Yıllık ücretli izin, işçinin en az bir yıl çalışmasının ardından doğan ve önceden feragat edilemeyen temel bir iş hukuku hakkıdır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 53. maddesi hakkın doğum koşullarını ve kıdeme bağlı asgari süreleri, 56. maddesi iznin kullandırılma kurallarını, 59. maddesi ise iş sözleşmesi sona erdiğinde birikmiş izin ücretinin ödenmesini düzenlemektedir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 53Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 56Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 59Kaynağı aç
Hak Kazanma Koşulu: En Az Bir Yıl Çalışma
4857 sayılı İş Kanunu m. 53 uyarınca işçinin yıllık ücretli izne hak kazanabilmesi için işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de dahil olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olması şarttır. Yıllık izne hak kazanmada takvim yılı başlangıcı değil işçinin işe girdiği tarih esas alınır; aralıklı çalışsa dahi işe girdiği tarihten itibaren bir yılı doldurduğunda izne hak kazandığı kabul edilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/9-256, K. 2013/588Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/9-265, K. 2013/589Kaynağı aç
Yıllık ücretli izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı süreler birleştirilerek dikkate alınır. Bu birleştirme 4857 sayılı İş Kanunu m. 54/1'de açıkça düzenlenmiştir. Aynı işverenin 4857 sayılı Kanun kapsamına girmeyen işyerlerinde geçirilen süreler de bu hesaba dahil edilir; ancak kural yalnızca aynı işverene ait işyerleri için geçerlidir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 54Kaynağı aç
Niteliği itibarıyla bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara İş Kanunu'nun yıllık ücretli izin hükümleri uygulanmaz. Bu istisna işin niteliğiyle doğrudan bağlantılıdır; mevsimlik nitelik taşımayan, yalnızca işçinin aralıklı çalıştırıldığı durumlarda istisnadan söz edilemez ve işçi, bir yılı doldurmak koşuluyla yıllık izne hak kazanır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/2656, K. 2019/1075Kaynağı aç
Kıdeme Göre Asgari İzin Süreleri
4857 sayılı İş Kanunu m. 53, kıdem süresine bağlı olarak üç asgari izin bandı belirlemiştir: bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara en az 14 gün, beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlara en az 20 gün, on beş yıl ve üzeri kıdemi bulunanlara ise en az 26 gün yıllık ücretli izin verilmesi zorunludur. Bu süreler asgaridir; iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle artırılabilir, ancak azaltılamaz.
Kanun iki ek güvence daha öngörmüştür. On sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin, kıdem bandı hangi dilime girerse girsin 20 günden az olamaz. Yer altı işlerinde çalışan işçilerin izin süreleri ise her kıdem bandına dört gün eklenerek uygulanır.
Yıllık İznin Kullandırılması ve Bölünme Kuralları
4857 sayılı İş Kanunu m. 56 gereğince yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez; kanunda öngörülen süreler içinde kesintisiz kullandırılmak zorundadır. Tarafların anlaşması hâlinde iznin bölünmesi mümkündür; bu durumda bölümlerden en az birinin on günden aşağı olmaması şarttır.
İzin süresi hesaplanırken, o dönem içine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri yıllık izin süresinden sayılmaz. Bu günler fiilen izin süresine eklenir.
İşyerinin bulunduğu yerden başka bir yerde izin geçirecek olan işçiye, bu isteğini bildirmesi ve belgelemesi koşuluyla işveren, gidiş ve dönüş için toplam dört güne kadar ücretsiz yol izni vermek zorundadır. Bu yükümlülük 4857 sayılı İş Kanunu m. 56'da açıkça düzenlenmiştir.
Diğer İzin Türleriyle Karıştırılmaması
İşveren tarafından yıl içinde verilmiş olan hastalık izni, ücretsiz izin ve benzeri ücretli ya da ücretsiz izinler ile dinlenme izinleri yıllık ücretli izinden mahsup edilemez. Her izin türü ayrı bir hak olarak varlığını korur.
Kısmi Süreli Çalışanlarda Yıllık İzin
Kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışma düzeninde istihdam edilen işçiler, yıllık ücretli izin hakkından yararlanır; kısmi süreli çalışma bu hakkı ortadan kaldırmaz ve hak süre bakımından tam süreli çalışanlarla eşdeğer tanınır.
İşçinin İzindeyken Başka İşte Çalışması
Ücretli yıllık izin kullanan işçi, bu süre zarfında başka bir işveren yanında çalışamaz. Aksinin tespiti hâlinde işverenin ödemiş olduğu izin ücretini geri isteyebileceği kabul görmektedir.
Alt İşveren Değişikliği ve İzin Kıdemi
Alt işvereni değiştiği hâlde aynı işyerinde çalışmaya devam eden alt işveren işçilerinin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde geçirdikleri toplam süre esas alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt işveren çalışanlarının hak kazandıkları izinleri ilgili yıl içinde kullanmalarını sağlamakla yükümlü; alt işveren ise izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle sorumludur.
İşverenin Kayıt Tutma ve İspat Yükü
4857 sayılı İş Kanunu m. 56 uyarınca işveren, işyerinde çalışan tüm işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösteren izin kayıt belgesi tutmak zorundadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir; işveren bunu imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belgeyle kanıtlamalıdır. Bu nitelikte belgeler ibraz edilemezse işçi yıllık izin ücreti alacağına hak kazanır; bu durumda takdiri indirim yoluna gidilmesi hatalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/1346, K. 2019/1160Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/20225, K. 2015/20127Kaynağı aç
İşçinin uzun yıllar boyunca çok az izin kullanmış görünmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunda hâkim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca taraf beyanı alarak değerlendirme yapma ödevini yerine getirmelidir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/25749, K. 2019/22611 sayılı kararında bu yükümlülüğü somutlaştırmıştır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/25749, K. 2019/22611Kaynağı aç
İş Sözleşmesi Sona Erdiğinde Kullanılmayan İzin Ücreti
İş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçinin hak kazanıp kullanamadığı yıllık izin sürelerine ait ücret, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden işçiye ya da hak sahiplerine ödenir. Bu kural 4857 sayılı İş Kanunu m. 59'da düzenlenmiştir; sona erme biçiminin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının bu alacak bakımından önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izin hakkı, iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçi, sözleşme devam ederken kullanmadığı izinlerin ücretini talep edemez; yalnızca izin hakkının varlığının tespitini istemekte hukuki menfaate sahiptir.
İzin ücreti alacağı, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte muaccel olur; bu alacağa ilişkin zamanaşımı da iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Faiz başlangıcı bakımından ise işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir. Zamanaşımı süresinin uzunluğu mevcut verilerle doğrulanamamıştır; bu konunun ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
İşveren tarafından sözleşme feshedildiğinde 4857 sayılı İş Kanunu m. 17'de düzenlenen bildirim süreleriyle m. 27 kapsamında tanınan yeni iş arama izni, yıllık ücretli izin süreleriyle iç içe geçirilemez. İşçi tarafından yapılan ihbar önelli fesihte ise bildirim öneli ile yıllık izin süresinin iç içe girebileceği kabul edilmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2016/1346, K. 2019/1160 sayılı kararında; işveren tarafından izin ücretinin fiilen ödenmesi ve işçinin bu ödemeyi kabul ederek ibra beyanını içeren belgeyi imzalaması hâlinde yıllık izin ücreti alacağının sona ereceği somut olayın koşulları değerlendirilerek benimsenmiştir. İbranın geçerliliği genel kurallara tabidir.
Aynı İşverenle Birden Fazla Çalışma Döneminde İzin Hesabı
Önceki çalışma döneminde işçiye kullanılmayan izin ücretleri tam olarak ödenmişse, o dönem sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı yapılamaz. Buna karşılık, önceki dönemde ne izin kullandırılmış ne de karşılığı ödenmiş süreler aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerindeki sonraki çalışmalara eklenir.
Önceki çalışma döneminde bir yılı dolduramadığı için yıllık izne hak kazanılamamış süreler de aynı işverene ait sonraki çalışmalara eklenerek yıllık izin hakkı belirlenmelidir. Yıllık izin özde bir dinlenme hakkı olduğundan aralıklı çalışmalarda önceki dönem alacağının zamanaşımına uğramayacağı ilkesi de tanınmakla birlikte bu ilkenin güncel mevzuat ve içtihat çerçevesindeki geçerliliği ayrıca denetlenmelidir.
Mevsimlik Çalışma ve Yıllık İzin
Niteliği itibarıyla bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara yıllık ücretli izin hükümleri uygulanmaz. Mevsimlik iş; her yıl belirli dönemlerde yoğunlaşan, tüm yıl boyunca aynı sayıda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve iş sözleşmesine ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektiren işler olarak tanımlanmakla birlikte iş hukuku mevzuatında bu işlerin tam listesi verilmemiş, hangi işlerin mevsimlik sayıldığı yargısal içtihatla şekillenmiştir.
Mevsimlik işlerde yıllık izin öngörülmemesinin temel gerekçesi, yılın çalışılmayan döneminin fiilen dinlenme işlevi görmesidir. Ancak bu istisnanın sınırları bulunmaktadır: her yıl 11 ayı aşan çalışma söz konusu olduğunda, yılın kalan bölümünde Anayasa m. 50 kapsamındaki dinlenme hakkının kullandırılması mümkün olmadığından çalışma mevsimlik iş sayılamaz. Bu durumun yıllık izin hakkına etkisi ise 11 ayı aşan yılların ve mevsim dışı çalışılan yılların kapsamı bakımından Yargıtay içtihadında farklı değerlendirmelere konu olmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2013/9-256, K. 2013/588 ve E. 2013/9-265, K. 2013/589 sayılı kararlarında 11 ayı aşan çalışmanın bulunduğu yıldan itibaren mevsimlik statüden çıkıldığı kabul edilmiştir. Bu kararlar, davaya özgü bozma gerekçesi niteliğinde olup sonuçların kesinleşmesi yeniden yargılama aşamasında belirlenecektir; kararların etkisinin kapsamı bakımından 2019 tarihli HGK kararıyla farklılık bulunmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2016/2656, K. 2019/1075 sayılı kararında ise işyerindeki çalışma mevsiminin tespit edilmesi, davacının mevsim dışında çalıştığı yıllardaki süreler ile 11 ayı aşan çalışması bulunan yıllardaki sürelerin belirlenerek yıllık izin hesabında dikkate alınması gerektiğine karar verilmiştir. Bu karar oy çokluğuyla verilmiş olup karşı oy, fasılalı çalışmada tüm sürenin 4857 sayılı İş Kanunu m. 54 uyarınca birleştirilmesi gerektiği görüşünü savunmaktadır. 2013 ve 2019 tarihli HGK kararları, 11 ayı aşan çalışmanın hangi dönemleri kapsadığı konusunda farklı değerlendirmeler içerdiğinden bu iki yaklaşımdan biri kesin kural olarak benimsenemez.
Mevsimlik işlerde yıllık izin yasağını düzenleyen İş Kanunu m. 53/3 nispi emredici bir kuraldır; bireysel iş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmesi ile mevsimlik işçiler için yıllık izin hakkı tanınabilir.
Başlangıçta mevsimlik olarak çalıştırılıp sonradan sürekli işe geçen işçinin mevsimlik dönemdeki çalışması yıllık ücretli izin hesabında dikkate alınmaz; bununla birlikte söz konusu dönem kıdem süresinin belirlenmesinde sayılır. Gerçekten mevsimlik nitelik taşıyan işlerde geçen kıdem, işçinin daha sonra yıllık izne hak kazandığı dönemde izin süresinin belirlenmesinde gözetilebilir.
Sık Sorulan Sorular
Yıllık izin hakkından önceden vazgeçilebilir mi?
Hayır. 4857 sayılı İş Kanunu m. 53 yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceğini açıkça hükme bağlamıştır.
İzin ücretim ne zaman ödenmeli?
İşveren, izin başlamadan önce ücreti veya ücrete ilişkin hakları peşin ya da avans olarak ödeme yükümlülüğü çerçevesinde hareket eder; uygulamanın bordro dönemine göre farklılık gösterebileceği de gözetilmelidir.
İzin kullanırken resmi tatil günleri izinden sayılır mı?
Hayır. Yıllık ücretli izin dönemine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz; bu günler fiilen iznin sonuna eklenir.
İşveren izni parçalara bölebilir mi?
İşveren yıllık ücretli izni kesintisiz kullandırmak zorundadır. Yalnızca tarafların karşılıklı anlaşması hâlinde bölünebilir; bu durumda bölümlerden en az birinin on günden az olmaması gerekir.
İş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmayan izin hakları ne olur?
Sözleşmenin sona erme nedeninden bağımsız olarak hak kazanılmış ancak kullanılmamış yıllık izin süreleri, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden işçiye ya da hak sahiplerine ödenir. Bu alacağa ilişkin zamanaşımı sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar; zamanaşımı süresinin uzunluğu ise ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Mevsimlik işçiler yıllık izin hakkından yararlanabilir mi?
Kural olarak, niteliği itibarıyla bir yıldan az süren mevsimlik işlerde çalışanlara yıllık ücretli izin hükümleri uygulanmaz. Ancak bir takvim yılı içinde 11 ayı aşan çalışma bulunduğunda o çalışma mevsimlik iş sayılamaz ve yıllık izin hakkının doğacağı kabul edilmektedir; bu durumun hangi yılları kapsadığı Yargıtay içtihadında farklı değerlendirmelere konu olmuştur. Bireysel iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle mevsimlik işçilere yıllık izin hakkı da tanınabilir.
İşveren izin kullandırdığını nasıl kanıtlar?
Yıllık izinlerin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir. İşveren bunu imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belgeyle kanıtlamalıdır; aksi hâlde işçi yıllık izin ücreti alacağına hak kazanır.
Aralıklı (fasılalı) çalışmada yıllık izin nasıl hesaplanır?
Yapılan iş gerçekte mevsimlik nitelik taşımıyorsa ve işçi yalnızca aralıklı çalıştırılmışsa mevsimlik iş istisnası uygulanmaz; bu durumda bir yılı doldurmak koşuluyla yıllık izne hak kazanılır. Aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalışılan süreler 4857 sayılı İş Kanunu m. 54/1 uyarınca birleştirilerek dikkate alınır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

