Yazılım Lisans Uyumsuzluğunun Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Yazılım Lisans Uyumsuzluğunun Hukuki Sonuçları

Yazılım lisans uyumu, bir şirketin kullandığı bilgisayar programları için gerekli izinlere sahip olması ve bu izinlerin kapsamı dışına çıkmaması anlamına gelir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK), bilgisayar programlarını herhangi bir biçim altında ifade edilmeleri koşuluyla ilim ve edebiyat eseri kapsamında koruma altına almaktadır. Hak sahibinin yazılı izni olmaksızın gerçekleştirilen lisanssız ya da lisans kapsamını aşan yazılım kullanımı hem hukuki hem de cezai yaptırımlara konu olabilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: 1. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, 2. (Değişik: 1/11/1983 – 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri 3. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar. II – Musiki eserleri:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:

Bilgisayar Programları FSEK Kapsamında Nasıl Korunur?

FSEK m. 2/1 uyarınca her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ile bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları eser sayılmaktadır. Bununla birlikte bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine veya arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeler bu korumanın dışında kalmaktadır; koruma yalnızca ifade biçimini kapsar. İsteğe bağlı kayıt ve tescil ise hak yaratmaz; esas işlevi uyuşmazlık hâlinde ispat kolaylığı sağlamaktır.

İlk eser sahibinin tüzel kişi olduğu hâllerde FSEK m. 27 uyarınca koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren yetmiş yıldır. Tüzel kişi eser sahipliğinin koşulları bu maddede ayrıca belirtilmemektedir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/10 md.) Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder (Ek cümle: 21/2/2001 – 4630/16 md.) Bu süre, eser sahibinin birden fazla olması durumunda, hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl geçmekle son bulur. Sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır. 12 nci maddenin birinci fıkrasındaki hallerde koruma süresi, eserin aleniyet tarihinden sonra 70 yıldır; meğer ki eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce adını açıklamış bulunsun, İlk eser sahibi tüzelkişi ise, koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.

Hangi Eylemler İhlal Kapsamına Girer?

FSEK m. 71/1, hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın bir eseri işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten ya da yayımlayan kişiler hakkında yaptırım öngörmektedir. Aynı madde kapsamında hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralayan, ödünç veren ya da sair şekilde yayan; ticari amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden; kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişiler de bu düzenlemenin kapsamındadır. Söz konusu hüküm yalnızca yazılımlara değil, tüm korunan eserlere uygulanmaktadır.

Teknolojik Koruma Önlemlerine Yönelik Düzenleme

FSEK m. 72, 7346 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 21 Aralık 2021 tarihinde değiştirilerek kapsamı genişletilmiştir. Güncel düzenlemeye göre yasak; yalnızca bilgisayar programlarının çoğaltılmasını engelleyen ilave programları etkisiz kılmaya yönelik ürünlerle sınırlı değildir. Eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımının kontrolünü sağlamak üzere erişim kontrolü veya şifreleme gibi koruma yöntemi ya da çoğaltım kontrol mekanizması uygulamalarıyla sağlanan etkili teknolojik önlemleri etkisiz kılmaya yönelik ürün ve araçlar da bu madde kapsamındadır. FSEK m. 72/a uyarınca bu tür ürün ve araçları imal veya ithal eden, dağıtan, satan, kiraya veren ya da ticari amaçla elinde bulunduranlar; m. 72/b uyarınca söz konusu ürün ve araçların reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunanlar altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:21/12/2021-7346/1 md.) Bu Kanunda yer alan hakların korunması amacıyla eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımının kontrolünü sağlamak üzere erişim kontrolü veya şifreleme gibi koruma yöntemi ya da çoğaltım kontrol mekanizması uygulamalarıyla sağlanan etkili teknolojik önlemleri etkisiz kılmaya yönelik; a) Ürün ve araçları imal veya ithal eden, dağıtan, satan, kiraya veren veya ticari amaçla elinde bulunduranlar, b) Ürün ve araçların reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunanlar, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. 3. Diğer suçlar:

Hak Sahibinin Hukuki Talep Seçenekleri

FSEK m. 68 uyarınca yazılı izin alınmadan eseri işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya umuma ileten kişiden hak sahibi, taraflar arasında bir sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin ya da rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. Bu bir tavan düzenlemesidir; alt sınır belirlenmemiş olup mahkeme somut olayın koşullarına göre miktarı takdir eder. Ayrıca bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması hâlinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri de ileri sürebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

İzinsiz çoğaltılan kopyalar henüz satışa çıkarılmamışsa hak sahibi, çoğaltılmış kopyaların ve çoğaltmaya yarayan film, kalıp ile benzeri araçların imhasını ya da üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini talep edebilir. Alternatif olarak sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını da talep edebilir; bu seçimlik hak izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kopyalar satışa çıkarılmışsa ise hak sahibi, ihlalcinin elinde bulunan nüshalar bakımından FSEK m. 68/3 kapsamındaki seçeneklerden birini kullanabilir.

Eser sahibinden başka kişilerin bu hükümler kapsamında talepte bulunabilmesi için eser sahibinin FSEK m. 52'ye uygun yazılı çoğaltma iznini vermiş olması gerekmektedir.

Tazminat: Manevi ve Mali Talepler

FSEK m. 70/1 uyarınca manevi hakları ihlal edilen eser sahibi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat davası açabilir; mahkeme para tazminatına ek olarak veya yerine başka bir manevi tazminat biçimine de hükmedebilir. Mali hakları ihlal edilen eser sahibi ise FSEK m. 70/2 gereğince, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiil hükümlerine göre tazminat talep edebilir. Bu talebin kusur koşuluna bağlı olduğu madde metninden anlaşılmakta; kusursuz sorumluluk bu maddede düzenlenmemektedir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 – 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir. B) Ceza davaları: I – Suçlar: 1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz[28]

FSEK m. 70/3 uyarınca manevi ya da mali haklarının ihlal edildiği her iki hâlde de tecavüze uğrayan kimse tazminata ek olarak ihlalden elde edilen kârın kendisine verilmesini isteyebilir. Ancak bu yola başvurulduğunda FSEK m. 68 uyarınca talep edilen bedel indirilir.

Cezai Yaptırımlar

FSEK m. 71/1, hak sahibinin yazılı izni olmaksızın yukarıda sayılan eylemleri gerçekleştiren kişiler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunacağını öngörmektedir. Aynı madde kapsamında hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri ya da icra, fonogram ve yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma başlamadan önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir; bu imkân mahkemenin takdir yetkisindedir.

FSEK m. 71 ve 72'deki suçlar şikâyete bağlıdır. Kovuşturma yapılabilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve delilleri şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri zorunludur; bu koşulun yerine getirilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 75Kaynağı aç
Madde 75 – (Değişik: 23/1/2008-5728/140 md.) 71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Bu Kanunda yer alan soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla başta Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî hak sahibi kişiler şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan haberdar edilirler. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin gerekli işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı ayrıca, gerek görmesi hâlinde, hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir. Ancak, bu karar yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır. C) Çeşitli hükümler: I – Görev ve ispat:[30]

Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşyaya el koyma tedbirini alabilir ve gerek görmesi hâlinde hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir. Ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunulmalıdır; hâkim tarafından onaylanmayan karar hükümsüz kalır.

İspat Yükü ve Lisans Belgelerinin Önemi

FSEK m. 76/2, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter delil sunması hâlinde mahkemenin, korunan eserleri kullananların kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eserlerin listelerini sunmalarını isteyebileceğini düzenlemektedir. Bu belge veya listelerin sunulamaması ise tüm eserlerin haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil etmektedir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 76Kaynağı aç
Madde 76 – (Değişik: 23/1/2008-5728/141 md.) (Değişik birinci fıkra: 22/12/2016-6769/189 md.) Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder. II – İhtiyati tedbirler ve gümrüklerde geçici olarak el koyma:[31]

Çalışanların Eylemleri ve Şirketin Sorumluluğu

Türk Borçlar Kanunu m. 112, borcun hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde borçlunun, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu açıkça düzenlemektedir. TBK m. 116 ise borçlunun, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını birlikte yaşadığı kişilere ya da yanında çalışanlara kanuna uygun biçimde bırakmış olsa dahi, bu kişilerin işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenlemektedir. Bu genel borç hukuku kuralının yazılım lisans ihlallerine somut olarak nasıl uygulanacağı yargısal değerlendirmeye bağlıdır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Yapma ve yapmama borçlarında
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
MADDE 116- Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. B. Borçlunun temerrüdü I. Koşulları

TBK m. 116, yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluğun önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabileceğini de öngörmektedir. Ancak bu imkânın sınırları vardır: Uzmanlık gerektiren ve ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebilen bir hizmet söz konusuysa sorumsuzluk anlaşması kesin olarak hükümsüzdür. Yazılım geliştirme veya lisanslama hizmetinin bu fıkra kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği kanun metninde açıklığa kavuşturulmamıştır.

Şirket Devrinde Lisans Uyumsuzluğunun Durumu

TBK m. 202, bir malvarlığını veya işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kişinin, bunu alacaklılara bildirdiği ya da Ticaret Sicili Gazetesi'nde veya Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde ilan ettiği tarihten itibaren o malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olacağını düzenlemektedir. Bu süre içinde önceki borçlu da devralanla birlikte iki yıl boyunca müteselsilen sorumlu kalmaya devam eder. Bildirme veya ilan yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe iki yıllık süre işlemeye başlamaz. Yazılım lisans uyumsuzluğunun bu hüküm kapsamında devredilen bir borç sayılıp sayılmayacağı somut olayın koşullarına ve yargı yorumuna bağlıdır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 202Kaynağı aç
MADDE 202- Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz. G. İşletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi

Sık Sorulan Sorular

Yazılım lisansı olmadan kullanmak hukuki ve cezai sonuç doğurur mu?

Koşullar gerçekleşmişse her ikisi de gündeme gelebilir. FSEK m. 71/1 uyarınca hak sahibinin yazılı izni olmaksızın bir yazılımı çoğaltan, dağıtan, umuma ileten ya da ticari amaçla elinde bulunduran kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunabilir. Aynı zamanda hak sahibi, hukuk yoluyla rayiç bedelin en çok üç katına kadar bedel talep edebilir; mali tazminat talebinde ise tecavüz edenin kusuru aranmaktadır. Manevi tazminat ve ihlalden elde edilen kârın devri de ayrıca talep kapsamına girmektedir.

Lisans belgelerini saklamamanın hukuki sonucu ne olabilir?

FSEK m. 76/2 uyarınca hak sahibi yeterli delil sunduğunda mahkeme, yazılımı kullananların lisans belgelerini veya kullandıkları eserlerin tam listesini sunmalarını isteyebilir. Bu belge ve listelerin sunulamaması, tüm eserlerin haksız kullanılmakta olduğuna karine oluşturur. Lisans belgelerinin düzenli tutulması bu karine karşısında önemli bir savunma aracı niteliği taşıyabilir.

Çalışan lisanssız yazılım kullanırsa şirketin sorumluluğu ne olur?

TBK m. 116, borçlunun yanında çalışanların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenlemektedir. Bu genel borç hukuku kuralının yazılım lisans ihlallerine somut olarak nasıl uygulanacağı yargısal değerlendirmeye bağlıdır. Sorumsuzluk anlaşması bazı koşullarda mümkün olmakla birlikte kanun tarafından izne bağlanan uzmanlık hizmetlerinde kesin olarak geçersizdir; yazılım hizmetlerinin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ayrıca ele alınmalıdır.

Lisans koruma sistemini aşmaya yarayan araç üretmek veya dağıtmak yasak mı?

FSEK m. 72'nin 2021'de değiştirilen hâliyle, erişim kontrolü veya şifreleme gibi koruma yöntemi ya da çoğaltım kontrol mekanizması uygulamalarıyla sağlanan etkili teknolojik önlemleri etkisiz kılmaya yönelik ürün ve araçların imal, ithal, dağıtım, satış ve kiralanması ile ticari amaçla elde bulundurulması suç oluşturmaktadır. Bu araçların reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunanlar da aynı ceza kapsamındadır.

Şirket devralındığında önceki döneme ait lisanssız yazılım sorumluluğu devralana geçer mi?

TBK m. 202, işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kişinin bildirme ya da ilanın yapıldığı tarihten itibaren o işletmedeki borçlardan sorumlu olacağını düzenlemektedir. Yazılım lisans uyumsuzluğunun bu madde kapsamında devredilen bir borç sayılıp sayılmayacağı ise somut olayın koşullarına ve mahkeme değerlendirmesine bağlıdır; bu konuda kesin bir sonuç vermek güçtür. Şirket devirlerinde lisans durumunun önceden incelenmesi bu riski tespit etmek açısından önem taşır.

Hukuka aykırı yazılımın kaynağı bildirilirse ceza indirimi olur mu?

FSEK m. 71'in son fıkrasına göre hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri ya da icra, fonogram ve yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. Bu hüküm zorunlu değil; tamamen mahkemenin takdir yetkisindedir.

FSEK kapsamındaki davalarda hangi mahkeme görevlidir?

FSEK m. 76/1 uyarınca bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu kanundan kaynaklanan ceza davaları, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerde görülür. Bu fıkrada hangi mahkemelerin görevli kılındığı, SMK m. 156/1 kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu