Anonim şirkette yönetim kurulu ve kendisine bırakılan alandaki yönetim, kanun veya esas sözleşmeyle genel kurulun yetkisine bırakılanlar dışında, işletme konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli her türlü iş ve işlem hakkında karar alabilir. Üst yönetim, yönetim teşkilatı, finansal düzen, belirli atamalar ve üst gözetim gibi görevler devredilemez ve vazgeçilemez. Sermaye kaybı ile borca batıklıkta çağrı, bildirim ve iflas istemi ayrıca düzenlenir; iflas isteminin istisnası yazılı sıra kaydırması ve bilirkişi doğrulamasına bağlıdır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 374Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 375Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 376Kaynağı aç
Karar yetkisinin iki sınırı
Türk Ticaret Kanunu’nun 374. maddesinin birinci fıkrası karar yetkisini hem yönetim kuruluna hem de kurulun bıraktığı alandaki yönetime tanır. Bir iş kanun veya esas sözleşme uyarınca genel kurula bırakılmışsa bu yetkinin dışında kalır. Kararın konusu da şirketin işletme konusunu gerçekleştirmek için gerekli bir iş veya işlem olmalıdır.
Devredilemeyen yönetim ve finansal düzen
Türk Ticaret Kanunu’nun 375. maddesi, yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkilerini bentler hâlinde sayar. Şirketin üst düzeyde yönetilmesi ve buna ilişkin talimatların verilmesi ile şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi bu listededir.
Muhasebe, finans denetimi ve finansal planlama için gerekli düzenin kurulması da aynı niteliktedir. Finansal planlama yükümlülüğü, şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüyle sınırlıdır. Şube müdürleri hariç olmak üzere müdürlerin ve aynı işlevi gören kişilerin atanması ve görevden alınması da devredilemez ve vazgeçilemez yetkiler arasındadır.
Yönetimle görevli kişilerin özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun davranıp davranmadığının üst gözetimi de devredilemez. Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin tutulması; yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenip genel kurula sunulması; genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi aynı kapsamdadır. Borca batıklık hâlinde mahkemeye bildirim de devredilemez görevlerdendir. Bildirimin muhatabı ve usulü bu bentte ayrıca gösterilmez.
Sermayenin yarısı ve üçte ikisi
Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesinin birinci fıkrasına göre son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar nedeniyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa yönetim kurulu genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar. Tespit son yıllık bilançoya bağlıdır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında eşik, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisidir. Son yıllık bilanço bu kaybı gösterirse genel kurul derhâl toplantıya çağrılır. Genel kurul sermayenin üçte biriyle yetinmeye veya sermayenin tamamlanmasına karar vermezse şirket kendiliğinden sona erer. Sona erme, bu iki karardan birinin alınmamasına bağlanır.
Borca batıklık, bildirim ve istisna
Şirketin borca batık olduğuna dair şüphe uyandıran işaretler varsa yönetim kurulu ara bilanço çıkarır. Aktifler hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden değerlendirilir.
Ara bilançodan aktiflerin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediği anlaşılırsa yönetim kurulu durumu, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Bu sonuç, aynı fıkradaki sıra kaydırma istisnasının şartları gerçekleşmediği ölçüde doğar.
İflas kararı verilmeden önce, açığı karşılayacak ve borca batıklığı ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının diğer tüm alacaklılardan sonraki sıraya alınmasını yazılı olarak kabul edebilir. Bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanırsa istisna uygulanabilir. Şartlar gerçekleşmezse bilirkişi incelemesi için mahkemeye yapılan başvuru iflas bildirimi sayılır.
Şirketle işlem ve nakit borçlanma
Türk Ticaret Kanunu’nun 395. maddesinin birinci fıkrası, üyenin genel kurul izni bulunmadıkça şirketle kendi adına veya üçüncü kişi hesabına işlem kurmasını yasaklar. İzin yoksa batıllık iddiası şirkete aittir; işlemin karşı tarafı aynı iddiayı kullanamaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 395Kaynağı aç
Pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri ile üyelerin pay sahibi olmayan ve 393. maddede sayılan yakınları şirkete nakit borçlanamaz. Şirket bu kişiler için kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez ve borçlarını devralamaz.
Bu yasağa aykırılıkta şirket alacaklıları, şirkete borçlanılan tutar için ilgili kişileri, şirketin yükümlendirildiği tutarda şirket borçları bakımından doğrudan takip edebilir. Bankacılık Kanunu’nun özel hükümleri 395. madde yönünden saklıdır.
Topluluk şirketlerinde kefalet sınırı
Türk Ticaret Kanunu’nun 202. maddesi saklı kalmak üzere, şirketler topluluğuna dâhil şirketler birbirlerine kefil olabilir ve garanti verebilir. Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak biçimde kullanamaz; bu sınır, kayıp o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilirse veya kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilerek en geç faaliyet yılı sonuna kadar bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınırsa aşılmış sayılmaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 202Kaynağı aç
Denkleştirme faaliyet yılı içinde fiilen yapılmaz veya süresi içinde denk bir istem hakkı tanınmazsa, bağlı şirketin her pay sahibi hâkim şirketten ve kayba sebep olan yönetim kurulu üyelerinden şirketin zararının giderilmesini isteyebilir. Hüküm, somut olayda hakkaniyete uygun düşerse tazminat yerine payların satın alınmasına veya kabul edilebilir başka bir çözüme karar verilebileceğini de düzenler. Metindeki karar verenin kim olduğu, kullanılan “Hâkim” sözcüğünden bu cümleyle kesinleşmez.
Alacaklılar, şirket iflas etmemiş olsa bile zararın şirkete ödenmesini isteyebilir. Kayba yol açan işlemin, aynı veya benzer koşullarda şirket menfaatini dürüstlük kuralına uygun gözeten, tedbirli ve bağımsız bir yönetim kurulunca da yapılabileceği veya yapılmasından kaçınılabileceği ispatlanırsa tazminata hükmedilemez.
Pay sahiplerinin ve alacaklıların açacağı davaya kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561. maddeler uygulanır. Hâkim teşebbüsün merkezi yurt dışındaysa tazminat davası bağlı şirketin merkezindeki asliye ticaret mahkemesinde açılır.
Hâkimiyetin uygulanmasıyla gerçekleştirilen ve bağlı şirket yönünden açıkça anlaşılabilir haklı sebebi olmayan birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet ihracı ve önemli esas sözleşme değişiklikleri gibi işlemlerde, genel kurulda karşı oyunu tutanağa yazdıran veya yönetim kurulu kararına yazılı olarak karşı çıkan pay sahipleri, zararın giderilmesini ya da paylarının alınmasını mahkemeden talep edebilir. Satın alma bedeli, borsa değeri varsa en az bu değer üzerinden; borsa değeri yoksa veya hakkaniyete uygun değilse gerçek değer ya da genel kabul gören bir yöntem esas alınarak belirlenir. Belirlemede, mahkeme kararının tarihine en yakın veriler dikkate alınır.
Bu tazminat veya payların satın alınmasını isteme davası, genel kurul kararının verildiği veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Dava açılınca mahkeme, davacıların muhtemel zararlarını veya payların satın alma değerini karşılayan paranın mahkeme adına bir bankaya teminat olarak yatırılmasına karar verir. Teminat yatırılmadıkça ilgili genel kurul veya yönetim kurulu kararına ilişkin hiçbir işlem yapılamaz.
Birinci ve ikinci fıkralardaki davaların kötüniyetle açılması hâlinde davalı, uğradığı zararın müteselsilen giderilmesini ve mahkemeye teminat yatırılmasını davacılardan isteyebilir. Birleşme, bölünme ve tür değiştirmede pay sahiplerine ve ortaklara tanınan diğer haklar saklıdır. Bağlı şirketin yöneticileri, bu madde nedeniyle pay sahiplerine ve alacaklılara karşı doğabilecek sorumluluklarının bütün hukuki sonuçlarının sözleşmeyle üstlenilmesini hâkim teşebbüsten isteyebilir.
Menfaat çatışması ve müzakere yasağı
Türk Ticaret Kanunu’nun 393. maddesine göre yönetim kurulu üyesi, kendisinin şirket dışı kişisel menfaatiyle veya alt ve üst soyundan birinin, eşinin ya da üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısımlarından birinin kişisel ve şirket dışı menfaatiyle şirket menfaatinin çatıştığı konulara ilişkin müzakerelere katılamaz. Üyenin müzakereye katılmamasını dürüstlük kuralı gerektiriyorsa yasak bu durumlarda da uygulanır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 393Kaynağı aç
Tereddüt varsa kararı yönetim kurulu verir; ilgili üye bu oylamaya da katılamaz. Çatışma kurulca bilinmese bile üye bunu açıklamak ve yasağa uymak zorundadır. Yasak nedeniyle müzakereye katılmama sebebi ve ilgili işlemler yönetim kurulu kararına yazılır.
Bu hükümlere aykırı hareket eden üye ile, nesnel ve bilinen menfaat çatışmasına rağmen üyenin toplantıya katılmasına itiraz etmeyen üyeler ve katılmasına karar veren üyeler, şirketin bu sebeple uğradığı zararı tazminle yükümlüdür.
Sık sorulan sorular
Yönetim kurulu hangi işlerde karar alabilir?
Kanun veya esas sözleşmeyle genel kurula bırakılanlar dışında, işletme konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli her türlü iş ve işlem hakkında karar alabilir. Yetki, kurulun bıraktığı alandaki yönetimi de kapsar.
Müdür atamak her durumda devredilemez mi?
Hayır. Şube müdürleri hariç müdürlerin ve aynı işlevi taşıyan kişilerin atanması ve görevden alınması devredilemez ve vazgeçilemez yetkidir. Şube müdürleri bu bentte ayrı tutulmuştur.
Sermayenin yarısı karşılıksız kalırsa ne yapılır?
Son yıllık bilanço, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar nedeniyle karşılıksız kaldığını gösteriyorsa yönetim kurulu genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.
Üçte ikilik kayıp şirketi hemen sona erdirir mi?
Hayır. Kendiliğinden sona erme, derhâl çağrılan genel kurulun sermayenin üçte biriyle yetinmeye veya sermayeyi tamamlamaya karar vermemesi hâlinde doğar. Tespit son yıllık bilançoya göre yapılır.
Borca batıklıkta iflas istemi her durumda doğar mı?
Aktiflerin alacaklıların alacaklarını karşılamadığı anlaşılırsa kural olarak şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesine bildirim yapılır ve iflas istenir. İflas kararından önce, açığı kapatacak tutardaki alacaklılar alacaklarını son sıraya yazılı olarak alır ve bu beyan mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanırsa istisna uygulanabilir. Aksi hâlde bilirkişi başvurusu iflas bildirimi sayılır.
Üye izinsiz olarak şirketle işlem yapabilir mi?
Genel kurul izni olmadan üye, şirketle kendisi veya başkası adına işlem yapamaz. İşlemin batıl olduğunu şirket ileri sürebilir; karşı taraf bu iddiada bulunamaz.
Pay sahibi olmayan üye şirketten nakit borç alabilir mi?
Hayır. Pay sahibi olmayan üyeler ile üyelerin pay sahibi olmayan ve 393. maddede sayılan yakınları şirkete nakit borçlanamaz. Şirket bu kişiler için kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez ve borçlarını devralamaz.
Menfaati çatışan üye oylamaya katılabilir mi?
Katılamaz. Yasak, üyenin ve maddede sayılan yakınlarının şirket dışı kişisel menfaatiyle şirket menfaatinin çatıştığı müzakereleri kapsar. Dürüstlük kuralının gerektirdiği hâllerde de uygulanır; tereddütte kararı kurul verir ve ilgili üye oy kullanamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

