Yayın Yasağı Nedir? Neler Yayın Yasağını Deler?

by Avukat Erdal Ersoy
Yayın Yasağı Nedir? Neler Yayın Yasağını Deler?

Yayın Yasağının Tanımı ve Hukuki Kapsamı

Yayın yasağı, mahkeme veya yetkili makamlar tarafından belirli bir olay ya da dava hakkında bilgi yayılmasını geçici olarak engellemek amacıyla uygulanan bir hukuki tedbirdir.

Bu tedbir yalnızca televizyon, radyo, gazete ve dergi gibi geleneksel kitle iletişim araçlarıyla sınırlı değildir. İnternet haber siteleri, sosyal medya platformları, dijital yayınlar, bloglar ve bireysel sosyal medya hesapları da yayın yasağı kararlarının bağlayıcılığı altındadır.

Yayın Yasağı Kararı Vermeye Yetkili Merciler ve İtiraz Usulü

Yayın yasağı kararlarının ağırlıklı olarak sulh ceza hâkimliklerince alındığı; uyuşmazlığın niteliğine göre asliye ceza, ağır ceza veya aile mahkemelerince de bu tedbire hükmedilebildiği, ivedi durumlarda ise vali veya kaymakam gibi mülki idare amirlerince geçici tedbir niteliğinde karar verilebildiği değerlendirilmektedir.

Mülki idare amirlerince alınan geçici yayın yasağı kararlarının en geç 24 saat içinde hâkim onayına sunulması ve hâkim tarafından 48 saat içinde onaylanmaması halinde kendiliğinden hükümsüz kalması öngörülen usul kuralları arasındadır.

Sulh ceza hâkimliğinin yayın yasağı kararlarına karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 268 uyarınca kanunun ayrıca hüküm koymadığı hallerde ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz, kararı veren mercie sunulacak bir dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak tutanağa geçirilmesi suretiyle yapılır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
Madde 268 – (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.[114] (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. (3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir: a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir. b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir. c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir. d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir. e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi; son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler. İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi

Hangi Fiiller Yayın Yasağını Deler?

Yayın yasağı kararının kapsamına giren olguların kamuoyuna duyurulması yasağın ihlali sonucunu doğurur. Bir soruşturma dosyasındaki delillerin medya organlarında paylaşılması ya da gazete sayfalarına taşınması, yasağa konu vaka hakkında dijital platformlarda veya şahsi sayfalarda görsel, bilgi ve değerlendirmelerin yayımlanması ihlal sayılan durumlar arasında yer alır.

Soruşturma veya davada yer alan tarafların, şüphelilerin, mağdur veya çocukların kimlik ve fotoğraflarının paylaşılması, tanık beyanları ile bilirkişi raporları gibi gizli kayıtların sızdırılması, kamuoyunu yönlendirmeye matuf girişimler ve tarafları veya delilleri ima eden dolaylı paylaşımlar da yayın yasağını delici fiiller kapsamında değerlendirilmektedir.

Gizliliğin İhlali ve Yargı Görevini Etkileme Suçları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 285/1 uyarınca, soruşturmanın gizliliğini alenen bozan kimse hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Bu fiilin cezalandırılabilmesi için soruşturma işleminin içeriğinin açığa vurulmasıyla suçlu sayılmama karinesinin, haberleşmenin yahut özel hayatın gizliliğinin zedelenmesi veya yapılan açıklamanın soruşturmada maddi gerçeğe ulaşılmasını engellemeye elverişli bulunması şartları aranır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 285Kaynağı aç
Madde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.) (1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için; a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi, b) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğine ilişkin olarak yapılan açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması, gerekir. (2) Soruşturma evresinde alınan ve soruşturmanın tarafı olan kişilere karşı gizli tutulması gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan işlemlerin gizliliğini ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. (3) Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya kapalı yapılmasına karar verilen duruşmadaki açıklama veya görüntülerin gizliliğini alenen ihlal eden kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Ancak, bu suçun oluşması için, tanığın korunmasına ilişkin olarak alınan gizlilik kararına aykırılık açısından aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz. (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde, ceza yarısına kadar artırılır. (5) Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin yayınlanması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (6) Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılması suç oluşturmaz. Ses veya görüntülerin kayda alınması

Soruşturma evresinde alınan ve taraflara karşı gizli tutulması gereken kararlar ile bu doğrultuda yürütülen işlemlerin gizliliğini çiğneyen kişiler hakkında da Türk Ceza Kanunu m. 285/2 gereği bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilir.

Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya kapalı yapılmasına mahkemece karar verilen duruşmadaki açıklama veya görüntülerin gizliliğini alenen ihlal eden kişiler de Türk Ceza Kanunu m. 285/3 uyarınca birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Ancak tanığın korunmasına ilişkin olarak alınan gizlilik kararlarına aykırılık bakımından suçun oluşmasında aleniyet şartı aranmaz.

Türk Ceza Kanunu m. 285 kapsamındaki gizliliği ihlal suçlarının kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi durumunda, aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca verilecek ceza yarısına kadar artırılır.

Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin yayımlanması fiili, Türk Ceza Kanunu m. 285/5 hükmü gereğince altı aydan iki yıla kadar hapis cezası yaptırımına bağlanmıştır.

Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılması, Türk Ceza Kanunu m. 285/6 hükmü doğrultusunda suç oluşturmaz.

5187 sayılı Basın Kanunu'nun 19. maddesi yürürlükten kaldırılmış olup yargılama sürecini etkilemeye yönelik eylemler Türk Ceza Kanunu m. 288 çerçevesinde ele alınır. Bu doğrultuda, görülmekte olan bir dava veya soruşturmada hukuka aykırı karar verilmesi, işlem yapılması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması maksadıyla yargı görevlisini, bilirkişiyi ya da tanığı etkilemek üzere alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişilere elli günden az olmamak üzere adli para cezası verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 288Kaynağı aç
Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.) (1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır. Muhafaza görevini kötüye kullanma
5187 sayılı BASIN KANUNU m. 19Kaynağı aç
Madde 19- (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.) Cinsel saldırı, cinayet ve intihara özendirme [9]

Basın Kanunu Kapsamındaki Kanuni Yayın Yasakları

5187 sayılı Basın Kanunu m. 21 uyarınca, süreli yayınlarda 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre evlenmeleri yasaklanmış kimseler arasındaki cinsel ilişkiyle ilgili haberlerde bu kişilerin, kanunda belirtilen cinsel suçlara ilişkin haberlerde mağdurların ve onsekiz yaşından küçük fail veya mağdurların kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapılması yasaktır. Bu yasağı ihlal edenler hakkında ağır para cezası uygulanır; cezanın alt sınırı bölgesel süreli yayınlar ile yaygın süreli yayınlar ve internet haber siteleri bakımından kanunda ayrıca yükseltilmiştir.

5187 sayılı BASIN KANUNU m. 21Kaynağı aç
Madde 21- Süreli yayınlarda; a) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre evlenmeleri yasaklanmış olan kimseler arasındaki cinsel ilişkiyle ilgili haberlerde bu kişilerin, b) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 414, 415, 416, 421, 423, 429, 430, 435 ve 436 ncı maddelerinde yazılı cürümlere ilişkin haberlerde mağdurların, c) Onsekiz yaşından küçük olan suç faili veya mağdurlarının, Kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapanlar birmilyar liradan yirmimilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu ceza bölgesel süreli yayınlarda ikimilyar liradan, yaygın süreli yayınlarda ve internet haber sitelerinde onmilyar liradan az olamaz. Basılmış eserleri engelleme, tahrip ve bozma

Ayrıca 5187 sayılı Basın Kanunu m. 20 hükmü gereğince cinsel saldırı, cinayet ve intihar olaylarında haber verme sınırlarını aşarak okuyucuyu bu tür fiillere özendirebilecek nitelikte yazı ve resim yayımlanması kanunen yasaklanmış olup bu fiili işleyenler hakkında ağır para cezası öngörülmüştür. Bu cezanın alt sınırı da bölgesel ve yaygın süreli yayınlar ile internet haber siteleri bakımından kanunda ayrıca kademelendirilmiştir.

5187 sayılı BASIN KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20- Cinsel saldırı, cinayet ve intihar olayları hakkında, haber vermenin sınırlarını aşan ve okuyucuyu bu tür fiillere özendirebilecek nitelikte olan yazı ve resim yayımlayanlar birmilyar liradan yirmimilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu ceza bölgesel süreli yayınlarda ikimilyar liradan, yaygın süreli yayınlarda ve internet haber sitelerinde onmilyar liradan az olamaz. Kimliğin açıklanmaması[10]

RTÜK Yaptırımları ve İdari Tedbir Usulü

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu doğrudan yayın yasağı kararı ihdas eden bir merci değildir. Üst Kurul, yetkili mahkeme veya idari makamlarca alınan kararları medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara duyurur ve bu kararların uygulanmasını denetler.

Yayın yasaklarına ve yükümlülüklere uyulmaması halinde 6112 sayılı Kanun çerçevesinde ihlalin mahiyetine göre uyarı, idari para cezası, süreli yayın durdurma ve tekrar eden ağır ihlallerde lisans iptali yaptırımları uygulanabilmektedir.

6112 sayılı Kanun m. 32/2 uyarınca, kanunda belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapılması halinde medya kuruluşuna brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilebilir. Kanunun 32/1 maddesinde belirtilen yayın ilkelerinin ihlalinde ise ceza oranı yüzde ikiden yüzde beşe kadar uygulanır ve idari tedbir olarak ihlale konu program yayını beş keze kadar durdurulabilir veya katalogdan çıkarılabilir. Canlı yayınlarda ve tekrar eden ihlallerde ise yayın durdurma ve artırımlı para cezası tedbirleri gündeme gelebilmektedir.

6112 sayılı RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN m. 32Kaynağı aç
MADDE 32 – (1) Bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.[11][12] (2) (Değişik birinci cümle: 17/4/2017-KHK-690/61 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/51 md.) 8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı gözönünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. (Mülga ikinci cümle: 17/4/2017-KHK-690/61 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/51 md.) (…) İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. (3) Yükümlülük veya yasak ihlalinin suç oluşturması halinde, bu suç nedeniyle ilgililer hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılması şartına bağlı olmaksızın, bu madde hükümlerine göre idarî para cezası veya idarî tedbir kararı verilir. (4) İdarî tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programların yerine, aynı yayın kuşağında ve ticarî iletişim yayını içermeksizin, Üst Kurulca temin edilen eğitim, kültür, trafik, kadın ve çocuk hakları, gençlerin fiziksel ve ahlakî gelişimi, uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklarla mücadele, Türk dilinin güzel kullanımı, çevre eğitimi, engelli sorunları, sağlık ve benzeri kamuya yararlı konularda programlar yayınlanır. Yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idarî tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya varsa sunucusu, yayının durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz.[13] (5) 8 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki ilkelerle dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir. (Ek cümleler: 17/4/2017-KHK-690/61 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/51 md.) 8 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.[14][15] (6) Yayın lisansı verilmesi için bu Kanunda aranan şartlardan birinin kaybedilmesi ile 6 ncı maddenin beşinci fıkrasında düzenlenen yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşa bu şartı yerine getirmesi için otuz günlük süre verilir. Verilen süreye rağmen şartı yerine getirmeyen kuruluşun yayınları üç ay süreyle durdurulur. Bu süre zarfında şartın yerine getirilmemesi halinde ise, ilgili kuruluşun yayın lisansı iptal edilerek kanal ve frekans kullanımına son verilir.[16] (7) Yayın lisansının verilmesi için gerekli şartlara uygunluğunu hile ile elde ettiği tespit edilen kuruluşun yayın lisansı iptal edilir. Yayın lisansı iptal edilmiş olan kuruluştan alınmış olan yayın lisans bedeli ile kanal ve frekans yıllık kullanım bedeli iade edilmez. (8) Bu Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına veya idarî tedbire karar vermeye Üst Kurul yetkilidir. (Ek cümle: 17/4/2017-KHK-690/61 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/51 md.)  Üst Kurul; ihlalin ağırlığı, haksız ekonomik kazancın ve tekrarın varlığı ile son beş yılda uygulanan idarî yaptırımlar gözetilmek suretiyle ikinci fıkrada belirtilen her bir ihlal için bir defaya mahsus olmak üzere, idarî para cezası uygulamak yerine medya hizmet sağlayıcı kuruluşu uyarabilir. (9) Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre yargı yoluna başvurulur. Ancak, idare mahkemesinde dava, işlemin tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde açılır. İdare mahkemesinde iptal davası açılmış olması, kararın yerine getirilmesini durdurmaz. (10) Bu madde hükümlerine göre Üst Kurul tarafından verilen uyarı ve idarî yaptırım kararları, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun Üst Kurula bildirdiği kayıtlı elektronik posta adresine tebliğ edilir. (Değişik ikinci cümle: 17/4/2017-KHK-690/61 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/51 md.) Üst Kurula bildirilen kayıtlı elektronik posta adresine tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması halinde Üst Kurula bildirilen adrese yapılan bildirim tebligat yerine geçer.[17] (11) Bu Kanunda düzenlenmiş olan idarî para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içerisinde ödenir. Adlî yaptırımlar

Yasak ihlalinin aynı zamanda suç teşkil etmesi, ilgililer hakkında adli soruşturma veya kovuşturma yapılması şartına bağlı olmaksızın 6112 sayılı Kanun m. 32/3 gereğince RTÜK tarafından idari para cezası veya idari tedbir kararı verilmesine engel oluşturmaz. İdari tedbir sonucu yayını durdurulan programların yerine aynı yayın kuşağında ticari iletişim içermeksizin RTÜK tarafından temin edilen kamuya yararlı programlar yayımlanır; sorumlu yapımcı veya sunucu bu süre zarfında başka bir program yapamaz ve sunamaz.

Program yayını veya yayınları süreli durdurulan kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen karara aykırı yayına devam etmesi halinde 6112 sayılı Kanun m. 32/5 uyarınca yayın lisansı iptal edilir. RTÜK idari yaptırım kararlarına karşı, işlemin tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir; dava açılmış olması idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz.

Mülki İdare Tedbirlerine Aykırılık

5442 sayılı İl İdaresi Kanunu m. 66 gereğince kamu düzenini ve güvenliğini veya kişilerin can ve mal emniyetini tehlikeye düşürecek toplumsal olayların ortaya çıkması halinde, kamu düzenini sağlamak amacıyla vali tarafından alınan ve usulüne göre ilan edilen karar ve tedbirlere aykırı davrananlar hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası uygulanır.

5442 sayılı İL İDARESİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – (Değişik: 23/1/2008-5728/125 md.) İl genel kurulu veya idare kurulları yahut en büyük mülkiye amirleri tarafından kanunların verdiği yetkiye istinaden ittihaz ve usulen tebliğ veya ilan olunan karar ve tedbirlerin tatbik ve icrasına muhalefet eden veya müşkülat gösterenler veya riayet etmeyenler, mahallî mülkî amir tarafından Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmü uyarınca cezalandırılır. (Ek cümle: 27/3/2015 – 6638/16 md.) Ancak, kamu düzenini ve güvenliğini veya kişilerin can ve mal emniyetini tehlikeye düşürecek toplumsal olayların baş göstermesi hâlinde vali tarafından kamu düzenini sağlamak amacıyla alınan ve usulüne göre ilan olunan karar ve tedbirlere aykırı davrananlar, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Yayın yasağı kararlarını hangi merciler verir?

Yayın yasağı kararlarının ağırlıklı olarak sulh ceza hâkimliklerince alındığı, somut uyuşmazlığın durumuna göre asliye ceza, ağır ceza veya aile mahkemelerince de verilebildiği ifade edilmektedir. Acil durumlarda mülki makamlarca geçici karar alınabilmekte ve bu kararlar hâkim onayına sunulmaktadır.

Sosyal medyada paylaşım yapmak yayın yasağını deler mi?

Yayın yasakları geleneksel basının yanı sıra internet sitelerini, dijital mecraları ve kişisel hesapları da kapsar. Bu mecralarda yasaklı soruşturma delillerinin, gizli evrakların ya da korunan kişilerin kimlik ve görüntülerinin paylaşılması yasağı ihlal eden eylemler arasında kabul edilir.

Sulh ceza hâkimliğinin yayın yasağı kararına nasıl itiraz edilir?

Sulh ceza hâkimliğinin yayın yasağı kararlarına karşı ilgililer, kararı öğrendikleri günden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu m. 268 uyarınca kararı veren mercie dilekçe sunarak veya zabıt kâtibine beyanda bulunarak itiraz yoluna başvurabilir.

Soruşturmanın gizliliğini ihlal etmenin cezası nedir?

TCK m. 285/1 uyarınca soruşturmanın gizliliğini alenen bozanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Ceza için masumiyet karinesinin, özel hayatın veya haberleşmenin zedelenmesi ya da açıklamanın gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması şarttır; fiilin kamu görevlisince işlenmesi halinde ceza yarısına kadar artırılır.

RTÜK kararlarına karşı iptal davası açma süresi ne kadardır?

6112 sayılı Kanun m. 32/9 uyarınca RTÜK tarafından verilen idari yaptırım kararlarına karşı işlemin tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir; davanın açılmış olması kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu