Sahte Lisans Anahtarı Kullanmanın Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Sahte Lisans Anahtarı Kullanmanın Hukuki Sonuçları

Sahte lisans anahtarı kullanmak her somut olayda kendiliğinden ceza mahkûmiyeti doğurmaz. Bu ifadeyle, yazılımı çalıştırmak için kullanılan aktivasyon bilgisinin üreticinin yetkili lisanslama sisteminden gelmemesi; bu sistem dışında oluşturulması, kopyalanması, üzerinde değişiklik yapılması, izinsiz paylaşılması veya kullanıcıya ait olmaması anlatılır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 71. maddesindeki ceza, kanunda korunan fikir ve sanat eserlerine ilişkin manevi, mali veya bağlantılı haklar ihlal edilerek bentte sayılan fiiller işlenirse uygulanır. Bu halde yaptırım bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Fiilin anılan şarta ve sayılan davranışlara uyup uymadığı, olayın özelliğine göre belirlenir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:

Bilgisayar programının eser sayılması

Dil ve yazıyla ifade olunan eserlerle birlikte, her biçimde ifade edilen bilgisayar programları ilim ve edebiyat eserleri arasında sayılır. Programın hazırlık tasarımı da, sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bu sayımın içindedir. Koruma, programın ifade edilmiş biçimine ve hazırlık tasarımı bakımından bu koşula bağlanmıştır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: 1. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, 2. (Değişik: 1/11/1983 – 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri 3. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar. II – Musiki eserleri:

Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeler dahil olmak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir unsuruna temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmaz. Eser sayılmama sonucu düşünce ve ilkeler için yazılmıştır.

Çoğaltma hakkının kapsamı

Bir eserin aslını veya kopyalarını çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Çoğaltma her şekil veya yöntemle, eserin tamamı ya da bir kısmı üzerinde, doğrudan veya dolaylı, geçici ya da sürekli yapılabilir. Aslından ikinci bir kopya çıkarmak çoğaltma sayılır. Eserin, işaret, ses ve görüntü nakline ve tekrarına yarayan, bilinen veya ileride geliştirilecek araçlara kaydedilmesi de çoğaltmadır. Ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması aynı kapsamda yer alır. Aynı sonuç kabartma ve delikli kalıplar için de geçerlidir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/8 md.) (Değişik: 21/2/2001 – 4630/13 md.) Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir. Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar. c) Yayma hakkı:

Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde programın yüklenmesini, görüntülenmesini, çalıştırılmasını, iletilmesini ve depolanmasını da kapsar. Bu fiiller ancak geçici çoğaltmanın gerekmesi ölçüsünde çoğaltma hakkının bu hükmündeki kapsamına girer.

Yazılı izin alınmadan doğan bedel talebi

5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi, eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izin almadan işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses ya da görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten kişilere karşı bir bedel imkanı tanır. İzni alınmamış hak sahibi, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya Kanun hükümlerine göre tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Sözleşme halinde istenebilecek bedel ile rayiç bedel aynı hükümde birlikte yer alır; bunlardan biri tek hesap yöntemi diye ayrılmaz. Üst sınır en çok üç kat fazlasıdır ve hak, isteyebilme olarak düzenlenmiştir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibinin önünde üç yol vardır. Çoğaltılmış kopyalar ile çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imha edilmesini isteyebilir. Bunların, üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini isteyebilir. Sözleşme varsa, isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını da talep edebilir. Yollar alternatif olarak yazılmıştır. Bunlardan birinin kullanılması, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, ikinci fıkradaki seçeneklerden birini kullanabilir. Seçenek, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında tanınmıştır.

68. maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanacaksa, eser sahibinin 52. maddeye uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı, onunla bir sözleşme yapmış olması halinde sahip olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir.

Hak sahiplerinden biri ikinci veya üçüncü fıkra uyarınca talepte bulunduğunda, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun elkoyma hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Sınır, delil elde etme dışındaki amaçlara ilişkindir.

Manevi ve mali haklarda tazminat ile kâr

Manevi hakları zedelenen kişi, uğradığı manevi zarar karşılığında manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme bu paranın yerine veya ona ek olarak başka bir manevi tazminat biçimine de hükmedebilir. Düzenleme, tazminatın kendiliğinden doğduğunu değil, davanın açılabileceğini ve mahkemenin para ya da başka bir biçime hükmedebileceğini gösterir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 – 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir. B) Ceza davaları: I – Suçlar: 1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz[28]

Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere ilişkin hükümler çerçevesinde tazminat talep edebilir. Kusur, bu talebin şartıdır. Hüküm, kusur varsa tazminat istenebileceğini söyler; kusuru, tazminatın her halde ödeneceği sonucuna çevirmez.

Manevi veya mali hakka ilişkin bu hallerde tecavüze uğrayan kimse, tazminattan başka, temin edilen kârın kendisine verilmesini de isteyebilir. Kârın istenmesi halinde 68. madde uyarınca talep edilen bedel indirilir. İndirim, bu maddeye göre istenen bedel bakımından düzenlenmiştir. Kârın verilmesi de isteme hakkı olarak yazılmıştır.

Ceza sorumluluğunun şahsiliği

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesine göre ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20- (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. (2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır. Kast

Hak ihlali, bentteki fiiller ve ceza

71. maddedeki bentler, kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakların ihlal edilmesi şartına bağlıdır. Bu şartla cezaya bağlanan ilk grup, bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahiplerinin yazılı izni olmaksızın işlemek, temsil etmek, çoğaltmak, değiştirmek, dağıtmak ve yayımlamaktır. İşaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletmek de bu gruptadır. İkinci grup, hukuka aykırı işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz etmek, satmak, kiralamak ya da ödünç vermek suretiyle veya başka şekilde yaymak, ticari amaçla satın almak, ithal etmek ve ihraç etmektir. Kişisel kullanım amacı dışında elinde bulundurmak ve depolamak da aynı bentte yer alır. Sayılan fiiller için bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

Elinde bulundurma ve depolama bakımından ceza, kişisel kullanım amacı dışındaki elinde bulundurma ve depolama için öngörülmüştür. Aynı bent, çoğaltma ve diğer fiiller için ayrıca bir kişisel kullanım istisnası yazmaz. Kişisel kullanım amacı, bentte bu iki fiilin sınırı olarak geçer.

Satışa arz eden, satan veya satın alan kişi bakımından ayrı bir imkan vardır. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış eseri, icrayı, fonogramı ya da yapımı kovuşturma evresinden önce kimden temin ettiğini bildirir ve yakalanmasını sağlarsa, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. İmkan bu üç sıfatla sınırlıdır ve kovuşturmadan önceki bildirim ile yakalatma şartına bağlıdır. Hüküm, indirimi veya vazgeçmeyi zorunlu saymaz.

71. madde, ek 4. maddenin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlal etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar için ayrı bir ceza öngörür. Fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmuyorsa üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Daha ağır cezayı gerektiren bir suçun bulunmaması, bu cezanın şartıdır.

Etkili teknolojik önlemlere yönelik fiiller

72. madde, 21 Aralık 2021 tarihli ve 7346 sayılı Kanunla başlığıyla birlikte değiştirilen metniyle, Kanundaki hakların korunması amacıyla eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımının kontrolünü sağlayan etkili teknolojik önlemleri düzenler. Önlem, erişim kontrolü veya şifreleme gibi bir koruma yöntemiyle ya da çoğaltım kontrol mekanizmasıyla sağlanmış olabilir. Bu önlemleri etkisiz kılmaya yönelik ürün ve araçları imal veya ithal eden, dağıtan, satan, kiraya veren ya da ticari amaçla elinde bulunduranlar altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Aynı ceza, bu ürün ve araçların reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunanlar için de geçerlidir. Elde bulundurma ticari amaç kaydıyla yazılmıştır. Bu bentlerde yaptırım hapis cezasıdır. 71. maddedeki yaptırım ise bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezası olarak ayrıca düzenlenir. İki madde farklı fiil gruplarını ve farklı yaptırımları gösterir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:21/12/2021-7346/1 md.) Bu Kanunda yer alan hakların korunması amacıyla eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımının kontrolünü sağlamak üzere erişim kontrolü veya şifreleme gibi koruma yöntemi ya da çoğaltım kontrol mekanizması uygulamalarıyla sağlanan etkili teknolojik önlemleri etkisiz kılmaya yönelik; a) Ürün ve araçları imal veya ithal eden, dağıtan, satan, kiraya veren veya ticari amaçla elinde bulunduranlar, b) Ürün ve araçların reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunanlar, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. 3. Diğer suçlar:

Şikâyet, belge ve çoğaltmanın durdurulması

71 ve 72. maddelerde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Şikâyetin geçerli sayılabilmesi, hak sahibinin veya üyesi bulunduğu meslek birliğinin hakkını ortaya koyan belge ile diğer delilleri Cumhuriyet başsavcılığına sunmasına bağlıdır. Bunlar şikâyet süresi dolmadan verilmezse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 75Kaynağı aç
Madde 75 – (Değişik: 23/1/2008-5728/140 md.) 71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Bu Kanunda yer alan soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla başta Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî hak sahibi kişiler şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan haberdar edilirler. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin gerekli işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı ayrıca, gerek görmesi hâlinde, hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir. Ancak, bu karar yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır. C) Çeşitli hükümler: I – Görev ve ispat:[30]

Bu Kanunda soruşturması ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla, başta Millî Eğitim Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili gerçek ve tüzel kişiler, eser üzerindeki manevi ve mali hak sahiplerini durumdan haberdar eder. Haberdar etmenin amacı, hak sahiplerinin şikâyet haklarını kullanabilmesini sağlamaktır.

Şikâyetin ardından Cumhuriyet savcısı, suça konu eşya hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre elkoyma koruma tedbirinin uygulanması için gereken işlemleri yapar. Ayrıca gerek görürse, hukuka aykırı biçimde çoğaltıldığı ileri sürülen eserler bakımından yalnız çoğaltma faaliyetinin durdurulmasına karar verebilir. Karar, yirmi dört saat geçmeden hâkimin onayına götürülür. Hâkim bu süre içinde onaylamazsa karar geçerliliğini yitirir. Durdurma yetkisi çoğaltma faaliyetiyle sınırlıdır.

Bilgisayarlarda arama, kopya ve elkoyma

5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada bilgisayar üzerinde işlem yapılmasını iki şartın birlikte bulunmasına bağlar. Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri olmalıdır. Başka surette delil elde etme imkânı da bulunmamalıdır. Bu halde karar hâkim tarafından verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı da karar verebilir. Karar, şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtlardan kopya çıkarılmasına ve bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine ilişkindir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Cumhuriyet savcısının 134. maddeye göre verdiği karar, yirmi dört saati geçmeden hâkimin onayına iletilir. Hâkim en geç yirmi dört saat içinde kararını açıklar. Süre sona erer veya hâkim karşı karar verirse, çıkarılan kopyalar ile çözümü tamamlanan metinler gecikmeksizin imha edilir. Anılan üç hüküm, 25 Temmuz 2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenmiştir. Çoğaltma faaliyetini durduran kararda aynı süre içinde onay gelmemesi, kararın hükümsüz kalması sonucunu doğurur. Bilgisayar kayıtlarına ilişkin savcı kararında süre biter veya hâkim aksi karar verirse yok edilenler, alınan kopyalar ile metne çevrilmiş kayıtlardır.

Şifre çözülemediği için bilgisayara, programlara veya kütüklere girilemiyorsa, gizlenmiş bilgiye erişilemiyorsa ya da işlem uzun sürecekse, çözümün yapılması ve gereken kopyaların alınması için bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Elkoyma, bu üç durumdan birine bağlıdır. Şifre çözülüp gerekli kopyalar alındığında elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın geri verilir. Bilgisayara veya bilgisayar kütüklerine elkonulurken sistemdeki verilerin tümünün yedeği alınır. Yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye ya da vekiline teslim edilir; bu durum tutanağa yazılarak imzalanır.

Elkoyma olmaksızın da bilgisayardaki veya bilgisayar kütüklerindeki verilerin tamamı ya da bir bölümü kopyalanabilir. Kopyalanan veriler kâğıda dökülür, işlem tutanağa işlenir ve ilgililerce imzalanır.

Borcun ifası ve yardımcı kişilerin zararı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesine göre borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat ederse bu sonuç doğmaz. İspat yükü borçludadır ve ispat edilmedikçe giderim yükümlülüğü devam eder.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Yapma ve yapmama borçlarında

Borçlu, borcun ifasını veya borç ilişkisinden doğan bir hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun olarak bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yükümlülük, bırakmanın kanuna uygun olmasına rağmen sürer ve yardımcıların işi yürüttükleri sırada verdikleri zarara bağlanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
MADDE 116- Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. B. Borçlunun temerrüdü I. Koşulları

Yardımcıların fiilinden doğan sorumluluk, daha önce yapılan bir anlaşmayla bütünüyle veya kısmen kaldırılabilir. Hizmet, meslek veya sanat uzmanlık gerektiriyor ve ancak kanun ya da yetkili makamın verdiği izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcıların fiillerinden sorumlu olmayacağını öngören anlaşma kesin hükümsüz olur. Bu hükümsüzlük izne bağlanan her faaliyet için değil, uzmanlık isteyen ve yalnız söz konusu izinle yürütülebilen hizmet, meslek veya sanat için geçerlidir.

Kişisel verilerde güvenlik ve bildirim

6698 sayılı Kanun'un 12. maddesine göre veri sorumlusu, uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbiri almak zorundadır. Tedbirler üç amaca yöneliktir: kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini önlemek, kişisel verilere hukuka aykırı erişilmesini önlemek ve kişisel verilerin muhafazasını sağlamak. Veriler, veri sorumlusu adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenirse veri sorumlusu, bu tedbirlerin alınması bakımından o kişilerle birlikte müştereken sorumludur.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. (2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur. (3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır. (4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. (5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Başvuru, Şikâyet ve Veri Sorumluları Sicili Veri sorumlusuna başvuru

Veri sorumlusu, Kanun hükümlerinin kendi kurumunda veya kuruluşunda uygulanmasını sağlamak için gerekli denetimleri yapmak ya da yaptırmak zorundadır. Veri sorumluları ve veri işleyenler, öğrendikleri kişisel veriyi bu Kanun hükümlerine aykırı şekilde başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamaz. Yükümlülük, görevden ayrıldıktan sonra da sürer.

İşlenen kişisel veriler kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilirse veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi halinde durumu kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir.

Sık sorulan sorular

Sahte lisans anahtarı kullanmak her olayda mahkûmiyet doğurur mu?

Hayır. Bu kullanım her somut olayda kendiliğinden ceza mahkûmiyeti doğurmaz. 71. maddedeki bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezası, korunan manevi, mali veya bağlantılı haklar ihlal edilerek bentte sayılan fiiller işlenirse öngörülür.

Kişisel kullanım elinde bulundurmayı ceza dışında bırakır mı?

Kişisel kullanım amacıyla elinde bulundurma ve depolama, bentte cezaya bağlanan davranış değildir. Ceza, kişisel kullanım amacı dışındaki elinde bulundurma ve depolama için yazılmıştır. Aynı bent, çoğaltma ve diğer fiiller için ayrıca kişisel kullanım istisnası yazmaz.

Bu suçlarda soruşturma şikâyete bağlı mıdır?

Evet. 71 ve 72. maddelerde sayılan suçlardan soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır. Şikâyetin geçerli sayılması için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına vermesi gerekir. Süresinde verilmezse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Teknolojik önlemi etkisiz kılan araç için hangi ceza vardır?

Altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülür. Ceza, etkili teknolojik önlemi etkisiz kılmaya yönelik ürün ve aracı imal veya ithal eden, dağıtan, satan, kiraya veren ya da ticari amaçla elinde bulunduran kişi ile bu ürün ve araçların reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetini sunan kişi hakkındadır.

Tüzel kişi hakkında ceza yaptırımı uygulanır mı?

Hayır. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır. Ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.

Yardımcının zararı önceden anlaşmayla kaldırılabilir mi?

Kaldırılabilir. Sorumluluk, önceden yapılmış bir anlaşma ile tamamen veya bir bölümü yönünden sona erdirilebilir. Hizmet, meslek veya sanat uzmanlık gerektiriyor ve ancak kanun ya da yetkili makamların verdiği izinle yürütülebiliyorsa, yardımcıların fiillerinden sorumlu olunmayacağını öngören anlaşma kesin hükümsüz olur.

İzinsiz çoğaltmada istenebilecek bedelin üst sınırı nedir?

İzni alınmamış hak sahibi, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya Kanun hükümlerine göre tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İki bedel ölçüsü birlikte yazılır ve hak, isteyebilme olarak tanınır.

Bilgisayarda arama kararı hangi şartla verilir?

Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri varsa ve başka surette delil elde etme imkânı yoksa hâkim karar verir. Gecikmesinde sakınca bulunan halde Cumhuriyet savcısı da karar verebilir. Karar, şüphelinin kullandığı bilgisayar, programlar ve kütüklerde arama, kopya çıkarma ve kayıtların metin haline getirilmesini kapsar.

Savcının bilgisayar kararı onaylanmazsa kopyalar ne olur?

Çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. Savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkimin aksi kararı bu imha sonucunu doğurur.

Mali hakkı ihlal edilen kişi her halde tazminat alır mı?

Hayır. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere ilişkin hükümler çerçevesinde tazminat talep edebilir. Manevi veya mali hakka ilişkin bu hallerde temin edilen kârın verilmesini de isteyebilir; o halde 68. madde uyarınca talep edilen bedel indirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu