Yazılım Lisans İhlalinde Ceza ve Tazminat Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Yazılım Lisans İhlalinde Ceza ve Tazminat Davası

Yazılım Lisans İhlallerinde Hukuki Koruma ve Dava Seçenekleri

Bilgisayar programları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser niteliğinde korunmaktadır. Yazılım lisansının ihlali veya izinsiz kullanımı halinde hak sahipleri, aynı hukuka aykırı eyleme karşı hem ceza davası hem de tazminat içerikli hukuk davası yollarına birlikte başvurma hakkına sahiptir. Bu kapsamda tek bir yargı yolunun seçilmesi zorunlu olmayıp hak sahipleri cezai takibat ile tazminat taleplerini eş zamanlı yürütebilir.

İzinsiz Yazılım Kullanımında Cezai Yaptırımlar ve Soruşturma Usulü

Hak sahibinin yazılı izni bulunmaksızın bir bilgisayar programını işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak çoğaltılmış eserleri satışa arz eden, satan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden ya da kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran veya depolayan kişiler hakkında 5846 sayılı Kanun'un 71. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Bilgisayar programının izinsiz çoğaltılmasını önlemek amacıyla geliştirilen ilave program ve koruma sistemlerini etkisiz kılmaya yönelik program veya teknik donanımların üretilmesi, satışa sunulması veya kişisel kullanım haricinde elde bulundurulması da cezai yaptırım kapsamındadır. Bununla birlikte, hukuka aykırı çoğaltılmış veya yayılmış eseri satışa sunan, satan ya da satın alan şüphelinin, kovuşturma aşamasına geçilmeden önce bunları temin ettiği kişileri bildirerek yakalanmalarını sağlaması halinde verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:

Eser sahibi, mali hak sahibi, bağlantılı hak sahibi veya yetkili meslek birliğinin ihlalin gerçekleştiği ya da neticesinin ortaya çıktığı yer Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunmasıyla ceza soruşturması başlar. Şikâyet üzerine savcılık, suç konusu eşyaya Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma tedbirlerini yürütür ve gerek gördüğünde hukuka aykırı çoğaltma faaliyetinin durdurulmasına karar vererek bu kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunar. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama yapılması ve kopyalama kararı verilebilmesi için soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması zorunludur. Şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya inceleme işleminin uzun sürecek olması halinde bu cihazlara elkonulabilir. Elkoyma işlemi sırasında sistemdeki tüm verilerin yedeklemesi yapılarak bir örneği şüpheliye veya müdafiine teslim edilir ve bu durum tutanakla imza altına alınır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Tazminat Davaları, Üç Kat Bedel Talebi ve Görevli Mahkeme

Hukuk yargılamasında hak sahipleri, 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kanuna uygun yazılı izin alınmaksızın eserin işlenmesi, çoğaltılması, yayılması veya umuma iletilmesi halinde sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar henüz satışa çıkarılmamışsa hak sahibi; kopyaların ve çoğaltmaya yarayan kalıp ve benzeri araçların imhasını, üretim maliyetini aşmayacak uygun bir bedel karşılığında kendisine devrini veya sözleşme olması durumunda isteyebileceği tutarın üç kat fazlasını isteyebilir. Bu kapsamda bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz eden tarafa karşı aralarında sözleşme kurulmuş olması halinde sahip olabileceği tüm hak ve yetkileri ileri sürebilir. Ayrıca tecavüzün men'i, maddi ve manevi tazminat ile hukuka aykırı eylem neticesinde elde edilen haksız kârın devri istenebilir. Hak sahiplerinin izinsiz çoğaltılan kopyalara ilişkin bu taleplerde bulunması durumunda Ceza Muhakemesi Kanunu'nun elkoymaya ilişkin hükümleri yalnızca delil elde etme amacıyla uygulanabilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

5846 sayılı Kanun'un düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklanan dava ve işler ile bu Kanun kapsamındaki ceza davalarında görevli mahkemeler, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. FSEK uyarınca açılan hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu yönünde kuvvetli kanaat oluşturmaya yeterli delil sunması durumunda, eseri kullanan kişilerden gerekli izin ve yetki belgelerini veya kullanılan eserlerin listesini sunmasını isteyebilir. Bu belgelerin veya listenin mahkemeye ibraz edilememesi, eserlerin haksız şekilde kullanılmakta olduğuna yasal karine teşkil eder.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 76Kaynağı aç
Madde 76 – (Değişik: 23/1/2008-5728/141 md.) (Değişik birinci fıkra: 22/12/2016-6769/189 md.) Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder. II – İhtiyati tedbirler ve gümrüklerde geçici olarak el koyma:[31]

Delil Tespiti ve Dava Şartı Arabuluculuk Kuralları

İhlal iddialarının ispatlanmasında delilin hemen güvence altına alınmaması durumunda kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dahilindeyse hukuki yarar var kabul edilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 400. maddesi uyarınca taraflar, henüz açılmamış bir davada ileri süreceği vakıanın tespiti amacıyla veya görülmekte olan bir davada inceleme sırası gelmeden keşif yapılması ve bilirkişi incelemesi yaptırılması yönünde delil tespiti talep edebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 400Kaynağı aç
MADDE 400- (1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. (2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır. Görev ve yetki

Fikri mülkiyet uyuşmazlıklarında parasal alacaklar bakımından Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi çerçevesinde arabuluculuk kuralları geçerlidir. Buna göre bir miktar paranın ödenmesine ilişkin tazminat ve alacak talepleri dava şartı arabuluculuğa tabidir. Buna karşılık, izinsiz yazılım kullanımının durdurulması, tecavüzün men'i veya içeriğin kaldırılması gibi bir para alacağı niteliği taşımayan talepler dava şartı arabuluculuk kapsamına girmez.

Yazılım lisans ihlalinde hem ceza hem tazminat davası açılabilir mi?

Evet, yazılım lisans ihlali niteliğindeki fiillerde hak sahipleri aynı ihlal olayına karşı hem Cumhuriyet başsavcılığına başvurarak ceza takibatı yapılmasını hem de yetkili mahkemede tazminat davası açılmasını talep edebilir.

İzinsiz yazılım kullanımında talep edilebilecek üç kat bedel nedir?

5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi gereğince hak sahibi, yazılı izin alınmaksızın kullanılan yazılım için sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir.

Yazılım lisansı davalarında arabuluculuk zorunlu mudur?

Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereğince fikri mülkiyet uyuşmazlıklarından doğan ve bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat talepleri dava şartı arabuluculuğa tabidir; parasal edim içermeyen kullanımın men'i gibi talepler ise arabuluculuk kapsamında değildir.

İzinsiz yazılım kullanan kişiye hapis cezası verilebilir mi?

5846 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca hak sahibinin yazılı izni olmaksızın eseri işleyen, çoğaltan, satan, ticari amaçla satın alan veya kişisel kullanım haricinde elinde bulunduran kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu