Yolcu Beraberi Eşya Rejimi ve Temel Muafiyet Kapsamı
Gümrük mevzuatında yolcu, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca yurt dışından Türkiye Gümrük Bölgesine gelen veya Türkiye'den yurt dışına giden gerçek kişileri ifade eder. Türkiye Gümrük Bölgesine giriş yapan yolcuların beraberinde getirdikleri eşyalar, mevzuatla çizilen sınırlar dahilinde özel rejim ve muafiyetlere tabidir.
Yolcular için mevzuatta üç temel eşya kategorisi öngörülmüştür. Bunlardan ilki, yolcunun giyim, hijyen, meslek veya eğitim gibi kişisel gereksinimlerini karşılayan ve muafiyet listelerinde sayılan zati eşyadır. İkincisi, ticari amaç gütmeyen, yolcunun şahsi veya ailevi kullanımına tahsis edilen ya da hediye edilmek üzere getirilen; genel olarak 430 Avro, 15 yaşından küçük yolcular için ise 150 Avro parasal sınırı aşmayan hediyelik eşyadır. Üçüncüsü ise kişisel kullanım sınırlarını aşmamak şartıyla, muafiyet limitlerinin üzerindeki belirli kıymetteki eşyanın basitleştirilmiş vergilendirme kurallarına tabi tutularak vergileri ödenmek suretiyle serbest dolaşıma sokulmasıdır.
Ticari Miktar ve Mahiyet Ölçütü ile Genel İthalat Rejimine Geçiş
Yolcu beraberi eşya kategorilerine tanınan muafiyet ve kolaylıkların ortak ve zorunlu şartı, eşyanın ticari miktar ve mahiyet taşımamasıdır. Eşya ister vergiden muaf olsun ister vergisi ödenerek getirilmek istensin, ticari mahiyet kazandığı andan itibaren genel ithalat rejimine tabi tutulur.
Eşyanın ticari nitelikte kabul edilmesi halinde, yolcu beraberinde getirilmiş olması ticari ithalat rejiminden bağışıklık sağlamaz. Bu halde standart ithalat prosedürlerinin tamamlanması, gümrük beyannamesi düzenlenmesi, dış ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, uygunluk belgelerinin aranması ve standart gümrük tarifesi üzerinden vergilendirme yapılması zorunludur.
Gümrük İdari Para Cezası ile Kaçakçılık Suçu Ayrımı
Yolcuların beraberinde taşıdıkları ve yürürlükteki muafiyet sınırlarını aşan malları gümrük idaresine bildirmemeleri veya başkasının mülkiyetindeki eşyayı kendilerine ait gibi sunmaları halinde uygulanacak yaptırımlar, taşınan malın ticari nitelik taşıyıp taşımamasına göre değişmektedir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu m. 235/3 uyarınca, zati ve hediyelik eşya kapsamı dışında kalıp gümrük beyanına aykırı taşınan eşyanın gümrük vergileri iki kat olarak tahsil edilerek eşya ilgilisine teslim edilir; vergilerin ödenmemesi durumunda ise eşya gümrüğe terk edilmiş sayılır.
4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 235Kaynağı aç
235 – (Değişik: 28/3/2013-6455/12 md.)
1. Serbest
dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile
muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;
a) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın genel düzenleyici idari
işlemlerle ithalinin yasaklanmış olduğunun tespiti hâlinde, varsa eşyanın fark
gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin dört katı
idari para cezası verilir.
b) (a)
bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para
cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,
ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirası olarak hesaplanır ve
eşya yurtdışı edilir.
c) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın ithali, belli kuruluşların
vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin,
uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen,
eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda
bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin
alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası
verilir.
d) (c)
bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para
cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,
ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz Türk Lirası olarak hesaplanır ve
eşya yurtdışı edilir.
e) (Ek:24/10/2019-7190/12
md.) Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (c) bendinde belirtilen
eşyanın ithalinin uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilginin düzenlenmesi
veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu
sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde, 241 inci maddenin birinci fıkrası
uyarınca idari para cezası verilir.
2. İhracat
rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve
denetleme veya kontrol sonucunda;
a) Eşyanın
genel düzenleyici idari işlemlerle ihracının yasaklanmış olduğunun tespiti
halinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.
b) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın ihracı, belli kuruluşların
vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin,
uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen,
eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi
beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, gümrüklenmiş değerinin onda
biri kadar idari para cezası verilir.
c)
(Ek:24/10/2019-7190/12 md.) Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (b)
bendinde belirtilen eşyanın ihracının uygun bulunduğuna ilişkin belge veya
bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından
gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde 241 inci
maddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilir.
3. Yolcuların,
gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşya kapsamı dışında olup
beyanlarına aykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşıma araçlarında
çıkan ya da başkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdikleri
eşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir.
Gümrük vergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terk edilmiş sayılır.
4. (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Cezai hükümler saklı kalmak üzere;
a) Birinci fıkranın (a)
bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda otuz gün içinde
mahrecine iade ya da ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan
üçüncü ülkeye transit edilir. Bu süre içerisinde mahrecine iade veya üçüncü
ülkeye transit edilmeyen eşya, ihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibince
karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere bulunduğu gümrük
idaresine terk edilir.
b)
Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda
mahrecine iade, ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan ya da
serbest bölge üzerinden üçüncü ülkeye transit veya ihraç kaydıyla satış ya da
masrafları sahibince karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere
bulunduğu gümrük idaresine terk edilir.
c) Teslimden sonra
kontrol sonucunda uygunsuzluğu tespit edilen ancak bulunamayan eşyanın
gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
5. (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen
ve varış gümrük idaresine karayolu ile sevk edilmek üzere transit rejimine konu
edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, yapılan kontrol veya muayene
sonucunda, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste olduğunun tahlil,
teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın tespiti hâlinde fiilin
niteliğine göre bu fıkranın (a) ve (b) bentlerine, transit rejimine konu edilen
serbest dolaşımda olmayan eşyanın, hareket gümrük idaresinden sevk edilmesinden
sonra varış gümrük idaresine varışından önce ya da varış gümrük idaresinde
yapılan kontrolü veya muayenesi sonucunda beyana göre eksiklik veya fazlalık
tespit edilmesi hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın (c) veya (d)
bentleri uyarınca işlem yapılır. Bu fıkranın (c) ve (d) bentleri kapsamında
değerlendirilemeyecek eksiklik ve fazlalık durumları ile bu durumların
tespitine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
a) Farklı çıkan eşyanın
gümrük vergileri toplamının beyan edilen eşyanın gümrük vergileri toplamından
fazla olması durumunda farklı çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin iki katı
idari para cezası verilir.
b) Farklı çıkan eşyanın
beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya
veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması
durumunda farklı çıkan eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para
cezası verilir.
c) Beyana göre eksik
olduğunun tespit edilmesi hâlinde, eksik çıkan eşyaya ilişkin gümrük
vergilerinin alınmasının yanı sıra eşyanın gümrük vergilerinin iki katı idari
para cezası verilir.
d)
Beyana göre fazla olduğunun tespit edilmesi hâlinde, fazla çıkan eşyanın gümrük
vergileri kadar idari para cezası verilir ve fazla çıkan eşya 177 ila 180 inci
madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.
6. (Ek:24/10/2019-7190/12
md.) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresi
tarafından tespit edilmesinden önce beyan sahibi tarafından bildirilmesi
durumunda bu fıkralara göre hesaplanan cezalar yüzde on oranında uygulanır.
4458 sayılı Kanun m. 235/3 kapsamındaki bu idari yaptırımların uygulanabilmesi için temel ön koşul, eşyanın ticari miktar ve mahiyette olmaması veya ticari bir organizasyon seviyesine ulaşmamış bulunmasıdır. Bu koşullar gerçekleştiğinde fiil adli suç oluşturmaz; ceza idari para cezasından ibaret kalır, adli makamlara sevk işlemi yapılmaz ve yaptırım adli sicile işlenmez.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m. 6/4 uyarınca yolcuların beyanlarına aykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşıma araçlarında çıkan eşyanın ticari mahiyette olması ya da ithalinin veya ihracının yasak bulunması halinde ise kaçakçılık hükümleri devreye girer. Bu doğrultuda eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi hakkında 5607 sayılı Kanun m. 3/1 gereğince bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası uygulanır. Eşyanın gümrük kapıları dışından sokulması cezanın üçte birinden yarısına kadar artırılmasını gerektirir.
5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 6Kaynağı aç
(2) (Mülga: 28/3/2013-6455/66 md.)
(3) (Mülga: 28/3/2013-6455/66 md.)
(4) Yolcuların, beyanlarına aykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veya
taşıma araçlarında çıkan eşyanın ticarî mahiyette veya ithali veya ihracının yasak
olması halinde 3 üncü madde hükümleri uygulanır.
Deniz taşıtları
5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 3Kaynağı aç
(1) Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan
beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın,
gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden
yarısına kadar artırılır.
(2) Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen
ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı,
rejim hükümlerine aykırı olarak gümrük bölgesinde bırakan kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat
ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile yurt dışına çıkarmış
gibi işlem yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(5) Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak
etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî
amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(6) Özel kanunları gereğince gümrük vergilerinden kısmen veya tamamen muaf
olarak ithal edilen eşyayı, ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis eden,
satan veya devreden ya da bu özelliğini bilerek satın alan veya kabul eden kişi,
altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(7) İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır
bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis
ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İthali yasak eşyayı,
bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan
kişi, aynı ceza ile cezalandırılır.
(8) İhracı kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişi, fiil daha
ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(9) İlgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden
yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya
da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik
gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen
eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli
ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
(10) Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün,
tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü
içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından
iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek
ceza üç yıldan az olamaz.[5]
(11) (Değişik:
18/6/2014-6545/89 md.) Ulusal marker uygulamasına tabi olup da, Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumunun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren
veya hiç içermeyen akaryakıtı;
a) Ticari amaçla üreten,
bulunduran veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para
cezası ile cezalandırılır. Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan
akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra
hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.
(12) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan izin alınmadan; akaryakıt
haricinde kalan solvent, madenî yağ, baz yağ, asfalt ve benzeri petrol
ürünlerinden akaryakıt üreten veya bunları doğrudan akaryakıt yerine ikmal
ederek üreten, satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî
amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek
cümle:29/4/2021-7318/13 md.) Akaryakıt yerine kullanılan diğer ürünler
yönünden de bu fıkra uyarınca cezaya hükmolunur.
(13) Her türlü üretim, iletim ve dağıtım hatları dahil olmak üzere sıvı
veya gaz halindeki hidrokarbonlarla, hidrokarbon türevi olan yakıtları nakleden
boru hatlarından, depolarından veya kuyulardan kanunlara aykırı şekilde alınan
ürünleri satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî
amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(14) Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da
herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas
teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank,
düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(15) Ulusal markeri yetkisiz olarak üreten, satışa arz eden, satan,
yetkisiz kişilerden satın alan, kabul eden, bu özelliğini bilerek nakleden veya
bulunduranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır. Ulusal markerin kimyasal özelliklerini taşımasa
bile, bu madde yerine kullanılmak amacıyla üretilen kimyasal terkipler hakkında
da bu fıkra hükmü uygulanır.
(16) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı,
etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca
uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretlerin
taklitlerini imal eden veya ülkeye sokanlar ile bunları bilerek bulunduran,
nakleden, satan ya da kullananlar üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(17) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve
alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram,
pul, damga veya benzeri işaretleri; ilgili mevzuatta belirlenen şekilde temin etmesine
rağmen belirlenen ürünlerde kullanmaksızın bedelli veya bedelsiz olarak yayanlar,
bunları alma veya kullanma hakkı olmadığı halde sahte evrak veya dokümanlarla veya
herhangi bir biçimde ilgili kurum ve kuruluşları yanıltarak temin edenler, bunları
taklit veya tahrif ederek ya da konulduğu üründen kaldırarak, değiştirerek ya da
her ne suretle olursa olsun tedarik ederek amacı dışında kullananlar üç yıldan altı
yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(18) (Değişik:
18/6/2014-6545/89 md.) Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga
veya benzeri işaret bulunmayan ya da taklit veya yanıltıcı bandrol, etiket,
hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri taşıyan tütün mamulleri, makaron,
yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri;
a) Ticari amaçla üreten, bulunduran
veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası
ile cezalandırılır. Ancak, tütün mamullerinin, makaron, yaprak sigara kâğıdı,
etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması
hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.
(19) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.)
(20) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.; Yeniden düzenleme: 28/11/2017-7061/93
md.) Ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün,
parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara,
satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis
cezası verilir.[6][7]
(21) (Ek:30/11/2022-7423/8 md.) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki
belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası verilir.[8]
(22) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış
olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır.
(23) (Ek: 18/6/2014-6545/89 md.)Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların
konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından
bir katına kadar artırılır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/61 md.) Eşyanın değerinin
hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde
ise üçte birine kadar indirilir.
Nitelikli haller[9]
5607 sayılı Kanun m. 3/22 uyarınca kaçakçılık fiilleri teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi tamamlanmış gibi cezalandırılır. Eşyanın gümrük kapısından geçirilmeye çalışılması sırasında yakalanması durumunda da tam teşebbüs hükümleri geçerlilik kazanır. Ayrıca suça konu eşyanın tütün, tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kağıdı, etil alkol, metanol veya alkollü içkiler olması durumunda verilecek cezalar 5607 sayılı Kanun m. 3/10 gereğince yarısından iki katına kadar artırılır ve bu artırımla belirlenecek ceza üç yıldan az olamaz.
Dolayısıyla yolcu beraberindeki eşya, miktar ve çeşitlilik itibarıyla kişisel veya hediyelik kullanım sınırlarını aşıp ticari boyuta ulaştığı andan itibaren gümrük kabahati olmaktan çıkarak 5607 sayılı Kanun kapsamındaki kaçakçılık suçunu oluşturur.
Yargıtay Uygulamasında Ticari Nitelik ve Kast Ölçütleri
Failin ticari amaçla hareket edip etmediğinin belirlenmesinde kanunlarda maktu bir adetsel sınır öngörülmemiştir. Yargıtay uygulamasında ticari kastın varlığı; failin ekonomik ve sosyal durumu, suça konu eşyanın cinsi, nev'i, kullanım yeri, zamanı, miktarı, değeri ile bulundurma ve ele geçiriliş biçimi göz önüne alınarak her olayın özelliğine göre takdir edilir.
Tek başına eşya adedine bakılarak karar verilmesi yargı denetiminde eksik inceleme sayılmaktadır. Değerlendirmede sanığın mesleği, geliri, bakmakla yükümlü olduğu aile nüfusu ve sosyal yaşamı sübjektif ölçüt olarak dikkate alınır.
Tütün ve alkollü içeceklerde adetsel sınırlar az miktarda aşıldığında failin kişisel kullanım kapasitesi ve tiryakilik durumu gözetilir; makul miktardaki ürünler için ticari amaç sabit görülmediğinde beraat kararı verilir. Nitekim Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2017/12634 Esas ve 2020/10442 Karar sayılı ilamında, sanığın aracında ele geçirilen 19 karton kaçak sigaranın kişisel kullanım kapsamında kaldığı, ticari mahiyette bulunmadığı ve ithalinin yasak olmadığı gözetilerek beraatine ve eşyanın 4458 sayılı Kanun m. 235/3 gereğince gümrük idaresine teslimine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2017/12634, K. 2020/10442Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, Suriye'den Türkiye'ye giriş yapmak üzere iken Cilvegözü Sınır Kapısında sanığın sevk ve idaresindeki aracında yapılan aramada toplam 19 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın savunmasında sigaraları kendisi ve eşi için aldığını, ticari kastının bulunmadığını beyan etmesi, ele geçen sigaranın Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında miktar itibarıyla kişisel kullanım kapsamında kalması ve ele geçen ve yolcu beraberi statüsünde getirilen eşyanın ticari mahiyette bulunmadığı, ithalinin yasak olmadığının kabul edildiği cihetle, suç ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince Gümrük İdarelerince gümrük vergilerinin alınmasını gerektirir yaptırıma tabi bulunduğu gözetilerek, sanığın beraatine ve suç konusu eşya yönüyle, 6455 sayılı Kanunun 12. maddesi ile değişik 4458 sayılı Yasanın 235/3. maddesi gereği işlem yapılmak üzere eşyaların Gümrük İdaresinin teslimine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Buna karşılık sık aralıklarla yurt dışına gidip gelen ve her seferinde muafiyet sınırına yakın ya da sınırı az aşan eşya getiren kişilerin eylemleri bir bütün olarak ele alınır ve ticari organizasyonun parçası sayılarak kaçakçılık suçu kapsamında değerlendirilir.
Eşyanın miktar olarak az olsa dahi aracın stepne yuvasına, kapı döşemelerine, çift tabanlı valizlere veya giysilerin altına gizlenmesi gümrük denetiminden kaçırma iradesinin ve suç kastının delili sayılabilir. Ancak bu hallerde de eşyanın miktarı ticari boyutta değilse ve organizasyon bulunmuyorsa 5607 sayılı Kanun kapsamındaki suç yerine 4458 sayılı Kanun m. 235/3 uyarınca idari yaptırım tatbik edilir.
Cep telefonları yönünden yolcuların 3 takvim yılında 1 adet cep telefonunu kişisel eşya muafiyetiyle getirme hakkı bulunmaktadır. Şahsi kullanımındaki açık telefonun yanı sıra 1 adet kapalı ambalajlı telefon getirilmesi durumunda ambalajlı cihaz muafiyet dışı kalır; ancak gizleme düzeneği yoksa ticari miktar oluşturmadığından eylem suç sayılmayıp gümrük idaresince idari işleme tabi tutulur. Buna karşılık 5 ya da 10 adet kapalı kutu cep telefonu bulunması eşyanın ticari mahiyette olduğunu gösterir. Nitekim Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2010/15000 Esas ve 2013/10247 Karar sayılı ilamında, gümrüğe beyan edilmeksizin yurda sokulan 7 adet kullanılmış cep telefonu ticari miktar ve mahiyette kabul edilerek mahkumiyet hükmü yerinde görülmüştür.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/15000, K. 2013/10247Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük ve erteleme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan idare vekili ve sanık …'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanıklar … …, … … ve … hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
1-Sanık …'un gümrük görevlilerine beyan etmeden, yurt dışından beraberinde getirdiği ve savunmasında yakınlarına hediye edeceğini beyan ettiği üç adet cep telefonunun ticari miktar ve mahiyette kabul edilmesinin gerekçeleri gösterilmeden mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Sanık …'ün gümrük görevlilerine beyan etmeden, yurt dışından, beraberinde getirdiği ve savunmasında oğluna hediye edeceğini beyan ettiği 495.6 TL değerindeki bir adet play station markalı elektronik cihazın yolcu beraberi hediyelik eşya kapsımında kaldığı gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Sanık …'ın yurt dışından beraberinde getirdiği ve gümrük görevlilerine beyan, etmeden yurda kaçak olarak soktuğu ve akarabalarına hediye edeceğini savunduğu 7 adet kullanılmış cep telefonun ticari miktar ve mahiyette bulunması nedeniyle mahkumiyetine hükmolunması yerinde ise de,
5237 sayılı TCK'nun 61/1 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurularak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel ceza belirlenmesi gerektiği gözetilerek failin kast ve kusurunun ağırlığı dikkate alınırken olaysal değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle, kayden sabıkası bulunmayan sanık hakkında, dava konusu suçun işlenmesinden sonra benzer suçtan aynı mahkemeye açılan davasının bulunduğuna ilişkin, yasal olmayan gerekçeyle temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini,
Yasaya aykırı, katılan idare vekiliyle sanıklar … ve …'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi BOZULMASINA, 01.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Gümrük Hat Tercihi ve Yargılamada Beraat Halinde Eşyanın Durumu
Yolcuların gümrük kapılarındaki hat tercihi eylemin hukuki vasfını belirlemede etkilidir. Beraberinde ticari miktar ve mahiyette eşya bulunan bir yolcunun Kırmızı Hat yerine Yeşil Hattı kullanması gümrük idaresine yanıltıcı beyanda bulunma veya hiç beyanda bulunmama sayılır ve kaçakçılık suçu kapsamında değerlendirilir. Eşya kişisel kullanım sınırları içindeyse Yeşil Hattan geçilse dahi fiil adli suça dönüşmez, Gümrük Kanunu uyarınca idari yaptırımla karşılanır.
5607 sayılı Kanun m. 6 çerçevesinde yürütülen yargılamalarda, dava konusu eşyanın ticari miktar ve mahiyette olmadığı, kişisel veya hediyelik eşya sınırında kaldığı ve ithalinin yasak bulunmadığı anlaşılırsa suçun yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraat kararı verilmelidir. Bu durumda eşyanın müsaderesine hükmedilemez; eşya hakkında 4458 sayılı Kanun m. 235 uyarınca gerekli idari işlemlerin yapılması için gümrük idaresine gönderilmesi gerekir. Yargıtay 7. CD'nin 2014/24569 Esas ve 2016/4035 Karar sayılı kararında da yolcu beraberi statüsündeki eşyanın ticari mahiyette olmaması ve ithalinin yasak bulunmaması karşısında mahkumiyet ve müsadere yerine beraat ve gümrük idaresine gönderme kararı verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2014/24569, K. 2016/4035Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ……………..1. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasa'ya Muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanığın dava konusu eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmadan yurda getirdiği gerekçesiyle kamu davası açılmış olup, tüm dosya içeriğine göre sanığın belirlenen gümrük kapısından yolcu olarak yurda giriş yaptığı, ele geçen ve yolcu beraberi statüsünde getirilen eşyanın ticari mahiyette bulunmadığı, ithalinin yasak olmadığı ve suç ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasa'nın 6. maddesi gereğince gümrük idarelerince gümrük vergisinin alınmasını gerektirir yaptırıma tabi bulunduğu gözetilerek sanığın beraati yerine mahkumiyetine; dava konusu eşya yönünden ise, 11.04.2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa'nın 12. maddesi ile değişik 4458 sayılı Yasa'nın 235. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere gümrük idaresine gönderilmesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı;
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa'nın 100. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nun 324. maddesinin 4. fıkrasında eklenen cümle ve 6183 sayılı Yasa'nın 106. maddesi uyarınca 20,00 TL'den daha az miktardaki yargılama giderlerinden sanığın sorumlu tutulmamasının gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/03/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Sanığın suç tarihinde Suriye'den Türkiye'ye Akçakale gümrük sahasından giriş yaptığı sırada, araç ve yolcuların muayenesinin yapıldığı alanda, muayene memurları görmeden araçların arka tarafından geçerek, araçlarla kantar arasında bulunan boşluğa poşet attığı, kontrol edilen poşet içerisinden dava konusu 20 karton sigaranın ele geçirildiği, dosya içerisindeki pasaport fotokopisine göre sanığın olaydan 1 ve 3 gün önce de yurda giriş kayıtlarının bulunduğu anlaşılmakla;
Sıklıkla yurda giriş çıkış yapan birinin, uzun süreli kullanım ihtiyacını karşılayacak miktarda sigarayı beraberinde getirmesinin olağan karşılanamayacağı da gözetilerek, sanığın ticari kastla hareket edip etmediğinin tespiti bakımından, ilgili gümrük idaresinden olaydan önceki son bir ay içerisinde sanığın Suriye'den yurda giriş çıkış tarihleri sorulup belirlendikten sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinden, eksik araştırma sonucu verilen yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun kararına bu yönden katılmıyorum.
Yolcu beraberi cep telefonunda ticari miktar sınırı nasıl uygulanır?
Yolcular 3 takvim yılında 1 adet cep telefonunu kişisel muafiyetle getirebilir. Şahsi açık telefonun yanında getirilen 1 adet ambalajlı telefon gizleme yoksa ticari sayılmaz ve idari işleme tabi tutulur; ancak 5 ila 10 adet kapalı kutu telefon ya da Yargıtay kararlarına konu olduğu üzere 7 adet telefon ticari miktar ve mahiyette kabul edilerek 5607 sayılı Kanun m. 3/1 uyarınca adli ceza uygulanır.
Eşyanın gizlenerek veya zulada getirilmesi mutlaka kaçakçılık hapis cezası mı gerektirir?
Eşyanın özel tertibat veya gizli bölmelerde taşınması denetimden kaçırma iradesini gösterebilirse de getirilen eşyanın ticari miktar ve mahiyette olmaması veya ticari organizasyon boyutuna ulaşmaması halinde, 5607 sayılı Kanun yerine 4458 sayılı Gümrük Kanunu m. 235/3 uyarınca idari yaptırım tatbik edilir.
Eşyanın kişisel kullanımda kaldığı yargılamada anlaşılırsa eşya müsadere edilir mi?
Hayır, eşyanın ticari miktar ve mahiyette olmadığı, ithalinin yasak bulunmadığı tespit edildiğinde sanık hakkında beraat kararı verilir ve müsadere kararı verilmeksizin eşya 4458 sayılı Gümrük Kanunu m. 235 uyarınca işlem yapılmak üzere gümrük idaresine teslim edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

