Yazılım Varlık Yönetimi Eksikliğinin Hukuki ve Cezai Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Yazılım Varlık Yönetimi Eksikliğinin Hukuki ve Cezai Sonuçları

Kurumsal organizasyonlarda yazılım varlık yönetiminin sağlanmaması ve lisans kullanım koşullarının denetlenmemesi, işletmeler yönünden telif haklarının ihlali, sözleşmeye aykırılık ve ceza yaptırımları gibi hukuki riskler oluşturur. Bilgisayar programlarının yetkisiz biçimde yüklenmesi veya işletme bünyesinde çalıştırılması, hak sahibinin mali haklarına tecavüz teşkil edebileceği gibi borçlar hukuku kapsamında tazminat sorumluluğu da doğurabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Yapma ve yapmama borçlarında
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

Bilgisayar Programlarının Eser Niteliği ve Çoğaltma Hakkı

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında bilgisayar programları ilim ve edebiyat eseri olarak korunmaktadır. Kanuni çerçevede bir bilgisayar programının yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması işlemleri hak sahibinin çoğaltma hakkı kapsamında değerlendirilir. Yazılım envanterinin kontrol altına alınmadığı işletmelerde personelin gerçekleştirdiği lisanssız işlemler, eser sahibinin kanunen korunan çoğaltma sınırlarını ihlal eder.

Fikri Hak İhlalinde İşletme Sahibine Yöneltilebilecek Davalar

5846 sayılı Kanun'un 66. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tecavüzün hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından gerçekleştirilmesi hâlinde işletme sahibi hakkında da tecavüzün ref'i davası açılabilir. Şirket bünyesinde görev yapan çalışanların izinsiz yazılım kullanımları, işletme yönetiminin haberdar olmamasından bağımsız olarak tecavüzün giderilmesi taleplerinin işletmeye yöneltilmesine dayanak teşkil eder.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. 2. Manevi haklara tecavüz halinde:

Üç Kat Bedel Talebi ve Haksız Fiil Tazminatı

5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak sahibinden yazılı izin alınmaksızın eserin çoğaltılması veya yayılması durumunda; hak sahibi, sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya kanun hükümleri çerçevesinde tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince hak sahibi çoğaltılmış kopyaların ve çoğaltmaya yarayan araçların imhasını, üretim maliyet fiyatını aşmayacak uygun bir bedel karşılığında kendisine devrini veya sözleşme olması hâlinde isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını isteyebilir. Kanun'un 68. maddesinin son fıkrası uyarınca bu bedel talebinde bulunan taraf, ihlal edenle sözleşme akdetmiş olması durumunda sahip olabileceği tüm hak ve yetkileri ileri sürebilir.

5846 sayılı Kanun'un 70. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, mali hakları ihlal edilen hak sahibi, tecavüz edenin kusurlu bulunması kaydıyla genel haksız fiil hükümleri dairesinde tazminat davası açabilir. Kanun'un 70. maddesinin üçüncü fıkrasına göre tecavüze uğrayan kişi, tazminattan başka ihlal neticesinde temin edilen kârın kendisine verilmesini de isteyebilir; ancak bu seçenekte 68. madde uyarınca talep edilmiş bulunan bedel indirilerek denkleştirme yapılır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 – 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir. B) Ceza davaları: I – Suçlar: 1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz[28]

Sözleşmeye Aykırılık ve Yardımcı Kişilerin Fiillerinden Sorumluluk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi gereğince, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Yazılım lisans sözleşmelerinde kararlaştırılan kullanıcı sayıları veya kullanım amaçları aşıldığında borcun ifasında gereği gibi davranılmadığı kabul edilir.

6098 sayılı Kanun'un 116. maddesinin birinci fıkrası gereğince borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını yanında çalışanlar gibi yardımcı kişilere kanuna uygun biçimde bırakmış olsa dahi, onların işi yürüttükleri sırada verdikleri zararı gidermek zorundadır. Maddenin ikinci fıkrası yardımcı kişilerin fiillerinden doğan sorumluluğun önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabileceğini öngörmekle birlikte; üçüncü fıkra uyarınca uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat kanun yahut yetkili makamlarca verilen izinle yürütülebiliyorsa sorumsuzluk anlaşması kesin olarak hükümsüz sayılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
MADDE 116- Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. B. Borçlunun temerrüdü I. Koşulları

Adam Çalıştıranın Kusursuz Sorumluluğu ve Rücu Sınırları

6098 sayılı Kanun'un 66. maddesi uyarınca adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı tazmin etmekle yükümlüdür. İşletme sahibi, çalışanını seçerken, talimat verirken ve denetlerken gerekli özeni gösterdiğini veya işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispatlayamadığı sürece sorumluluktan kurtulamaz. Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca adam çalıştıran, ödediği tazminat için zarar veren çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu etme hakkına sahiptir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 66Kaynağı aç
MADDE 66- Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir. 2. Hayvan bulunduranın sorumluluğu a. Giderim yükümlülüğü

Cezai Yaptırımlar ve Şahsi Sorumluluk İlkesi

5846 sayılı Kanun'un 71. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi uyarınca, bir eseri hak sahibinin yazılı izni olmaksızın çoğaltan, yayan, ticari amaçla satın alan, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran veya depolayan kişiler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Bununla birlikte aynı maddenin son fıkrası uyarınca, hukuka aykırı olarak çoğaltılmış eseri satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağlarsa hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir. Yazılım yönetimindeki eksikliğin sistematik lisanssız kullanıma, sahte lisans anahtarına veya koruma önlemlerini aşan araçların ticari amaçla bulundurulmasına varması hâlinde bu cezai hükümler uygulanır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır. Bu çerçevede lisans ihlali oluşturan eylemler bakımından şirket tüzel kişiliğine hapis veya adli para cezası verilemez; sorumluluk eyleme bizzat iştirak eden gerçek kişiler nezdinde belirlenir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20- (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. (2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır. Kast
Lisanssız yazılım kullanımı sebebiyle şirket tüzel kişiliğine hapis veya para cezası verilebilir mi?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesi gereğince tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz ve ceza sorumluluğu şahsidir; kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri saklı kalmak kaydıyla cezai sorumluluk fiile bizzat katılan gerçek kişiler hakkında değerlendirilir.

Hak sahibi izinsiz kullanım hâlinde rayiç bedelin üç katını talep edebilir mi?

5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak sahibi, sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep etme hakkına sahiptir.

Çalışanın izinsiz yazılım yüklemesinden kaynaklanan zararlarda şirketin kurtuluş kanıtı getirmesi mümkün müdür?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca işletme sahibi, çalışanı seçerken, talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken gerekli özeni gösterdiğini veya işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispatlarsa sorumluluktan kurtulabilir.

Lisanssız yazılımı temin eden çalışan veya yetkili cezada indirimden yararlanabilir mi?

5846 sayılı Kanun'un 71. maddesinin son fıkrası uyarınca, hukuka aykırı eseri satın alan kişi kovuşturma evresinden önce kaynağı bildirerek yakalanmalarını sağlarsa hakkında cezada indirim uygulanabilir veya ceza verilmekten vazgeçilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu