Yedek Subay ve Yedek Astsubay Olmaya Engel Haller

by Avukat Erdal Ersoy
Yedek Subay ve Yedek Astsubay Olmaya Engel Haller

Yedek subay veya yedek astsubay olmaya engel teşkil eden haller, 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 33. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunda öngörülen engel hallerden birine giren yedek subay veya yedek astsubay adayları, bu statülere nasbedilmez ve askerlik hizmetlerini er statüsünde tamamlar. Bu kişilerin tabi olacağı askerlik süresi ise erbaş ve erlerin tabi olduğu kanuni hizmet süresi kadardır.

7179 sayılı ASKERALMA KANUNU m. 33Kaynağı aç
MADDE 33- (1) Yedek subay veya yedek astsubay, yedek subay adayı veya yedek astsubay adayı, yedek subay aday adayı veya yedek astsubay aday adayı iken; a) 1632 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 926 sayılı Kanunun 50 nci maddesinde belirtilen suçlardan mahkûm olanlar, b) Süresine bakılmaksızın kamu hizmetlerinden yasaklı olanlar ile idari karar sonucu kamu hizmetlerinden çıkarılanlar, c) Yedek subay veya yedek astsubaylardan askerlik hizmet süresini tamamlamadan çeşitli nedenlerle Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişikleri kesilen veya mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılanlar, ç) Yedek subay adayı veya yedek astsubay adaylarından Bakanlıkça bu konuda çıkarılan yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde; 1) Disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle yedek subay veya yedek astsubay olması uygun görülmeyenler, 2) Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimsemiş olduğu anlaşılanlar, 3) Yedek subay veya yedek astsubay eğitim ve öğretiminde başarı gösteremeyenler, d) Subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş veya er olarak görev yaparken askerlik hizmet süresini tamamlamadan disiplinsizlik veya ahlaki nedenlerle Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişikleri kesilen veya mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılanlar, askerlik hizmetini er statüsünde tamamlar. Bunların askerlik hizmeti erbaş ve erlerin hizmet süresi kadardır. Katılış, statü değişikliği ve terhis

Ceza Mahkûmiyetine Bağlı Engel Haller

7179 sayılı Kanun m. 33/1-a uyarınca; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 30. maddesi ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 50. maddesinde belirtilen suçlardan mahkûm olanlar yedek subay veya yedek astsubay olamazlar.

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca subaylar, astsubaylar, uzman jandarmalar ve özel kanunlarında bu cezanın uygulanacağı belirtilen asker kişiler hakkında; taksirli suçlar hariç olmak üzere ölüm, ağır hapis veya bir yıldan fazla hapis cezasıyla hükümlülük durumunda Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası verilir. Maddenin (B) bendinde yer alan devletin şahsiyetine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, kaçakçılık (istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç), resmi ihaleye fesat karıştırma ve devlet sırlarını açığa vurma suçlarından mahkûmiyet halinde de mahkeme hükmünde belirtilmese dahi çıkarma yaptırımı uygulanır. Ayrıca taksirli suçlar dışındaki üç aydan fazla süreli hapis cezalarında askeri mahkemelerce çıkarma cezası da verilebilir.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 30Kaynağı aç
Madde 30 – (Değişik: 22/3/2000-4551/6 md.) Aşağıda yazılı hallerde subay, astsubay, uzman jandarmalar ve özel kanunlarında bu cezanın uygulanacağı belirtilen asker kişiler hakkında, askeri mahkemeler veya adliye mahkemelerince asıl ceza ile birlikte, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilir. Bu husus mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa dahi, Silahlı Kuvvetlerden çıkarmayı gerektirir. A) Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere ölüm, ağır hapis, bir seneden fazla hapis cezası ile hükümlülük halinde, B) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle hükümlülük halinde. Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere, askeri mahkemelerce üç aydan fazla hapis cezası ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilebilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezasının niteliği ve sonuçları:[10]

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 50. maddesinin (d) bendi uyarınca, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis cezası ya da bentte sayılan yüz kızartıcı suçlardan mahkûmiyet halinde mahkemece çıkarma kararı verilmesi gerekir. Bu sonuç hükümde gösterilmemiş olsa bile mahkûmiyetin kanuni neticesidir. Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma işlemi; askeri rütbe ve memuriyetlerin kaybedilmesi ile subay, astsubay ve Devlet memuru olarak yeniden orduya kabul edilmeme sonucunu doğurur.

926 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50 – (Başlığı ile Birlikte Değişik: 7/7/1971 – 1424/18 md.) (Değişik birinci fıkra : 28/6/2001 – 4699/7 md.) Kadrosuzluk, yetersizlik, (…)[50] veya (d) bendindeki suçlardan hükümlülük nedeni ile aşağıda belirtilen esas ve şartlar dahilinde subaylar hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi yapılır. a) (Değişik: 9/8/1993 – KHK – 499/10md.)Kadrosuzluk nedeniyle ayırma: 41 inci maddede öngörülen hizmet ihtiyaç kadrosunu uygulayabilmek amacıyla; 1. Diğer terfi şartlarını haiz olduğu halde bir üst rütbede kadro açığı bulunmaması nedeniyle, takip eden yıllarda da terfi edemeyen yüzbaşılar subaylıktaki 21 inci, binbaşılar subaylıktaki 22 nci, yarbaylar subaylıktaki 25 inci fiili hizmet yılını doldurduklarında emekliye sevk edilirler. Gecikmeli olarak bir üst rütbeye terfi eden yüzbaşılar, binbaşı rütbesinde 22 nci,binbaşılar ise yarbay rütbesinde 25 inci subaylık hizmet yılını doldursalar dahi emekliye sevk edilmezler ve bu rütbelerin normal bekleme süresi sonuna kadar hizmete devam ettirilirler. Bunlar yeni rütbelerinin bekleme süresi sonunda ve izleyen 2 yılda 3 defa değerlendirmeye tabi tutulurlar ve terfi edemedikleri takdirde emekliye sevk edilirler. Binbaşı ve yarbay rütbelerinde terfi şartlarını haiz oldukları halde terfi edemeyip bekleyenlerin miktarı, 41 inci madde esaslarına göre o rütbenin tespit edilen kadrosunun yüzde 10’unu geçemez; geçtiği takdirde, derece ve kademesine bakılmaksızın en eski nasıplılardan ve yeterlik durumu en düşük olanlardan başlanmak suretiyle yeteri kadarı emekliye sevk edilir. 2. Bekleme süresi sonunda veya sonraki yıllarda bir üst rütbeye yükselemeyen albayların subaylığa nasıpları en eski ve aynı nasıplı olanları arasında, öncelikle 38 ve Ek- 1 inci maddelerde belirtilen terfi şartlarını haiz olmayanlardan başlamak üzere yeteri kadarı emekliye sevk edilir. Bu şekilde emeklilik işlemine; terfi şartlarını taşımayan, Yüksek Askeri Şura’ca tuğgeneral-tuğamiral yıl kontenjanı verilen sınıflarda oldukları ve rütbe terfi şartlarını taşıdıkları halde üst rütbe kadrosunda açık bulunmadığı için terfi edememiş olan, terfi şartlarını taşıdıkları halde Yüksek Askeri Şura’ca tuğgeneral-tuğamiral yıl kontenjanı verilmeyen sınıflarda oldukları için Yüksek Askeri Şura’ca değerlendirmeye girmeyen albayların, sicil notu ortalaması en düşük olanlardan başlanır. b) (Değişik: 17/4/1975 – 1876/2 md.) Yetersizlik nedeniyle ayırma; 1. (Değişik: 11/2/2014-6519/31 md.) Teğmen rütbesi hariç olmak üzere son on yıl içinde, ikisi farklı birinci ve ikinci sicil üstlerinden olmak üzere üçüncü kez sicil tam notunun %60’ından daha düşük sicil notu alan subaylar, 2. Subay Sicil Yönetmeliğinde gösterilen esaslara göre kendisinden istifade edilemeyeceği sıralı sicil üstlerinin düzenleyeceği sicil belgesi ile anlaşılan subaylar; 3. (Ek: 2/7/2018 – KHK/703/127 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 7/12/2023 Tarihli ve E: 2018/117, K: 2023/212 Sayılı Kararı ile.) Hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. c) (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.) d) (Ek: 28/6/2001 – 4699/7 md.) Aşağıda belirtilen suçlardan hükümlü olma nedeniyle ayırma: Ertelenmiş, seçenek yaptırımlara çevrilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, affa uğramış olsalar bile, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 131 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hali hariç basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, iftira gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı nitelikteki suçlardan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma suçlarından hükümlü olan subaylar hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. (Ek cümleler:24/6/2021-7329/12 md.) Mahkeme, bu bentte yazılı suçlardan mahkûmiyet veya kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet hâllerinde, mahkûmiyet kararıyla birlikte subayların Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına karar verir. Bu hususlar mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa da mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarmayı gerektirir. Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma, askerî rütbe ve memuriyetlerin kaybedilmesi ile subay, astsubay ve Devlet memuru olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine kabul edilmeme sonuçlarını doğurur.[51] YEDİNCİ BÖLÜM Değerlendirme Kurulları I – Değerlendirme kurullarının teşkili:

926 sayılı Kanun m. 50/d uyarınca; ertelenmiş, seçenek yaptırımlara çevrilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş veya affa uğramış olsa bile, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile 1632 sayılı Kanun'un 131. maddesinin birinci fıkrasının az vahim hali hariç olmak üzere zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, iftira, kaçakçılık ve resmi ihaleye fesat karıştırma suçlarından hükümlü olan subaylar hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. 926 sayılı Kanun m. 50/d suç kataloğunda iftira suçu yer alırken 1632 sayılı Kanun m. 30/B metninde bu suç sayılmamış; Devlet sırlarını açığa vurma suçu ise 1632 sayılı Kanun m. 30/B'de bulunurken 926 sayılı Kanun m. 50/d kapsamına dahil edilmemiştir.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 131Kaynağı aç
Madde 131 – (Değişik: 11/12/1935-2862/10 md.) 1 – Askeri bir hizmet yaparken veya vazifeyi suistimal ederek bir hizmet veya vazifeden ötürü tevdi veya emanet edilmiş olan para veya kıymeti ne olursa olsun bir eşyayı yahut kendisine tevdi veya emanet edilmiş olmasa bile her türlü askeri erzak, eşya ve hayvanları çalanlar veya zimmetine geçirenler, yahut ihtilas edenler veya satanlar, yahut rehine verenler ve bunları bilerek satın alanlar veya rehin kabul edenler veya gizliyenler beş seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılırlar. (Değişik: 22/3/2000-4551/27 md.) Az vahim hallerde, altı aydan üç seneye kadar hapis cezası hükmolunur. Çalınan veya rehin edilen mallar bulunursa geri alınır. Yok edilen eşya, hayvan ve sairenin değerlerinin ödettirilmesine de hükmolunur. 2 – Yukarıki fıkrada yazılı fiiller silah, cephane veya her hangi bir müdafaa vasıtasına taallük ederse ceza arttırılır. 3 – Yukarıki iki fıkrada yazılı fiiller seferberlikte yapılırsa yapanlar hakkında on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis, az vahim hallerde iki seneden aşağı olmamak üzere beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir. Üstünün, astının veya arkadaşının bir şeyini çalanlar[31]

Kamu Hizmetinden Yasaklılık ve İdari Çıkarılma

7179 sayılı Kanun m. 33/1-b uyarınca, süresine bakılmaksızın kamu hizmetlerinden yasaklı olan kişiler ile idari karar neticesinde kamu hizmetlerinden çıkarılanlar yedek subay veya yedek astsubay olamazlar. Yasaklılık yaptırımının kısa süreli olması bu engeli ortadan kaldırmaz. Benzer şekilde idari tasarrufla kamu görevine son verilmiş olması da statüye geçişi kesin biçimde keser.

Önceki Askerlik Hizmetinden İlişik Kesilmesi

7179 sayılı Kanun m. 33/1-c ve m. 33/1-d hükümleri, daha önce askerlik bünyesinde görev yapmış kişilerin durumunu ele alır. Yedek subay veya yedek astsubay olarak görev yapmaktayken hizmet süresini tamamlamadan çeşitli sebeplerle Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilenler ya da mahkeme veya mahkûmiyet kararı sonucunda ordu ile bağı koparılanlar er statüsüne alınır.

Muvazzaf veya sözleşmeli subay, astsubay, uzman erbaş yahut sözleşmeli erbaş ve er statüsündeyken askerlik süresini bitirmeden disiplinsizlik veya ahlaki nedenlerle ilişiği kesilenler ile mahkeme hükmüyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılanlar da 7179 sayılı Kanun m. 33/1-d gereğince yedek subay ve yedek astsubay olamazlar.

Disiplinsizlik, Güvenlik ve Başarısızlık Şartları

7179 sayılı Kanun m. 33/1-ç bendi disiplin, güvenlik ve eğitim yetersizliğini üç ayrı grupta toplar. Bu kapsamda; disiplinsizlik ve ahlaki durumları sebebiyle uygun görülmeyenler yönetmelikteki esaslara göre engel hale girer. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren, askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayan eylemlerde bulunan ya da tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyasi, yıkıcı ve bölücü ideolojik görüşleri benimsediği anlaşılan adaylar bu haklarını kaybeder. Son olarak, verilen yedek subay veya yedek astsubay eğitim ve öğretim safhasında başarı gösteremeyenler de statüye alınmaz.

Danıştay 12. Dairesinin 26.03.2024 tarihli ve E. 2020/154, K. 2024/1582 sayılı kararında; personelin aldığı disiplin cezalarının niteliği ve ceza yargılamasına konu fiilinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin disiplin anlayışını temelden sarsacak ve itibarını zedeleyecek mahiyette bulunması durumunda ayırma işleminin hukuka uygun olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının varlığının bu değerlendirmeyi engellemeyeceği sonucuna varılarak Bölge İdare Mahkemesinin iptal yönündeki kararı bozulmuştur.

Danıştay 12. Daire, E. 2020/154, K. 2024/1582Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/154 E.  ,  2024/1582 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/154 Karar No : 2024/1582 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … KARŞI TARAF (DAVALI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin… tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir ili, Foça ilçesi, Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı'nda muvazzaf subay olarak görev yapan davacının, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ile TSK Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliğinin 9. Maddesinin 1 fıkrasının (f) bendi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …tarih ve … sayılı kararın iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 2003 yılında 'teğmen' rütbesiyle subay nasbedilen davacının, 25/03/2014 tarihinden itibaren almaya başladığı ve ayırma işlemine gerekçe olarak gösterilen disiplin cezalarına kadar, meslek hayatı boyunca sicil notlarının genellikle mükemmel ve çok iyi seviyesinde olduğu; mesleki safahatının on yılı süresince herhangi bir idari ya da adli takibata maruz kalmayan davacının, ayırma işleminden önceki son görev yeri Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığına atandığı 05/08/2013 tarihinden itibaren ardı ardına disiplin cezaları ve ceza kovuşturmalarına maruz kaldığı, takdir yetkisinin hukuka uygunluğunun denetiminde, açık hata, orantısızlık, dengeleme, makul ölçü gibi kavramlara müracaatla, bu hâllerin varlığı hâlinde takdir yetkisinin objektif kullanılmadığının kabul edilmesi gerekmekte olup; davacı hakkında disiplin cezaları verilmesine ve cezai kovuşturma yapılmasına sebebiyet veren eylem ve ihlaller ile davacıya uygulanan "silahlı kuvvetlerden ayırma" yaptırımı arasında adil bir dengenin bulunmadığı, başka bir deyişle ölçülülük esasına uyulmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İzmir ili, Foça ilçesi, Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığında görevli iken, Dz.K.K.lığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve …sayılı kararıyla disiplinsizliği alışkanlık haline getirdiği kabul edilen davacının, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20/1-f ve TSK Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin 9/1-f maddeleri uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın, Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca 04/03/2015 tarihinde onaylanarak 07/05/2015 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu'nun 3. maddesinde “Disiplinsizlik: Bu Kanuna göre disiplin cezası ile cezalandırılan fiil ve haller” şeklinde tanımlanmış, 5. maddesinde herhangi bir fiilden dolayı ilgili hakkında yapılan adli soruşturma veya kovuşturmanın, aynı fiilden dolayı ayrıca disiplin soruşturması ve tahkikat yapılmasını, disiplin cezası verilmesini ve bu cezanın yerine getirilmesini engellemeyeceği kuralı benimsenmiş, 6. maddesinde disiplin cezası vermeye yetkilendirilmiş kişi ve kurullarca, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarının ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanılacağı, takdir hakkının mutlaka gerekçeli olacağı, takdir hakkı kullanılırken disiplinsizliğin işleniş biçimi, yeri, zamanı, askeri hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, disiplinsizlik yapan personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, önceki disiplin durumu, samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık gibi hususların dikkate alınacağı, 7. maddesinde maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil edebilecek bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirlerince, olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirilirse, yazılı olarak görevlendireceği; soruşturmacılar vasıtasıyla ya da şahsen disiplin soruşturması yapılacağı, 11. maddesinde “Silahlı Kuvvetlerden ayırma” disiplin cezasının yüksek disiplin kurulları tarafından verileceği Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasının, personelin tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi veya durumuna göre sözleşmesinin feshedilmesi sonucunu doğuracağı, bu cezanın kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığında oluĢturulacak yüksek disiplin kurulları tarafından verileceği ve ilgili kuvvet komutanı, Jandarma Genel Komutanı veya Sahil Güvenlik Komutanının onayı ile yerine getirileceği, anılan cezanın; disiplin amirlerinden en az ikisinin teklifi üzerine yüksek disiplin kurulları tarafından verilebileceği gibi eldeki bilgi ve belgelere göre yüksek disiplin kurulları tarafından resen de verilebileceği, kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında teşkil edilecek yüksek disiplin kurullarının; kurmay başkanının başkanlığında personel, istihbarat ve harekât başkanları, personel ve tayin dairesi başkanları, adli müşavir veya hukuk müşaviri, kıdem, sicil ve personel yönetimi ile ilgili şube müdüründen oluşacağı, yüksek disiplin kurullarında kararların oy çokluğu ile alınacağı, 13. maddesinde; Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasının verilmesine ilişkin sürecin; disiplin amirlerinin teklifi ile başlatılması hâlinde süreci başlatan disiplin amiri tarafından, diğer durumlarda ise yetkili komutanlıklar vasıtası ile yüksek disiplin kurulları tarafından hakkında karar verilecek personelin savunmasının alınacağı, yazılı savunma haricinde, yüksek disiplin kurulu tarafından gerek görülmesi veya personelin talepte bulunması hâlinde personelin sözlü olarak da ifade vermeye çağrılabileceği, 39. maddesinde; Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektirecek durumun oluştuğunun disiplin amirleri tarafından tespit edilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra aynı sebeple yüksek disiplin kurulu tarafından ceza verilemeyeceği ve son olarak 40. maddesinde; bu Kanunun 13. maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen istisna haricinde disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, isnat olunan hususlar ile savunma için verilen sürenin açıkça ve yazılı olarak ilgiliye bildirileceği, üç iş gününden az ve beş iş gününden fazla olmamak üzere verilecek süre içinde savunmasını yapmayan personelin savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı belirtilmiştir. Ayrıca 6413 sayılı Kanun'un 20. maddesinde; Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler tek tek sayılmış, olup; Bu maddeye göre Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler; “a) Aşırı borçlanmak ve borçlarını ödeyememek: Nafaka, trafik kazası, doğal afet, personelin öngöremeyeceği şekilde ülke genelinde yaşanan olağanüstü ekonomik dalgalanmalar, ani devalüasyonlar, sağlık ve tedavi giderleri ile kefillik ve benzeri zorunluluk hâlleri hariç olmak üzere, aşırı derecede borçlanmaya düşkün olmak ve bu borçlarını ödememeyi alışkanlık hâline getirmektir. b) Ahlaki zayıflık: Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olmak veya Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı, utanç verici veya toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunmaktır. c) Hizmete engel davranışlarda bulunmak: Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda veya ağır suç veya disiplinsizlik teşkil eden fiillerde bulunmaktır. ç) Gizli bilgileri açıklamak: Yetkisi olmadığı hâlde, devletin güvenliği ile iç ve dış siyasi yararlarına ilişkin elde ettiği gizli bilgileri yetkisiz kişi ve kuruluşlara vermek, ulaştırmak veya açıklamaktır. d) İdeolojik veya siyasi amaçlı faaliyetlere karışmak: Siyasi partilere girmek, ideolojik veya siyasi faaliyetlere karışmak, ideolojik veya siyasi amaçlarla disiplini bozucu tavır ve davranışlarda bulunmaktır. e) Uzun süreli firar etmek: Geçerli bir mazereti olmaksızın kesintisiz olarak bir yıldan fazla süre ile izin süresini geçirmek veya firar hâlinde bulunmaktır. f) Disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmek: Disiplini bozucu tavır ve davranışlarda bulunmayı alışkanlık hâline getirmek veya aldığı disiplin cezalarına rağmen ıslah olmamaktır. g) İffetsiz bir kimse ile evlenmek veya böyle bir kimse ile yaşamak: İffetsizliği anlaşılmış olan bir kimse ile bilerek evlenen veya evlilik bağını devam ettirmekte veya böyle bir kimseyi yanında bulundurmakta veya karı koca gibi herhangi bir kimse ile nikahsız olarak devamlı surette yaşamakta ısrar etmektir. ğ) Gayri tabii mukarenette bulunmak: Bir kimseyle gayri tabii mukarenette bulunmak yahut bu fiili kendisine rızasıyla yaptırmaktır.” şeklinde belirtilmiştir. Diğer taraftan, aynı Kanun'un 'Disiplin ceza puanına bağlı olarak ayırma cezası verilmesi' başlıklı 21. maddesinde; "(1) Aşağıda belirtilen durumlar disiplinsizliği alışkanlık hâline getirme olarak kabul edilir ve sözleşmeli subay ve astsubaylar hariç subaylar, astsubaylar ve uzman jandarmalar hakkında ayırma cezası verilir. a) En son alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde on sekiz disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam on iki defa veya daha fazla disiplin cezası almak. b) En son alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son beş yıl içinde otuz beş disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam yirmi beş defa veya daha fazla disiplin cezası almak. (2) Birinci fıkra kapsamında ceza puanlarının hesaplanması ekli (2) sayılı çizelgeye göre yapılır." ve Geçici 5. maddesinde de; “(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin mahkemeleri tarafından yedek subaylar ile erbaş ve erlere verilmiş ve infazı tamamlanmış olan cezalar ve yukarıdaki geçici hükümlere göre infazı tamamlanan oda hapsi cezaları, askerlik hizmet süresinden sayılmaz ve bu kişiler her bir disiplin suçu için en fazla on beş gün olmak üzere infaz edilen süre kadar geç terhis edilirler. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce disiplin amirleri veya disiplin mahkemeleri tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce alınmış olan disiplin cezaları, bu Kanunun 21. maddesi kapsamındaki puanlandırmada dikkate alınmaz.” kuralları yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının 11/03/2014 tarihinde, sabah içtimasında tabur komutanınca hizmete ilişkin olarak verilen emirlere kasıtlı olarak gereken saygıyı göstermediğinden bahisle "amire saygısızlık (18/a) disiplinsizliği" kapsamında 25/03/2014 tarihinde tabur komutanı tarafından aylıktan kesme (1/96)- 3 ceza puanı; 01/04/2014 tarihinde, Haftalık Eğitim Çizelgesinde 13:30-17:00 saatleri arasında keşif gözetleme eğitimini icra etmediğinden bahisle "mesai çizelgesine uymamak" (15/ç) disiplinsizliği kapsamında 10/05/2014 tarihinde tabur komutanı tarafından uyarma-1 ceza puanı; 28/05/2014 tarihinde, EFES-2014 Tatbikatında Doğanbey/Seferihisar Ordugah Bölgesinden, ordugah komutanı veya vekilinden izin almadan ordugah bölgesini terk ettiğinden bahisle "meslek etiğine aykırı davranışta bulunmak (16/b) disiplinsizliği kapsamında 12/08/2014 tarihinde tabur komutanı tarafından takdiren bir derece hafif ceza olan uyarma- 1 ceza puanı; Dz.P.Astsb.Üçvş. A. Y.'zın şikayet dilekçesinde yer alan iddiaların araştırılması maksadıyla oluşturulan idari tahkikat heyetinin hazırladığı rapor doğrultusunda "hoşnutsuzluk yaratmak (19/ğ), 09.09.2014 tarihinde "3 gün hizmet yerini terk etmeme"-3,5 ceza puanı, Amfibi Keşif Bölük Komutanlığı görevine başladığı tarihten itibaren sağlık durumu ve çeşitli mazeretler öne sürerek sorumluluklarını yerine getirmediğinden bahisle "sorumluluktan kaçmak (16/e) disiplinsizliği kapsamında 07/11/2014 tarihinde tugay komutanı tarafından kınama-1,5 ceza puanı; olmak üzere sıralı üç disiplin amiri tarafından toplam on (10) ceza puanı verildiği, Amf.Gör.Gr.K.lığı Disiplin Kurulu tarafından, 30/05/2014 tarihinde kendi odasının kapısını tekmeleyerek kırdığından bahisle "hizmete mahsus eşyaya zarar vermek disiplinsizliği kapsamında "4 gün hizmet yerini terk etmeme"- 4,5 ceza puanı ile cezalandırıldığı, bu cezaya itirazının Disiplin Kurulu tarafından 15/10/2014 tarihinde reddedildiği, 30/05/2014 tarihinde kendi odasının kapısını tekmeleyerek kırdığından bahisle "Askeri eşyayı kasten tahrip etmek" suçundan açılan davanın devam ettiği, Haziran 2014 tarihinde Katar Askeri Heyeti'nin Amf. Dz. P.Tug.K'lığını ziyareti kapsamında icra edilen provaya yazılı ve sözlü emir verilmesine rağmen iştirak etmediğinden bahisle "emre itaatsizlikte ısrar" suçu kapsamında G. Dz.Saha K.lığı Askeri Savcılığı'nın 2014/576 sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiği, … Asliye Ceza Mahkemesine devredilen (hizmete ilişkin emirleri yerine getirmemek suçuna ilişkin) davanın beraat ile sonuçlanarak kesinleştiği,… Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı HAGB kararının kesinleştiği, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan yapılan yargılama sonucunda, …Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…K:… sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kesinleştiği görülmektedir. Her ne kadar temyize konu kararda, davacıya ait özlük dosyasının incelenmesi ve sicil ve disiplin safahatı bir arada değerlendirildiğinde; 2003 yılında 'teğmen' rütbesiyle subay nasbedilen davacının, 25/03/2014 tarihinden itibaren almaya başladığı ve ayırma işlemine gerekçe olarak gösterilen disiplin cezalarına kadar, meslek hayatı boyunca sicil notlarının genellikle mükemmel ve çok iyi seviyesinde olduğu; mesleki safahatının on yılı süresince herhangi bir idari ya da adli takibata maruz kalmayan davacının, ayırma işleminden önceki son görev yeri Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığına atandığı 05/08/2013 tarihinden itibaren ardı ardına disiplin cezaları ve ceza kovuşturmalarına maruz kaldığı, davacı hakkında disiplin cezaları verilmesine ve cezai kovuşturma yapılmasına sebebiyet veren eylem ve ihlaller ile davacıya uygulanan "silahlı kuvvetlerden ayırma" yaptırımı arasında adil bir dengenin bulunmadığı, başka bir deyişle ölçülülük esasına uyulmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, davacı hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan yapılan yargılama sonucunda, …Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda, davacının almış olduğu disiplin cezalarının niteliği ve ceza yargılamasındaki söz konusu fiilinin niteliği itibarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin disiplin anlayışını temelden sarsacak ve itibarını zedeleyecek nitelikte olduğu hususları birarada değerlendirildiğinde, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 27/03/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.

İdari Yargı Süreci ve Görevli Yargı Yolu

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme yeni veya eski görev yeri idare mahkemesi; görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda ise ilgilinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir. 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun Geçici 5. maddesi ise bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin mahkemelerince verilen ve infazı tamamlanan cezalar ile oda hapsi cezalarının askerlik hizmet süresinden sayılmayacağını ve ilgililerin infaz süresi kadar, her disiplin suçu için en fazla on beş gün geç terhis edileceğini hükme bağlamıştır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. 2. Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. 4. (Ek: 2/7/2012-6352/60 md.) Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, hâkim ve savcıların mali ve sosyal haklarına ve sicillerine ilişkin konularla, müfettiş hal kâğıtlarına karşı açacakları ve idare mahkemelerinin görevine giren davalarda yetkili mahkeme, hâkim veya savcının görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki:[27]

Sık Sorulan Sorular

Engel hale giren adayın askerlik süresi değişir mi?

Evet, 7179 sayılı Askeralma Kanunu m. 33 uyarınca engel hallerden birine giren aday rütbeli askerlik hakkını kaybederek hizmetini er statüsünde tamamlar ve tabi olduğu süre erbaş ile erlerin kanuni hizmet süresi kadar olur.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı engel halleri etkiler mi?

926 sayılı Kanun m. 50/d uyarınca; ertelenmiş, seçenek yaptırımlara çevrilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş veya affa uğramış olsa bile, bentte sayılan Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, iftira, kaçakçılık ve resmi ihaleye fesat suçlarından hükümlü olan subaylar hakkında kanuni ayırma hükümleri uygulanmaktadır.

Eğitim safhasında başarısız olan aday yedek astsubay olabilir mi?

Hayır, 7179 sayılı Kanun m. 33/1-ç/3 hükmü uyarınca yedek subay veya yedek astsubay eğitim ve öğretiminde başarı gösteremeyenler engel hal kapsamına girer ve askerlik hizmetini er statüsünde tamamlar.

Kısa süreli kamu hizmetinden yasaklılık engel sayılır mı?

Evet, 7179 sayılı Kanun m. 33/1-b süresine bakılmaksızın kamu hizmetlerinden yasaklı olmayı ve idari kararla kamu görevinden çıkarılmayı engel hal olarak açıkça düzenlemiştir.

Daha önce sözleşmeli erbaşken ilişiği kesilen kişi yedek astsubay olabilir mi?

Hayır, 7179 sayılı Kanun m. 33/1-d gereğince askerlik hizmetini bitirmeden disiplinsizlik, ahlaki nedenler veya TSK'dan çıkarma neticesinde ilişiği kesilenler yedek subay veya yedek astsubay olamazlar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu