Anonim ortaklıklarda yönetim organında temsil imtiyazı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 360 ıncı maddesi çerçevesinde şirket esas sözleşmesinde açık düzenleme bulunması kaydıyla belirli hisse gruplarına, nitelikleriyle grup niteliği taşıyan pay sahiplerine yahut azlığa tanınabilen yönetsel bir haktır. Kanunun 360 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ile 478 inci maddesi uyarınca esas sözleşmeyle yönetim kurulunda temsil yetkisi bahşedilen paylar kanun gereği imtiyazlı pay vasfı taşır. Bu yönetsel üstünlük, şirketin kuruluş aşamasında düzenlenen ilk sözleşmeyle oluşturulabileceği gibi daha sonra gerçekleştirilecek bir sözleşme değişikliğiyle de ihdas edilebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 360Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4306, K. 2024/8274Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/140, K. 2020/1013Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3844, K. 2022/9063Kaynağı aç
Temsil Edilme İmtiyazının Tanınma Usulü ve Kapsamı
6102 sayılı Kanun'un 360 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yönetim kurulunda temsil imtiyazı iki ayrı usulle tesis edilebilir. Esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, yönetim organı üyelerinin belirli pay grupları, belirli bir grup teşkil eden pay sahipleri veya azlık arasından seçileceği kararlaştırılabileceği gibi bu çevrelere üyelik için aday önerme hakkı tanınması da mümkündür. Temsil imtiyazının geçerlilik kazanabilmesi bakımından, lehine hak tanınan pay sahiplerinin özellik ve nitelikleri bakımından belirli ve somut biçimde ortaya konulması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/19135, K. 2015/8578Kaynağı aç
Özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahipleri ibaresi soyut veya belirsiz kişileri kapsamaz; şirketin kurucu ortakları, çalışan pay sahipleri, hammadde sağlayanlar, yan sanayi paydaşları, bayiler veya belirli bir mesleğe mensup kişiler gibi aralarında nesnel ve somutlaştırılmış bağlar bulunan pay sahiplerini ifade eder. Maddede yer verilen azlık kavramı ise kanundaki teknik azlık oranları ile sınırlı kalmayıp sermayenin yüzde ellisinden fazla oya sahip olan çoğunluğun karşısında konumlanan pay sahiplerini de kapsayacak biçimde geniş yorumlanır. Ayrıca kâr payı, tasfiye payı veya oy hakkında imtiyaza sahip olunması, yönetim kurulunda temsil edilme imtiyazının da kendiliğinden mevcut olmasını zorunlu kılmaz.
Genel Kurulun Adayı Seçme Yükümlülüğü ve Haklı Sebepler
Yönetim kurulunda temsil veya aday önerme yetkisinin varlığı, imtiyaz sahiplerine yönetim kurulu üyelerini genel kurul iradesini dışlayarak doğrudan atama salahiyeti vermez. Üye seçme yetkisi kanunen genel kurula aittir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 360 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince genel kurul, hakkın tanındığı gruba mensup adayı veya imtiyaz sahiplerince önerilen adayı haklı bir sebep bulunmadıkça seçmek mecburiyetindedir. Adayın ehliyet veya tahsil durumunun yetersizliği, kişisel niteliklerinin elverişsizliği, rakip şirketlerle sıkı menfaat ilişkisi içerisinde bulunması, 6102 sayılı Kanun'un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki seçilme engellerini taşıması veya esas sözleşmede öngörülen nitelikleri haiz olmaması seçmeme bakımından haklı sebep teşkil eder.
Aday gösterme imtiyazının bir pay grubuna tanındığı ve grupta birden fazla pay sahibinin yer aldığı hallerde, aday belirlenmesi amacıyla pay sahiplerinin kendi aralarında toplanması gerekir. Ancak esas sözleşmede aday gösterme yetkisinin gruptaki hissedarların tümü tarafından müştereken kullanılması gereken bir grup imtiyazı olduğu açıkça belirtilmemişse, gruptaki pay sahiplerinin her biri bağımsız biçimde aday gösterebilir. Şirket esas sözleşmesinde gösterilen adayların sadece ilgili grup pay sahiplerinin oylarıyla seçileceğine dair açık bir kayıt yer almadığı müddetçe seçim genel kurulda tüm pay sahiplerinin iştirak ettiği oylamayla yapılır; genel kurul çoğunluğunun serbest iradesi ise gösterilen bu adaylar arasından tercih yapmakla sınırlanır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1843, K. 2025/6898Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8009, K. 2023/1869Kaynağı aç
Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Konumu ve Organ İçi Yetki Sınırları
Temsil imtiyazına dayanılarak belirlenen yönetim kurulu üyeleri ile olağan usulle genel kurulca seçilen diğer üyelerin hak ve borçlar yönünden hukuki durumları tamamen eşittir. Belirli pay sahiplerinin yahut grupların önerisiyle göreve gelmiş olsalar dahi üyeler bu grupların talimatıyla hareket edemezler. Yönetim kurulu üyesinin birincil görevi şirketin menfaatlerini korumaktır; üye yalnızca şirket çıkarlarını zedelememek kaydıyla kendisini öneren grubun menfaatlerini gözetebilir.
6102 sayılı Kanun'un 340 ıncı maddesi uyarınca esas sözleşme hükümleri kanunun anonim şirketlere ilişkin emredici kurallarından ancak kanunun açık izin verdiği ölçüde ayrılabilir. Kanunun 366 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre yönetim kurulu başkanını ve vekilini seçme yetkisi yönetim kuruluna ait olup esas sözleşmeyle ancak genel kurula bırakılabilir; bu seçme yetkisinin imtiyaz olarak münferit bir ortağa tanınması anonim şirketin temel yapısına aykırılık oluşturur ve 391 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince batıldır. Kanunun 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca müdürlerin atanması yönetim kurulunun devredilemez yetkileri arasında sayıldığından bu yetki de sözleşme hükmüyle münferit bir ortağın inisiyatifine bırakılamaz. Öte yandan şirket sözleşmesinde farklı bir kural bulunmadıkça yönetim kurulunun kendi üyeleri arasından şirketi temsile yetkili kişileri oy çokluğuyla tayin etmesi üye belirleme imtiyazının ihlali anlamına gelmez.
Halka Açık Şirketlerde Temsil Limiti ve Şahsi Müktesep Hak Ayrımı
Yönetim kurulunda temsil edilme imtiyazı halka açık anonim şirketler bakımından yasal bir sınıra tabidir. 6102 sayılı Kanun'un 360 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca halka açık ortaklıklarda imtiyaz yoluyla tanınacak temsil hakkı, bağımsız üyelere dair mevzuat saklı kalmak kaydıyla, yönetim kurulu üye tam sayısının yarısını geçemez. Buna karşın 6103 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, mülga 6762 sayılı Kanun yürürlükteyken ve 6102 sayılı Kanun'un kabulünden en az bir yıl önce pay gruplarına tanınmış aday gösterme hakları, kanundaki bu yasal sınırı aşsa dahi müktesep hak sayılarak hukuki varlığını sürdürür.
Hukuk düzeninde paya tanınan imtiyaz ile pay sahibinin şahsına tanınan sözleşmesel haklar birbirinden farklı hükümlere tabidir. Kanunun 360 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre temsil imtiyazı pay grubuna tanındığından payın el değiştirmesi halinde iktisap eden yeni malik de ilgili gruba dahil olarak haktan istifade eder. Temsil imtiyazı özellik ve nitelikleriyle belirli bir gruba tanınmışsa devralanın sözleşmede düzenlenen bu nitelikleri taşıması zorunludur. Buna karşılık paya değil ortağın şahsına tanınan yönetim ve temsil salahiyetleri imtiyaz vasfı taşımayıp 6102 sayılı Kanun'un 452 nci maddesi kapsamında şahsi müktesep hak niteliğindedir. 6102 sayılı Kanun'un 421 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca payda imtiyaz tesisi için şirket sermayesinin en az yüzde yetmiş beşini temsil eden pay sahiplerinin olumlu oyu aranırken, münferit ortak lehine şahsi müktesep hak ihdası tüm pay sahiplerinin oybirliğini gerektirir ve bu şahsi haklar payın devriyle kendiliğinden yeni ortağa geçmez.
İmtiyazın Kaldırılması, Özel Kurul Kararları ve Hukuki Koruma Yolları
Anonim şirketlerde pay sahipliği haklarında sermayeye katılım oranı geçerli olduğundan imtiyazın konusunun esas sözleşmede duraksamaya yer bırakmayacak açıklıkta düzenlenmesi şarttır. Esas sözleşmenin diğer maddelerinde pay grubu ayrımı ve imtiyazlar varlığını sürdürdüğü müddetçe sermaye maddesinden pay grubu ibaresinin çıkarılması imtiyazı ortadan kaldırmaz. İmtiyazlı hissedarların belirli bir genel kurulda aday göstermemiş olması imtiyazdan vazgeçildiği sonucunu doğurmaz, yalnızca o seçimde hakkın kullanılmadığını gösterir. İmtiyazların bertaraf edilebilmesi için esas sözleşmedeki ilgili bütün hükümlerin açık bir genel kurul kararıyla tadil edilmesi zorunludur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/722, K. 2022/4Kaynağı aç
Genel kurulun esas sözleşme değişikliğine veya sermaye artırımı için yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin kararları imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edici nitelikteyse, 6102 sayılı Kanun'un 454 üncü maddesi uyarınca bu kararlar imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunca onanmadıkça icra olunamaz. Özel kurul, imtiyazlı payları temsil eden sermayenin yüzde altmışının çoğunluğuyla toplanır ve mevcudun çoğunluğuyla karar alır. Genel kurulda imtiyazlı pay sahipleri anılan nisaba uygun şekilde olumlu oy kullanmışsa ayrıca özel kurul toplanmasına lüzum kalmaz. Yönetim kurulu genel kurul kararının ilanından itibaren bir ay içinde özel kurulu toplantıya çağırmakla yükümlüdür; süresinde çağrı yapılmazsa her bir imtiyazlı pay sahibi çağrı süresinin bittiği tarihten itibaren on beş gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel kurulun toplantıya çağrılmasını isteyebilir. Çağrı yapılmasına rağmen özel kurul süresi içinde toplanamazsa genel kurul kararı onanmış sayılır. Özel kurulun kararı onaylamaması halinde ise yönetim kurulu, karar tarihinden itibaren bir ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde genel kurul kararının imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal etmediği gerekçesiyle bu onaylamama kararının iptali ile genel kurul kararının tescili talepli dava ikame edebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 454Kaynağı aç
Yönetim kurulunda temsil imtiyazına aykırı genel kurul kararları 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesi gereğince iptal davasına konu edilir; 447 nci maddedeki batıl haller bulunmadıkça karar sırf aykırılık gerekçesiyle kendiliğinden batıl sayılmaz. Haklı ve makul bir gerekçe gösterilmeksizin pay sahiplerinin yönetim ve temsil yetkilerinin zayıflatılması ya da ortadan kaldırılması Türk Medenî Kanunu'nun 2 nci maddesindeki dürüstlük kuralına aykırılık oluşturur ve genel kurul tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılacak dava ile iptal yaptırımına bağlanır. Şirket esas sözleşmesinde belirli bir pay grubu temsilcisinin mevcudiyeti toplantı nisabı olarak öngörülmüşse, o temsilcinin bulunmadığı toplantıda alınan karar yok hükmündedir. Aynı doğrultuda iç yönergede öngörülen ağırlaştırılmış karar nisabı sağlanmaksızın alınan yönetim kurulu kararı da yoklukla maluldür. Yönetim kurulunun 6102 sayılı Kanun'un 391 inci maddesinde sayılan eşit işlem kuralına uymayan, şirketin temel yapısını gözetmeyen veya vazgeçilmez ortaklık haklarını sınırlandıran kararları aleyhine ise butlan tespiti talep edilebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1865, K. 2025/478Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 391Kaynağı aç
Yönetim kuruluna üye aday gösterme hakkına dair esas sözleşme değişikliğinin butlanı veya iptali istemiyle dava açılmışsa, bu dava sözleşme değişikliğine dayanılarak yapılan yeni üye seçiminin iptali davası bakımından bekletici mesele yapılır. Genel kurul toplantısında ilgili karara olumlu oy vermiş olan pay sahibi 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kararın iptalini isteyemez. Esas sözleşmeyle ortağın şahsına bağlanan müktesep hakların rıza hilafına kaldırılması durumunda ise genel hükümlere göre tespit davası veya itiraz yoluna gidilebilir. Ticaret sicili müdürlüğünün tescil ve ilan işlemine karşı 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca açılacak itiraz davasında ise uyuşmazlığa konu yönetim kurulu kararında payına karşılık üye seçilen tüzel kişi yönetim kurulu üyesinin dava ehliyeti bulunmakta olup pay sahibi ortağın müstakil sıfatı bulunmamaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3200, K. 2024/5374Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/15813, K. 2015/8851Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/893, K. 2015/8774Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5366, K. 2024/1790Kaynağı aç
Genel kurul temsil imtiyazı tanınan adayı seçmek zorunda mıdır?
Evet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 360 ıncı maddesi gereğince genel kurul, adayın mesleki yetersizliği, ehliyetsizliği veya rakip şirketlerle ilişkisi gibi haklı bir neden bulunmadıkça önerilen adayı üye olarak seçmek mecburiyetindedir.
Temsil imtiyazı sağlayan hisseler devredilirse hak yeni malike intikal eder mi?
Evet, temsil imtiyazı münferit şahsa değil pay grubuna tanındığı takdirde payı devralan yeni sahip de gruba dahil olarak imtiyazdan yararlanır; ancak hak belirli nitelikleri taşıyan pay sahiplerine özgülenmişse iktisap edenin bu şartları sağlaması gerekir.
İmtiyazlı grubun genel kurulda aday bildirmemesi hakkı sona erdirir mi?
Hayır, imtiyazlı pay sahiplerinin somut bir genel kurul toplantısında aday göstermemesi imtiyaz hakkının kaldırıldığı anlamına gelmez, sadece o seçim yönünden hakkın kullanılmadığı kabul edilir.
İmtiyazı kaldıran genel kurul kararına olumlu oy kullanan ortak dava açabilir mi?
Hayır, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilgili genel kurul kararına karşı olumlu oy vermiş bulunan ortak bu kararın iptalini mahkemeden talep edemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

