Yurtdışından Gelen Dövizin Beyanı ve Para Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
Yurtdışından Gelen Dövizin Beyanı ve Para Cezası

Yurtdışından Türkiye'ye döviz getirilmesi ve yurttan döviz çıkarılması Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'ın 4/a maddesi uyarınca kural olarak serbesttir. Türkiye'de mukim kişilerin üzerlerinde döviz taşımaları, döviz büroları veya bankalar gibi yetkili kuruluşlar üzerinden kambiyo işlemi gerçekleştirmeleri ve bankalarda döviz hesabı açarak bu varlıkları diledikleri gibi kullanmaları aynı Karar'ın 4/b maddesiyle güvence altına alınmıştır. Ancak bu serbesti, sınır kapılarındaki denetim ve gümrük mevzuatından kaynaklanan açıklama yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

Yolcu Beraberi Nakit Girişi ve Banka Kanalı Zorunluluğu

Gerçek kişilerin kişisel sermaye hareketlerine ilişkin para transferlerini bankacılık sistemi vasıtasıyla yapmaları Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'ın 14. maddesi doğrultusunda serbesttir. Buna karşılık, sınır geçişlerinde yolcuların fiziki olarak taşıyabilecekleri nakit türlerine sınırlamalar getirilmiştir. Yurt dışından temin edilen krediler ile kişisel borçlar, armağan, hediye, bağış, çeyiz, miras veya göçmen işçilerin varlıkları gibi kişisel sermaye niteliğindeki nakdin gümrük noktalarından yolcu beraberinde, bagajda veya taşıtlarda yurda sokulması mümkün değildir. Bu kapsamdaki kıymetlerin Türkiye'ye yalnızca bankacılık kanalıyla aktarılması zorunludur.

Giriş noktasında yolcunun beyan ettiği nakdin yurt dışından alınan bir kredi veya kişisel sermaye hareketine dayandığının anlaşılması durumunda, bu husus Nakit Beyan Formu ile kayıt altına alınmakla birlikte söz konusu nakdin fiziken yurda girişine izin verilmez. Kredi ve kişisel sermaye niteliği taşımayan mal ve hizmet ihracat bedelleri, transit ticaret kazançları ya da yabancı sermaye bedeli gibi nakit değerler ise Nakit Beyan Formu doldurulmak suretiyle gümrükten yurda getirilebilir. Sadece yabancı madeni ve kağıt paralar değil; bono, poliçe, çek, seyahat çeki, posta çeki ve ödeme emirleri gibi yabancı paralarla ödemeyi temin eden belgeler de nakit döviz kapsamında değerlendirilir.

Gümrük İdaresinin Açıklama Talebi ve Arama Tedbirleri

5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasına göre; Türk parasını, dövizi veya bunlarla ödemeyi sağlayan belgeleri yurda getiren ya da yurt dışına çıkaran yolcular, gümrük idaresinin talebi üzerine bunlarla ilgili tam ve doğru açıklama yapmakla yükümlüdür. Talebin ardından gümrük personeli tarafından yolcunun beyanına göre elektronik ortamda dört nüsha Nakit Açıklama Tutanağı düzenlenir. Bu belge görevli memur ile yolcu tarafından imzalanır ve talep edilmesi halinde bir örneği yolcuya tevdi edilir.

5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
MADDE 16 – (1) Türk parası, döviz veya bunlarla
ödemeyi sağlayan belgeleri yurt dışına çıkaran veya yurda getiren yolcular,
gümrük idaresinin talebi üzerine bunlarla ilgili olarak tam ve doğru açıklama
yapmakla mükelleftir.
(2) Yetkililerce talep edildiği
halde herhangi bir açıklama yapılmaması veya yanlış ya da yanıltıcı açıklama
yapılması halinde, yolcu beraberindeki değerler gümrük idaresi tarafından
muhafaza altına alınır. Gümrük idaresince, açıklamada bulunmayan yolculara
taşıdıkları değerin, tutar konusunda gerçeğe aykırı açıklamada bulunan
yolculara ise taşıdıkları değer ile açıkladıkları değer arasındaki farkın onda
biri kadar idarî para cezası kesilir. Ayrıca durum şüpheli sayılarak Başkanlığa
bildirilmekle birlikte ilgili diğer mercilere de intikal ettirilir. Binbeşyüz
Yeni Türk Lirasına kadar olan farklar için bu fıkra hükmü uygulanmaz.
Koruma tedbirleri[11]

Yetkililerce yürütülen sınır kontrollerinde yakalanabilecek veya suç delillerinin elde edilebileceğine ilişkin makul şüphe bulunması durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 116. maddesi gereğince şüphelinin üstü, eşyası veya aracı aranabilir. Suçun veya genel tehlikenin önlenmesi amacıyla ise 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca sulh ceza hâkimi kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amirin yazılı emriyle önleme araması yapılabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 116Kaynağı aç
Madde 116 – (1) Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde
edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü,
eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.[26]
Diğer kişilerle ilgili arama

Açıklamada Bulunmama ve Yanıltıcı Beyanın Hukuki Sonuçları

Gümrük görevlilerinin talebine rağmen açıklama yapılmaması veya yanıltıcı açıklamada bulunulması halinde yolcu beraberindeki tüm nakit ve değerler gümrük idaresince muhafaza altına alınır. 5549 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, açıklamada bulunmaktan kaçınan yolculara taşıdıkları değerin onda biri (%10) oranında idari para cezası kesilir. Taşınan değer konusunda gerçeğe aykırı açıklama yapılması durumunda ise taşınan değer ile açıklanan miktar arasındaki farkın onda biri kadar idari para cezası tatbik edilir. Bu süreçte tanzim edilen tutanak en az iki görevli memur ile açıklamada bulunan yolcu tarafından imzalanır ve bir nüshası Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına gönderilir.

5549 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bin beş yüz Yeni Türk Lirasına kadar olan farklar için idari para cezası ve şüpheli durum bildirimi uygulanmaz. Bu eşiği aşan ihlallerde ise yolcu beraberindeki değerler muhafaza altına alınarak durum şüpheli sayılır, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına ve ilgili diğer mercilere bildirilir; ayrıca 1567 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda işlem tesis edilmesi için keyfiyet Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirilir.

1567 Sayılı Kanun Çerçevesinde Uygulanan Yaptırımlar

Kambiyo mevzuatında düzenlenen kıymetlerin izinsiz olarak yurda sokulması veya çıkarılması fiili, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca suç veya kabahat teşkil etmediği takdirde 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrası devreye girer. Bu düzenlemeye göre izinsiz kıymet ithal eden veya ihraç eden kişilere, eşya ve kıymetlerin rayiç bedelinin yarısından iki katına kadar idari para cezası verilir. Fiilin teşebbüs aşamasında kalması durumunda ise tayin edilecek ceza yarı oranında indirilir.

1567 sayılı TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
Madde
3 – (Değişik: 24/12/2008- 5827/1 md.)
Cumhurbaşkanının bu Kanun
hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere
aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası ile cezalandırılır.[4]
(Değişik ikinci
fıkra:20/7/2025-7555/2 md.) Fiil, 1 inci maddede yazılı kıymetlerin izinsiz olarak
yurttan çıkarılması veya yurda sokulması mahiyetinde ise 21/3/2007 tarihli ve
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre suç veya kabahat
oluşturmadığı takdirde kişi; eşya ve kıymetlerin rayiç bedelinin yarısından iki
katına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bu fiilin teşebbüs
aşamasında kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Her türlü mal, kıymet,
hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu
işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki
hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda
getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin
yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına
ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci
fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para
cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz.
İthalat, ihracat ve diğer
kambiyo işlemlerinde döviz veya Türk Parası kaçırmak kastıyla muvazaalı
işlemlerde bulunanlar, yurda getirmekle yükümlü oldukları veya kaçırdıkları
kıymetlerin rayiç bedeli kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. Bu
fiilin teşebbüs aşamasında kalması halinde verilecek ceza yarı oranında
indirilir.
(Ek fıkra:
16/5/2018-7144/1 md.)
Bu Kanuna dayanılarak çıkarılan karar, yönetmelik ve tebliğler ile diğer genel
ve düzenleyici işlemler uyarınca faaliyet izni veya yetki belgesi alınması
zorunlu olan konularda, gerekli izin veya belgeyi almaksızın yetkisiz
faaliyette bulunanlar, elli bin Türk lirasından iki yüz elli bin Türk lirasına
kadar idarî para cezası ile cezalandırılır ve yetkisiz faaliyetin
gerçekleştirildiği iş yerindeki tüm faaliyetler bir ay süreyle durdurulur. (Ek
cümle:20/7/2025-7555/2 md.) Yetkisiz faaliyetin idari para cezasına ilişkin
idari yaptırım kararının kesinleştiği tarihi izleyen beş yıl içinde tekerrürü
halinde idari para cezası üst sınırdan uygulanır. (Değişik
cümle:20/7/2025-7555/2 md.) Yetkisiz faaliyette bulunanların ilan ve
reklamlarından veya yaptıkları işin mahiyetinden söz konusu iş yerini, sadece
faaliyet izni veya yetki verilmesi gereken faaliyet konularında iştigal etmek
maksadıyla açtıkları veya işlettikleri anlaşılıyorsa söz konusu iş yerindeki
tüm faaliyetler sürekli olarak durdurulur ve idari para cezası üst sınırdan
uygulanır. (Ek cümle:20/7/2025-7555/2 md.) Bu fıkra hükümlerinin
uygulanmasında dokuzuncu fıkra hükmü dikkate alınmaz. Durdurma işlemleri
Hazine ve Maliye Bakanlığının talebi üzerine valiliklerce yerine getirilir.[5][6][7]
Bu kabahatlerin bir tüzel
kişinin yararına olarak işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişiye de aynı miktarda
idarî para cezası verilir.
Kabahatin konusunu
yabancı para oluşturması halinde, idarî para cezasının hesaplanmasında fiilin işlendiği
tarih itibarıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bu paraya ilişkin
"döviz satış kuru" esas alınır.
Hükmolunacak idarî para
cezasına, kabahat tarihi ile tahsil tarihi arasındaki süreler için 6183 sayılı
Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında, para cezası ile birlikte
tahsil olunmak üzere, gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizinin hesaplanmasında
ay kesirleri nazara alınmaz.[8]
(Değişik dokuzuncu
fıkra:20/7/2025-7555/2 md.) Yukarıdaki fıkralarda yazılı kabahatlerin, aynı kabahate ilişkin idari
yaptırım kararının kesinleştiği tarihi izleyen beş yıl içinde tekerrürü halinde
verilecek cezalar iki kat olarak uygulanır.
Bu madde hükmüne göre
idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

İdari para cezasına konu kabahatin yabancı para birimlerinden oluşması halinde ceza tutarı, fiilin işlendiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınarak Türk Lirasına çevrilir. Hükmolunan idari para cezasına kabahat tarihi ile fiili tahsil tarihi arasındaki süre boyunca 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi yürütülür ve faiz hesabında ay kesirleri dikkate alınmaz.

1567 sayılı Kanun kapsamındaki idari para cezalarına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir. Söz konusu yaptırım kararının kesinleştiği tarihi takip eden beş yıl içinde aynı kabahatin tekrar işlenmesi durumunda, tayin edilecek idari para cezaları iki kat olarak tatbik edilir.

Yurtdışından döviz getirmek tamamen serbest midir?

Türkiye'ye döviz getirilmesi kural olarak serbesttir; ancak gümrük girişinde yetkililerin talep etmesi halinde doğru açıklama yapılması, kişisel sermaye hareketlerinin ise fiziken taşınmayıp bankacılık sistemi üzerinden aktarılması gerekir.

Gümrükte dövizi beyan etmemenin idari para cezası nedir?

Gümrük idaresinin talebine rağmen beyanda bulunmayan yolculara taşıdıkları değerin onda biri, tutarı gerçeğe aykırı açıklayanlara ise tespit edilen farkın onda biri oranında idari para cezası kesilir ve değerler muhafaza altına alınır.

Yolcu beraberinde kredi veya miras parası taşınabilir mi?

Hayır, yurt dışından sağlanan krediler ile miras ve bağış gibi kişisel sermaye mahiyetindeki nakitlerin gümrük kapılarından yolcu beraberinde getirilmesi yasaktır; gümrükte bu kaynak beyan edilse dahi form düzenlenerek nakdin fiziki girişine izin verilmez.

1567 sayılı Kanun uyarınca izinsiz kıymet girişinde cezayı hangi makam verir?

1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3. maddesi kapsamındaki idari para cezalarına karar vermeye yetkili makam Cumhuriyet savcısıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu