İlk derece ceza mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı başvurulacak olağan kanun yolu kural olarak istinaftır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir; ancak on beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş bulunan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna gidilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 272Kaynağı aç
istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına
ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir.
(2) Hükümden önce verilip hükme esas
teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı
da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.
(3) Ancak;
a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî
para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen onbeşbin Türk Lirası
dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,[115]
b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren
suçlardan beraat hükümlerine,
c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere,
Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.)
Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
İstinaf
istemi ve süresi
İstinaf Başvurusunun Yapılacağı Merci ve Usul
İstinaf kanun yoluna başvuru doğrudan bölge adliye mahkemesine yapılmaz. 5271 sayılı Kanun'un 273. maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvuru, hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle gerçekleştirilir. Zabıt kâtibine beyanda bulunulması durumunda bu beyan tutanağa geçirilir ve düzenlenen tutanak hâkime onaylattırılır. Başvuru evrakı, hükmü veren mahkeme aracılığıyla bölge adliye mahkemesi ilgili ceza dairesine gönderilmek üzere hazırlanır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 273Kaynağı aç
tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir
dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle
yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu
sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır. [116]
(2) (Mülga:2/3/2024-7499/18 md.)
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/75
md.) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin
yargı çevresi içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı, kararın o
yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren iki hafta içinde
istinaf yoluna başvurabilirler.116
(4) Sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma
isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette
suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin
nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz.
(5) Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini
gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere
tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde bu
husustaki cevaplarını bildirebilirler.116
Eski hâle getirme süresi içinde istinaf süresinin işlemesi
Tutuklu Kişilerin Kanun Yoluna Başvuru Usulü
Tutuklu bulunan sanıklar bakımından kanun yollarına başvuru usulü 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek kanun yoluna başvurabilir. Zabıt kâtibine başvurulması hâlinde başvuru ilgili deftere kaydedilir ve düzenlenen tutanağın bir örneği tutukluya verilir. Kurum müdürüne başvurulması durumunda ise hazırlanan tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir ve zabıt kâtibince deftere kaydedilir. Zabıt kâtibi veya ceza infaz kurumu müdürü tarafından bu işlemler yapıldığı anda kanun yolları için belirlenen yasal süreler kesilmiş sayılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 263Kaynağı aç
veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak
suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir.
(2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya
dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak
düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir.
(3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde
ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili
mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder.
(4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü
tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için
bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır.
Kanun
yolunun belirlenmesinde yanılma
İstinaf Başvuru Süresi ve Gerekçe Bildirimi
Ceza yargılamasında istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır. Ağır ceza mahkemelerinde görevli Cumhuriyet savcıları açısından ise yargı çevreleri içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı başvuru süresi, kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına intikal ettiği tarihten itibaren iki haftadır. Cumhuriyet savcısı istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir ve bu istem ilgililere tebliğ edilir; ilgililer tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap bildirebilir.
Sanık, katılan, katılma isteği karara bağlanmamış veya reddedilmiş olanlar ile katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan kişilerin sundukları dilekçe veya beyanlarında başvuru nedenlerini göstermemeleri bölge adliye mahkemesince inceleme yapılmasına engel teşkil etmez.
İstinaf İncelemesine Kapalı Kesin Hükümler ve Tekerrür Etkisi
İlk derece mahkemelerinin tüm hükümleri istinaf incelemesine tabi değildir. 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere yasal kesinlik sınırı dâhilindeki adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri, üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan kurulan beraat hükümleri ve kanunlarda kesin olduğu belirtilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Kanun koyucu bu şekilde istinaf yolu kapalı bulunan kesin nitelikteki hükümlerin tekerrüre esas olmayacağını da açıkça düzenlemiştir.
İstinaf ile Temyiz İncelemesinin Kapsamı ve Temyiz Edilemeyen Kararlar
İstinaf kanun yolunda dosya hem olay hem de hukuk yönünden maddi ve hukuki denetime tabi tutulabilir. Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma kararları dışında kalan hükümleri kural olarak temyiz edilebilir; ancak temyiz incelemesi kural olarak hukuki denetimle sınırlıdır. 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesi gereğince temyiz yoluna başvuran taraf hükmün neden bozulmasını istediğini başvurusunda göstermek zorundadır ve bu gerekçe yalnızca hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir. Cumhuriyet savcısı da temyiz dilekçesinde isteminin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 294Kaynağı aç
istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. (Ek
cümle:2/3/2024-7499/20 md.) Cumhuriyet savcısı temyiz
dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça
belirtir.
(2) Temyiz sebebi, ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.
Temyiz gerekçesi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 286Kaynağı aç
dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.
(2) Ancak;[131]
a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları
ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun
esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,
b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis
cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,
c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.)[132] Hapis cezasından
çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili
olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her
türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118
sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa
bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı
dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin
görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis
cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her
türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden
verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç
müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları
ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren
suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf
başvurusunun esastan reddine dair kararları,
h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza
verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi
kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar
veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı
hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye
mahkemesi kararları,
Temyiz edilemez.
(3) (Ek:17/10/2019-7188/29 md.)
İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile
aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza
dairelerinin kararları temyiz edilebilir:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Hakaret (madde 125, üçüncü fıkra),
2. Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (madde 213),
3. Suç işlemeye tahrik (madde 214),
4. Suçu ve suçluyu övme (madde 215),
5. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (madde 216),
6. Kanunlara uymamaya tahrik (madde 217),
7. (Ek:13/10/2022-7418/30 md.)[133]
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A),
8. Cumhurbaşkanına hakaret (madde 299),
9. Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (madde 300),
10. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve
organlarını aşağılama (madde 301),
11. Silâhlı örgüt (madde 314),
12. Halkı askerlikten soğutma (madde 318),
suçları.
b) Terörle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası
ile 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar.
c) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci
fıkrası, 31 inci maddesi ve 32 nci maddesinde yer alan suçlar.
Hükümden önceki kararların temyizi
5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece yargılamasında hükmedilen beş yıl veya daha altındaki hapis cezaları ile tutarı gözetilmeksizin adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararları temyiz denetimine kapalıdır. Benzer şekilde ilk derece mahkemesince tayin edilen beş yıl veya daha az süreli hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi hükümleri de kural olarak temyiz edilemez. Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara dair bölge adliye mahkemesi kararları ile bu yöndeki esastan ret kararları, davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbirine ilişkin esastan ret veya aynı doğrultudaki kararlar ile adli para cezasını gerektiren suçlardaki bölge adliye mahkemesi kararları temyiz yoluna tabi değildir. Ayrıca ilk defa bölge adliye mahkemesince kurulan ve kanuni istisna dışındaki mahkûmiyetler saklı kalmak üzere, üst sınırı iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlar ile bunlara bağlı adli para cezalarına dair bölge adliye mahkemesi kararları da temyiz edilemez.
Temyiz yasağı kapsamında kalsa dahi 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin üçüncü fıkrasında sınırlı sayılan suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı temyiz yoluna gidilebilir. Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen hakaret (m. 125/3), cumhurbaşkanına hakaret (m. 299), halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (m. 213), suç işlemeye tahrik (m. 214), suçu ve suçluyu övme (m. 215), halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (m. 216), kanunlara uymamaya tahrik (m. 217) ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (m. 217/A) suçları istisna tutulmuştur. Ayrıca Terörle Mücadele Kanunu m. 6/2-4 ile m. 7/2 ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu m. 28/1, m. 31 ve m. 32'de öngörülen suçlara dair bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı da temyiz yolu açıktır.
İlk derece ceza mahkemesi kararına karşı başvuru süresi ne kadardır?
İstinaf başvuru süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır.
Sanık istinaf başvurusunda sebep göstermek zorunda mıdır?
Sanığın dilekçe veya beyanında istinaf başvuru nedenlerini göstermemesi dosyanın bölge adliye mahkemesince incelenmesine engel oluşturmaz.
Tutuklu bulunan sanık istinaf başvurusunu nasıl yapar?
Tutuklu sanık zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak ya da dilekçe vererek başvurabilir; tutanak düzenlendiğinde yasal süre kesilmiş sayılır.
İstinaf yolu kapalı olan mahkûmiyetler tekerrüre esas alınabilir mi?
Kesinlik sınırı nedeniyle istinaf yoluna başvurulamayan kesin nitelikteki hükümler tekerrüre esas teşkil etmez.
Temyiz kanun yolunda inceleme nasıl yapılır?
Temyiz yolunda inceleme kural olarak hukuki denetimle sınırlıdır ve başvuru yapan tarafın hükmün hukuki yönüne ilişkin bozulma sebeplerini dilekçesinde açıkça göstermesi zorunludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

