Yazılım Korsanlığı ve Haksız Rekabetin Hukuki Sınırları

by Avukat Erdal Ersoy
Yazılım Korsanlığı ve Haksız Rekabetin Hukuki Sınırları

Yazılım Korsanlığının Telif ve Ticaret Hukukundaki Çerçevesi

Yazılım korsanlığı ve lisanssız yazılım kullanımı, Türk hukukunda aynı fiil üzerinden hem 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca telif hakkı ihlali hem de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde dürüst ve bozulmamış rekabeti bozan haksız rekabet olarak değerlendirilebilir. Bilgisayar programı, bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak biçimde düzenlenmiş emir dizgesi ve buna ilişkin hazırlık çalışmaları niteliğindedir. 5846 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendi gereğince her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ile sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları ilim ve edebiyat eseri olarak korunur. Buna karşılık, aynı maddenin son fıkrası uyarınca bir bilgisayar programının arayüzüne ya da herhangi bir ögesine temel teşkil eden düşünce ve ilkeler eser sayılmaz.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: 1. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, 2. (Değişik: 1/11/1983 – 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri 3. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar. II – Musiki eserleri:

Bilgisayar programlarının kullanımında kanunun tanıdığı serbest kullanım imkânları iki ayrı sınır barındırır. Sözleşmede aksi yönde belirleyici bir hüküm bulunmadığı takdirde, programın düşünülen amaca uygun kullanımı için zorunlu çoğaltma ve işleme fiilleri yalnızca programı hukuki yoldan edinen kişi tarafından gerçekleştirilebilir. Buna karşılık, yasal yoldan edinen kullanıcının programı yükleme, çalıştırma ve hata düzeltme yetkisi sözleşmeyle dahi ortadan kaldırılamaz. Korsan ve lisanssız kopyalar hukuki yoldan edinme koşulunu sağlamadığından bu yasal muafiyetlerden yararlanamaz.

Telif Hakkı İhlalinde Eser Sahibinin Hukuki Talepleri

Eseri hak sahibinden kanuna uygun yazılı izin almaksızın işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya umuma ileten kişilere karşı hak sahipleri, 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar henüz satışa çıkarılmamışsa hak sahibi; çoğaltılmış kopyaların ve çoğaltmaya yarayan teknik araçların imhasını, üretim maliyet fiyatını aşmayacak uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini veya sözleşme olması durumunda talep edebileceği tutarın üç kat fazlasını isteyebilir. Bu talepler ileri sürüldüğünde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun el koymaya dair hükümleri delil elde etme amacı haricinde uygulanamaz.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 70. maddesi uyarınca mali hakları ihlal edilen eser sahibi manevi tazminat talebinde bulunabilir; ihlali gerçekleştirenin kusuru bulunması hâlinde haksız fiil hükümlerine dayanılarak maddi tazminat istenebilir. Eser sahibi ayrıca tazminat talebinin yanında haksız fiille elde edilen kârın devrini de isteyebilir; bu talepte bulunulması durumunda aynı Kanun'un 68. maddesi uyarınca istenen bedel indirilerek dikkate alınır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 – 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir. B) Ceza davaları: I – Suçlar: 1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz[28]

Dürüst Rekabet İlkesi ve Haksız Rekabet Sayılan Haller

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca haksız rekabet hükümlerinin temel amacı, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabet ortamının temin edilmesidir. Rakipler arasında ya da tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Lisanssız yazılım kullanımı her somut olayda kendiliğinden haksız rekabet sonucunu doğurmaz. Fiilin haksız rekabet kapsamında değerlendirilebilmesi için kanun veya sözleşmeyle rakiplere yüklenmiş ya da meslek dalında yahut çevrede olağan iş şartlarına uyulmaması, bu yolla haksız maliyet avantajı sağlanması veya yanıltıcı açıklamalarda bulunulması gibi dürüstlük kuralını ihlal eden unsurlarla birlikte gerçekleşmesi aranabilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. II – Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, 3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, 6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, 7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, 8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, 9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, 10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, 11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, 12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, 4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. B) Hukuki sorumluluk I – Çeşitli davalar

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55. maddesinde dürüstlük kuralına aykırı özel haksız rekabet hâlleri düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendine göre bir kimsenin kendi işletmesine, emtiasına, çalışmalarına, fiyatlandırmasına veya ticari münasebetlerine dair aldatıcı ya da gerçeğe aykırı beyanlarda bulunması haksız rekabet teşkil eder. Aynı fıkranın (c) bendi gereğince, kendisine tevdi edilmiş hesap, teklif veya plan niteliğindeki iş ürünlerinden izinsiz faydalanmak, başkalarının bu tür ürünlerinin yetkisiz sağlandığını bilmesi gerektiği hâlde bunlardan yararlanmak veya uygun bir katkı sunmaksızın başkasının pazara hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma vasıtalarıyla devralıp kullanmak dürüstlüğe aykırı davranışlar arasında sayılır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 57. maddesi gereğince, gerçek olmayan haberlerin yayılması, ilan yapılması veya dürüstlük kurallarına aykırı davranışlar sergilenmesi sebebiyle müşterileri azalan ya da bu müşterileri kaybetme tehlikesi yaşayan kişi davranışlara son verilmesini ve kusurun mevcudiyeti hâlinde zararının giderilmesini isteyebilir; ticari işlere ilişkin haksız rekabet hallerinde ise Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır. Genel haksız fiil sorumluluğunu düzenleyen 6098 sayılı Kanun'un 49. maddesi ise kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa dahi ahlaka aykırı fiille kasten zarar verenin de sorumluluk taşıdığını hükme bağlar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 57Kaynağı aç
MADDE 57- Gerçek olmayan haberlerin yayılması veya bu tür ilanların yapılması ya da dürüstlük kurallarına aykırı diğer davranışlarda bulunulması yüzünden müşterileri azalan veya onları kaybetme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu davranışlara son verilmesini ve kusurun varlığı hâlinde zararının giderilmesini isteyebilir. Ticari işlere ait haksız rekabet hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır. 3. Kişilik hakkının zedelenmesi

Haksız Rekabete Karşı Açılabilecek Davalar ve Tedbirler

Haksız rekabet fiili dolayısıyla müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören yahut böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kişiler Türk Ticaret Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca fiilin haksız olup olmadığının tespitini, men'ini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını ve gerekirse araçlar ile malların imhasını isteyebilir. Kusurun bulunması hâlinde maddi tazminat, şartları oluştuğunda manevi tazminat ve davalının elde etmesi muhtemel görülen menfaatin karşılığı da hâkimden talep edilebilir.

Ekonomik çıkarları zarar gören ya da zarar tehlikesiyle karşılaşabilecek olan müşteriler de tespit, men, maddi durumun ortadan kaldırılması ve tazminat davalarını açma hakkına sahiptir; ancak araç ve malların imhasını isteyemezler. Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar, ilgili mesleki ve ekonomik birlikler ile tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşları da kanunun belirlediği çerçevede haksız rekabet davalarını ikame edebilir.

Haksız rekabet eyleminin bir işletmenin çalışanları veya işçileri tarafından gerçekleştirilmesi durumunda, fiilin tespiti, men'i ve haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına yönelik davalar Türk Ticaret Kanunu'nun 57. maddesi gereğince çalıştıranlara karşı da açılabilir. Bu kapsamdaki maddi ve manevi tazminat istemlerinde ise Türk Borçlar Kanunu hükümleri tatbik edilir.

Yargılama safhasında Türk Ticaret Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca dava hakkına sahip kişinin talebi üzerine mevcut durumun korunması, maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve yanlış ya da yanıltıcı beyanların düzeltilmesi yönünde ihtiyati tedbirlere karar verilebilir. Ayrıca hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturan ve cezayı gerektiren haksız rekabet konusu mallar bakımından gümrükte el koyma tedbiri tatbik edilebilir.

Dava Zamanaşımı Süreleri

Türk Ticaret Kanunu'nun 60. maddesi uyarınca haksız rekabetten doğan hukuk davaları, davacının bu hakların doğumunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde haksız fiilin doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte haksız rekabet fiili aynı zamanda daha uzun zamanaşımı süresine tabi cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde bulunuyorsa, bu uzun ceza zamanaşımı süresi hukuk davaları bakımından da geçerli olur.

Cezai Sorumluluk ve Yaptırımlar

Yazılım ihlallerine bağlanan cezai yaptırımlar 5846 sayılı Kanun'un 71. maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde hükme bağlanmıştır. Eser sahibinden mevzuata uygun yazılı izin almaksızın bir eseri işleme, çoğaltma, tadil etme, yayma, umuma iletme veya yayımlama fiillerini gerçekleştirenler ile hukuka aykırı çoğaltılan eserleri ticari maksatla edinen, ithal ya da ihraç eden yahut şahsi kullanım sınırını aşacak şekilde elinde tutan veya saklayan kimseler bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası yaptırımıyla karşılaşır. Öte yandan, 5846 sayılı Kanun'un 72. maddesi kapsamında, eser korumasını sağlayan etkili teknolojik önlemlerin aşılmasına yönelik vasıtaları üreten, ülkeye sokan, tedavüle çıkaran, kiralayan, ticari amaçla muhafaza eden ya da bu vasıtaların tanıtım, tasarım ve uygulama hizmetlerini yürüten kişiler altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:21/12/2021-7346/1 md.) Bu Kanunda yer alan hakların korunması amacıyla eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımının kontrolünü sağlamak üzere erişim kontrolü veya şifreleme gibi koruma yöntemi ya da çoğaltım kontrol mekanizması uygulamalarıyla sağlanan etkili teknolojik önlemleri etkisiz kılmaya yönelik; a) Ürün ve araçları imal veya ithal eden, dağıtan, satan, kiraya veren veya ticari amaçla elinde bulunduranlar, b) Ürün ve araçların reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunanlar, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. 3. Diğer suçlar:

Haksız rekabet fiillerine ilişkin cezai yaptırımlar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 62. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun 55. maddesindeki fiilleri kasten işleyenler, kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi gayesiyle kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler ile çalışanlarının bu eylemlerini öğrenip önlemeyenler; fiil daha ağır bir suçu oluşturmadığı takdirde hukuk davası açmaya yetkili olanların şikâyeti üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Kanunun 63. maddesi uyarınca, tüzel kişilerin faaliyetleri kapsamında işlenen haksız rekabet fiillerinde ceza sorumluluğu tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş bulunan organ üyeleri yahut ortaklar hakkında uygulanır; ayrıca tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine karar verilebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 62Kaynağı aç
MADDE 62- (1) a) 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler, b) Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler, c) Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar, d) Çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılırlar. II – Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 63Kaynağı aç
MADDE 63- (1) Tüzel kişilerin işlerini görmeleri sırasında bir haksız rekabet fiili işlenirse 62 nci madde hükmü, tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri veya ortakları hakkında uygulanır. Haksız rekabet fiilinin bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine de karar verilebilir. BEŞİNCİ KISIM Ticari Defterler A) Defter tutma ve envanter I – Defter tutma yükümlülüğü
Lisanssız yazılım kullanımı kendiliğinden haksız rekabet sayılır mı?

Lisanssız yazılım kullanımı her olayda kendiliğinden haksız rekabet sayılmaz; bu fiilin haksız rekabet oluşturabilmesi için rakiplere yüklenmiş kanuni veya sözleşmesel iş şartlarının ihlali, haksız maliyet avantajı sağlanması ya da yanıltıcı açıklamalarda bulunulması gibi durumlarla birleşmesi gerekir.

İzinsiz yazılım kullanımında üç kat tazminat hangi şartlarda istenir?

Eserin yazılı izin alınmaksızın işlenmesi, çoğaltılması, yayılması veya umuma iletilmesi hâlinde hak sahibi sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir.

Haksız rekabet davalarında kanuni zamanaşımı süresi ne kadardır?

Haksız rekabet davaları hakkın doğumunun öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde fiilin doğumundan itibaren üç yıl içinde açılmalıdır; fiil daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa bu ceza zamanaşımı uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu