Yurtdışından Döviz ve Altın Getirilmesi ve Beyan Kuralları

by Avukat Erdal Ersoy
Yurtdışından Döviz ve Altın Getirilmesi ve Beyan Kuralları

Yurtdışından Döviz İthali ve Gümrükte Açıklama Mükellefiyeti

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın 4. maddesinin (a) bendi uyarınca Türkiye'ye döviz ithali serbesttir. Kişilerin beraberlerinde nakit döviz getirmeleri kural olarak bir miktar kısıtlamasına tabi tutulmamıştır. Buna karşılık, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk parası, döviz veya bunlarla ödemeyi sağlayan belgeleri yurda getiren ya da yurtdışına çıkaran yolcular, gümrük idaresinin talebi üzerine bu değerlerle ilgili tam ve doğru açıklama yapmakla mükelleftir.

5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
MADDE 16 – (1) Türk parası, döviz veya bunlarla ödemeyi sağlayan belgeleri yurt dışına çıkaran veya yurda getiren yolcular, gümrük idaresinin talebi üzerine bunlarla ilgili olarak tam ve doğru açıklama yapmakla mükelleftir. (2) Yetkililerce talep edildiği halde herhangi bir açıklama yapılmaması veya yanlış ya da yanıltıcı açıklama yapılması halinde, yolcu beraberindeki değerler gümrük idaresi tarafından muhafaza altına alınır. Gümrük idaresince, açıklamada bulunmayan yolculara taşıdıkları değerin, tutar konusunda gerçeğe aykırı açıklamada bulunan yolculara ise taşıdıkları değer ile açıkladıkları değer arasındaki farkın onda biri kadar idarî para cezası kesilir. Ayrıca durum şüpheli sayılarak Başkanlığa bildirilmekle birlikte ilgili diğer mercilere de intikal ettirilir. Binbeşyüz Yeni Türk Lirasına kadar olan farklar için bu fıkra hükmü uygulanmaz. Koruma tedbirleri[11]

Açıklama Talebi Koşulu ve İdari Yaptırımın Şartları

5549 sayılı Kanun'un 16. maddesi kapsamında idari yaptırım uygulanabilmesi için öncelikle gümrük yetkilileri tarafından yolcudan beraberindeki nakit değerlere ilişkin açıklama talep edilmiş olması şarttır. Yetkililerce herhangi bir açıklama talep edilmeden önce gerçekleştirilen kontrolde döviz bulunması ve sonrasında ilgilinin nakdin cinsine, miktarına ve menşeine yönelik doğru açıklamada bulunması halinde kabahat gerçekleşmez. Yaptırım uygulanabilmesi, idarenin somut bildirim istemine rağmen bilgi verilmemesi veya yanıltıcı bilgi sunulması haline bağlıdır.

Buna mukabil, gümrük görevlilerince yolcuya taşınan nakit değerlere dair bir beyanının bulunup bulunmadığı açıkça sorulduğunda, beyan edilecek bir unsur olmadığını bildiren yolcu yönünden açıklama yükümlülüğünün ihlali meydana gelir. Talebe rağmen nakit bulunmadığının ifade edilmesi ve yapılan kontrolde döviz ele geçirilmesi halinde açıklama yapmama kabahatinin unsurları oluşur.

Gerçeğe Aykırı Beyan veya Açıklama Yapmamanın Hukuki Sonuçları

Yetkililerce talep edilmesine karşın herhangi bir açıklama yapılmaması ya da gerçeğe aykırı ve yanıltıcı bilgi verilmesi durumunda, 5549 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yolcu beraberindeki değerler gümrük idaresi tarafından muhafaza altına alınır. Açıklamada bulunmayan yolculara taşıdıkları değerin onda biri oranında, tutar konusunda gerçeğe aykırı açıklamada bulunanlara ise taşınan değer ile açıklanan tutar arasındaki farkın onda biri tutarında idari para cezası kesilir. Durum şüpheli kabul edilerek Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına ve ilgili mercilere intikal ettirilir.

5549 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tutar konusunda bin beş yüz Yeni Türk Lirasına kadar olan farklar için değerlerin muhafazası, idari para cezası uygulanması ve durumun şüpheli sayılarak bildirilmesi yaptırımları uygulanmaz.

Gümrük İdaresinin Düzenleyeceği Tutanak ve Bildirim Usulü

Gümrük idaresince açıklama istenmesine rağmen açıklama yapılmaması veya yanıltıcı bilgi verildiğinin anlaşılması halinde, en az iki gümrük memuru ile yolcu tarafından imzalanan Nakit Açıklama Tutanağı tanzim edilir. Bu tutanağın bir örneği Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığına gönderilir. Açıklanmayan değerler muhafaza altına alınıp yüzde on oranında idari para cezası uygulanırken, durum aynı zamanda 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir ve adli mercilerden verilecek talimata göre süreç yürütülür.

1567 Sayılı Kanun Uyarınca İdari Para Cezası ve Yetkili Makam

1567 sayılı Kanun kapsamındaki kıymetlerin izinsiz olarak yurda sokulması fiili, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre suç veya kabahat oluşturmadığı takdirde; kişi hakkında eşya ve kıymetlerin rayiç bedelinin yarısından iki katına kadar idari para cezası tatbik edilir. Fiilin teşebbüs aşamasında kalması durumunda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Kabahatin konusunun yabancı para olması halinde, idari para cezasının hesaplanmasında fiilin işlendiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınır. 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı vermeye yetkili makam Cumhuriyet savcısıdır. Aynı kabahate ilişkin kesinleşen idari yaptırım kararını izleyen beş yıl içinde fiilin tekerrürü halinde cezalar iki kat olarak hükmolunur.

1567 sayılı TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – (Değişik: 24/12/2008- 5827/1 md.) Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır.[4] (Değişik ikinci fıkra:20/7/2025-7555/2 md.) Fiil, 1 inci maddede yazılı kıymetlerin izinsiz olarak yurttan çıkarılması veya yurda sokulması mahiyetinde ise 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre suç veya kabahat oluşturmadığı takdirde kişi; eşya ve kıymetlerin rayiç bedelinin yarısından iki katına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bu fiilin teşebbüs aşamasında kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz. İthalat, ihracat ve diğer kambiyo işlemlerinde döviz veya Türk Parası kaçırmak kastıyla muvazaalı işlemlerde bulunanlar, yurda getirmekle yükümlü oldukları veya kaçırdıkları kıymetlerin rayiç bedeli kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. Bu fiilin teşebbüs aşamasında kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. (Ek fıkra: 16/5/2018-7144/1 md.) Bu Kanuna dayanılarak çıkarılan karar, yönetmelik ve tebliğler ile diğer genel ve düzenleyici işlemler uyarınca faaliyet izni veya yetki belgesi alınması zorunlu olan konularda, gerekli izin veya belgeyi almaksızın yetkisiz faaliyette bulunanlar, elli bin Türk lirasından iki yüz elli bin Türk lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır ve yetkisiz faaliyetin gerçekleştirildiği iş yerindeki tüm faaliyetler bir ay süreyle durdurulur. (Ek cümle:20/7/2025-7555/2 md.) Yetkisiz faaliyetin idari para cezasına ilişkin idari yaptırım kararının kesinleştiği tarihi izleyen beş yıl içinde tekerrürü halinde idari para cezası üst sınırdan uygulanır. (Değişik cümle:20/7/2025-7555/2 md.) Yetkisiz faaliyette bulunanların ilan ve reklamlarından veya yaptıkları işin mahiyetinden söz konusu iş yerini, sadece faaliyet izni veya yetki verilmesi gereken faaliyet konularında iştigal etmek maksadıyla açtıkları veya işlettikleri anlaşılıyorsa söz konusu iş yerindeki tüm faaliyetler sürekli olarak durdurulur ve idari para cezası üst sınırdan uygulanır. (Ek cümle:20/7/2025-7555/2 md.) Bu fıkra hükümlerinin uygulanmasında dokuzuncu fıkra hükmü dikkate alınmaz. Durdurma işlemleri Hazine ve Maliye Bakanlığının talebi üzerine valiliklerce yerine getirilir.[5][6][7] Bu kabahatlerin bir tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişiye de aynı miktarda idarî para cezası verilir. Kabahatin konusunu yabancı para oluşturması halinde, idarî para cezasının hesaplanmasında fiilin işlendiği tarih itibarıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bu paraya ilişkin "döviz satış kuru" esas alınır. Hükmolunacak idarî para cezasına, kabahat tarihi ile tahsil tarihi arasındaki süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında, para cezası ile birlikte tahsil olunmak üzere, gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara alınmaz.[8] (Değişik dokuzuncu fıkra:20/7/2025-7555/2 md.) Yukarıdaki fıkralarda yazılı kabahatlerin, aynı kabahate ilişkin idari yaptırım kararının kesinleştiği tarihi izleyen beş yıl içinde tekerrürü halinde verilecek cezalar iki kat olarak uygulanır. Bu madde hükmüne göre idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Yolcu Beraberinde Ziynet Eşyası ve Altın Getirilmesi

Yolcuların beraberlerinde getirebilecekleri kıymetli maden ve taşlara ilişkin usul Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın 7. maddesinin (c) bendinde düzenlenmiştir. Buna göre yolcular, kendilerine ait olan, değeri 15.000 ABD Dolarını aşmayan ve ticari amaç taşımayan ziynet eşyası niteliğindeki kıymetli maden ve taşlardan yapılmış eşyaları Türkiye'ye serbestçe getirebilirler. 15.000 ABD Dolarını aşan değerdeki ziynet eşyalarının tekrar yurtdışına çıkarılması ise ülkeye girişte gümrük idaresine beyan edilmiş olmasına veya Türkiye'de satın alındığının belgelenmesine bağlıdır.

Yolcu beraberindeki ziynet eşyalarının muafiyetten yararlanabilmesi için eşyanın şahsi kullanıma özgülenmesi ve ticari mahiyet taşımaması zorunludur. Eşyanın miktar, cins ve nitelik bakımından ticari amaç taşıdığının anlaşılması durumunda şahsi ziynet eşyası muafiyetinden faydalanılması hukuken mümkün bulunmamaktadır.

İdari Para Cezalarına Karşı Kanun Yararına Bozma Usulü

Gümrükte uygulanan idari yaptırımlara karşı kanun yollarının tüketilmesiyle kesinleşen kararlar bakımından hukuka aykırılıkların giderilmesi adına kanun yararına bozma yoluna gidilebilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca; kanun yararına bozma isteminin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi halinde ise doğrudan bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi tarafından hükmedilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.[144] (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. (4) Bozma nedenleri: a) 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir. b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz. c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez. d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder. (5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması
Yurtdışından Türkiye'ye nakit döviz getirmek serbest midir?

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın 4/a maddesi gereğince Türkiye'ye döviz ithali serbesttir. Ancak 5549 sayılı Kanun uyarınca gümrük memurlarının talep etmesi halinde taşınan nakit değerlere dair tam ve doğru açıklama yapılması zorunludur.

Gümrük görevlileri sormadan yapılan aramada döviz bulunursa ceza verilir mi?

Gümrük görevlilerince önceden açıklama talep edilmeksizin yapılan aramada döviz bulunması ve akabinde yolcunun nakdin miktarı ve menşeine ilişkin doğru beyanda bulunması durumunda açıklama yapmama kabahati oluşmaz ve bu gerekçeyle idari para cezası uygulanamaz.

Gümrükte talep edilmesine rağmen dövizin açıklanmamasının cezası nedir?

Talep edildiği halde açıklama yapılmaması halinde değerler muhafaza altına alınır ve taşınan değerin onda biri oranında idari para cezası kesilir. Yanıltıcı beyanda bulunulması durumunda ise gerçek değer ile beyan edilen değer arasındaki farkın onda biri ceza olarak uygulanır.

Yolcu beraberinde ne kadar ziynet eşyası ve altın getirilebilir?

Yolcular, ticari amaç taşımayan ve değeri 15.000 ABD Dolarını aşmayan kendilerine ait şahsi ziynet eşyası niteliğindeki altın ve kıymetli madenleri serbestçe getirebilirler. Bu tutarı aşan ziynet eşyalarının tekrar yurtdışına çıkarılabilmesi için girişte gümrüğe beyan edilmesi şarttır.

1567 sayılı Kanun uyarınca izinsiz kıymet getirilmesinde idari para cezasını kim verir?

1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3. maddesi uyarınca bu kapsamdaki kabahatlere ilişkin idari para cezasına karar vermeye yetkili makam Cumhuriyet savcısıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu