Yıllık Ücretli İzin Nedir ve Neden Vazgeçilemez?
Yıllık ücretli izin, işçinin dinlenmesini sağlamak amacıyla 4857 sayılı İş Kanunu m. 53'te düzenlenmiş, emredici nitelikte bir haktır. Bu hak işverenin takdirine bırakılmamış olup kanundan doğar ve işçiye fiilen kullandırılması zorunludur. İşçi bu haktan vazgeçemez; yıllık ücretli izin hakkından vazgeçildiğine ilişkin bir düzenleme geçersiz sayılır. Kanunla belirlenen asgari izin süreleri bireysel iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle artırılabilir; azaltılması ise mümkün değildir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 53Kaynağı aç
Yıllık İzne Hak Kazanma Şartı: Bir Yıllık Çalışma
4857 sayılı İş Kanunu m. 53 uyarınca işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de dahil olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Sözleşmede deneme kaydı öngörülmüş olsa bile bu süre kıdeme sayılır; deneme süresi dahil bir yılını dolduran işçi yıllık izin hakkını kazanır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/2656, K. 2019/1075Kaynağı aç
Bir yıllık sürenin hesabında yalnızca işbaşında geçen günler esas alınmaz; hafta tatilleri, ulusal bayram ve genel tatil günleri, o yıla ait yıllık izin süresi ile kanunen çalışılmış sayılan kısa süreli hastalık istirahatları da bu hesaba dahil edilir. Öte yandan uzun süreli ücretsiz izinler kural olarak kıdem hesabının dışında kalır. Kanunun açıkça çalışılmış saydığı bazı askı halleri ise kıdeme eklenir.
Yıllık izne hak kazanılmasında takvim yılı başlangıcı değil, işçinin işe girdiği tarih esas alınır. Aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalışılan süreler 4857 sayılı İş Kanunu m. 54/1 uyarınca birleştirilerek hesaba katılır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/9-256, K. 2013/588Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/2657, K. 2019/1076Kaynağı aç
Kıdeme Göre Asgari İzin Süreleri
4857 sayılı İş Kanunu m. 53, çalışma süresine göre kademeli bir asgari izin tablosu öngörmektedir. Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) çalışmış olanlara yılda en az on dört gün, beş yıldan fazla on beş yıldan az çalışmış olanlara en az yirmi gün, on beş yıl ve daha fazla çalışmış olanlara ise en az yirmi altı gün ücretli izin verilmesi zorunludur. Bu süreler asgari alt sınır olup sözleşmeyle artırılabilir ancak azaltılamaz.
Kanun bazı işçi grupları için ek güvence getirmektedir. On sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri ise kanuni asgari sürelere dörder gün eklenerek uygulanır; bu kural 6552 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle 4857 sayılı İş Kanunu m. 53'e eklenmiştir.
İşyeri Devrinde ve Alt İşveren Değişikliğinde Kıdem
İşyerinin devredilmesi halinde işçinin devreden işveren nezdinde geçen hizmet süresi kıdem hesabına dahil edilir; yıllık izin süresi bu toplam kıdeme göre belirlenir. Alt işveren değişikliği durumunda ise aynı işyerinde çalışmaya devam eden alt işveren işçilerinin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları toplam süre dikkate alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt işveren çalışanlarının hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içinde kullanılmasını sağlamakla yükümlüdür.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 56Kaynağı aç
İznin Kullanılma Biçimi ve Bölünmesi
İşçi her hizmet yılına ait iznini kural olarak o yılı izleyen hizmet yılı içinde kullanır; yıllık izin süresinde işçinin çalıştırılması yasaktır. İşverenin bölme yetkisi kısıtlıdır: 4857 sayılı İş Kanunu m. 56 uyarınca yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez ve kanunda gösterilen süreler içinde sürekli bir biçimde verilmesi zorunludur. Ancak tarafların anlaşması ile izin süresi, bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir.
İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan ücretli ya da ücretsiz izinler ile dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.
Yıllık ücretli iznini işyerinin bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olan işçi, talepte bulunması ve belgelemesi koşuluyla gidiş-dönüş yol sürelerini karşılamak üzere işverenden toplam dört güne kadar ücretsiz izin isteyebilir; işveren bu izni vermekle yükümlüdür.
İşverenin İzin Planlama Yetkisi ve Dürüstlük Kuralı
İznin kullandırılma zamanını belirleme yetkisi işverene aittir; işveren iş yoğunluğunu, iş organizasyonunu ve diğer çalışanların izin durumunu gözetebilir. Bununla birlikte bu yetki, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2'de düzenlenen dürüstlük kuralıyla sınırlandırılmıştır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. İşçiye uzun süre izin kullandırılmaması ya da izin taleplerinin haklı bir gerekçe olmaksızın sürekli reddedilmesi, yönetim hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Mevsimlik ve Aralıklı Çalışmada İzin Hakkı
Niteliği itibarıyla bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara 4857 sayılı İş Kanunu m. 53'ün yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz; bu istisna kanunda açıkça düzenlenmiştir. Mevsimlik işlerin temel özelliği yılın belirli bir döneminde periyodik ve düzenli olarak tekrarlanmalarıdır; hangi işlerin mevsimlik sayılacağı işin ve işyerinin özelliğine göre değerlendirilir.
Mevsimlik işçinin bir takvim yılı içinde on bir ayı aşan çalışması bulunması hâlinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun çoğunluk kararlarında yalnızca o yıl için yıllık ücretli izne hak kazanılacağı kabul edilmiştir; on bir ayı aşan çalışmanın bulunduğu yıl ya da yıllar bu kapsama girer, mevsimlik olarak çalışılan diğer yıllar girmez. Öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2013/9-256, K. 2013/588 sayılı kararında on bir ayı aşan yılın ardından sonraki döneme ait yıllık ücretli izin süresi de belirlenmiştir; bu iki yaklaşım aynı konuda farklı sonuçlara ulaşmaktadır. Mevsim dışında çalışma yapılan yıllarda ise o yıla özgü ve mevsim dışı süreyle kısıtlı çalışma yıllık izin ücreti hesabında dikkate alınır. 2019 tarihli oy çokluğuyla verilen kararlar E. 2016/2656, K. 2019/1075 ve E. 2016/2657, K. 2019/1076 künyelerini taşımaktadır.
Yapılan iş gerçek anlamda mevsimlik değilse ancak işçi aralıklı olarak çalıştırılmışsa mevsimlik işten söz edilemez. Bu durumda aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde aralıklı çalışılan süreler 4857 sayılı İş Kanunu m. 54 uyarınca birleştirilerek değerlendirilir; bir yılı doldurmak koşuluyla işçi yıllık ücretli izne hak kazanır.
4857 sayılı İş Kanunu m. 53'teki mevsimlik işlere yönelik kısıtlama nispi emredici bir kural niteliği taşıdığından, bireysel iş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmesiyle mevsimlik işçiler için yıllık ücretli izin hakkı tanınabilir. Nitelikleri itibarıyla bir yıldan az süren mevsim veya kampanya işlerinin yürütüldüğü işyerlerinde devamlı olarak çalışan işçiler hakkında ise Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği m. 12 hükümleri uygulanır.
İş Sözleşmesi Sona Erince Kullanılmamış İzin Ücreti
İş sözleşmesi devam ettiği sürece yıllık izin hakkı yanmaz ve birikir; işveren ücret ödeyerek işçiyi izin kullanmaktan vazgeçiremez. İş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdiğinde hak kazanılmış ancak kullanılmamış izin süreleri ücrete dönüşür. 4857 sayılı İş Kanunu m. 59 uyarınca bu alacak, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret esas alınarak işçiye ya da hak sahiplerine ödenir; alacak sözleşmenin sona erdiği tarihte muaccel hale gelir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 59Kaynağı aç
İş sözleşmesi sona erdiğinde hak kazanılıp kullanılmayan izin günleri için ödeme yapılırken kullanılan veya fesihle birlikte ödenen izin günleri mahsup edilir.
İşveren tarafından yapılan fesihlerde ihbar bildirim süreleri ile 4857 sayılı İş Kanunu m. 27 kapsamında işçiye tanınması zorunlu yeni iş arama izni süresi, yıllık ücretli izin süreleriyle iç içe geçirilemez; bu iki hak birbirinden bağımsız olarak kullanılmak durumundadır.
Kullanılmamış yıllık izin ücretine ilişkin zamanaşımı, 4857 sayılı İş Kanunu m. 59 uyarınca iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar; sözleşme süresince izin hakkı zamanaşımına uğramaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/15196, K. 2020/2079 sayılı kararında ise birden fazla çalışma dönemi varsa her dönemin zamanaşımı açısından ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği, dönemler arasındaki zamanaşımı süresinin dolup dolmadığına bakılması gerektiği ortaya konulmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/15196, K. 2020/2079Kaynağı aç
İzin Kayıt Yükümlülüğü ve İspat
Yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığını ispat etmek kural olarak işverene aittir. İşveren bu yükümlülüğünü imzalı izin belgeleri, izin kayıt defteri veya yazılı personel kayıtlarıyla yerine getirir. 4857 sayılı İş Kanunu m. 56 uyarınca işveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır. Yazılı belge ve kayıt bulunmaması halinde işçinin izinlerini kullanmadığı kabul edilebilir; tanık beyanı bu konuda tek başına yeterli görülmeyebilir. İzin kayıtlarının tutulmaması veya usulüne uygun düzenlenmemesi uyuşmazlık halinde işveren aleyhine sonuç doğurabilir ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında idari para cezasına yol açabilir.
İzin kullandırılmadığı gerekçesiyle iş sözleşmesini fesheden işçi ise bu iddiasını kendisi ispatlamak durumundadır. İspat yükünün paylaşımı bu iki durum arasında farklılaşmaktadır.
İzin Ücreti Hesabında Dikkate Alınan Ödemeler
İzin ücreti hesabında işçiye yapılan tüm ödemeler aynı şekilde değerlendirilmez. Süreklilik ve düzenlilik taşıyan ödemeler, örneğin her ay düzenli ödenen primler, ücret kapsamında kabul edilerek hesaba dahil edilebilir. Buna karşılık arızi ya da düzensiz nitelik taşıyan ödemeler bu hesabın dışında kalır.
Sık Sorulan Sorular
Yıllık izne hak kazanmak için kaç yıl çalışmak gerekir?
İşyerinde işe başlandığı günden itibaren deneme süresi de dahil olmak üzere en az bir yıl çalışmış olmak yeterlidir. Deneme süresinin kıdeme dahil edilmesi kanuni zorunluluktur; bu süreyi sözleşmeden çıkarmak mümkün değildir.
Kıdeme göre kaç gün yıllık izin kullanılabilir?
4857 sayılı İş Kanunu m. 53 kademeli bir asgari tablo öngörmektedir. Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) çalışanlara en az on dört gün, beş yıldan fazla on beş yıldan az çalışanlara en az yirmi gün, on beş yıl ve daha fazla çalışanlara ise en az yirmi altı gün izin verilmesi zorunludur. Bu süreler asgari düzeydir; iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle artırılabilir.
İş sözleşmesi sona erince kullanılmayan izinler ne olur?
İş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdiğinde hak kazanılmış ancak kullanılmamış izin günleri ücrete dönüşür. 4857 sayılı İş Kanunu m. 59 uyarınca bu alacak sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret esas alınarak ödenir. Kullanılan veya fesihle birlikte ödenen izin günleri mahsup edilir.
İş sözleşmesi devam ederken kullanılmayan izinler yanar mı?
Hayır. Sözleşme süresince kullanılmayan yıllık izinler birikir ve ortadan kalkmaz. İşçi ücret ödenerek izin kullanmaktan vazgeçirilemez; sözleşme devam ettiği sürece yıllık izin hakkı paraya çevrilemez.
Yıllık izin kullandırıldığını kim ispat eder?
Kural olarak ispat yükü işverene aittir. İşveren bu yükümlülüğünü imzalı izin belgeleri, izin kayıt defteri veya yazılı personel kayıtlarıyla karşılamak zorundadır. Yazılı belge bulunmaması halinde işçinin izinlerini kullanmadığı kabul edilebilir; tanık beyanı tek başına yeterli görülmeyebilir.
50 yaş ve üzerindeki işçiye en az kaç gün izin verilmesi gerekir?
On sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Bu güvence 4857 sayılı İş Kanunu m. 53'ten kaynaklanmaktadır.
Yıllık izin bölünebilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu m. 56 uyarınca yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez ve kanunda gösterilen süreler içinde sürekli olarak verilmesi zorunludur. Ancak tarafların anlaşması ile izin süresi, bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir.
Mevsimlik işçinin yıllık izin hakkı doğar mı?
Niteliği itibarıyla bir yıldan az süren mevsimlik işlerde çalışanlara 4857 sayılı İş Kanunu m. 53'ün yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bununla birlikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun çoğunluk kararlarına göre, mevsimlik işçinin bir takvim yılı içinde on bir ayı aşan çalışması bulunuyorsa yalnızca o yıl için izin hakkı doğar. Bu eşiğin altında kalan yıllar kapsam dışında kalır. Yapılan iş gerçekte mevsimlik nitelik taşımıyor ancak işçi aralıklı çalıştırılıyorsa, aralıklı süreler birleştirilerek değerlendirilir ve bir yılı doldurması koşuluyla işçi izin hakkı kazanır.
İzin süresi içinde hastalanırsam o günler izinden sayılır mı?
İzin süresine rastlayan ve sağlık raporuyla belgelenen hastalık süresinin yıllık izinden sayılmayabileceği Yargıtay uygulamasında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir. Bu sonuç otomatik olarak doğmaz; belgeleme koşulu aranır.
İzin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri nasıl değerlendirilir?
4857 sayılı İş Kanunu m. 56 uyarınca yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

