Yat işletme ve yönetim sözleşmeleri, yat sahipleri ile işletmeyi veya idareyi üstlenen taraflar arasındaki hukuki ilişkileri düzenler. Türk mevzuatında bu adla bağımsız ve müstakil bir sözleşme tipi düzenlenmediğinden, sözleşmenin hukuki nitelendirmesi verilen başlığa göre değil, içerdiği edimlerin niteliğine göre yapılır. Bu tür sözleşmeler çoğunlukla vekâlet, kira, hizmet ve eser sözleşmelerine ait unsurların bir araya geldiği karma sözleşmelerdir. Kanunda ayrıca düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun vekâlete ilişkin kuralları uygulanır. Sözleşmede hüküm bulunması veya teamülün gerektirmesi hâlinde vekil ücrete hak kazanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 502Kaynağı aç
Kira ve İşgörme Unsurlarının Ayrımı
Yatın işletilmesi veya üçüncü kişilere tahsis edilmesinde kullanım hakkının devri söz konusu olduğunda kira hükümleri devreye girer. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 299 çerçevesinde kira sözleşmesi; kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını yahut kullanımıyla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının ise bu edime karşılık kararlaştırılan bedeli ödemeyi borçlandığı bağıt niteliğindedir. İşletme ilişkisinde hem yatın idaresi hem de kullanımının belirli bedellerle devri gibi unsurlar bir arada yer aldığında, her bir edimin tabi olduğu yasal rejim ayrı ayrı değerlendirilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 299Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Gemi Niteliği ve Malik Sıfatı
Türk Ticaret Kanunu uyarınca tahsis edildiği amaç suda hareket etmeyi gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan araçlar gemi sayılır. Aynı Kanun gereğince gemi sicili aleni olup herkes sicil kayıtlarını inceleyebilir ve sicilde kayıtlı bulunan kişi malik sayılır.
Deniz Turizmi Mevzuatı ve İşletme Belgesi Şartı
Deniz Turizmi Yönetmeliği m. 27/1 ve Turizmi Teşvik Kanunu hükümleri gereğince, mülkiyetlerinde bulundurdukları veya sahiplerinden kiraladıkları deniz turizmi araçlarını gezi, spor ve eğlence amacıyla mürettebatlı ya da mürettebatsız kiralayan veya pazarlayan gerçek ve tüzel kişilerin Kültür ve Turizm Bakanlığından belge alması zorunludur. Bakanlıkça düzenlenen işletme belgeleri, üzerinde adı yazılı olan gerçek veya tüzel kişiye ait olup Bakanlığın izni alınmaksızın üçüncü kişilere devredilemez.
200915212 sayılı DENİZ TURİZMİ YÖNETMELİĞİ m. 27Kaynağı aç
Deniz Turizmi Yönetmeliği m. 27 uyarınca, deniz turizmi araçları işletmelerinin kendi ürünlerini pazarlamaları, rezervasyon ve satış yapmaları ile seyrüseferde yolcu taşımaları seyahat acenteliği faaliyeti sayılmaz. Buna karşılık seyahat acenteliği faaliyeti yürütenlerin işletme belgeleri iptal edilir. Ayrıca bu araçların kapasiteleri, ticari faaliyete esas olmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenen belgede belirlenmiş kapasiteyi aşamaz.
Mürettebatsız Kiralamada Ehliyet ve Zorunlu Sigorta
Deniz Turizmi Yönetmeliği uyarınca, Türk bayraklı ve yolcu adedi on ikiyi aşmayan yatların personelsiz kiraya verilebilmesi için kiralayanlardan en az bir kimsenin mevzuata uygun nitelikte ehliyete sahip bulunması zorunludur.
Bunun yanında Deniz Turizmi Yönetmeliği, deniz turizmi araçları işletmelerine mali sorumluluk güvencesi yüklemiştir. Yönetmelik kapsamında işletmelerin, araçların mürettebatına ve üçüncü kişilere verebileceği zararları teminat altına alan sigortayı yaptırması zorunlu tutulmuştur.
Vekilin Şahsen İfa, Sadakat ve Özen Borcu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 506 gereğince vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak kendisine yetki verildiği, durumun zorunlu kıldığı veya teamülün mümkün kıldığı hâllerde işi başkasına yaptırabilir. Vekil, üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmek zorundadır. Özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 506Kaynağı aç
6098 sayılı Kanun m. 507 uyarınca vekil, yetkisi dışına çıkarak işi bir başkasına gördürmesi hâlinde, o kişinin fiilinden sanki kendisi yapmış gibi sorumlu tutulur. Başkasına vekâlet vermeye yetkili kılındığı durumlarda ise vekil, yalnızca o kişiyi seçmede ve ona talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Vekâlet veren, her iki durumda da vekilin kendi yerine koyduğu şahsa karşı sahip olduğu hakları doğrudan doğruya o kişiye karşı ileri sürebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 507Kaynağı aç
Temsil Yetkisinin Kapsamı ve Özel Yetki İstisnaları
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 504 uyarınca vekâletin kapsamı sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre tayin edilir ve vekilin üstlendiği işin yürütülmesi için gerekli hukuki işlemleri yapma yetkisini ihtiva eder. Özel olarak yetkili kılınmadıkça vekil; dava ikame edemez, sulh veya hakem yoluna gidemez, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı mülkiyetten devredemez veya ayni bir hak ile sınırlandıramaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 504Kaynağı aç
Hesap Verme Borcu ve Sözleşmenin Sona Ermesi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 508 uyarınca vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene teslim etmekle yükümlüdür. Vekil ayrıca vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlü tutulur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 508Kaynağı aç
6098 sayılı Kanun m. 512 uyarınca vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkını haizdir. Ancak uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğer tarafın bu işlem sebebiyle doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 512Kaynağı aç
Bağlama Sözleşmesi Yapma Zorunluluğu ve Terk Prosedürü
Deniz Turizmi Yönetmeliği m. 18 uyarınca deniz turizmi tesisleri ile deniz turizmi araçlarının donatan veya kaptanları arasında, tesislere bağlanan veya karaya çekilen araçlarla ilgili olarak bağlama sözleşmesi yapılması zorunludur. Yapılan bu sözleşmenin bir sureti donatan veya kaptana verilir. Deniz turizmi aracının bağlama sözleşmesi süresinin bitiminden itibaren iki yıl sonunda tesis işletmesine başvurmaması ve sözleşmesini yenilememesi hâlinde araç terk edilmiş sayılır. Bu durumda deniz turizmi tesisi işletmesi durumu liman başkanlığına ve gümrük idaresine bildirir.
200915212 sayılı DENİZ TURİZMİ YÖNETMELİĞİ m. 18Kaynağı aç
Yabancı Unsurlu İlişkilerde Uygulanacak Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 24 uyarınca sözleşmeden doğan borç ilişkileri, tarafların açıkça seçtikleri hukuka tabidir. Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk kural olarak karakteristik edim borçlusunun mutad meskeni hukuku, ticari veya mesleki faaliyetlerde işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukukudur; ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme bu hukuka tabi olur. Aynı Kanun m. 22 uyarınca deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklar ise menşe ülke hukukuna tabidir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 24Kaynağı aç
Vekâlet hükümlerine tabi sözleşmeler tek taraflı olarak feshedilebilir mi?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 512 gereğince vekâlet veren ve vekil her zaman sözleşmeyi tek taraflı sona erdirebilir; ancak uygun olmayan zamanda sona erdiren taraf diğer tarafın bu nedenle doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
Mürettebatsız kiralamada ehliyet şartı aranır mı?
Deniz Turizmi Yönetmeliği uyarınca Türk bayraklı ve yolcu sayısı on ikiyi geçmeyen yatların mürettebatsız kiralanabilmesi için kiralayanlardan en az birinin yeterli nitelikte ehliyet sahibi olması zorunludur.
Yat yöneticisinin özen sorumluluğu hangi kritere göre belirlenir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 506 uyarınca vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunda, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.
Bağlama sözleşmesi süresi biten yat için hangi işlem yapılır?
Deniz Turizmi Yönetmeliği m. 18 uyarınca sözleşme bitiminden itibaren iki yıl sonunda işletmeye başvurulmaz ve sözleşme yenilenmezse araç terk edilmiş sayılır; işletme durumu liman başkanlığına ve gümrük idaresine bildirir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

