Yurtdışına Döviz ve Altın Çıkarma Cezası ve Kuralları

by Avukat Erdal Ersoy
Yurtdışına Döviz ve Altın Çıkarma Cezası ve Kuralları

Yurtdışına döviz ve altın çıkarılması belirli yasal sınırlar ve bildirim yükümlülüklerine tabidir. 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca kambiyo, nükut, esham, tahvilat, kıymetli madenler ve taşlar ile bunlardan mamul eşya ve kıymetlerin memleketten ihracı veya ithalinin tanzim ve tahdidine karar almaya Cumhurbaşkanı yetkilidir. Bu yetki kapsamında belirlenen düzenlemelere aykırı hareket edilmesi, ilgililer hakkında idari para cezası ve adli süreçlerin uygulanmasını gerektirir.

Yolcu Beraberinde Döviz Çıkışı ve Beyan Yükümlülüğü

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın 4. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, yolcuların beraberlerinde 10.000 Avro ya da buna denk tutarı aşan döviz çıkarması halinde durumu gümrük birimlerine bildirmeleri şarttır. Gümrük denetiminde beyan verilmediği veya gerçeğe aykırı bildirim yapıldığı anlaşılırsa, nakit paralar idare tarafından koruma altına alınır. Eylemin şüpheli görülmesi sebebiyle Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı haberdar edilir; ayrıca 1567 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda adli süreç yürütülebilmesi amacıyla yetkili Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulur.

Yolcu beraberi döviz çıkışında idari yaptırım tatbik edilirken, ceza ele geçirilen toplam döviz tutarı üzerinden değil, beyana tabi olmayan yasal muafiyet sınırını aşan miktar üzerinden kabahat tarihindeki kur dikkate alınarak uygulanır. Kabahatin konusunun yabancı para olması durumunda, 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin yedinci fıkrası gereğince idari para cezasının hesaplanmasında fiilin işlendiği tarih itibarıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının döviz satış kuru esas alınır.

1567 sayılı TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
Madde
3 – (Değişik: 24/12/2008- 5827/1 md.)
Cumhurbaşkanının bu Kanun
hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere
aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası ile cezalandırılır.[4]
(Değişik ikinci
fıkra:20/7/2025-7555/2 md.) Fiil, 1 inci maddede yazılı kıymetlerin izinsiz olarak
yurttan çıkarılması veya yurda sokulması mahiyetinde ise 21/3/2007 tarihli ve
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre suç veya kabahat
oluşturmadığı takdirde kişi; eşya ve kıymetlerin rayiç bedelinin yarısından iki
katına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bu fiilin teşebbüs
aşamasında kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Her türlü mal, kıymet,
hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu
işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki
hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda
getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin
yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına
ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci
fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para
cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz.
İthalat, ihracat ve diğer
kambiyo işlemlerinde döviz veya Türk Parası kaçırmak kastıyla muvazaalı
işlemlerde bulunanlar, yurda getirmekle yükümlü oldukları veya kaçırdıkları
kıymetlerin rayiç bedeli kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. Bu
fiilin teşebbüs aşamasında kalması halinde verilecek ceza yarı oranında
indirilir.
(Ek fıkra:
16/5/2018-7144/1 md.)
Bu Kanuna dayanılarak çıkarılan karar, yönetmelik ve tebliğler ile diğer genel
ve düzenleyici işlemler uyarınca faaliyet izni veya yetki belgesi alınması
zorunlu olan konularda, gerekli izin veya belgeyi almaksızın yetkisiz
faaliyette bulunanlar, elli bin Türk lirasından iki yüz elli bin Türk lirasına
kadar idarî para cezası ile cezalandırılır ve yetkisiz faaliyetin
gerçekleştirildiği iş yerindeki tüm faaliyetler bir ay süreyle durdurulur. (Ek
cümle:20/7/2025-7555/2 md.) Yetkisiz faaliyetin idari para cezasına ilişkin
idari yaptırım kararının kesinleştiği tarihi izleyen beş yıl içinde tekerrürü
halinde idari para cezası üst sınırdan uygulanır. (Değişik
cümle:20/7/2025-7555/2 md.) Yetkisiz faaliyette bulunanların ilan ve
reklamlarından veya yaptıkları işin mahiyetinden söz konusu iş yerini, sadece
faaliyet izni veya yetki verilmesi gereken faaliyet konularında iştigal etmek
maksadıyla açtıkları veya işlettikleri anlaşılıyorsa söz konusu iş yerindeki
tüm faaliyetler sürekli olarak durdurulur ve idari para cezası üst sınırdan
uygulanır. (Ek cümle:20/7/2025-7555/2 md.) Bu fıkra hükümlerinin
uygulanmasında dokuzuncu fıkra hükmü dikkate alınmaz. Durdurma işlemleri
Hazine ve Maliye Bakanlığının talebi üzerine valiliklerce yerine getirilir.[5][6][7]
Bu kabahatlerin bir tüzel
kişinin yararına olarak işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişiye de aynı miktarda
idarî para cezası verilir.
Kabahatin konusunu
yabancı para oluşturması halinde, idarî para cezasının hesaplanmasında fiilin işlendiği
tarih itibarıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bu paraya ilişkin
"döviz satış kuru" esas alınır.
Hükmolunacak idarî para
cezasına, kabahat tarihi ile tahsil tarihi arasındaki süreler için 6183 sayılı
Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında, para cezası ile birlikte
tahsil olunmak üzere, gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizinin hesaplanmasında
ay kesirleri nazara alınmaz.[8]
(Değişik dokuzuncu
fıkra:20/7/2025-7555/2 md.) Yukarıdaki fıkralarda yazılı kabahatlerin, aynı kabahate ilişkin idari
yaptırım kararının kesinleştiği tarihi izleyen beş yıl içinde tekerrürü halinde
verilecek cezalar iki kat olarak uygulanır.
Bu madde hükmüne göre
idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Ziynet Eşyası ve Altın Çıkışında Yasal Düzenleme

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın 7. maddesinin (c) bendi gereğince yolcular, beraberlerindeki kendilerine ait değeri 15.000 ABD Dolarını aşmayan ve ticari amaç taşımayan ziynet eşyası niteliğindeki kıymetli madenlerden ve taşlardan yapılmış eşyaları yurtdışına çıkarabilirler. Daha fazla değerdeki ziynet eşyalarının yurtdışına çıkarılması ise Türkiye'ye girişte beyan edilmiş olmasına veya Türkiye'de satın alındığının tevsik edilmesi şartına bağlıdır.

Yolcu beraberinde yurtdışına ziynet eşyası çıkarılması ihracat niteliğindedir. Bu nedenle ithalat işlemlerine özgü kaynak kullanımı destekleme fonu uygulaması yolcu beraberi eşya çıkışlarında tatbik edilmez.

Yurda sokulmak istenen ziynet eşyası ve kıymetli madenlerin satılmak amacıyla getirilmesi durumunda ticari amaç güdüldüğünden 32 sayılı Karar'ın muafiyet hükümleri uygulanmaz; bu fiiller Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında kaçak eşya işlemi görür, ilgililer hakkında mahkûmiyet ve kaçak eşyanın müsaderesi hükümleri tatbik edilir.

İzinsiz Çıkarmada Uygulanan Yaptırımlar ve Yargılama Usulü

1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasına göre, kanunda belirtilen kıymetlerin izinsiz biçimde sınır ötesine taşınması ya da ülkeye getirilmesi 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu çerçevesinde bir suç yahut kabahate vücut vermiyorsa, ilgiliye söz konusu eşya ve kıymetlerin piyasa rayiç değerinin yarısı ile iki katı aralığında idari para cezası kesilir. Eylemin tamamlanamayıp teşebbüste kalması vaziyetinde öngörülen yaptırım yarı yarıya indirilir. Bununla birlikte ithalat, ihracat ve öteki kambiyo faaliyetlerinde döviz veya ulusal para kaçırma amacıyla danışıklı işlemler yürüten kimseler hakkında, aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca kaçırılan yahut memlekete intikal ettirilmesi gereken değerlerin rayiç karşılığı kadar idari para cezası uygulanır.

Türkiye'den satın alındığı anlaşılan ancak gümrük çıkış işlemi sırasında gizlenerek beyan edilmeksizin izinsiz olarak yurttan çıkarılmaya çalışılan kıymetli eşya eylemi 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kabahat oluşturur. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2015/497 Esas ve 2015/23813 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, kovuşturma konusu eylemin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesi gereğince idari yaptırım kararının mahkemece verilmesi gerekir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2015/497, K. 2015/23813Kaynağı aç
7. Ceza Dairesi         2015/497 E.  ,  2015/23813 K.
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : 7 – 2014/217215
MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/12/2013
NUMARASI : 2012/736 (E) ve 2013/607 (K)
SUÇ : 5607 sayılı Yasa'ya Muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosya kapsamına göre, sanığın Türkiye'den Bulgaristan'a çıkış yapmak üzere gümrük sahasına geldiği, gümrük tescil işlemleri tamamlandıktan sonra risk analizi kapsamında X-Ray cihazına sevk edildiği ve yapılan arama sonucunda aracın bagaj kısmında stepne yerine gizlenmiş halde beyan harici 104 kg 997 gr işlenmiş gümüş (ziynet) eşyanın ele geçtiği anlaşılmıştır.
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın 7/c. maddesinde yer alan "yolcular, beraberlerindeki kendilerine ait değeri 15.000 ABD Dolarını aşmayan ve ticari amaç taşımayan ziynet eşyası niteliğinde kıymetli madenlerden ve taşlardan yapılmış eşyaları yurda getirebilirler ve yurtdışına çıkarabilirler. Daha fazla değerdeki ziynet eşyalarının yurt dışına çıkarılması, girişte beyan edilmiş olmasına veya Türkiye'de satın alındığını tevsik etme şartına bağlıdır." hükmü gereğince, somut olayımızda Türkiye'den satın alındığı anlaşılan ancak, gümrük çıkış işlemi sırasında söz konusu kıymetli eşya gizlenerek beyanda bulunulmaması ve dolayısıyla izinsiz olarak yurttan çıkarılmaya teşebbüs edilmesi karşısında, eylemin 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3/2. madde fıkrası kapsamında kaldığı ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesi gereğince kovuşturma konusu eylemin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde idari yaptırım kararının mahkemece verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/12/2015 günü oybirliğiyle karar verildi.

1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasına göre Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişilere maktu idari para cezası verilir. Maddedeki kabahatlerin bir tüzel kişinin yararına işlenmesi durumunda tüzel kişiye de aynı miktarda ceza uygulanır. Anılan kabahatlerin, kesinleştiği tarihi izleyen beş yıl içinde tekerrürü halinde cezalar iki kat olarak verilir. Hükmolunan idari para cezasına kabahat tarihi ile tahsil tarihi arasındaki süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen oranda gecikme faizi uygulanır ve hesaplamada ay kesirleri dikkate alınmaz. Kanun'un 3. maddesinin onuncu fıkrasına göre idari para cezasına karar vermeye kural olarak Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasındaki maktu idari para cezasını gerektiren kabahatlerde, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresi nispi idari para cezalarından farklı usul kurallarına tabi olabilmektedir. İlgili zamanaşımı sürelerinin dolması halinde kişi hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi zorunluluğu doğar.

Elkoyma Usulü ve Kanun Yolu Denetimi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 127. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
Madde 127 – (1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim
kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet
savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin
yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.
(2) Kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa
geçirilir.
(3) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı olmaksızın
yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde
elkoyma kendiliğinden kalkar.
(4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine
elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini
isteyebilir.
(5) Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir.
(6) (Değişik: 25/7/2018-7145/15 md.) Askerî mahallerde yapılacak
elkoyma işlemi, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla
adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların
katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir.
Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma

Olağan kanun yolları olan istinaf veya temyiz denetiminden geçmeden kesin nitelik kazanan hâkimlik yahut mahkeme kararlarında hukuki sakatlık tespit edildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin birinci fıkrası gereğince Adalet Bakanlığı devreye girebilir. Bakanlık, gerekçeli hukuki sebeplerini açıklamak kaydıyla kararın bozulması talebini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla yüksek mahkemenin incelemesine sunabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf
veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka
aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca
bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.[144]
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya
hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine
verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse,
karar veya hükmü kanun yararına bozar.
(4) Bozma nedenleri:
a) 223 üncü maddede tanımlanan ve
davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya
mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.
b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya
savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine
ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama
sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan
cezadan daha ağır olamaz.
c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise,
aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.
d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını
gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini
gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.
(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması
Yurtdışına çıkarken beyan edilmesi gereken döviz sınırı nedir?

Yolcu beraberi yapılan 10.000 Avro veya eşitini aşan döviz çıkışlarında gümrük idaresine beyanda bulunulması zorunludur.

Beyan edilmeyen dövize kesilecek ceza nasıl hesaplanır?

İdari para cezası ele geçen toplam döviz üzerinden değil, beyana tabi olmayan yasal muafiyet sınırını aşan kısım üzerinden fiil tarihindeki Merkez Bankası döviz satış kuru dikkate alınarak hesaplanır.

Yurtdışına izinsiz altın ve kıymet çıkarmanın cezası nedir?

Fiilin Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na göre suç veya kabahat oluşturmaması halinde, eşya ve kıymetlerin rayiç bedelinin yarısından iki katına kadar, teşebbüs halinde ise bu oranın yarı indirimli tutarında idari para cezası verilir.

Yurtdışına belgesiz ve beyansız ne kadar ziynet eşyası çıkarılabilir?

Yolcular, kendilerine ait değeri 15.000 ABD Dolarını aşmayan ve ticari amaç taşımayan ziynet eşyasını beyan veya tevsik şartı aranmaksızın yurtdışına çıkarabilirler.

Gümrükte hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma ne zaman kalkar?

Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur; hâkim elkoymadan itibaren 48 saat içinde kararını açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu