Yasak Eşya İthalinde Elkoyma ve Müsadere Rejimi

by Avukat Erdal Ersoy
Yasak Eşya İthalinde Elkoyma ve Müsadere Rejimi

Yurt dışından Türkiye'ye getirilmesi veya yurt içinde ticarete sunulması yasaklanmış olan eşyaların gümrük bölgesine sokulması, eşyanın niteliğine göre idari yaptırımların yanı sıra adli elkoyma, mülkiyetin kamuya geçirilmesi veya ceza mahkemelerince müsadere kararı verilmesini gerektirir. Kanun gereğince ithali yasaklanmış eşyanın ülkeye sokulması durumunda Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca hapis cezası uygulanırken, üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması veya ticareti müstakilen suç oluşturan eşyalar bakımından Türk Ceza Kanunu'nun güvenlik tedbiri niteliğindeki eşya müsaderesi hükümleri devreye girer.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 54Kaynağı aç
Madde 54- (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla,
kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen
ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde
kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel
ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde
iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması
hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren
eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin
başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para
tutarının müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran
daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı
anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç
oluşturan eşya, müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı
kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı
ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece
suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.
Kazanç müsaderesi
5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3 – (Değişik: 28/3/2013-6455/54 md.)
(1) Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan
beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın,
gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden
yarısına kadar artırılır.
(2) Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen
ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı,
rejim hükümlerine aykırı olarak gümrük bölgesinde bırakan kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat
ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile yurt dışına çıkarmış
gibi işlem yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(5) Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak
etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî
amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(6) Özel kanunları gereğince gümrük vergilerinden kısmen veya tamamen muaf
olarak ithal edilen eşyayı, ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis eden,
satan veya devreden ya da bu özelliğini bilerek satın alan veya kabul eden kişi,
altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(7) İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır
bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis
ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İthali yasak eşyayı,
bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan
kişi, aynı ceza ile cezalandırılır.
(8) İhracı kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişi, fiil daha
ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(9) İlgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden
yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya
da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik
gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen
eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli
ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
(10) Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün,
tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü
içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından
iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek
ceza üç yıldan az olamaz.[5]
(11) (Değişik:
18/6/2014-6545/89 md.) Ulusal marker uygulamasına tabi olup da, Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumunun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren
veya hiç içermeyen akaryakıtı;
a) Ticari amaçla üreten,
bulunduran veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para
cezası ile cezalandırılır. Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan
akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra
hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.
(12) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan izin alınmadan; akaryakıt
haricinde kalan solvent, madenî yağ, baz yağ, asfalt ve benzeri petrol
ürünlerinden akaryakıt üreten veya bunları doğrudan akaryakıt yerine ikmal
ederek üreten, satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî
amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek
cümle:29/4/2021-7318/13 md.) Akaryakıt yerine kullanılan diğer ürünler
yönünden de bu fıkra uyarınca cezaya hükmolunur.
(13) Her türlü üretim, iletim ve dağıtım hatları dahil olmak üzere sıvı
veya gaz halindeki hidrokarbonlarla, hidrokarbon türevi olan yakıtları nakleden
boru hatlarından, depolarından veya kuyulardan kanunlara aykırı şekilde alınan
ürünleri satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî
amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(14) Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da
herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas
teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank,
düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(15) Ulusal markeri yetkisiz olarak üreten, satışa arz eden, satan,
yetkisiz kişilerden satın alan, kabul eden, bu özelliğini bilerek nakleden veya
bulunduranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır. Ulusal markerin kimyasal özelliklerini taşımasa
bile, bu madde yerine kullanılmak amacıyla üretilen kimyasal terkipler hakkında
da bu fıkra hükmü uygulanır.
(16) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı,
etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca
uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretlerin
taklitlerini imal eden veya ülkeye sokanlar ile bunları bilerek bulunduran,
nakleden, satan ya da kullananlar üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(17) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve
alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram,
pul, damga veya benzeri işaretleri; ilgili mevzuatta belirlenen şekilde temin etmesine
rağmen belirlenen ürünlerde kullanmaksızın bedelli veya bedelsiz olarak yayanlar,
bunları alma veya kullanma hakkı olmadığı halde sahte evrak veya dokümanlarla veya
herhangi bir biçimde ilgili kurum ve kuruluşları yanıltarak temin edenler, bunları
taklit veya tahrif ederek ya da konulduğu üründen kaldırarak, değiştirerek ya da
her ne suretle olursa olsun tedarik ederek amacı dışında kullananlar üç yıldan altı
yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(18) (Değişik:
18/6/2014-6545/89 md.) Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga
veya benzeri işaret bulunmayan ya da taklit veya yanıltıcı bandrol, etiket,
hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri taşıyan tütün mamulleri, makaron,
yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri;
a) Ticari amaçla üreten, bulunduran
veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası
ile cezalandırılır. Ancak, tütün mamullerinin, makaron, yaprak sigara kâğıdı,
etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması
hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.
(19) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.)
(20) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.; Yeniden düzenleme: 28/11/2017-7061/93
md.) Ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün,
parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara,
satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis
cezası verilir.[6][7]
(21) (Ek:30/11/2022-7423/8 md.) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki
belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası verilir.[8]
(22) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış
olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır.
(23) (Ek: 18/6/2014-6545/89 md.)Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların
konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından
bir katına kadar artırılır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/61 md.) Eşyanın değerinin
hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde
ise üçte birine kadar indirilir.
Nitelikli haller[9]

Gümrük Kanunu Kapsamında İthal Yasakları ve İdari Yaptırımlar

4458 sayılı Gümrük Kanunu m. 235/1-a uyarınca, serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmış olduğunun tespiti halinde, varsa tahsil edilmemiş fark gümrük vergilerinin tahsilinin yanı sıra eşyanın gümrüklenmiş değerinin dört katı tutarında idari para cezası verilir. Bu nitelikteki eşyalar bakımından cezai hükümler saklı kalmak üzere, yükümlünün talebi doğrultusunda otuz gün içerisinde mahrecine iade ya da ilgili kurum veya kuruluşun uygun görüşüyle doğrudan üçüncü ülkeye transit imkanı tanınır. Belirlenen otuz günlük süre zarfında mahrecine iade edilmeyen veya transit çıkışı yapılmayan eşya, ihraç kaydıyla satış ya da masrafları ilgilisince karşılanmak suretiyle imha edilerek tasfiye edilmek üzere gümrük idaresine terk edilir.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 235Kaynağı aç
Madde
235 – (Değişik: 28/3/2013-6455/12 md.)
1. Serbest
dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile
muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;
a) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın genel düzenleyici idari
işlemlerle ithalinin yasaklanmış olduğunun tespiti hâlinde, varsa eşyanın fark
gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin dört katı
idari para cezası verilir.
b) (a)
bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para
cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,
ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirası olarak hesaplanır ve
eşya yurtdışı edilir.
c) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın ithali, belli kuruluşların
vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin,
uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen,
eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda
bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin
alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası
verilir.
d) (c)
bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para
cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,
ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz Türk Lirası olarak hesaplanır ve
eşya yurtdışı edilir.
e) (Ek:24/10/2019-7190/12
md.) Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (c) bendinde belirtilen
eşyanın ithalinin uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilginin düzenlenmesi
veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu
sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde, 241 inci maddenin birinci fıkrası
uyarınca idari para cezası verilir.
2. İhracat
rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve
denetleme veya kontrol sonucunda;
a) Eşyanın
genel düzenleyici idari işlemlerle ihracının yasaklanmış olduğunun tespiti
halinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.
b) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın ihracı, belli kuruluşların
vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin,
uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen,
eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi
beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, gümrüklenmiş değerinin onda
biri kadar idari para cezası verilir.
c)
(Ek:24/10/2019-7190/12 md.) Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (b)
bendinde belirtilen eşyanın ihracının uygun bulunduğuna ilişkin belge veya
bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından
gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde 241 inci
maddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilir.
3. Yolcuların,
gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşya kapsamı dışında olup
beyanlarına aykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşıma araçlarında
çıkan ya da başkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdikleri
eşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir.
Gümrük vergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terk edilmiş sayılır.
4. (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Cezai hükümler saklı kalmak üzere;
a) Birinci fıkranın (a)
bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda otuz gün içinde
mahrecine iade ya da ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan
üçüncü ülkeye transit edilir. Bu süre içerisinde mahrecine iade veya üçüncü
ülkeye transit edilmeyen eşya, ihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibince
karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere bulunduğu gümrük
idaresine terk edilir.
b)
Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda
mahrecine iade, ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan ya da
serbest bölge üzerinden üçüncü ülkeye transit veya ihraç kaydıyla satış ya da
masrafları sahibince karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere
bulunduğu gümrük idaresine terk edilir.
c) Teslimden sonra
kontrol sonucunda uygunsuzluğu tespit edilen ancak bulunamayan eşyanın
gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
5. (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen
ve varış gümrük idaresine karayolu ile sevk edilmek üzere transit rejimine konu
edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, yapılan kontrol veya muayene
sonucunda, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste olduğunun tahlil,
teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın tespiti hâlinde fiilin
niteliğine göre bu fıkranın (a) ve (b) bentlerine, transit rejimine konu edilen
serbest dolaşımda olmayan eşyanın, hareket gümrük idaresinden sevk edilmesinden
sonra varış gümrük idaresine varışından önce ya da varış gümrük idaresinde
yapılan kontrolü veya muayenesi sonucunda beyana göre eksiklik veya fazlalık
tespit edilmesi hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın (c) veya (d)
bentleri uyarınca işlem yapılır. Bu fıkranın (c) ve (d) bentleri kapsamında
değerlendirilemeyecek eksiklik ve fazlalık durumları ile bu durumların
tespitine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
a) Farklı çıkan eşyanın
gümrük vergileri toplamının beyan edilen eşyanın gümrük vergileri toplamından
fazla olması durumunda farklı çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin iki katı
idari para cezası verilir.
b) Farklı çıkan eşyanın
beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya
veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması
durumunda farklı çıkan eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para
cezası verilir.
c) Beyana göre eksik
olduğunun tespit edilmesi hâlinde, eksik çıkan eşyaya ilişkin gümrük
vergilerinin alınmasının yanı sıra eşyanın gümrük vergilerinin iki katı idari
para cezası verilir.
d)
Beyana göre fazla olduğunun tespit edilmesi hâlinde, fazla çıkan eşyanın gümrük
vergileri kadar idari para cezası verilir ve fazla çıkan eşya 177 ila 180 inci
madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.
6. (Ek:24/10/2019-7190/12
md.) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresi
tarafından tespit edilmesinden önce beyan sahibi tarafından bildirilmesi
durumunda bu fıkralara göre hesaplanan cezalar yüzde on oranında uygulanır.

Genel düzenleyici idari işlemlerle ithali yasaklanan eşyanın değersiz, artık veya atık madde niteliğinde olması durumunda, eşyanın dökme veya ambalajlı geliş şekline göre belirlenen idari para cezası uygulanır ve eşya yurt dışı edilir. Teslimden sonra yapılan kontrol sonucunda uygunsuzluğu tespit edilen ancak bulunamayan eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine hükmedilir. Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresi tarafından tespit edilmesinden önce beyan sahibi tarafından bildirilmesi halinde ise hesaplanan cezalar yüzde on oranında tatbik edilir.

Kabahatler Kanunu Kapsamında Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 18/1 uyarınca, bir kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ancak kanunda bu hususta açık bir hüküm bulunması halinde karar verilebilir. Mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilebilmesi için fail hakkında ayrıca bir idari para cezası veya başkaca bir idari yaptırım uygulanmış olması zorunlu değildir. Eşyanın kendisinin mevcut olmaması durumunda kaim değerinin mülkiyetinin kamuya geçirilmesi de hukuken mümkündür.

5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18- (1) Kabahatin konusunu oluşturan veya
işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, ancak
kanunda açık hüküm bulunan hallerde karar verilebilir.
(2) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine
ilişkin karar, eşyanın;
a) Kullanılmaz hale getirilmesi,
b) Niteliğinin değiştirilmesi,
c) Ancak belli bir surette
kullanılması,
Koşullarından birinin yerine
getirilmesine bağlı olarak belli bir süre geciktirilebilir. Belirlenen süre zarfında
koşulun yerine getirilmemesi halinde eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir.
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine
ilişkin karar kesinleşinceye kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından eşyaya
elkonulabileceği gibi; eşya, kişilerin muhafazasına da bırakılabilir.
(4) Eşyanın mülkiyeti, kanunda
açık hüküm bulunan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi takdirde Devlete
geçer.
(5) Eşyanın mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilebilmesi için fail hakkında idarî para cezası veya başka
bir idarî yaptırım kararı verilmiş olması şart değildir.
(6) Kaim değerin mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine de karar verilebilir.
(7) Mülkiyeti kamuya geçirilen
eşya, başka suretle değerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir.
(8)
Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde yerine
getirilir.
Saklı tutulan hükümler

Mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı; eşyanın kullanılmaz hale getirilmesi, niteliğinin değiştirilmesi veya yalnızca belirli bir surette kullanılması koşullarının yerine getirilmesine bağlı olarak yetkili makamlarca belirli bir süre geciktirilebilir. Belirlenen süre zarfında bu koşulların yerine getirilmemesi halinde ise eşyanın mülkiyeti kamuya geçirilir. Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar kesinleşinceye kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşu eşyaya el koyabileceği gibi, eşyayı kişilerin muhafazasına da bırakabilir. Kamusal yaptırıma tabi tutulan eşyanın mülkiyeti kanunda açık hüküm bulunan hallerde ilgili kamu kurumuna, hüküm bulunmayan hallerde ise Devlete intikal eder. Karar ancak kesinleştiğinde yerine getirilir ve mülkiyeti kamuya geçen eşya başka bir suretle değerlendirilemezse imha edilir.

Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Bakımından Yasak Eşyanın Ülkeye Sokulması

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m. 3/7 uyarınca, ithali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan fail hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren müstakil bir suç oluşturmadığı takdirde iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Kanun koyucu yalnızca eşyayı getiren kişiyi değil; ithali kanunen yasak olan eşyayı bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişileri de aynı ceza yaptırımına tabi kılmıştır.

Eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın ülkeye sokulması durumunda ise fail 5607 sayılı Kanun m. 3/1 gereğince bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Eşyanın gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde mahkemece tayin edilecek temel ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır. 5607 sayılı Kanun m. 3/22 uyarınca, maddede tanımlanan kaçakçılık fiillerinin icra hareketleri teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi fail tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.

Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın piyasa değerinin fahiş olması durumunda mahkemece verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır. Suç konusu eşyanın değerinin hafif olması halinde tayin olunacak cezada yarısına kadar, değerin pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar kanuni indirim tatbik edilir.

Ceza Muhakemesi Hukukunda Arama ve Elkoyma Tedbirleri

Yurt dışından getirilen şüpheli eşyalara veya faillere yönelik adli işlemler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri çerçevesinde yürütülür. Şüphelinin yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde edilebilmesi hususunda makul şüphe bulunması halinde, CMK m. 116/1 uyarınca şüphelinin üstü, eşyası, konutu, işyeri veya kendisine ait diğer yerler adli arama işlemine tabi tutulabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 116Kaynağı aç
Madde 116 – (1) Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde
edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü,
eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.[26]
Diğer kişilerle ilgili arama

Suç delili niteliğindeki veya müsadereye tabi eşyaya elkoyma işlemi CMK m. 127/1 uyarınca kural olarak hâkim kararı ile gerçekleştirilir; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamayan hallerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle kolluk görevlilerince elkoyma icra edilebilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işleminin yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulması zorunludur. Hâkim elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde kararını açıklamadığı takdirde elkoyma tedbiri kendiliğinden kalkar. Hâkim tarafından onaylanan adli elkoyma sonrasında eşya muhafaza altına alınır ve ceza yargılaması tamamlanıncaya kadar ilgilisine iade edilmez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
Madde 127 – (1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim
kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet
savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin
yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.
(2) Kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa
geçirilir.
(3) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı olmaksızın
yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde
elkoyma kendiliğinden kalkar.
(4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine
elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini
isteyebilir.
(5) Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir.
(6) (Değişik: 25/7/2018-7145/15 md.) Askerî mahallerde yapılacak
elkoyma işlemi, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla
adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların
katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir.
Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma

Müsadere Rejimi ve Mülkiyetin Devlete Geçişi

5607 sayılı Kanun m. 13/1 yollamasıyla kaçakçılık suçlarında Türk Ceza Kanunu'nun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin genel ilkeleri tatbik edilir. TCK m. 54/4 uyarınca üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı müstakilen suç oluşturan eşyalar yargılama neticesinde her halükarda müsadere edilir. Kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşyalar ise TCK m. 54/1 uyarınca iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla müsadere olunur. Suç konusu eşyanın piyasa değerinin pek hafif olması nedeniyle faile verilecek hapis cezasında indirim uygulansa dahi, bulundurulması ve ticareti suç teşkil eden yasak eşyalar bakımından müsadere kararından vazgeçilemez ve eşyanın kamuya geçişi zorunludur.

5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 13Kaynağı aç
MADDE 13 – (1) Bu Kanunda tanımlanan suçlarla ilgili olarak 26/9/2004 tarihli
ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümleri
uygulanır. Ancak kaçak eşya taşımasında bilerek kullanılan veya kullanılmaya teşebbüs
edilen her türlü taşıma aracının müsadere edilebilmesi için aşağıdaki koşullardan
birinin gerçekleşmesi gerekir:
a) Kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını
engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış
veya taşınmış olması.
b) Kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını
veya ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklinin, bu aracın kullanılmasını gerekli
kılması.
c) Taşıma aracındaki kaçak eşyanın, Türkiye’ye girmesi veya Türkiye’den çıkması
yasak veya toplum veya çevre sağlığı açısından zararlı maddelerden olması.
(2) Etkin pişmanlık nedeniyle fail hakkında cezaya hükmolunmaması veya kamu
davasının düşmesine karar verilmesi, sadece suç konusu eşya ile ilgili olarak müsadere
hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi

Müsadereye tabi tutulması gereken eşyanın elden çıkarılması, ortadan kaldırılması, sarf edilmesi veya müsaderenin fiilen imkansız hale getirilmesi vaziyetinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 54/2 gereğince söz konusu eşyanın karşılığı olan meblağın müsaderesi yoluna gidilir. Bununla birlikte TCK m. 54/3 uyarınca, suçun işlenişine vasıta kılınan eşyaya el konulup devlete aktarılmasının fiilin ağırlığıyla kıyaslandığında hakkaniyet sınırlarını aşacak boyutta ağır sonuçlar tevlit edeceği anlaşıldığında mahkemece müsadere kararı verilmeyebilir. Öte yandan 5607 sayılı Kanun m. 13/2 doğrultusunda, fail hakkında etkin pişmanlık uygulanarak cezasızlık hali oluşsa veya kamu davasının düşmesine karar verilse dahi, yalnızca suça konu eşya yönünden müsadere kuralları uygulanmaya devam eder.

Kaçak Eşya Taşınmasında Kullanılan Taşıma Araçlarının Müsaderesi

Kaçak eşya naklinde bilerek kullanılan veya kullanılmaya teşebbüs edilen her türlü taşıma aracının müsadere edilebilmesi 5607 sayılı Kanun m. 13/1 hükmündeki özel şartların varlığına bağlanmıştır. Buna göre taşıma aracının müsaderesi için kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya ortaya çıkmasını engelleyecek özel hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanması ya da kaçak eşyanın aracın yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını yahut ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklin bu aracın kullanılmasını zorunlu kılması gerekir. Bunların yanı sıra taşıma aracındaki kaçak eşyanın Türkiye'ye girmesi veya çıkması yasak olan maddelerden yahut toplum ve çevre sağlığı açısından zararlı unsurlardan ibaret olması durumunda da taşıma aracının müsaderesine hükmolunabilir.

Özel Ceza Normlarına Tabi Yasak Eşyalar

Gümrük bölgesine getirilen eşyanın Türk Ceza Kanunu kapsamında kamusal sağlık ya da genel ahlakı ihlal eden özel vasıflar barındırması halinde genel kaçakçılık hükümlerinin ötesinde yaptırımlar devreye girer. Bu çerçevede 5237 sayılı Kanun m. 188/1 gereğince ruhsatsız veya yetki sınırları aşılarak uyuşturucu veya uyarıcı nitelikteki maddelerin ithal edilmesi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezası ile iki bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası yaptırımına bağlanmıştır. Bunun yanında TCK m. 193/1 uyarınca içeriğinde zehir barındıran ve üretimi ile tasarrufu resmi izne tabi tutulan maddeleri izinsiz olarak tedarik eden, elinde bulunduran, devreden veya nakleden failler hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından
ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda
hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin
çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş
yıldan az olamaz.[79]
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11
md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin
ve türevleri olması,[80]
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler
ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen
reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü
madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005
– 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82]
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner,
sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık
hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 193Kaynağı aç
Madde 193- (1) İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi,
bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran,
satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Sağlık için tehlikeli madde temini

Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş besin maddelerini ya da ilaçları satan, tedarik eden veya bulunduran kimseye TCK m. 186/1 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adli para cezası verilir. Müstehcenlik hükümleri bağlamında ise çocukların veya temsili çocuk görüntülerinin kullanıldığı müstehcen ürünleri ülkeye sokan failler TCK m. 226/3 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına çarptırılır. Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin ürünleri ülkeye sokanlar hakkında ise TCK m. 226/4 gereğince bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası tatbik edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 186Kaynağı aç
Madde 186- (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye
sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri
veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar
hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun, resmi izne dayalı olarak
yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte bir oranında artırılır.
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma
veya satma
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 226Kaynağı aç
Madde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri
içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya
dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği
yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan,
okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya
arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında,
satışa arz eden, satan veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz
olarak veren veya dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile
yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi
görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan,
çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi,
iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.[93]
(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya
doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya
görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört
yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki
ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına
aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan
kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve
çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler
hakkında uygulanmaz.
Fuhuş

Etkin Pişmanlık Hükümleri ve Ceza Hukukunda Hata Hali

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m. 5/2 uyarınca, 3 üncü maddenin yedinci fıkrası hariç olmak üzere, kaçakçılık suçunu işleyen kişinin eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar meblağı Devlet Hazinesine ödemesi durumunda verilecek cezada soruşturma aşamasında yarı, kovuşturma aşamasında üçte bir indirim tatbik edilir. Bahse konu ödeme imkanı soruşturma evresinde savcı tarafından şüpheliye, bu aşamada yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar edilir. Ancak Kanun'un 3 üncü maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen ithali kanun gereği yasak eşyayı ülkeye sokma fiili mezkur ödeme indiriminden açıkça hariç tutulmuştur. Öte yandan 5607 sayılı Kanun m. 5/3 uyarınca bu indirim mükerrirler ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen fiiller hakkında uygulanmaz.

5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5 – (1) 3 üncü
maddede tanımlanan suçlardan (…)[10] birine iştirak etmiş olan kişi;
resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, fiili, diğer failleri ve kaçak
eşyanın saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin, faillerin
yakalanmasını veya kaçak eşyanın ele geçirilmesini sağlaması halinde
cezalandırılmaz. Haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına
hizmet ve yardım eden kişiye verilecek ceza üçte iki oranında indirilir.
(2) (Değişik:14/4/2020-7242/62 md.) Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede
tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu
eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda
tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında
bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında,
indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye
ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde
hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.
(3) (Ek:14/4/2020-7242/62 md.) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında
veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz.
Yolcu beraberinde getirilen kaçak eşya

Buna karşılık 5607 sayılı Kanun m. 5/1 uyarınca kaçakçılık suçuna iştirak etmiş olan bir kimse, resmi makamlar haber almadan önce fiili, diğer failleri ve kaçak eşyanın saklandığı yerleri bildirerek faillerin yakalanmasını veya eşyanın ele geçirilmesini sağlarsa cezalandırılmaz; resmi makamlar haber aldıktan sonra olayın bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ederse cezası üçte iki oranında indirilir. Öte yandan TCK m. 4/1 uyarınca ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz. Ancak TCK m. 30/1 hükmü gereğince, fiilin icrası esnasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kimse kasten hareket etmiş sayılmaz; bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklı kalır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 4Kaynağı aç
Madde 4- (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.
(2) (Mülga : 29/6/2005 – 5377/1 md.)
Özel kanunlarla ilişki
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 30Kaynağı aç
Madde 30- (1) Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki
maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata
dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.
(2) Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.
(3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların
gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından
yararlanır.
(4) (Ek fıkra: 29/6/2005 – 5377/4 md.) İşlediği fiilin haksızlık
oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz.
Yaş küçüklüğü
Genel düzenleyici işlemlerle ithali yasaklanan eşya mahrecine iade edilebilir mi?

4458 sayılı Gümrük Kanunu m. 235/4-a uyarınca genel düzenleyici işlemlerle ithali yasaklanan eşya, yükümlünün talebi doğrultusunda otuz gün içinde mahrecine iade edilebilir veya üçüncü ülkeye transit edilebilir; bu sürede işlem yapılmazsa ihraç kaydıyla satış ya da masrafları karşılanarak imha edilmek üzere gümrüğe terk edilir.

İthali kanun gereği yasak eşyayı getiren fail para ödeyerek indirimden yararlanabilir mi?

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m. 5/2 uyarınca suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı Hazineye ödenerek ceza indirimi sağlayan etkin pişmanlık mekanizmasından, Kanun'un 3 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan kanun gereği ithali yasak eşyayı ülkeye sokma fiili hariç tutulmuştur.

Hâkim onayı bulunmayan elkoyma işlemi ne zaman kendiliğinden kalkar?

Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur ve hâkim kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklamadığı takdirde elkoyma kendiliğinden kalkar.

Yasak eşyanın değerinin azlığı müsadere kararını engeller mi?

Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım veya satımı suç teşkil eden eşya TCK m. 54/4 uyarınca müsadere edilir; kaçakçılık suçunda eşya değerinin hafif veya pek hafif olması verilecek cezada indirime gerekçe olsa da müsadere kararından vazgeçilmez.

Kabahat konusu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi için idari para cezası şart mıdır?

Hayır, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 18/5 hükmü uyarınca eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilebilmesi için fail hakkında idari para cezası veya başka bir idari yaptırım kararı verilmiş olması şart değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu