunun periyodik olarak değerlendirilip değerlendirilmediğini müşterilerine bildirmek zorundadır. Bu açıklama yükümlülüğü yatırım anıyla sınırlı değildir; yılda en az bir kez yerine getirilmesi gerekmektedir.

Araştırma Ücretlerinde Ayrıştırma Kuralı

MiFID II kapsamında araştırma hizmeti, şirketlerce ücretsiz olarak elde edilemez. Bu durum, AB'li iş ortaklarının araştırma ve benzeri hizmetlerin faturalanması konusunda yeni politikalar geliştirmesini gündeme getirebilir.

En İyi İcra Kuralı ve Türk Şirketlere Yansıması

En iyi icra ilkesi uyarınca yatırım şirketleri, emirleri yerine getirirken fiyat, maliyet, hız, icra ve takas olasılığı, nicelik ve nitelik gibi tüm unsurları göz önünde bulundurarak müşteri için mümkün olan en iyi sonucu elde etmek amacıyla gerekli tüm adımları atmak zorundadır. Şirketler ayrıca komisyonlar, işlem icrası ve araştırma maliyetleri hakkında öngördükleri bilgileri müşterilerine açıklamalı; fiyatlandırmaya ilişkin en iyi icra verilerini kamuoyuyla paylaşmalıdır.

Türkiye merkezli şirketler en iyi icra kuralına doğrudan tabi değildir. Bununla birlikte bu kurala uymayan bir yaklaşım rekabet açısından dezavantaj doğurur; AB içindeki iş ortakları, en iyi icra ilkesi doğrultusunda gözden geçirilmiş politikalar beklemektedir.

Algoritmik İşlem ve Doğrudan Elektronik Erişim

Algoritmik işlem hizmeti sunan üçüncü ülke şirketleri her üye devlette farklı düzenlemelerle karşılaşabilir; bazı üye devletler, belirli durumlarda, bu şirketlerin AB borsalarına erişimi için yerel lisanslama şartı öngörmektedir. Yetkili otorite; algoritmik işlem stratejilerinin niteliğini, işlem parametrelerini, risk ve uyum kontrollerini ile sistem test ayrıntılarını şirketten düzenli olarak ya da gerektiğinde açıklamasını talep edebilir.

DEA hizmetini mümkün kılan şirketler, bu hizmetten yararlanan müşterilerin uygunluğunu değerlendirmek ve denetlemek, hizmetin kullanımına ilişkin risk kontrollerini sağlamak ve müşterilerin sistem ya da işlem kodunu kullanarak gerçekleştirdiği işlemlerin sorumluluğunu üstlenmek durumundadır. MiFID II, DEA hizmeti sunan yatırım şirketinin müşterisini yakından takip etmesini zorunlu kılar; uygun sistem ve kontrollere tabi olmayan platformlarda müşterilere DEA hizmeti sunulması yasaktır.

Sık Sorulan Sorular

MiFID II Türk yatırım şirketlerini doğrudan bağlar mı?

MiFID II, AB içinde uygulanan bir düzenlemedir. AB'li iş ortaklarıyla ilişki yürüten ya da AB'deki müşterilere hizmet vermek isteyen Türk şirketler, şube kurma zorunluluğu ve eşdeğerlik şartları gibi pratik gerekliliklerle karşılaşabilir. LEI kodu zorunluluğu da bu kapsamda değerlendirilebilecek somut bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.

Bağımsız yatırım danışmanlığında komisyon kabul edilebilir mi?

MiFID II'ye göre bağımsız yatırım danışmanlığı sunan şirketler, üçüncü taraflardan komisyon, ücret veya herhangi bir menfaati kabul edip muhafaza edemez. Yalnızca hizmet kalitesini artıran, müşteri menfaatiyle çatışmayan, küçük ölçekte ve müşteriye açıkça bildirilen parasal olmayan menfaatler bu yasağın dışında kalabilir.

Algoritmik işlem hizmetinde üye devletler arasında farklı kurallar geçerli midir?

Evet. Algoritmik işlem hizmeti sunan üçüncü ülke şirketleri her üye devlette farklı düzenlemelerle karşılaşabilir. Bazı üye devletler bu şirketlerin borsaya erişimi için yerel lisanslama şartı öngörmektedir. Bu durum, direktifin yerel hukuka uyarlanmasından kaynaklanan ulusal farklılık yapısının somut bir yansımasıdır.

En iyi icra kuralına uymak Türk şirketleri için zorunlu mudur?

Türkiye merkezli şirketler en iyi icra kuralına doğrudan tabi değildir. Bununla birlikte bu kurala uyulmaması AB'deki iş ortakları nezdinde rekabet dezavantajı doğurabilir; AB'li ortaklar kendi yükümlülükleri çerçevesinde aynı doğrultuda politika güncellemesi bekleyebilir.

Yatırım danışmanlığı bildirim yükümlülüğü ne zaman yerine getirilmelidir?

Yatırım danışmanlığında açıklama yükümlülüğü yalnızca yatırım anında değil, yılda en az bir kez yerine getirilmek zorundadır. Açıklanması gereken bilgiler arasında tavsiyenin maliyeti ve dayanağı, önerilen ürün yelpazesi, danışmanlığın bağımsız olup olmadığı ve finansal araçların uygunluğunun periyodik değerlendirmeye tabi tutulup tutulmadığı yer almaktadır.

LEI kodu nedir ve Türk şirketler için neden önemlidir?

LEI (Tüzel Kişi Kimlik Kodu), MiFID II kapsamındaki kuruluşların işlem raporlama süreçlerinde iş ortaklarını tanımlamak için kullandığı bir koddur. Bu kod, başvurucunun ülkesindeki akredite bir ihraççıdan veya sınır ötesi hizmetler sunan bir LEI ihraççısından alınabilir; Türkiye'de bu hizmet Takasbank tarafından sağlanmaktadır.

Araştırma hizmetleri MiFID II kapsamında ücretsiz sunulabilir mi?

MiFID II kapsamında araştırma hizmeti şirketlerce ücretsiz olarak elde edilemez. Bu kural, AB'li iş ortaklarının araştırma hizmetlerinin faturalanma biçimine ilişkin politikalarını gözden geçirmesini zorunlu kılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu