Marka Tescil Başvurusu Nasıl Yapılır ve Süreç Nasıl İşler?

by Avukat Erdal Ersoy
Marka Tescil Başvurusu Nasıl Yapılır ve Süreç Nasıl İşler?

Marka Tescil Başvurusu ve Gerekli Unsurlar

Marka tescil başvurusu, Türk Patent ve Marka Kurumunun çevrim içi hizmet sunan E-PATS sistemi üzerinden gerçekleştirilir. Başvuru sürecinin başlatılabilmesi için marka başvuru formu, markayı gösteren çizim veya görsel örneği, başvuru sahibine ait kimlik ve iletişim bilgileri ile markanın kullanılacağı mal ve hizmet sınıflarının belirlenmesi gerekir.

Başvuru esnasında tescil talep edilen mal ve hizmet sınıfının doğru saptanması hukuki korumanın sınırlarını çizer. Faaliyet gösterilen alanın dışında veya hatalı sınıf seçilmesi durumunda marka hedeflenen ürün ya da hizmet grubu bakımından koruma sağlamayacağı gibi tescil talebinin reddedilmesi sonucu da doğabilir.

Marka Tescilinde Mutlak Ret Sebepleri ve İstisnalar

Bir işaretin marka niteliği kazanabilmesinde en temel unsur, faaliyet gösterilen sektörde mal ve hizmetlerin diğer işletmelerden ayırt edilmesini sağlayan kapasitedir. Ayırt edici karakter taşımayan genel veya tanımlayıcı nitelikteki ibarelerin marka olarak tescili zorlaşmakta ve başvuru nezdinde ret ihtimali yükselmektedir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde, herhangi bir ayırt edici niteliği bulunmayan işaretler ile piyasada yalnızca malların veya hizmetlerin cinsini, niteliğini, miktarını, amacını ya da coğrafi kaynağını bildiren adlandırmalar tescil engeline tabidir. Bunun yanında, aynı maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi gereğince, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler yönünden daha önce tescil edilmiş ya da başvurusu yapılmış bir markayla aynı olan veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik gösteren başvurular mutlak ret sebebi teşkil eder.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler. b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler. c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler. d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler. f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler. g) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler. ğ) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler. h) Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler. ı) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler. i) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler. (2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez. (3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. Marka tescilinde nispi ret nedenleri

Kamu düzenine, genel ahlaka veya kamu sağlığına aykırı işaretlerin tescili mutlak ret sebepleri arasındadır. Tüketiciyi yanıltabilecek, gerçeğe aykırı nitelik taşıyan ibareler ile bir teknik sonucun elde edilmesi bakımından zorunlu olan veya malın doğası gereği ortaya çıkan işaretler de marka olarak koruma altına alınamaz.

Buna karşılık 6769 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, başvuru tarihinden önce gerçekleşen yoğun kullanım sonucunda başvuru konusu mal veya hizmetler bakımından ayırt edici nitelik kazanan işaretler, tanımlayıcılık veya ayırt edici olmama gerekçesiyle reddedilemez. Ayrıca aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, önceki marka sahibinin noter tasdikli açık muvafakat belgesinin Kuruma sunulması durumunda, aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olma engeli uygulanmaz.

Nispi Ret Nedenleri ve İtiraz Üzerine Değerlendirme

Önceki tarihli tescilli veya başvurusu yapılmış markalarla benzerlik taşıyan işaretler bakımından itiraz mekanizması işletilir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, markanın ve kapsadığı mal veya hizmetlerin benzerliği sebebiyle halk nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma riski mevcutsa, başvuru hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları

Gerçek hak sahibinin rızası hilafına marka üzerinde hak iddia edilerek başvuru yapılması hukuken korunmaz. 6769 sayılı Kanun'un 6. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, başvuru veya rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka ya da ticari hayatta kullanılan başka bir işaret üzerinde hak elde edilmiş olması hâlinde, bu hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. Aynı şekilde Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, ticari vekil veya temsilcinin marka sahibinin onayı bulunmaksızın ve haklı bir nedene dayanmaksızın markayı kendi adına tescil ettirmek amacıyla hareket etmesi durumunda tescil talebi itirazla engellenir.

Başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını ya da fikri mülkiyet haklarını içeren başvurular ilgililerin itirazı neticesinde retle sonuçlanır. Paris Sözleşmesi kapsamında koruma gören tanınmış markaların aynı veya benzerlerinin tescili talep edilemeyeceği gibi; Türkiye'de tanınmışlık düzeyine ulaşmış bir markanın itibarından haksız yarar sağlayabilecek ya da ayırt edici niteliğini zedeleyebilecek nitelikteki işaretler, farklı mal ve hizmet gruplarında dahi hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

Süresinde yenilenmeyen bir markanın koruma süresinin sona ermesini takip eden iki yıl içinde aynı veya benzer mal ve hizmetler için yapılan başvurular, önceki marka sahibinin bu iki yıl içinde markayı kullanmış olması kaydıyla itiraz üzerine reddedilir. Öte yandan, başka bir işletmenin ticari itibarından haksız surette faydalanmak maksadıyla yapılan kötü niyetli tescil başvuruları da itiraz üzerine ret kararına konu olur.

Kurum Kararlarına İtiraz ve Yargı Yolu

Tescil talebinin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddedilmesi hâlinde başvuru sahibi Kurum nezdinde itiraz yolunu işletebilir. Bu idari itiraz aşaması, başvurunun tescil kabiliyetine ilişkin hukuki gerekçelerin sunulmasını mümkün kılar.

Kurumun itirazı nihai olarak reddetmesi durumunda yargısal denetim yoluna başvurulur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Kurumun bu Kanun çerçevesinde tesis ettiği kararlara karşı açılacak iptal davalarında görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 156Kaynağı aç
MADDE 156- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/61 md.) Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye ceza mahkemesince bakılır. Bu dava ve işlere bakacak asliye hukuk ve asliye ceza mahkemeleri ile bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir. (2) Kurumun bu Kanun hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Kurum aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. (3) Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. (4) Davacının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir. (5) Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Sınai mülkiyet hakkı başvurusu veya sınai mülkiyet hak sahibinin Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde, dördüncü fıkra hükmü uygulanır. Zamanaşımı

Marka Koruma Süresi ve Tescilin Yenilenmesi

6769 sayılı Kanun'un 23. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tescilli bir markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre, her on yıllık dönemin bitiminde talep doğrultusunda yenilenebilir. Markanın tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin tamamı için yenileme yapılabileceği gibi yalnızca bir kısmı için de yenileme yapılması Kanun'un 23. maddesinin üçüncü fıkrasıyla güvenceye alınmıştır.

6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 23Kaynağı aç
MADDE 23- (1) Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler hâlinde yenilenir. (2) Yenileme talebinin marka sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir. Bu süre içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da yapılabilir. (3) Marka, tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin bir kısmı için de yenilenebilir. (4)  Ortak markanın yenilenmesi için gruba dâhil işletmelerden birinin talebi yeterlidir. (5) Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren hüküm ifade eder. Yenileme, sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır. DÖRDÜNCÜ KISIM Lisans Lisans

Yenileme başvurusunun koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve yenileme ücretinin Kuruma iletilmesi şarttır. Bu süre kaçırıldığı takdirde, koruma süresinin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlayan altı aylık ek süre içinde ilave ücret ödenerek yenileme gerçekleştirilebilir. Kanuni süresinde tamamlanan yenileme işlemi, önceki koruma süresinin dolduğu günü takip eden günden başlayarak hüküm ifade eder; sicile tescil edilip Bültende ilan edilir.

Marka tescil başvurusu nereye yapılır?

Marka tescil başvurusu Türk Patent ve Marka Kurumunun çevrim içi sistemi olan E-PATS üzerinden başvuru formu, marka görseli, başvuru sahibi bilgileri ve seçilen mal veya hizmet sınıfı belirtilerek yapılır.

Önceki markayla benzerlik tespit edilirse başvuru reddedilir mi?

Aynı veya benzer mal ve hizmetlerde önceki marka ile karıştırılma tehlikesi bulunması durumunda başvuru mutlak ret veya itiraz üzerine nispi ret sebebiyle reddedilir; ancak önceki hak sahibinin noter onaylı muvafakatname sunması durumunda aynı veya ayırt edilemeyecek benzerlik gerekçesiyle mutlak ret kararı verilemez.

Marka tescilinin koruma süresi ne kadardır?

Tescilli bir markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır ve bu koruma onar yıllık dönemler hâlinde Kuruma yapılacak yenileme talebiyle uzatılabilir.

Marka başvurusunun reddine karşı hangi mahkemede dava açılır?

Türk Patent ve Marka Kurumunun nihai kararlarına karşı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesi uyarınca Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu