Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı ile Polis Müdahalesi

by Avukat Erdal Ersoy
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı ile Polis Müdahalesi

Anayasal Koruma ve Barışçıl Toplantı Kavramı

Anayasa'nın 34. maddesi uyarınca herkes, silahsız ve saldırısız bir şekilde toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Bu anayasal güvence, şiddete başvurulmaksızın fikir ve kanaatlerin barışçıl yöntemlerle dile getirilmesini koruma altına alır. Şiddet, silah veya saldırı unsuru barındırmayan barışçıl nitelikteki toplantılara idari veya kolluk makamlarınca müdahalede bulunulması yargı kararlarında hukuka aykırı değerlendirilebilmektedir.

Bildirim Usulü ve İzin Alma Şartının Bulunmaması

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı idareden izin alma koşuluna bağlanamaz. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca toplantı yapılabilmesi için düzenleme kurulu üyelerinin tamamının imzalayacağı bir bildirimin, toplantının başlamasından en az 48 saat önce ve çalışma saatleri içinde toplantının yapılacağı yerin bağlı bulunduğu valilik veya kaymakamlığa verilmesi gerekir. Bu bildirimde toplantının amacı, yapılacağı yer, gün, başlama ve bitiş saatleri ile düzenleme kurulu başkan ve üyelerinin açık kimlikleri, meslekleri, ikametgahları ve varsa çalışma yerleri belirtilir ve bildirime ilgili belgeler eklenir.

2911 sayılı TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – (Değişik: 3/8/2002-4771/5 md.) Toplantı yapılabilmesi için, düzenleme kurulu üyelerinin tamamının imzalayacakları bir bildirim, toplantının yapılmasından en az kırksekiz saat önce ve çalışma saatleri içinde, toplantının yapılacağı yerin bağlı bulunduğu valilik veya kaymakamlığa verilir. Bu bildirimde; a) Toplantının amacı, b) Toplantının yapılacağı yer, gün, başlayış ve bitiş saatleri, c) Düzenleme kurulunun başkan ile üyelerinin açık kimlikleri, meslekleri ikametgahları ve varsa çalışma yerleri, Belirtilir ve bildirime yönetmelikte gösterilecek belgeler eklenir. Bu bildirim karşılığında gün ve saati gösteren alındı belgesi verilmesi zorunludur. Bu bildirim, valilik veya kaymakamlıkça kabul edilmez veya karşılığında alındı belgesi verilmez ise keyfiyet bir tutanakla tespit edilir. Bu halde noter vasıtasıyla ihbar yapılır. İhbar saati bildirimin verilme saati sayılır. Aynı yerde, aynı gün toplantı yapmak üzere ayrı ayrı düzenleme kurullarınca bildirim verilmişse ilk verilen bildirim geçerlidir. Diğerlerine durum hemen yazılı olarak bildirilir. Toplantının yapılması

Bildirim karşılığında idarece gün ve saati gösteren alındı belgesi verilmesi zorunludur. Bildirimin mülki amirliklerce kabul edilmemesi veya alındı belgesinin verilmemesi durumunda keyfiyet tutanakla tespit edilerek noter vasıtasıyla ihbar yapılır ve noter ihbar saati bildirimin verilme saati sayılır. Aynı yer ve aynı gün toplantı yapmak üzere ayrı düzenleme kurullarınca bildirim verilmesi halinde ilk verilen bildirim geçerli kabul edilir ve diğer kurullara bu durum yazıyla bildirilir. Kanundaki bildirim yükümlülüğü yetkili makamların kamu düzenini sağlamak amacıyla tedbir almasına imkân tanıyan bir usul olup izin prosedürü niteliği taşımaz. Sadece bildirim yapılmadığı gerekçesiyle barışçıl bir gösteri dağıtılamayacağı gibi, yasada öngörülen kuralların her detayına uyulmaması da gösterinin barışçıl niteliğini ortadan kaldırmaz; devletin şiddet içermeyen davranışlara tahammül göstermesi gerekir.

Sınırlama Kriterleri ve Mekânsal Yasaklar

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına getirilecek kısıtlamaların meşru bir amaca dayanması, kanunilik ilkesine uygun olması ve demokratik toplum düzeninin gereklerini karşılaması şarttır. Toplantının barışçıl nitelik taşımaması, kamu düzenini bozacak olması veya şiddet ve yağma gibi suçların işlenmesi tehlikesinin bulunması hallerinde valilik tarafından yasaklama tedbiri uygulanabilir. Valilik toplumun huzurunun bozulmaması, üçüncü kişilerin mağduriyet yaşamaması ve ulaşımın aksamaması gerekçeleriyle toplantı yer ve zamanını düzenleyebilir; ancak bu yetki hakkın özünü zedeleyecek ve katılımı fiilen imkânsız hale getirecek biçimde kullanılamaz.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 34Kaynağı aç
Madde 34 – (Değişik: 3/10/2001-4709/13 md.) Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,  millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. XII. Mülkiyet hakkı

2911 sayılı Kanun'un 22. maddesi kapsamında parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesisler ile bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisine bir kilometre uzaklıktaki alan içinde toplantı yapılması yasaktır. Genel meydanlardaki toplantılarda ise halkın ve ulaşım araçlarının gelip geçmesini sağlamak amacıyla mülki amirliklerce yapılacak düzenlemelere uyulması zorunludur. Bununla birlikte aynı maddenin şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşü yapılmasını mutlak biçimde yasaklayan hükmü, gösteri hakkını mekân yönünden ölçüsüz sınırlandırdığı ve demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

2911 sayılı TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – (…)[11] ile parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesislerde ve bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisine bir kilometre uzaklıktaki alan içinde toplantı yapılamaz (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 10/9/2020 tarihli ve E.: 2020/12, K.: 2020/46 sayılı kararı ile.)(…). Genel meydanlardaki toplantılarda, halkın ve ulaşım araçlarının gelip geçmesini sağlamak üzere valilik ve kaymakamlıklarca yapılacak düzenlemelere uyulması zorunludur. Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri

Polisin Müdahale Yetkisi ve Zor Kullanma Ölçütleri

Polis bir gösteriye ancak zorunlu bir kamu düzeni ihtiyacının bulunması ve uygulanacak müdahalenin orantılı olması halinde müdahale edebilir. Mülki amirlikler ve kolluk güçleri, göstericilere dağılma emri vermeden ve fiili müdahalede bulunmadan önce alanda somut bir tehlikenin varlığını, müdahale yerine başvurulabilecek daha hafif alternatif tedbirlerin bulunup bulunmadığını ve müdahalenin orantılılığını değerlendirmek durumundadır. Kamu otoriteleri müdahalelerinde somut ve açık bir tehlikenin mevcudiyetini ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya koyamadığı takdirde anayasal hakkın ihlali gündeme gelebilmektedir.

Kamu makamlarının sınırlayıcı tedbirlerinde ölçülülük ilkesi esastır; durumun gerektirdiğinden ağır veya somut olay şartlarında zorunlu olmayan tedbirlere başvurulamaz. Göstericilere karşı aşırı güç kullanımı Anayasa'nın 17. maddesinde yer alan kötü muamele yasağının ihlalini oluşturabileceği gibi, kötü muamele eşiğine varmayan orantısız güç kullanımı da toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali sayılabilmektedir.

Yargılama Tedbirleri ve Etkili Soruşturma

Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılım nedeniyle yürütülen ceza yargılamalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının verilmesi, bireyler üzerinde gelecekte gösterilere katılma konusunda caydırıcı bir etki yaratabilmekte ve toplantı hakkının ihlaline sebebiyet verebilmektedir. Bunun yanı sıra toplantı ve gösterilerde meydana gelen olaylar ve kolluk müdahalelerine ilişkin şikayetler hakkında adli makamların ve Cumhuriyet savcılıklarının soruşturmayı dikkat ve özenle yürütme yükümlülüğü bulunmaktadır; bu görevlerin ihmal edilmesi de hak ihlali niteliği taşıyabilmektedir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak için polisten veya kaymakamlıktan izin almak zorunlu mudur?

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı önceden izin alma şartına bağlanamaz. Kanunda öngörülen bildirim yükümlülüğü mülki amirliklerin kamu düzenini sağlamak üzere gerekli tedbirleri alabilmesi amacını taşımakta olup bir izin prosedürü niteliğinde değildir; sadece bildirim yapılmadığı gerekçesiyle barışçıl bir gösteri dağıtılamaz.

Valilik hangi gerekçelerle toplantı ve gösterileri yasaklayabilir?

Valilik toplantının barışçıl nitelik taşımaması, kamu düzenini bozması ya da şiddet ve yağma gibi suçların işlenmesi tehlikesinin bulunması hallerinde yasaklama kararı verebilir. İdarenin yer ve zaman düzenlemeleri ise hakkın özünü zedeleyemez ve eyleme katılımı imkânsız kılamaz.

Polis barışçıl bir toplantıya hangi şartlarda müdahale edebilir?

Polis ancak zorunlu bir kamu düzeni ihtiyacı bulunduğunda ve müdahalesi orantılı olduğunda gösteriye müdahale edebilir. Dağılma emri verilmeden önce somut tehlikenin varlığı, daha hafif alternatif çözümlerin mevcudiyeti ve uygulanacak tedbirin orantılılığı titizlikle gözetilmelidir.

Hangi mekânlarda toplantı düzenlenmesi kanunen yasaklanmıştır?

2911 sayılı Kanun'un 22. maddesi gereğince parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesisler ile bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisine bir kilometre mesafedeki alanda toplantı yapılması kanunen yasaktır.

Kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullanımı hangi hakların ihlaline yol açar?

Kolluğun aşırı güç kullanması Anayasa'nın 17. maddesindeki kötü muamele yasağının ihlalini doğurabileceği gibi, kötü muamele ağırlığına ulaşmayan ölçüsüz müdahaleler de Anayasa'nın 34. maddesiyle korunan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlali sayılabilmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu