Yurt Dışından Yolcu Beraberinde Eşya Girişinde Yasal Çerçeve
Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine hava yoluyla intikal eden yolcular ile yanlarında bulunan bagaj ve el eşyaları, 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu düzenlemelerine bağlıdır. Bu kapsamda sınır geçişi sırasında taşınan eşyanın hukuki statüsü anılan mevzuat kuralları doğrultusunda denetlenir.
Ceza Hukukunda Kast, Olası Kast ve Maddi Hata Ayrımı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçun meydana gelmesi kastın mevcudiyetine bağlıdır; kast ise fiilin kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında, kanuni unsurların gerçekleşebileceği öngörülmesine karşın fiilin icra edilmesi halinde olası kast bulunur. Bu durumda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası müebbete, müebbet hapis cezası yirmi yıldan yirmibeş yıla çevrilir; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 21Kaynağı aç
suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini
öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis
cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden
yarısına kadar indirilir.
Taksir
Maddi unsurlara ilişkin bilgisizlik ise 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hata kapsamında değerlendirilir. Fiilin icrası esnasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kimse kasten hareket etmiş sayılmaz; ancak gerçekleşen hata dolayısıyla kanunda öngörülen taksirli sorumluluk halleri saklı tutulur. Bu itibarla kastın bulunmaması kanunda taksirle işlenmesi cezalandırılan durumlar bakımından cezai değerlendirmeyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 30Kaynağı aç
maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata
dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.
(2) Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.
(3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların
gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından
yararlanır.
(4) (Ek fıkra: 29/6/2005 – 5377/4 md.) İşlediği fiilin haksızlık
oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz.
Yaş küçüklüğü
Suça İştirak Şekilleri ve Dolaylı Faillik Kurumu
Suçun icrasına katılım biçimleri 5237 sayılı Kanun'da faillik ve şeriklik esasına göre belirlenmiştir. Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasına göre suçun kanuni tanımındaki eylemi birlikte gerçekleştirenlerin her biri fail statüsündedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise fiilin icrasında bir başkasını araç olarak kullanan kimsenin dolaylı fail olarak sorumlu tutulacağı ve kusur yeteneği bulunmayanları araç kılan faillerin cezasının üçte birden yarısına kadar artırılacağı hükme bağlanmıştır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 37Kaynağı aç
gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail
olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç
olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.
Azmettirme
5237 sayılı Kanun'un 38. maddesinin birinci fıkrası gereğince bir başkasını suç işlemeye azmettiren kimse, işlenen fiilin cezası ile cezalandırılır. Azmettirme halinde suça azmettirilen kişi ne yaptığının bilincinde olup özgür iradesiyle suçu kabul eden müstakil bir fail niteliği taşır. Dolaylı faillikte ise suçu işleyen arka plandaki irade tarafından araç olarak kullanılan şahıs, eylemin mahiyetini bilmemekte veya arka plandaki kişinin irade hakimiyeti altında yer almaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 38Kaynağı aç
suçun cezası ile cezalandırılır.
(2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça
azmettirme halinde, azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır.
Çocukların suça azmettirilmesi halinde, bu fıkra hükmüne göre cezanın
artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz.
(3) Azmettirenin belli olmaması halinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını
sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş
yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hallerde verilecek
cezada, üçte bir oranında indirim yapılabilir.
Yardım etme
Yolcunun Durumu ve Eşyanın Gerçek Sahibinin Cezai Mesuliyeti
Yolculuk esnasında taşınan paketin suç oluşturduğunu bilmeyen ve bu durumu bilmesi hayatın olağan akışında kendisinden beklenemeyen yolcunun kastı bulunmaz; ancak taksirli sorumluluk ihtimalleri saklıdır. Yolcuyu yanıltıp gümrük hattından geçmesini sağlayan eşyanın gerçek sahibi ise 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında dolaylı fail sıfatıyla suçun faili kabul edilir.
Eşyayı yolcu vasıtasıyla gümrükten geçirmeye teşebbüs eden gerçek hak sahibi, 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinde belirtilen fiili dolaylı faillik esasıyla bizzat gerçekleştirmiş sayılır ve kaçakçılık suçunun yaptırımıyla karşılaşır. Yolcunun kastının bulunmaması, fiili araç vasıtasıyla gerçekleştiren asıl failin cezai mesuliyetine halel getirmez.
Menfaat Karşılığı Taşıma ve Kuryelik Durumunda Hukuki Nitelendirme
Yolculuk yapan kişinin para karşılığı aldığı pakette suç unsuru bulunabileceğini öngörmesine rağmen neticeyi kabullenerek eşyayı taşıması halinde olası kast gündeme gelir ve yolcu araç olmaktan çıkarak suça iştirak etmiş sayılır. Bu ihtimalde arka plandaki kişi dolaylı fail olarak değil, duruma göre 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesinin birinci fıkrası uyarınca müşterek fail veya 38. maddesi uyarınca azmettirici olarak değerlendirilir. Olası kast durumunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine müebbet hapis, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezası tayin edilir; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.
Yolcu getirilen eşyanın kaçakçılık suçuna konu teşkil ettiğini bilerek bir organizasyon bünyesinde kuryelik görevini üstlendiğinde, vasıta olma niteliği son bulur. İdareyi aldatmak amacıyla hareket eden kurye yolcu ile eşyanın gerçek sahibi suçu müşterek fail sıfatıyla birlikte işlemiş sayılır.
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'ndaki Yaptırımlar ve Nitelikli Haller
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, eşyayı gümrük işlemine tabi tutmaksızın ülkeye sokan şahıs bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla yaptırıma tabi tutulur; eylemin gümrük kapısı dışından işlenmesi cezayı üçte birden yarıya kadar artırır. Maddenin ikinci fıkrasına göre eşyayı aldatıcı işlem ve hareketlerle vergilerini kısmen veya tamamen ödemeksizin ülkeye sokan faile iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası uygulanır.
5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 3Kaynağı aç
(1) Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan
beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın,
gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden
yarısına kadar artırılır.
(2) Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen
ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı,
rejim hükümlerine aykırı olarak gümrük bölgesinde bırakan kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat
ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile yurt dışına çıkarmış
gibi işlem yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(5) Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak
etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî
amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(6) Özel kanunları gereğince gümrük vergilerinden kısmen veya tamamen muaf
olarak ithal edilen eşyayı, ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis eden,
satan veya devreden ya da bu özelliğini bilerek satın alan veya kabul eden kişi,
altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(7) İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır
bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis
ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İthali yasak eşyayı,
bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan
kişi, aynı ceza ile cezalandırılır.
(8) İhracı kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişi, fiil daha
ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(9) İlgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden
yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya
da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik
gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen
eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli
ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
(10) Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün,
tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü
içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından
iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek
ceza üç yıldan az olamaz.[5]
(11) (Değişik:
18/6/2014-6545/89 md.) Ulusal marker uygulamasına tabi olup da, Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumunun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren
veya hiç içermeyen akaryakıtı;
a) Ticari amaçla üreten,
bulunduran veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para
cezası ile cezalandırılır. Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan
akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra
hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.
(12) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan izin alınmadan; akaryakıt
haricinde kalan solvent, madenî yağ, baz yağ, asfalt ve benzeri petrol
ürünlerinden akaryakıt üreten veya bunları doğrudan akaryakıt yerine ikmal
ederek üreten, satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî
amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek
cümle:29/4/2021-7318/13 md.) Akaryakıt yerine kullanılan diğer ürünler
yönünden de bu fıkra uyarınca cezaya hükmolunur.
(13) Her türlü üretim, iletim ve dağıtım hatları dahil olmak üzere sıvı
veya gaz halindeki hidrokarbonlarla, hidrokarbon türevi olan yakıtları nakleden
boru hatlarından, depolarından veya kuyulardan kanunlara aykırı şekilde alınan
ürünleri satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî
amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(14) Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da
herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas
teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank,
düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(15) Ulusal markeri yetkisiz olarak üreten, satışa arz eden, satan,
yetkisiz kişilerden satın alan, kabul eden, bu özelliğini bilerek nakleden veya
bulunduranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır. Ulusal markerin kimyasal özelliklerini taşımasa
bile, bu madde yerine kullanılmak amacıyla üretilen kimyasal terkipler hakkında
da bu fıkra hükmü uygulanır.
(16) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı,
etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca
uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretlerin
taklitlerini imal eden veya ülkeye sokanlar ile bunları bilerek bulunduran,
nakleden, satan ya da kullananlar üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(17) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve
alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram,
pul, damga veya benzeri işaretleri; ilgili mevzuatta belirlenen şekilde temin etmesine
rağmen belirlenen ürünlerde kullanmaksızın bedelli veya bedelsiz olarak yayanlar,
bunları alma veya kullanma hakkı olmadığı halde sahte evrak veya dokümanlarla veya
herhangi bir biçimde ilgili kurum ve kuruluşları yanıltarak temin edenler, bunları
taklit veya tahrif ederek ya da konulduğu üründen kaldırarak, değiştirerek ya da
her ne suretle olursa olsun tedarik ederek amacı dışında kullananlar üç yıldan altı
yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(18) (Değişik:
18/6/2014-6545/89 md.) Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga
veya benzeri işaret bulunmayan ya da taklit veya yanıltıcı bandrol, etiket,
hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri taşıyan tütün mamulleri, makaron,
yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri;
a) Ticari amaçla üreten, bulunduran
veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası
ile cezalandırılır. Ancak, tütün mamullerinin, makaron, yaprak sigara kâğıdı,
etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması
hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.
(19) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.)
(20) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.; Yeniden düzenleme: 28/11/2017-7061/93
md.) Ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün,
parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara,
satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis
cezası verilir.[6][7]
(21) (Ek:30/11/2022-7423/8 md.) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki
belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası verilir.[8]
(22) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış
olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır.
(23) (Ek: 18/6/2014-6545/89 md.)Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların
konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından
bir katına kadar artırılır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/61 md.) Eşyanın değerinin
hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde
ise üçte birine kadar indirilir.
Nitelikli haller[9]
Kaçakçılık fiillerine iştirak etmeksizin suça konu eşyayı vasfını bilerek ticari maksatla satın alan, satışa çıkaran, satan, nakleden ya da saklayan kişi 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin beşinci fıkrası gereğince bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Anılan maddenin yirmi ikinci fıkrası mucibince tanımlanan kaçakçılık fiilleri teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezaya bağlanır.
Eşyanın değerine göre uygulanacak ceza farklılaşmaları 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin yirmi üçüncü fıkrasında gösterilmiştir. Suça konu eşyanın değeri fahiş olduğunda verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır; eşya değerinin hafif olması halinde ceza yarıya kadar, pek hafif olması durumunda ise üçte bire kadar indirilir.
Kaçakçılık suçunun nitelikli halleri 5607 sayılı Kanun'un 4. maddesinde tayin edilmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ceza iki kat artırılır. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca eylemin üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi halinde faillere verilecek ceza yarı oranında artırılır.
5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 4Kaynağı aç
kat artırılır.
(2) Bu Kanunda tanımlanan suçların (…)9, üç veya daha fazla kişi
tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Bu Kanunda tanımlanan suçların, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde veya
yararına olarak işlenmesi halinde, ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(4) Bu Kanunda tanımlanan suçların, kaçakçılık fiillerini önlemek, izlemek,
araştırmak ve soruşturmakla görevli kişiler tarafından veya meslek ve sanatın sağladığı
kolaylıklardan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(5) Bu Kanunda tanımlanan suçların (…)9, belgede sahtecilik yapılarak
işlenmesi halinde, ayrıca bu suçtan dolayı da cezaya hükmolunur.
(6) Kaçakçılık fiillerini önlemek, izlemek ve araştırmakla görevli olup da
bu Kanunda tanımlanan suçların işlenmesine kasten göz yuman kişi, işlenen suçun
müşterek faili olarak sorumlu tutulur.
(7) Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın, Devletin siyasî, iktisadî
veya askerî güvenliğini bozacak ya da çevre veya toplum sağlığını tehdit edecek
nitelikte olması halinde, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı
takdirde, verilecek hapis cezası on yıldan az olamaz.
(8) (Ek: 28/3/2013-6455/55 md.)Kaçak akaryakıt satışının, 3 üncü maddenin
on dördüncü fıkrasında belirtildiği şekilde sabit ya da seyyar tank, düzenek veya
ekipman kullanılarak gerçekleştirilmesi halinde verilecek cezalar iki kat artırılır.
(9) (Ek: 28/3/2013-6455/55 md.) Tütün ve tütün mamulleri, alkollü içkiler,
akaryakıt, uyuşturucu, silah ve mühimmat, elektronik eşya ve canlı hayvan, et, çay,
şeker, zeytin gibi gıda maddeleri ile gerekli görülen hallerde diğer kaçakçılık
türleri ile ilgili mahkûmiyet hükmü kesinleşenler, Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca
kamuoyuna ilan edilebilir. Bu ilanın süresi, nasıl yapılacağı ve ilan edilecek kaçakçılık
türleri gibi hususlar Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Etkin pişmanlık
Gümrük Kanunu Açısından Vergi ve İdari Yaptırım Rejimi
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ithalatta gümrük yükümlüsü beyan sahibidir; dolaylı temsil söz konusu olduğunda hesabına beyan yapılan kimse de yükümlü sayılır. Temsilcinin sorumluluğu beyanda kullanılan verilerin yanlışlığını bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği hallerle sınırlıdır. Maddenin üçüncü fıkrasına göre rejim beyanındaki verilerin vergilerin tahsil edilememesine yol açması halinde, bu verileri temin eden ve yanlış olduğunu bilen veya bilmesi gereken şahıslar da gümrük vergilerinden mesuldür.
4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 181Kaynağı aç
181 – (Değişik: 18/6/2009-5911/42 md.)
1.
İthalatta gümrük yükümlülüğü;
a)
İthalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi,
b) İthalat vergilerine tabi eşyanın ithalat
vergilerinden kısmi muafiyet suretiyle geçici ithali,
için
verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlar.
2.
İthalatta gümrük yükümlülüğünde yükümlü, beyan sahibidir. Dolaylı temsil
durumunda, hesabına gümrük beyanında bulunulan kişi de yükümlüdür. Dolaylı
temsilde, temsilcinin yükümlülüğü, beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu
bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumlarla
sınırlıdır. 188 inci, 190 ıncı ve 194 üncü maddeler uyarınca doğan gümrük
yükümlülüğü için de bu hüküm uygulanır.
3.
Birinci fıkrada belirtilen rejimlerden biri için bulunulan beyanda kullanılan
veriler, kanunen alınması gereken vergilerin tamamen veya kısmen tahsil
edilememesine sebep olduğu takdirde, beyanın yapılabilmesi için bu verileri
veren ve bu verilerin yanlış olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişiler de
gümrük vergilerinden sorumludur.
4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yolcuların kişisel ve hediyelik eşya kapsamı dışında kalıp beyana aykırı çıkan veya başkasına aitken kendi eşyası gibi gösterdikleri eşyaya ilişkin gümrük vergileri iki kat tahsil edilerek eşya sahibine teslim olunur; gümrük vergileri ödenmediği takdirde eşya gümrüğe terk edilmiş sayılır.
4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 235Kaynağı aç
235 – (Değişik: 28/3/2013-6455/12 md.)
1. Serbest
dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile
muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;
a) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın genel düzenleyici idari
işlemlerle ithalinin yasaklanmış olduğunun tespiti hâlinde, varsa eşyanın fark
gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin dört katı
idari para cezası verilir.
b) (a)
bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para
cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,
ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirası olarak hesaplanır ve
eşya yurtdışı edilir.
c) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın ithali, belli kuruluşların
vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin,
uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen,
eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda
bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin
alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası
verilir.
d) (c)
bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para
cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,
ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz Türk Lirası olarak hesaplanır ve
eşya yurtdışı edilir.
e) (Ek:24/10/2019-7190/12
md.) Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (c) bendinde belirtilen
eşyanın ithalinin uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilginin düzenlenmesi
veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu
sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde, 241 inci maddenin birinci fıkrası
uyarınca idari para cezası verilir.
2. İhracat
rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve
denetleme veya kontrol sonucunda;
a) Eşyanın
genel düzenleyici idari işlemlerle ihracının yasaklanmış olduğunun tespiti
halinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.
b) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın ihracı, belli kuruluşların
vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin,
uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen,
eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi
beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, gümrüklenmiş değerinin onda
biri kadar idari para cezası verilir.
c)
(Ek:24/10/2019-7190/12 md.) Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (b)
bendinde belirtilen eşyanın ihracının uygun bulunduğuna ilişkin belge veya
bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından
gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde 241 inci
maddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilir.
3. Yolcuların,
gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşya kapsamı dışında olup
beyanlarına aykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşıma araçlarında
çıkan ya da başkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdikleri
eşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir.
Gümrük vergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terk edilmiş sayılır.
4. (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Cezai hükümler saklı kalmak üzere;
a) Birinci fıkranın (a)
bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda otuz gün içinde
mahrecine iade ya da ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan
üçüncü ülkeye transit edilir. Bu süre içerisinde mahrecine iade veya üçüncü
ülkeye transit edilmeyen eşya, ihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibince
karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere bulunduğu gümrük
idaresine terk edilir.
b)
Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda
mahrecine iade, ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan ya da
serbest bölge üzerinden üçüncü ülkeye transit veya ihraç kaydıyla satış ya da
masrafları sahibince karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere
bulunduğu gümrük idaresine terk edilir.
c) Teslimden sonra
kontrol sonucunda uygunsuzluğu tespit edilen ancak bulunamayan eşyanın
gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
5. (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen
ve varış gümrük idaresine karayolu ile sevk edilmek üzere transit rejimine konu
edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, yapılan kontrol veya muayene
sonucunda, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste olduğunun tahlil,
teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın tespiti hâlinde fiilin
niteliğine göre bu fıkranın (a) ve (b) bentlerine, transit rejimine konu edilen
serbest dolaşımda olmayan eşyanın, hareket gümrük idaresinden sevk edilmesinden
sonra varış gümrük idaresine varışından önce ya da varış gümrük idaresinde
yapılan kontrolü veya muayenesi sonucunda beyana göre eksiklik veya fazlalık
tespit edilmesi hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın (c) veya (d)
bentleri uyarınca işlem yapılır. Bu fıkranın (c) ve (d) bentleri kapsamında
değerlendirilemeyecek eksiklik ve fazlalık durumları ile bu durumların
tespitine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
a) Farklı çıkan eşyanın
gümrük vergileri toplamının beyan edilen eşyanın gümrük vergileri toplamından
fazla olması durumunda farklı çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin iki katı
idari para cezası verilir.
b) Farklı çıkan eşyanın
beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya
veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması
durumunda farklı çıkan eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para
cezası verilir.
c) Beyana göre eksik
olduğunun tespit edilmesi hâlinde, eksik çıkan eşyaya ilişkin gümrük
vergilerinin alınmasının yanı sıra eşyanın gümrük vergilerinin iki katı idari
para cezası verilir.
d)
Beyana göre fazla olduğunun tespit edilmesi hâlinde, fazla çıkan eşyanın gümrük
vergileri kadar idari para cezası verilir ve fazla çıkan eşya 177 ila 180 inci
madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.
6. (Ek:24/10/2019-7190/12
md.) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresi
tarafından tespit edilmesinden önce beyan sahibi tarafından bildirilmesi
durumunda bu fıkralara göre hesaplanan cezalar yüzde on oranında uygulanır.
Bagaj Karinesinin Çürütülmesi ve Kırmızı Hat Tercihi
Valiz üzerindeki bagaj etiketinin yolcunun bilet ve pasaport numarasıyla eşleşmesi ilkesel olarak eşyanın yolcuya ait olduğuna dair bir karine oluşturur. Bu durumda valizin teslim ediliş anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri veya teslim anını gösteren izler sunularak fiili hakimiyetin başkasında olduğu ortaya konulabilir.
Yurt dışından getirilen eşyanın içeriğinden veya miktarından emin olunmadığında, havalimanında yeşil hat yerine kırmızı hat tercih edilerek gümrük görevlisine beyanda bulunulması durumun açıklanmasını sağlar.
Paketinde suç unsuru olduğunu bilmeyen yolcu ceza alır mı?
Suçun kanuni maddi unsurlarını bilmeyen yolcu kasten hareket etmiş sayılmaz; fakat bu hata durumunda kanunun öngördüğü taksirli sorumluluk halleri saklıdır.
Eşyanın asıl sahibi yolcunun hatasından nasıl etkilenir?
Eşyanın gerçek sahibi suçun icrasında başkasını araç kıldığı için 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
Ücret alarak başkasının paketini taşıyan yolcu nasıl sorumlu olur?
Pakette suç unsuru bulunabileceğini öngörüp neticeyi kabullenen yolcu araç konumundan çıkarak suça olası kastla iştirak etmiş sayılır; bu durumda arka plandaki kişi şartlara göre müşterek fail veya azmettirici olarak değerlendirilir ve temel cezada kanuni indirim tatbik edilir.
Bagaj etiketinin yolcuya ait olması kesin delil midir?
Valizdeki bagaj etiketinin pasaport ve bilet numarasıyla eşleşmesi eşyanın yolcuya aidiyetine dair ilkesel bir karine oluştursa da güvenlik kamerası görüntüleri ve teslimat izleriyle fiili hakimiyetin başkasında olduğu kanıtlanabilir.
Kırmızı hatta beyanda bulunmanın kaçakçılık kastına etkisi nedir?
İçeriğinden veya miktarından emin olunmayan eşyada yeşil hat yerine kırmızı hattın tercih edilerek gümrük memuruna bilgi verilmesi, eşyanın beyan edilmesini sağlar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

