Anonim Şirkette Sermaye Korunması ve Alacaklılar

by Avukat Erdal Ersoy
Anonim Şirkette Sermaye Korunması ve Alacaklılar

Anonim şirkette pay sahibinin sorumluluğu, taahhüt ettiği sermaye payı ile sınırlıdır. Alacaklıların başvurabileceği ekonomik teminat bu nedenle şirketin kendi mal varlığı, yani şirket sermayesidir. Sermayenin korunması; şirkete özgülenen değerlerin ortaklara geri verilmemesini, mal varlığının ortakların kişisel çıkarları için eritilmemesini ve bilanço aktiflerinin taahhüt edilen nominal sermayeyi karşılayacak düzeyde tutulmasını esas alır.

Sınırlı sorumluluk ve şirket mal varlığı

Pay sahibinin yükümlülüğü taahhüt ettiği sermaye payının sınırında kalır. Alacaklı yönünden başvurulan ekonomik teminat da şirketin mal varlığı olarak açıklanan şirket sermayesidir. Bu iki sonuç birlikte, alacağın güvencesini şirkete bırakılan ekonomik değerlerde toplar.

Statik ve dinamik koruma

Statik koruma, ortakların taahhüt ettikleri sermaye paylarını şirkete gerçekten ve eksiksiz ödemesini sağlar. Aynı koruma, muvazaalı işlemlerle sermaye borcundan kurtulmayı da engeller.

Dinamik koruma, şirketin faaliyette bulunduğu süre boyunca elde ettiği kazançların dağıtılmasında veya varlıkların devredilmesinde sermayenin erimesine izin verilmemesini ifade eder.

Kendi paylarının iktisabı

Şirketin kendi paylarını satın alarak ortaklarına para vermesi ve bu yolla sermayeyi dolaylı biçimde azaltması kural olarak yasaktır. İzin ancak belirli ve istisnai şartlarda gündeme gelir; örnek olarak şirketin yedek akçeleriyle ve belirli bir yüzdeyi aşmamak kaydıyla kendi paylarını edinmesi gösterilir. Her pay edinimi bu nedenle serbest bir sermaye iadesi değildir.

Mali bozulmada alınacak tedbirler

Yönetim kurulu, şirketin mali yapısının bozulmaya başladığını fark ettiği andan itibaren gerekli tedbirleri almak zorundadır. Bu yükümlülük, bozulmanın fark edildiği andan itibaren tedbir alınmasını gerektirir.

Sermaye ile kanuni yedek akçelerin yarısının kaybı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesinin birinci fıkrası, son yıllık bilançoyu esas alır. Bu bilançoda sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısı zarar nedeniyle karşılıksız kalmışsa yönetim kurulu genel kurulu gecikmeksizin toplantıya çağırır. Kurul, uygun gördüğü iyileştirici önlemleri de aynı genel kurula götürür. Çağrı ve önlem sunma, son yıllık bilançodaki bu tespite bağlıdır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 376Kaynağı aç
MADDE 376- (1) Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar. (2) Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer. (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/16 md.) Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur. b) Konkordato[51]

Üçte iki kaybı ve şirketin sona ermesi

Aynı maddenin ikinci fıkrasında eşik değişir. Son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisi zarar nedeniyle karşılıksız kalmışsa genel kurul derhal toplantıya çağrılır.

Derhal çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinmeye veya sermayenin tamamlanmasına karar vermezse şirket kendiliğinden sona erer. Sona erme, fıkrada sayılan bu iki karardan birinin verilmemesine bağlıdır.

Borca batıklık şüphesi ve ara bilanço

Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, şirketin borca batık durumda bulunduğuna dair şüphe uyandıran işaretler varsa yönetim kurulu ara bilanço düzenler. Aktifler hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden değerlendirilir.

Bu bilanço, aktiflerin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğini gösterirse yönetim kurulu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Bildirim ve iflas istemi, aynı fıkradaki alacak sırasının geriye alınması ve bu işlemin doğrulanması istisnasına bağlıdır.

Alacak sırasının sonraya bırakılması

İflas kararı verilmeden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumu ortadan kaldıracak tutardaki borçların alacaklıları yazılı kabul açıklayabilir. Kabul, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraya konulmasına ilişkindir.

Sıra kaydına ilişkin beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, iflas isteminin bildirileceği mahkeme tarafından atanan bilirkişilerce doğrulanır. Doğrulama, iflas kararından önceki bu istisnanın parçasıdır.

Yazılı kabul ve bilirkişi doğrulaması gerçekleşmezse, mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılan başvuru iflas bildirimi kabul olunur. İstisna şartları tamamlanmayan başvuru böylece bildirim sonucundan ayrılmaz.

Kâr payı dağıtımının sınırları

Bilanço net dönem kârı gösterse bile ortaklara kâr payı dağıtılabilmesi için kanuni yedek akçelerin ayrılması, geçmiş yıl zararlarının tamamen kapatılması ve kanun veya esas sözleşmeyle zorunlu tutulan yedek akçelerin ayrılması gerekir. Dağıtım, görünen kâr tutarına değil bu şartların tamamlanmasına bağlıdır.

Dağıtılmaması gerektiği halde dağıtılan kâr payı yersiz ödemedir. Bu ödeme şirketin haksız mal varlığı eksilmesi sayılır ve paranın ortaklardan iadesi yasal zorunluluktur.

Ortaklarla işlemler ve gizli kazanç aktarımı

Ortaklar veya yönetim kurulu üyeleriyle yapılan işlemler emsallere uygunluk ilkesine aykırı olamaz. Şirketin ortağından piyasa değerinin çok üzerinde bir taşınmaz satın alması ya da ortağına piyasa rayicinin çok altında şirket varlığı devretmesi gizli kazanç aktarımıdır. Bu işlemle çıkarılan varlıkların iadesi öngörülmüştür.

Alacaklının başvurabileceği yollar

Alacaklı doğrudan şirketin iflas masasına başvurabilir. İflas açıldıktan sonra, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin hukuka aykırı fiilleri nedeniyle kişisel sorumluluk davası da açabilir.

Borca batıklık veya ödeme güçlüğü döneminde varlıklar muvazaalı olarak devredilirse alacaklı tasarrufun iptali davası açabilir. İptal halinde hukuka aykırı biçimde çıkarılan varlıklar, hiç elden çıkarılmamış gibi şirket mal varlığına iade edilmiş sayılır.

Pay sahibi alacaklıya karşı neyle sorumludur?

Pay sahibinin sorumluluğu taahhüt ettiği sermaye payı ile sınırlıdır. Alacaklının ekonomik teminatı şirketin mal varlığı olan şirket sermayesidir.

Sermayenin yarısı karşılıksız kalırsa ne yapılır?

Son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısı zarar nedeniyle karşılıksız kalmışsa yönetim kurulu genel kurulu hemen çağırır ve uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.

Üçte iki kaybında şirket ne zaman sona erer?

Son yıllık bilançoya göre üçte iki kayıp varsa genel kurul derhal çağrılır. Sermayenin üçte biri ile yetinmeye veya sermayenin tamamlanmasına karar verilmezse şirket kendiliğinden sona erer.

Borca batıklık şüphesinde hangi bilanço çıkarılır?

Yönetim kurulu aktifleri hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden gösteren ara bilanço çıkarır. Aktifler alacakları karşılamaya yetmiyorsa durum asliye ticaret mahkemesine bildirilir ve iflas istenir; alacak sırasının yazılı olarak sonraya alınması ve bunun bilirkişilerce doğrulanması istisnası saklıdır.

Alacak sırasının sonraya bırakılması hangi şartlara bağlıdır?

Açığı karşılayacak tutardaki alacaklılar, alacak sıralarının diğer alacaklılardan sonraya konulmasını yazılı olarak kabul edebilir. Beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği mahkemece atanan bilirkişilerce de doğrulanmalıdır; aksi halde bilirkişi incelemesi başvurusu iflas bildirimi sayılır.

Net kâr varken kâr payı her zaman dağıtılabilir mi?

Hayır. Kanuni ve zorunlu yedek akçeler ayrılmadan ve geçmiş yıl zararları tamamen kapatılmadan, net dönem kârı görünse bile kâr payı dağıtılamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu