Yat İşletme ve Yönetim Sözleşmelerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

by Avukat Erdal Ersoy
Yat İşletme ve Yönetim Sözleşmelerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yat işletme ve yönetim sözleşmeleri, yat sahipleri ile işletmeyi veya idareyi üstlenen taraflar arasındaki hukuki ilişkileri düzenler. Türk mevzuatında bu adla bağımsız ve müstakil bir sözleşme tipi düzenlenmediğinden, sözleşmenin hukuki nitelendirmesi verilen başlığa göre değil, içerdiği edimlerin niteliğine göre yapılır. Bu tür sözleşmeler çoğunlukla vekâlet, kira, hizmet ve eser sözleşmelerine ait unsurların bir araya geldiği karma sözleşmelerdir. Kanunda ayrıca düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun vekâlete ilişkin kuralları uygulanır. Sözleşmede hüküm bulunması veya teamülün gerektirmesi hâlinde vekil ücrete hak kazanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 502Kaynağı aç
MADDE 502- Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır. Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır. B. Kurulması

Kira ve İşgörme Unsurlarının Ayrımı

Yatın işletilmesi veya üçüncü kişilere tahsis edilmesinde kullanım hakkının devri söz konusu olduğunda kira hükümleri devreye girer. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 299 çerçevesinde kira sözleşmesi; kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını yahut kullanımıyla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının ise bu edime karşılık kararlaştırılan bedeli ödemeyi borçlandığı bağıt niteliğindedir. İşletme ilişkisinde hem yatın idaresi hem de kullanımının belirli bedellerle devri gibi unsurlar bir arada yer aldığında, her bir edimin tabi olduğu yasal rejim ayrı ayrı değerlendirilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 299Kaynağı aç
MADDE 299- Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Kira süresi

Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Gemi Niteliği ve Malik Sıfatı

Türk Ticaret Kanunu uyarınca tahsis edildiği amaç suda hareket etmeyi gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan araçlar gemi sayılır. Aynı Kanun gereğince gemi sicili aleni olup herkes sicil kayıtlarını inceleyebilir ve sicilde kayıtlı bulunan kişi malik sayılır.

Deniz Turizmi Mevzuatı ve İşletme Belgesi Şartı

Deniz Turizmi Yönetmeliği m. 27/1 ve Turizmi Teşvik Kanunu hükümleri gereğince, mülkiyetlerinde bulundurdukları veya sahiplerinden kiraladıkları deniz turizmi araçlarını gezi, spor ve eğlence amacıyla mürettebatlı ya da mürettebatsız kiralayan veya pazarlayan gerçek ve tüzel kişilerin Kültür ve Turizm Bakanlığından belge alması zorunludur. Bakanlıkça düzenlenen işletme belgeleri, üzerinde adı yazılı olan gerçek veya tüzel kişiye ait olup Bakanlığın izni alınmaksızın üçüncü kişilere devredilemez.

200915212 sayılı DENİZ TURİZMİ YÖNETMELİĞİ m. 27Kaynağı aç
MADDE 27 – (1) Deniz turizmi araçları işletmecileri, mülkiyetlerinde bulundurdukları veya sahiplerinden kiraladıkları deniz turizmi aracını, mürettebatlı veya mürettebatsız olarak gezi, spor, eğlence amacıyla kiralayan, pazarlamasını yapan, Bakanlıktan belgeli gerçek ve tüzel kişilerdir. (2) (Mülga:RG-19/10/2022-31988-CK-6229/22 md.) (3) Bakanlıkça verilen işletme belgeleri, belgede isimleri yazılı gerçek veya tüzel kişilere ait olup, Bakanlığın izni alınmadan üçüncü kişilere devredilemez. (4) Bakanlıktan belgeli deniz turizmi araçları işletmeleri münhasıran seyahat acenteleri tarafından yapılan faaliyetleri yapamaz, tur, paket tur ve transfer hizmetleri düzenleyemez. (Değişik cümle:RG-19/10/2022-31988-CK-6229/22 md.) Aksi hâlde bu faaliyet ve hizmetleri düzenleyenler hakkında, 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununun ilgili ceza hükümleri uygulanır. Deniz turizmi araçları işletmelerinin kendi ürünlerini pazarlamaları, rezervasyon yapmaları ve satmaları, deniz turizmi araçlarının seyr-ü seferinde yolcu taşımaları seyahat acenteliği sayılmaz. Seyahat acentalığı faaliyeti yürütenlerin deniz turizm araçları işletme belgesi iptal edilir. (5) (Ek:RG-19/10/2022-31988-CK-6229/22 md.) Deniz turizmi araçlarının kapasiteleri, ticari faaliyetine esas olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenmiş belgede belirtilen kapasiteyi aşamaz. Turizm yatırımı belgesi başvurusu

Deniz Turizmi Yönetmeliği m. 27 uyarınca, deniz turizmi araçları işletmelerinin kendi ürünlerini pazarlamaları, rezervasyon ve satış yapmaları ile seyrüseferde yolcu taşımaları seyahat acenteliği faaliyeti sayılmaz. Buna karşılık seyahat acenteliği faaliyeti yürütenlerin işletme belgeleri iptal edilir. Ayrıca bu araçların kapasiteleri, ticari faaliyete esas olmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenen belgede belirlenmiş kapasiteyi aşamaz.

Mürettebatsız Kiralamada Ehliyet ve Zorunlu Sigorta

Deniz Turizmi Yönetmeliği uyarınca, Türk bayraklı ve yolcu adedi on ikiyi aşmayan yatların personelsiz kiraya verilebilmesi için kiralayanlardan en az bir kimsenin mevzuata uygun nitelikte ehliyete sahip bulunması zorunludur.

Bunun yanında Deniz Turizmi Yönetmeliği, deniz turizmi araçları işletmelerine mali sorumluluk güvencesi yüklemiştir. Yönetmelik kapsamında işletmelerin, araçların mürettebatına ve üçüncü kişilere verebileceği zararları teminat altına alan sigortayı yaptırması zorunlu tutulmuştur.

Vekilin Şahsen İfa, Sadakat ve Özen Borcu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 506 gereğince vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak kendisine yetki verildiği, durumun zorunlu kıldığı veya teamülün mümkün kıldığı hâllerde işi başkasına yaptırabilir. Vekil, üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmek zorundadır. Özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 506Kaynağı aç
MADDE 506- Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır. b. İşin üçüncü kişiye gördürülmesi hâlinde

6098 sayılı Kanun m. 507 uyarınca vekil, yetkisi dışına çıkarak işi bir başkasına gördürmesi hâlinde, o kişinin fiilinden sanki kendisi yapmış gibi sorumlu tutulur. Başkasına vekâlet vermeye yetkili kılındığı durumlarda ise vekil, yalnızca o kişiyi seçmede ve ona talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Vekâlet veren, her iki durumda da vekilin kendi yerine koyduğu şahsa karşı sahip olduğu hakları doğrudan doğruya o kişiye karşı ileri sürebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 507Kaynağı aç
MADDE 507- Vekil, yetkisi dışına çıkarak işi başkasına gördürdüğünde, onun fiilinden kendisi yapmış gibi sorumludur. Vekil başkasına vekâlet vermeye yetkili ise, sadece seçmede ve talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Vekâlet veren, her iki durumda da vekilin kendi yerine koyduğu kişiye karşı sahip olduğu hakları, doğrudan doğruya o kişiye karşı ileri sürebilir. 3. Hesap verme

Temsil Yetkisinin Kapsamı ve Özel Yetki İstisnaları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 504 uyarınca vekâletin kapsamı sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre tayin edilir ve vekilin üstlendiği işin yürütülmesi için gerekli hukuki işlemleri yapma yetkisini ihtiva eder. Özel olarak yetkili kılınmadıkça vekil; dava ikame edemez, sulh veya hakem yoluna gidemez, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı mülkiyetten devredemez veya ayni bir hak ile sınırlandıramaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 504Kaynağı aç
MADDE 504- Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar. Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz. II. Vekilin borçları 1. Talimata uygun ifa

Hesap Verme Borcu ve Sözleşmenin Sona Ermesi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 508 uyarınca vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene teslim etmekle yükümlüdür. Vekil ayrıca vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlü tutulur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 508Kaynağı aç
MADDE 508- Vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür. Vekil, vekâlet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlüdür. 4. Edinilen hakların vekâlet verene geçişi

6098 sayılı Kanun m. 512 uyarınca vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkını haizdir. Ancak uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğer tarafın bu işlem sebebiyle doğan zararını gidermekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 512Kaynağı aç
MADDE 512- Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas

Bağlama Sözleşmesi Yapma Zorunluluğu ve Terk Prosedürü

Deniz Turizmi Yönetmeliği m. 18 uyarınca deniz turizmi tesisleri ile deniz turizmi araçlarının donatan veya kaptanları arasında, tesislere bağlanan veya karaya çekilen araçlarla ilgili olarak bağlama sözleşmesi yapılması zorunludur. Yapılan bu sözleşmenin bir sureti donatan veya kaptana verilir. Deniz turizmi aracının bağlama sözleşmesi süresinin bitiminden itibaren iki yıl sonunda tesis işletmesine başvurmaması ve sözleşmesini yenilememesi hâlinde araç terk edilmiş sayılır. Bu durumda deniz turizmi tesisi işletmesi durumu liman başkanlığına ve gümrük idaresine bildirir.

200915212 sayılı DENİZ TURİZMİ YÖNETMELİĞİ m. 18Kaynağı aç
MADDE 18 – (1) Deniz turizmi tesisleri ile deniz turizmi araçlarının donatan veya kaptanları arasında; tesislerine bağlanan veya karaya çekilen deniz araçları ile ilgili olarak bağlama sözleşmesi yapılması zorunludur. Yapılan bağlama sözleşmesinin bir sureti, donatan veya kaptana verilir. (2) Deniz turizmi aracının bağlama sözleşmesi süresinin bitiminden itibaren iki yıl sonunda tesis işletmesine başvurmaması ve sözleşmesini yenilememesi halinde deniz turizmi aracı terk edilmiş sayılır. Bu durumda, deniz turizmi tesisi işletmesi durumu liman başkanlığına ve gümrük idaresine bildirir.[9] İşletme müdürünün nitelikleri

Yabancı Unsurlu İlişkilerde Uygulanacak Hukuk

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 24 uyarınca sözleşmeden doğan borç ilişkileri, tarafların açıkça seçtikleri hukuka tabidir. Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk kural olarak karakteristik edim borçlusunun mutad meskeni hukuku, ticari veya mesleki faaliyetlerde işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukukudur; ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme bu hukuka tabi olur. Aynı Kanun m. 22 uyarınca deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklar ise menşe ülke hukukuna tabidir.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 24Kaynağı aç
MADDE 24 – (1) Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir. (2) Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilirler. (3) Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir. (4) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme, bu hukuka tâbi olur. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler
Vekâlet hükümlerine tabi sözleşmeler tek taraflı olarak feshedilebilir mi?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 512 gereğince vekâlet veren ve vekil her zaman sözleşmeyi tek taraflı sona erdirebilir; ancak uygun olmayan zamanda sona erdiren taraf diğer tarafın bu nedenle doğan zararını gidermekle yükümlüdür.

Mürettebatsız kiralamada ehliyet şartı aranır mı?

Deniz Turizmi Yönetmeliği uyarınca Türk bayraklı ve yolcu sayısı on ikiyi geçmeyen yatların mürettebatsız kiralanabilmesi için kiralayanlardan en az birinin yeterli nitelikte ehliyet sahibi olması zorunludur.

Yat yöneticisinin özen sorumluluğu hangi kritere göre belirlenir?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 506 uyarınca vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunda, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.

Bağlama sözleşmesi süresi biten yat için hangi işlem yapılır?

Deniz Turizmi Yönetmeliği m. 18 uyarınca sözleşme bitiminden itibaren iki yıl sonunda işletmeye başvurulmaz ve sözleşme yenilenmezse araç terk edilmiş sayılır; işletme durumu liman başkanlığına ve gümrük idaresine bildirir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu