Yatlarda Uluslararası Tahkim Şartı Ne Zaman Tercih Edilir

by Avukat Erdal Ersoy
Yatlarda Uluslararası Tahkim Şartı Ne Zaman Tercih Edilir

Uluslararası tahkim şartı, yat sözleşmesinde yurt dışı ile herhangi bir temas bulunduğu için değil; çok ülkeli icra, tarafsız bir forum, teknik uzmanlık ve ticari gizlilik ihtiyacı olduğunda tercih edilir. Yabancılık unsuru taşıyan, yüksek bedelli, teknik uzmanlık ve ticari gizlilik içeren, kararın birden fazla ülkede icrası gündeme gelebilecek yat sözleşmelerinde bu tercih güçlü ve çoğu kez isabetlidir. Her yat dosyası için kendiliğinden doğru çözüm değildir. Uyuşmazlığın gerçekten yabancılık unsuru taşıması ve ticari bakımdan tahkim masrafını haklı gösterecek büyüklükte olması da aranır.

Yat sözleşmesinin birden fazla ülkeye temas etmesi

Yat, Türk Ticaret Kanunu bakımından gemi sayılabilir. Bu ihtimal her tekneyi her olayda gemi yapmaz. Sözleşmenin birden fazla ülkeye temas etmesi de mümkündür. Yabancı taraf, yabancı bayrak, başka ülkedeki teslim ve ayrı hukuk sistemlerine bağlanan ödeme zinciri bu temasın görünümleri arasındadır.

Satış, charter, refit ve management uyuşmazlıkları bu tablo nedeniyle çoğu zaman deniz ticareti ve ticari dava karakteri taşır. Çoğu zaman kaydı, bütün yat uyuşmazlıklarının deniz ticareti davası olduğu sonucu değildir.

Kanunun uygulama alanı ve elverişlilik sınırı

4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununun amacı, milletlerarası tahkime ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kanun, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklara uygulanır. Ayrıca tahkim yerinin Türkiye olarak belirlenmesi veya bu Kanun hükümlerinin taraflarca ya da hakem veya hakem kurulunca seçilmesi gerekir. Yabancılık unsuru ile bu ikinci gruptaki hâller birlikte aranır. İkinci grupta tahkim yeri ile kanun hükümlerinin seçilmesi birbirinin alternatifidir.

4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 1Kaynağı aç
Madde 1 – Bu Kanunun amacı, milletlerarası tahkime ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya bu Kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanır. Bu Kanunun 5 ve 6 ncı madde hükümleri, tahkim yerinin Türkiye dışında belirlendiği durumlarda da uygulanır. Bu Kanun, Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar üzerindeki aynî haklara ilişkin uyuşmazlıklar ile iki tarafın iradelerine tâbi olmayan uyuşmazlıklarda uygulanmaz. 21.1.2000 tarihli ve 4501 sayılı Kamu Hizmetleri ile İlgili İmtiyaz Şartlaşma ve Sözleşmelerinden Doğan Uyuşmazlıklarda Tahkim Yoluna Başvurulması Halinde Uyulması Gereken İlkelere Dair Kanun uyarınca yabancılık unsurunun bulunduğu kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi de bu Kanuna tâbidir. Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası antlaşma hükümleri saklıdır. Yabancılık unsuru

Türkiye'de bulunan taşınmaz mallar üzerindeki aynî hak uyuşmazlıkları ile iki tarafın iradesine tâbi olmayan uyuşmazlıklar, 4686 sayılı Kanunun dışında kalır. Bu sınır yat sözleşmelerine uygulandığında, tarafların Türk kanunları uyarınca serbestçe tasarruf edebildiği ve sözleşmeden doğan yat uyuşmazlıkları genel olarak tahkime elverişli görünür. Görünüm, her sözleşmesel yat uyuşmazlığının elverişli sayıldığı kesin hüküm değildir.

Örnek olarak ağır idari yaptırım, ceza sorumluluğu ve bütünüyle kamu düzeni karakteri taşıyan alanlar tahkimle çözülmez. Uyuşmazlığın esası kamu hukuku yaptırımı, idari lisans, sicilin kamusal boyutu ya da tahkime elverişli olmayan başka bir konuyla iç içe geçmişse tahkim maddesi beklenen korumayı vermeyebilir. Sözleşmeden ve malvarlığından doğan ticari uyuşmazlıklarda tahkim güçlü bir yoldur. Düzenleyici kamu kararı ile taraf iradesine tâbi olmayan alan, tahkimle yerine konulamaz.

21.1.2000 tarihli ve 4501 sayılı Kanun uyarınca, yabancılık unsuru bulunan kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi de 4686 sayılı Kanuna tâbidir. Aynı Kanunun 2 nci maddesi, 4501 sayılı Kanun hükümlerinin saklı olduğunu söyler. Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası antlaşma hükümleri de saklıdır. Tâbilik ile saklılık aynı konuda yan yana durur; bunlardan biri diğerinin yerine konmaz.

4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Aşağıdaki hâllerden herhangi birinin varlığı, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığını gösterir ve bu durumda tahkim, milletlerarası nitelik kazanır. 1. Tahkim anlaşmasının taraflarının yerleşim yeri veya olağan oturma yerinin ya da işyerlerinin ayrı devletlerde bulunması. 2. Tarafların yerleşim yeri veya olağan oturma yerinin  ya da işyerlerinin; a) Tahkim anlaşmasında belirtilen veya bu anlaşmaya dayanarak tespit edilen hâllerde tahkim yerinden, b) Asıl sözleşmeden doğan yükümlülüklerin önemli bir bölümünün ifa edileceği yerden veya uyuşmazlık konusunun en çok bağlantılı olduğu yerden, Başka bir devlette bulunması. 3. Tahkim anlaşmasının dayanağını oluşturan asıl sözleşmeye taraf olan şirket ortaklarından en az birinin yabancı sermayeyi teşvik mevzuatına göre yabancı sermaye getirmiş olması veya bu sözleşmenin uygulanabilmesi için yurt dışından sermaye sağlanması amacıyla kredi ve/veya güvence sözleşmeleri yapılmasının gerekli olması. 4. Tahkim anlaşmasının dayanağını oluşturan asıl sözleşme veya hukukî ilişkinin, bir ülkeden diğerine  sermaye veya mal geçişini gerçekleştirmesi. 21.1.2000 tarihli ve 4501 sayılı Kanun hükümleri saklıdır. Tahkimde görevli ve yetkili mahkeme, müdahalenin sınırı

Yabancılık unsurunu gösteren hâller

Tahkim şartı, yurt dışı ile herhangi bir temas var diye tercih edilmez. 4686 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde sayılan hâllerden herhangi birinin varlığı, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığını gösterir. Bu durumda tahkim milletlerarası nitelik kazanır.

Tahkim anlaşması taraflarının yerleşim yerinin, olağan oturma yerinin veya işyerlerinin ayrı devletlerde bulunması bu hâllerdendir.

Tarafların yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri başka bir devletteyse yabancılık unsuru doğabilir. Karşılaştırılan yer, tahkim anlaşmasında belirtilen veya bu anlaşmaya dayanarak tespit edilen tahkim yeri olabilir. Asıl sözleşmeden doğan yükümlülüklerin önemli bir bölümünün ifa edileceği yer ya da uyuşmazlık konusunun en çok bağlantılı olduğu yer de karşılaştırma yeri olabilir.

Asıl sözleşmeye taraf şirketin ortaklarından en az birinin yabancı sermayeyi teşvik mevzuatına göre yabancı sermaye getirmiş olması, yabancılık unsurunu gösteren hâllerdendir. Sözleşmenin uygulanabilmesi için yurt dışından sermaye sağlanması amacıyla kredi sözleşmesi, güvence sözleşmesi veya her ikisinin yapılmasının gerekmesi de aynı hâlin alternatifidir. İki durum veya ile bağlıdır.

Tahkim anlaşmasına dayanak olan asıl sözleşme veya hukukî ilişkinin, bir ülkeden diğerine sermaye veya mal geçişini gerçekleştirmesi de yabancılık unsurunu gösterir. Yat satışları, yabancı bayraklı charter ilişkileri, uluslararası refit projeleri ve yabancı broker veya management şirketi kullanılan dosyalar bu çerçevede çok sık milletlerarası tahkim alanına girer. Sıklık gözlemi, her yat dosyasını kendiliğinden milletlerarası tahkim hâline getirmez.

Satıcının bir ülkede, alıcının başka ülkede, teknenin ise üçüncü ülkede bulunduğu; ödeme, title release, deregistration ve teslim süreçlerinin farklı hukuk düzenlerine temas ettiği satışlarda tahkim çoğu zaman doğru tercihtir. Çoğu zaman kaydı, her uluslararası yat satışında tahkimi zorunlu tercih yapmaz.

Tahkim anlaşmasının kuruluşu ve yazılı şekil

Tahkim anlaşması, tarafların aralarındaki mevcut bir hukukî ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tümünü ya da bazılarını tahkim yoluyla çözmek üzere yaptıkları anlaşmadır. İlişki sözleşmeden doğabileceği gibi sözleşmeden doğmayabilir de. Anlaşma, asıl sözleşmeye konan tahkim şartı veya ayrı bir sözleşme ile yapılabilir. Metin bu iki yoldan birini zorunlu tutmaz.

4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – Bu Kanunda mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde, davalının yerleşim yeri veya olağan oturma yeri ya da işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi; davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir. Milletlerarası tahkimden kaynaklanan sorunlar için mahkemeler, sadece bu Kanunun hükümlerine göre müdahalede bulunabilirler. İKİNCİ BÖLÜM Tahkim Anlaşması Tanımı ve şekli

Tahkim anlaşması yazılı şekilde yapılır. Yazılı şeklin yerine getirilmiş sayılması için anlaşma, taraflarca imzalanmış yazılı bir belgede yer alabilir. Taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması da bu şekli karşılar. Dava dilekçesinde yazılı bir tahkim anlaşmasının varlığı iddia edilir ve davalı cevap dilekçesinde itiraz etmezse yazılı şekil yine yerine getirilmiş sayılır.

Tahkim şartı taşıyan bir belgeye, onu asıl sözleşmenin parçası yapmak amacıyla yollama yapılırsa geçerli bir tahkim anlaşması kurulmuş sayılır. Yollamanın bu amaçla yapılması gerekir. İbarelerin geçerli ve belirli bir tahkim anlaşmasına dönüşmesinde yazım tekniği, atıf sistemi ve belirlilik önem taşır. Tahkimin düşünülebileceğini söylemekle yetinen muğlak ifade yeterli değildir.

Tahkim anlaşması, tarafların bu anlaşmaya uygulanmak üzere seçtiği hukuka uygunsa geçerlidir. Böyle bir hukuk seçimi yoksa geçerlilik Türk hukukuna göre belirlenir. Anlaşmaya karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı itirazı ileri sürülemez. Anlaşmanın henüz doğmamış bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazı da ileri sürülemez. Bu sonuç, metindeki iki itiraza ilişkindir.

Şartın açıklığı ve uyuşmazlık kapsamı

Güçlü bir tahkim şartı genel bir cümlede bırakılmaz. Tahkim yeri, tahkimin kurumsal mı ad hoc mu olduğu, varsa uygulanacak kurallar, tahkim dili ve sözleşmeye uygulanacak maddi hukuk açıkça yazılır. Hakem sayısının gösterilmesi de tercih edilir. Bu unsurlar, kanunun asgari geçerlilik şartı olarak değil, şartın belirli kurulması için aranan yazım içeriği olarak ele alınır.

Milletlerarası Tahkim Kanununun 4 üncü maddesi yazılı şekli aradığından, bu unsurların sözleşme metninde veya açık atıf yapılan belgede belirli olması önem taşır. Muğlak ve yarım bir tahkim maddesi, asıl uyuşmazlığın önüne geçerek tahkim anlaşmasının var olup olmadığı tartışmasını doğurabilir.

Mevcut veya doğabilecek uyuşmazlıkların tümü ya da bazıları için tahkim anlaşması yapılabilir. Kapsam bu nedenle bilinçli seçilir. Satış sözleşmesinde title ve garanti uyuşmazlıkları, charter sözleşmesinde iptal, ayıp, depozito ve hasar, refit sözleşmesinde ek iş, gecikme ve performans uyuşmazlıkları tahkim maddesinin kapsamına açıkça alınabilir. Alınabilir ifadesi, bu başlıkların yazılmasını zorunlu kılmaz. Yazılmayan konuların kendiliğinden kapsam dışında kaldığı sonucu da bu olanaktan çıkmaz.

Hangi yat sözleşmelerinde tahkim daha anlamlıdır

Uluslararası tahkim özellikle yat satışında, yat charterinde, refit ve inşa işlerinde, management ve crew management ilişkisinde, brokerage anlaşmalarında ve bazı finansman dosyalarında anlamlı hâle gelir. Temel sebep, bu uyuşmazlıkların çoğunlukla malvarlığına ilişkin, teknik nitelikli ve tarafların iradesine tâbi olmasıdır. Özellikle ve çoğunlukla sözleri, bu türlerin tamamını tahkime elverişli kılmaz. Finansman bakımından değerlendirme bazı dosyalarla sınırlıdır.

Charter ve management sözleşmelerinde ticari sır, müşteri portföyü, sezonsal gelir, kullanım takvimi ve operasyonel bilgi önemlidir. Taraflardan biri management şirketi, diğeri yabancı malik olabilir. Hizmet bir ülkede, ödeme başka ülkede görülebilir; yat farklı bir bayrak taşıyabilir. Böyle bir tabloda mahkeme yeri tartışması yerine tahkim yerinin ve hukukunun baştan belirlenmesi çoğu zaman daha öngörülebilir sonuç verir.

Tersane başka ülkedeyse, malzeme başka ülkeden geliyorsa ve proje takvimi ile teknik performans ölçütleri uzmanlık gerektiriyorsa, denizcilik tecrübesi olan hakemlerle tahkim ciddi avantaj sağlayabilir. Üç noktanın birlikte anlatılması, her refit veya inşa uyuşmazlığında aynı avantajı doğurmaz.

Yat uyuşmazlıkları çoğu zaman gövde, klas, performans, survey, refit kalitesi, yönetim standardı, mürettebat operasyonu ve denizcilik teamülü gibi özel bilgi isteyen alanlara girer. Tahkimde taraflar, denizcilik tecrübesi olan hakemleri seçebilir ve usulü uyuşmazlığın teknik yapısına göre daha daraltılmış biçimde kurabilir. Bu imkân, belirli bir tahkim kuralının hakem niteliğini garanti ettiği anlamına gelmez.

Kamuya açık ve uzun süren bir mahkeme yolu istenmiyorsa ya da ticari sır, müşteri bilgisi, fiyat yapısı veya refit bütçesi korunmak isteniyorsa tahkim daha kontrollü yürütülebilecek bir alan sunabilir. Bu sonuç ihtimal olarak kurulmuştur. Karşı tarafın malvarlığı birden çok ülkede dağılmışsa tahkim kararı, mahkeme kararına kıyasla çoğu zaman tenfiz bakımından daha kullanışlı bir araç olabilir. Bu ihtimal, tahkim kararını zorunlu veya üstün saymaz.

Mahkemede itiraz, görev ve geçici koruma

5 ve 6 ncı maddeler, tahkim yeri Türkiye dışında seçilmiş olsa bile uygulanır. Tahkim anlaşmasının kapsadığı uyuşmazlık mahkemede dava edilirse karşı taraf tahkim itirazı ileri sürebilir. İtirazın nasıl ileri sürüleceği ve anlaşmanın geçerli olup olmadığına ilişkin uyuşmazlık, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilk itiraz hükümlerine bağlıdır.

4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – Tahkim anlaşmasının konusunu oluşturan bir uyuşmazlıkta dava mahkemede açılmışsa; karşı taraf, tahkim itirazında bulunabilir. Tahkim itirazının ileri sürülmesi ve tahkim anlaşmasının geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıkların çözülmesi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilk itirazlara ilişkin hükümlerine tâbidir. Tahkim itirazının kabulü halinde, mahkeme davayı usulden reddeder. Yargılama sırasında tarafların tahkim yoluna başvurma konusunda anlaşmaları halinde, dava dosyası mahkemece ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir. İhtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz

Tahkim itirazının kabulü hâlinde mahkeme davayı usulden reddeder. Yargılama sırasında taraflar tahkim yoluna başvurma konusunda anlaşırsa dava dosyası mahkemece ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir.

Taraflardan birinin tahkim yargılamasından önce veya tahkim yargılaması sırasında mahkemeden ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz istemesi ve mahkemenin buna karar vermesi, tahkim anlaşmasına aykırılık teşkil etmez. Aksi kararlaştırılmadıkça hakem veya hakem kurulu, tahkim yargılaması sırasında taraflardan birinin istemi üzerine ihtiyati tedbire veya ihtiyati hacze karar verebilir. Bu kararı uygun bir güvence verilmesine bağlı kılabilir.

4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Taraflardan birinin, tahkim yargılamasından önce veya tahkim yargılaması sırasında mahkemeden ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz istemesi ve mahkemenin böyle bir tedbire veya hacze karar vermesi, tahkim anlaşmasına aykırılık teşkil etmez. Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin istemi üzerine, ihtiyatî tedbire veya ihtiyatî hacze karar verebilir. Hakem veya hakem kurulu, ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı vermeyi, uygun bir güvence verilmesine bağlı kılabilir. Hakem veya hakem kurulu, cebrî icra organları tarafından icrası ya da diğer resmî makamlar tarafından yerine getirilmesi gereken ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı veremeyeceği gibi, üçüncü kişileri bağlayan ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı da veremez. Taraflardan biri, hakem veya hakem kurulunun verdiği ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararını yerine getirmezse; karşı taraf, ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı verilmesi istemiyle yetkili mahkemenin yardımını isteyebilir. Yetkili mahkeme gerekirse başka bir mahkemeyi istinabe edebilir. Tarafların, Hukuk  Usulü Muhakemeleri Kanunu ile İcra ve İflas Kanununa göre istemde bulunma hakları saklıdır. Tahkim yargılaması öncesi veya tahkim yargılaması sırasında taraflardan birinin istemi üzerine mahkemece verilen ihtiyatî tedbir ya da ihtiyatî haciz kararı, hakem veya hakem kurulu kararının icra edilebilir hale gelmesiyle ya da davanın hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi halinde kendiliğinden ortadan kalkar. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Hakem veya Hakem Kurulunun Seçimi, Reddi, Sorumluluğu, Görevinin Sona Ermesi ve Yetkisi Hakem sayısı, seçimi, reddi, sorumluluğu, görevinin sona ermesi  ve yetkisi

Cebri icra organının icra edeceği veya başka bir resmî makamın yerine getireceği ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararını hakem ya da hakem kurulu veremez. Üçüncü kişiyi bağlayan ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı da veremez. Karar yerine getirilmezse karşı taraf, yetkili mahkemeden yardım isteyerek ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesini talep edebilir. Yetkili mahkeme gerek görürse başka bir mahkemeyi istinabe edebilir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile İcra ve İflas Kanununa göre istem hakkı saklıdır.

Tahkim yargılaması öncesinde veya sırasında mahkemece verilen ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz, hakem veya hakem kurulu kararının icra edilebilir hâle gelmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Davanın hakem veya hakem kurulunca reddedilmesi de aynı sonucu doğurur. Yatın hızla yer değiştirebilmesi, bağlama yerinin değişmesi veya malvarlığı riski nedeniyle, tahkim şartı yazılırken mahkeme destekli koruma ihtiyacı hesaba katılmalıdır.

Milletlerarası tahkimden doğan sorunlara mahkemeler ancak bu Kanundaki hükümler çerçevesinde müdahale edebilir. Kanunun mahkemeye bıraktığı işlerde görev ve yetki, davalının yerleşim yerinin, olağan oturma yerinin veya işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesindedir. Bu yerlerden hiçbiri Türkiye'de yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir. Kural, Kanunun mahkemeye bıraktığı işlerle sınırlıdır.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 61Kaynağı aç
MADDE 61 – (1) Yabancı bir hakem kararının tenfizini isteyen taraf, dilekçesine aşağıda yazılı belgeleri, karşı tarafın sayısı kadar örnekleriyle birlikte ekler: a) Tahkim sözleşmesi veya şartının, aslı yahut usulüne göre onanmış örneği. b) Hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış aslı veya usulüne göre onanmış örneği. c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan belgelerin tercüme edilmiş ve usulen onanmış örnekleri. (2) Mahkemece hakem kararlarının tenfizinde 55 inci, 56 ncı ve 57 nci madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır. Ret sebepleri

Düşük değerli yerel dosya ve ticaret mahkemesi

Bazı uyuşmazlıklarda tahkim, maliyet yönünden etkin olmayabilir. Bu ihtimal; değerin çok düşük olmasına, uyuşmazlığın bütünüyle yerel kalmasına, taraflar ile ifa yerinin Türkiye'de bulunmasına ve delil ile icranın da Türkiye sınırını aşmamasına bağlanır. Kayıt, bazı uyuşmazlıklar ve olmayabilir biçimindedir. Bedeli düşük ve yerel olan her uyuşmazlık bu nedenle tahkim dışında kalmaz.

Uyuşmazlığın değeri düşük ve tamamen yerel ise, taraflar Türkiye’de ise, tekne Türkiye’de ise, tanık, bilirkişi ve icra ihtiyacı da neredeyse tamamen Türkiye ile sınırlıysa tahkim her zaman en ekonomik yol olmayabilir. Bu ifade, anılan dosyalarda tahkimin geçersiz veya elverişsiz olduğu anlamına gelmez.

Aksine bir hüküm yoksa asliye ticaret mahkemesi, dava konusu şeyin değeri veya tutarı ne olursa olsun bütün ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakar. Bir yerde asliye ticaret mahkemesi bulunuyorsa, asliye hukuk mahkemesinin görev alanına giren ve 4 üncü maddeye göre ticari sayılan davalar ile özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işler de burada görülür.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 60Kaynağı aç
MADDE 60 – (1) Kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları tenfiz edilebilir. (2) Yabancı hakem kararlarının tenfizi, tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesinden dilekçeyle istenir. Taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığı takdirde, aleyhine karar verilen tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu, bu da yoksa icraya konu teşkil edebilecek malların bulunduğu yer mahkemesi yetkili sayılır. Dilekçe ve inceleme usulü

Ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesinin bulunduğu yerde, iş durumu gerektiriyorsa Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu bu mahkemelerden birini veya birkaçını görevlendirebilir. Görevlendirme, bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz sigortası hukuk davalarına münhasıran bakmak üzere ve ihtiyarîdir. Hüküm, her yerde ayrı bir deniz ticareti mahkemesi kurulduğunu söylemez.

Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki bağ görev ilişkisidir. Bu ilişkide göreve dair usul hükümleri uygulanır. Üçüncü ve dördüncü fıkralar, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle değişik hâldedir. Asliye ticaret mahkemesinin bulunmadığı yargı çevresindeki ticari davada görev kuralına dayanılmaması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez. Asliye hukuk mahkemesi yargılamaya devam eder. Bu fıkra ticari dava içindir ve tahkim itirazının sonucunu düzenlemez.

Aksine hüküm bulunmadıkça ticari davada görev, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesindedir. Deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarında, birden çok mahkemenin bulunduğu ve iş durumunun gerektirdiği yerlerde bu mahkemelerden biri veya birkaçı münhasıran görevlendirilebilir. Milletlerarası Tahkim Kanununun mahkemeye bıraktığı işlerde görev ve yetki, davalının yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu yerlerden hiçbiri Türkiye'de yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir. İlk düzenleme ticari dava ile deniz ticareti ve deniz sigortası davasına, ikinci düzenleme ise Kanunun mahkemeye bıraktığı işlere ilişkindir.

Tüketiciye veya çalışan ilişkisine yaklaşan dosya

Kullanıcı özel tüketici ise veya uyuşmazlık gemi adamı ya da çalışan ilişkisine yaklaşıyorsa, standart ticari tahkim maddesinin her durumda en uygun yol olduğu söylenemez. Bu dosyalarda tahkime elverişlilik, genel işlem koşulları ve zayıf tarafın korunması ayrıca değerlendirilmelidir. Crew management sözleşmesinin ticari karakteri ile uyuşmazlığın çalışan ilişkisine yaklaşması aynı sonuç altında birleştirilmez.

Yabancı hakem kararının tenfiz isteminin reddi

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 62 nci maddesinde mahkeme, sayılan hâllerde yabancı hakem kararının tenfizi istemini reddeder. Tahkim sözleşmesi yapılmamış veya esas sözleşmeye tahkim şartı konulmamışsa istem reddedilir. Hakem kararı genel ahlâka veya kamu düzenine aykırıysa reddedilir. Hakem kararına konu uyuşmazlığın Türk kanunlarına göre tahkim yoluyla çözümü mümkün değilse sonuç aynıdır.

4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – Tahkim anlaşması, tarafların, sözleşmeden kaynaklansın veya kaynaklanmasın aralarında mevcut bir hukukî ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tümünün veya bazılarının tahkim yoluyla çözülmesi konusunda yaptıkları anlaşmadır. Tahkim anlaşması, asıl sözleşmeye konan tahkim şartı veya ayrı bir sözleşme ile yapılabilir. Tahkim anlaşması yazılı şekilde yapılır. Yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için, tahkim anlaşmasının taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim anlaşmasının varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması gerekir. Asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de geçerli bir tahkim anlaşması yapılmış sayılır. Tahkim anlaşması, tarafların tahkim anlaşmasına uygulanmak üzere seçtiği hukuka veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna uygun olduğu takdirde geçerlidir. Tahkim anlaşmasına karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı veya tahkim anlaşmasının henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazında bulunulamaz. Mahkemede tahkim itirazı ve anlaşması

Taraflardan biri hakemler önünde usulüne göre temsil edilmemiş ve yapılan işlemleri sonradan açıkça kabul etmemişse tenfiz istemi reddedilir. Bu bentte iki durum birlikte aranır. Hakkında tenfiz istenen taraf hakem seçiminden usulen haberdar edilmemişse yahut iddia ve savunma imkânından yoksun bırakılmışsa istem reddedilir. Burada iki durumdan birinin bulunması yeterlidir.

Tahkim sözleşmesi veya şartı, taraflarca tâbi kılındığı kanuna göre hükümsüzse tenfiz istemi reddedilir. Bu konuda bir anlaşma yoksa hakem hükmünün verildiği ülke hukuku esas alınır. Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usul tarafların anlaşmasına aykırıysa istem reddedilir. Böyle bir anlaşma yoksa aykırılık, hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna göre değerlendirilir.

Hakem kararı, hakem sözleşmesinde veya şartında yer almayan bir hususa ilişkinse veya sözleşme ya da şartın sınırlarını aşıyorsa tenfiz istemi bu kısım hakkında reddedilir. Karar, tâbi olduğu veya verildiği ülke hukuku hükümlerine ya da tâbi olduğu usule göre kesinleşmemişse, icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmamışsa ya da verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmişse istem reddedilir. Kesinleşmeme, icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmama ve iptal, bentte alternatif olarak bağlanmıştır.

Birinci fıkranın (ç), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerindeki hususların ispat yükü, hakkında tenfiz istenen tarafa aittir. İspat yükü bu bentlerle sınırlıdır. (a), (b) ve (c) bentleri aynı fıkrada bu yükün muhatabı olarak sayılmaz.

Sık sorulan sorular

Yat sözleşmesine uluslararası tahkim şartı ne zaman konur?

Şart, yurt dışı ile herhangi bir temas bulunduğu için değil; çok ülkeli icra, tarafsız forum, teknik uzmanlık ve ticari gizlilik ihtiyacı olduğunda tercih edilir. Yabancılık unsuru, yüksek bedel, teknik uzmanlık, ticari gizlilik ve birden fazla ülkede icra ihtimali bulunan sözleşmelerde tercih çoğu kez isabetlidir. Her yat dosyası bu kapsama girmez.

Tahkim anlaşması faks veya elektronik yazışmayla yapılır mı?

Yazılı şekil, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmekle de yerine getirilmiş sayılır. İmzalı yazılı belge, mektup, telgraf ve teleks de aynı yollar arasındadır. Tahkim düşünülebilir biçimindeki muğlak ifade yeterli değildir.

Tahkim şartı asıl sözleşmeden ayrı düzenlenebilir mi?

Evet. Tahkim anlaşması asıl sözleşmeye konan şart veya ayrı bir sözleşme ile yapılabilir. Mevcut veya doğabilecek uyuşmazlıkların tümü ya da bazıları kapsama alınabilir.

Türkiye’deki taşınmaz üzerindeki aynî hak bu Kanuna girer mi?

Girmez. Kanun, Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar üzerindeki aynî haklara ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanmaz. İki tarafın iradelerine tâbi olmayan uyuşmazlıklar da kapsam dışındadır.

Mahkemeden tedbir istemek tahkim anlaşmasına aykırı mıdır?

Aykırı değildir. Tahkimden önce veya tahkim sırasında mahkemeden ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz istenmesi ve mahkemenin karar vermesi, tahkim anlaşmasına aykırılık teşkil etmez.

Tahkim itirazı kabul edilirse dava ne olur?

Mahkeme davayı usulden reddeder. İtirazın ileri sürülmesi ve anlaşmanın geçerliliğine ilişkin uyuşmazlık, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilk itiraz hükümlerine tâbidir.

Düşük değerli ve yalnızca Türkiye’deki yat uyuşmazlığında tahkim uygun mudur?

Her zaman en ekonomik yol olmayabilir. Değerin düşük ve uyuşmazlığın tamamen yerel olması, taraflar ile teknenin Türkiye’de bulunması, tanık, bilirkişi ve icra ihtiyacının da neredeyse Türkiye ile sınırlı kalması bu değerlendirmeye girer. Bu sonuç, tahkimin geçersiz olduğu anlamına gelmez.

Kapsamı aşan hakem kararının tenfizi tamamen reddedilir mi?

Kararın tamamı bu bent yüzünden kendiliğinden reddedilmez. Karar, tahkim sözleşmesinde veya şartında yer almayan bir hususa ilişkinse ya da sınırları aşıyorsa tenfiz istemi bu kısım hakkında reddedilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu