Kurumsal organizasyonlarda yazılım varlık yönetiminin sağlanmaması ve lisans kullanım koşullarının denetlenmemesi, işletmeler yönünden telif haklarının ihlali, sözleşmeye aykırılık ve ceza yaptırımları gibi hukuki riskler oluşturur. Bilgisayar programlarının yetkisiz biçimde yüklenmesi veya işletme bünyesinde çalıştırılması, hak sahibinin mali haklarına tecavüz teşkil edebileceği gibi borçlar hukuku kapsamında tazminat sorumluluğu da doğurabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Bilgisayar Programlarının Eser Niteliği ve Çoğaltma Hakkı
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında bilgisayar programları ilim ve edebiyat eseri olarak korunmaktadır. Kanuni çerçevede bir bilgisayar programının yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması işlemleri hak sahibinin çoğaltma hakkı kapsamında değerlendirilir. Yazılım envanterinin kontrol altına alınmadığı işletmelerde personelin gerçekleştirdiği lisanssız işlemler, eser sahibinin kanunen korunan çoğaltma sınırlarını ihlal eder.
Fikri Hak İhlalinde İşletme Sahibine Yöneltilebilecek Davalar
5846 sayılı Kanun'un 66. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tecavüzün hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından gerçekleştirilmesi hâlinde işletme sahibi hakkında da tecavüzün ref'i davası açılabilir. Şirket bünyesinde görev yapan çalışanların izinsiz yazılım kullanımları, işletme yönetiminin haberdar olmamasından bağımsız olarak tecavüzün giderilmesi taleplerinin işletmeye yöneltilmesine dayanak teşkil eder.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Üç Kat Bedel Talebi ve Haksız Fiil Tazminatı
5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak sahibinden yazılı izin alınmaksızın eserin çoğaltılması veya yayılması durumunda; hak sahibi, sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya kanun hükümleri çerçevesinde tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince hak sahibi çoğaltılmış kopyaların ve çoğaltmaya yarayan araçların imhasını, üretim maliyet fiyatını aşmayacak uygun bir bedel karşılığında kendisine devrini veya sözleşme olması hâlinde isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını isteyebilir. Kanun'un 68. maddesinin son fıkrası uyarınca bu bedel talebinde bulunan taraf, ihlal edenle sözleşme akdetmiş olması durumunda sahip olabileceği tüm hak ve yetkileri ileri sürebilir.
5846 sayılı Kanun'un 70. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, mali hakları ihlal edilen hak sahibi, tecavüz edenin kusurlu bulunması kaydıyla genel haksız fiil hükümleri dairesinde tazminat davası açabilir. Kanun'un 70. maddesinin üçüncü fıkrasına göre tecavüze uğrayan kişi, tazminattan başka ihlal neticesinde temin edilen kârın kendisine verilmesini de isteyebilir; ancak bu seçenekte 68. madde uyarınca talep edilmiş bulunan bedel indirilerek denkleştirme yapılır.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Sözleşmeye Aykırılık ve Yardımcı Kişilerin Fiillerinden Sorumluluk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi gereğince, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Yazılım lisans sözleşmelerinde kararlaştırılan kullanıcı sayıları veya kullanım amaçları aşıldığında borcun ifasında gereği gibi davranılmadığı kabul edilir.
6098 sayılı Kanun'un 116. maddesinin birinci fıkrası gereğince borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını yanında çalışanlar gibi yardımcı kişilere kanuna uygun biçimde bırakmış olsa dahi, onların işi yürüttükleri sırada verdikleri zararı gidermek zorundadır. Maddenin ikinci fıkrası yardımcı kişilerin fiillerinden doğan sorumluluğun önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabileceğini öngörmekle birlikte; üçüncü fıkra uyarınca uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat kanun yahut yetkili makamlarca verilen izinle yürütülebiliyorsa sorumsuzluk anlaşması kesin olarak hükümsüz sayılır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
Adam Çalıştıranın Kusursuz Sorumluluğu ve Rücu Sınırları
6098 sayılı Kanun'un 66. maddesi uyarınca adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı tazmin etmekle yükümlüdür. İşletme sahibi, çalışanını seçerken, talimat verirken ve denetlerken gerekli özeni gösterdiğini veya işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispatlayamadığı sürece sorumluluktan kurtulamaz. Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca adam çalıştıran, ödediği tazminat için zarar veren çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu etme hakkına sahiptir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 66Kaynağı aç
Cezai Yaptırımlar ve Şahsi Sorumluluk İlkesi
5846 sayılı Kanun'un 71. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi uyarınca, bir eseri hak sahibinin yazılı izni olmaksızın çoğaltan, yayan, ticari amaçla satın alan, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran veya depolayan kişiler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Bununla birlikte aynı maddenin son fıkrası uyarınca, hukuka aykırı olarak çoğaltılmış eseri satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağlarsa hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir. Yazılım yönetimindeki eksikliğin sistematik lisanssız kullanıma, sahte lisans anahtarına veya koruma önlemlerini aşan araçların ticari amaçla bulundurulmasına varması hâlinde bu cezai hükümler uygulanır.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır. Bu çerçevede lisans ihlali oluşturan eylemler bakımından şirket tüzel kişiliğine hapis veya adli para cezası verilemez; sorumluluk eyleme bizzat iştirak eden gerçek kişiler nezdinde belirlenir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 20Kaynağı aç
Lisanssız yazılım kullanımı sebebiyle şirket tüzel kişiliğine hapis veya para cezası verilebilir mi?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesi gereğince tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz ve ceza sorumluluğu şahsidir; kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri saklı kalmak kaydıyla cezai sorumluluk fiile bizzat katılan gerçek kişiler hakkında değerlendirilir.
Hak sahibi izinsiz kullanım hâlinde rayiç bedelin üç katını talep edebilir mi?
5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak sahibi, sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep etme hakkına sahiptir.
Çalışanın izinsiz yazılım yüklemesinden kaynaklanan zararlarda şirketin kurtuluş kanıtı getirmesi mümkün müdür?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca işletme sahibi, çalışanı seçerken, talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken gerekli özeni gösterdiğini veya işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispatlarsa sorumluluktan kurtulabilir.
Lisanssız yazılımı temin eden çalışan veya yetkili cezada indirimden yararlanabilir mi?
5846 sayılı Kanun'un 71. maddesinin son fıkrası uyarınca, hukuka aykırı eseri satın alan kişi kovuşturma evresinden önce kaynağı bildirerek yakalanmalarını sağlarsa hakkında cezada indirim uygulanabilir veya ceza verilmekten vazgeçilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

