Ceza muhakemesinde duruşma tutanağının içeriği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 221. maddesinde düzenlenmiştir. Duruşma tutanağında; oturumlara katılan süjelerin ad ve soyadları, yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurlar, sanık açıklamaları, tanık ifadeleri, bilirkişi ve teknik danışman beyanları, okunan ya da okunmasından vazgeçilen belge ve yazılar, tarafların istemleri ile istemin reddi hâlindeki ret gerekçeleri, duruşmada verilen kararlar ve hüküm yer alır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 221Kaynağı aç
a) Oturumlara katılan sanığın, müdafiin, katılanın, vekilinin, kanunî
temsilcisinin, bilirkişinin, tercümanın, teknik danışmanın adı ve soyadı,
b) Duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün bütün
temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurlar,
c) Sanık açıklamaları,
d) Tanık ifadeleri,
e) Bilirkişi ve teknik danışman açıklamaları,
f) Okunan veya okunmasından vazgeçilen belge ve yazılar,
g) İstemler, reddi halinde gerekçesi,
h) Verilen kararlar,
i) Hüküm,
yer alır.
Duruşma tutanağının ispat gücü
Duruşma Tutanağında Yer Alması Zorunlu Süjeler
5271 sayılı Kanun'un 221. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca oturumlara iştirak eden süjelerin ad ve soyadlarının tutanağa açıkça kaydedilmesi zorunludur. Bu çerçevede oturuma katılan sanığın, müdafiin, katılanın, vekilinin, kanunî temsilcisinin, bilirkişinin, tercümanın ve teknik danışmanın adı ve soyadı tutanakta açık bir biçimde gösterilir.
Yargılama Usul Kurallarına Uygunluğun Tutanağa Yansıtılması
Kanunun öngördüğü yasal usul ve şekillere uyulup uyulmadığı duruşma tutanağının incelenmesiyle anlaşılacağından, tutanakta bu hususlara açıkça yer verilmelidir. 5271 sayılı Kanun'un 221. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince tutanağın, duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ile yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurları kapsaması zorunludur. Duruşmada alınan ifadelerin ana hatları da bu yasal güvencenin gereği olarak tutanağa geçirilir.
Duruşmanın aleniyeti kuralı gereğince celsenin açık veya gizli icra edildiğinin tutanakta duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Sanığın sorgu ve savunmasının tespit edildiği oturumun açık yapılıp yapılmadığının tutanağa yazılmaması, 5271 sayılı Kanun'un 182. maddesinin birinci fıkrası ile 221. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırılık oluşturur. Benzer şekilde, talimat yoluyla sanık ifadesinin tespit edildiği oturum tutanağına duruşma tarihinin ve oturumun açık ya da gizli yapıldığının kaydedilmemesi de anılan usul kurallarının ihlali niteliğindedir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
(2) Genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde,
duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar
verilebilir.
(3) Duruşmanın kapalı yapılması
konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır.
Ses ve görüntü alıcı aletlerin kullanılması yasağı
Hükmün açık duruşmada tefhim edilip edilmediği kural olarak duruşma tutanağı ile tevsik edilir. Tutanakta kapalı oturumda açıkça okunup usulen anlatıldığı yazılarak tefhimin açık mı yoksa gizli mi yapıldığının belirsiz bırakılması, 5271 sayılı Kanun'un 221. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 222. maddesi hükümlerine aykırıdır.
Muhakeme işlemlerinin biçimsel güvenceleri tutanağın düzenlenme biçiminde de aynen gözetilir. Örneğin, keşif tutanağında beyanı hükme dayanak yapılan bilirkişiye yemin verdirilen kısmın önceden matbu biçimde hazır bulundurulması, 5271 sayılı Kanun'un 64. maddesinin altıncı fıkrası ile 221. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine uygunsuzluk teşkil eder.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 64Kaynağı aç
bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınmak suretiyle bilirkişilik
bölge kurulu tarafından hazırlanan listede yer alan kişiler arasından seçilir.
Ancak, kendi bölge listesinde ilgili uzmanlık alanında bilirkişi olmasına
rağmen, diğer bir bölgedeki bilirkişinin, görevlendirme yapılan yere daha yakın
bir mesafede bulunması durumunda, bu listeden de görevlendirme yapılabilir.
(2) (Değişik: 3/11/2016-6754/43 md.)
Bölge kurulunun hazırladığı listede bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında
bilirkişi bulunmaması hâlinde, diğer bölge kurullarının listelerinden, burada
da bulunmaması hâlinde, Bilirkişilik Kanununun 10 uncu maddesinin (d), (e) ve
(f) bentleri hariç birinci fıkrasında yer alan şartları da taşımak kaydıyla
listelerin dışından bilirkişi görevlendirilebilir. Listelerin dışından
görevlendirilen bilirkişiler, bölge kuruluna bildirilir.[5]
(3) Kanunların belirli konularda görevlendirdiği resmî bilirkişiler
öncelikle atanırlar. Ancak kamu görevlileri, bağlı bulundukları kurumla ilgili
davalarda bilirkişi olarak atanamazlar.
(4) (Mülga: 3/11/2016-6754/43 md.)
(5) Listelere kaydedilen bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulu veya
bulunduğu yer il adlî yargı adalet komisyonu huzurunda "Görevimi adalete
bağlı kalarak, bilim ve fenne uygun olarak, tarafsızlıkla yerine getireceğime
namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim." sözlerini tekrarlayarak yemin ederler. Bu bilirkişilere
görevlendirildikleri her işte yeniden yemin verilmez.[6]
(6) Listelerde yer almamış bilirkişiler, görevlendirildiklerinde
kendilerini atamış olan merci huzurunda yukarıdaki fıkrada öngörülen biçimde
yemin ederler. Yeminin yapıldığına ilişkin tutanak hâkim veya Cumhuriyet
savcısı, zabıt kâtibi ve bilirkişi tarafından imzalanır.
(7) Engel bulunan hâllerde yemin yazılı olarak verilebilir ve metni
dosyaya konulur. Ancak bu hâle ilişkin gerekçenin kararda gösterilmesi
zorunludur.
Bilirkişiliği kabul yükümlülüğü
Açıklamalar, Belgeler ve İstemlerin Tutanağa Geçirilmesi
Duruşmada sözlü olarak ortaya konulan savunma, iddia ve beyanların tutanağa kaydedilmesi emredici bir kuraldır. 5271 sayılı Kanun'un 221. maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentleri doğrultusunda sanık açıklamaları, tanık ifadeleri ile bilirkişi ve teknik danışman açıklamaları duruşma tutanağında yer alır.
Yargılamada delil niteliği taşıyan ve duruşmada okunan veya okunmasından vazgeçilen her türlü belge ve yazının tutanakta gösterilmesi 5271 sayılı Kanun'un 221. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğidir. Örneğin, tekerrür uygulamasına dayanak yapılan ilamın onaysız ve kesinleşme şerhini taşımayan fotokopisine itibar edilmesi, kanunun 209. maddesinin birinci fıkrası ile 221. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine aykırılık oluşturur.
Duruşma süresince öne sürülen tüm istemler, bu istemlerin reddi hâlinde gerekçeleri, duruşmada verilen kararlar ile nihai hüküm duruşma tutanağına yazılır. Bu doğrultuda duruşmaya katılan Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının tutanağa geçirilmemesi, 5271 sayılı Kanun'un 221. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırılık teşkil eder ve bozma nedenidir.
Teknik Kayıtların Tutanağa Dönüştürülmesi ve İmza Usulü
5271 sayılı Kanun'un 219. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için tutanak tutulması ve bu tutanağın mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanması zorunludur. Mahkeme başkanının mazeretinin bulunması hâlinde ise tutanak, heyette yer alan mahkeme üyelerinin en kıdemlisi tarafından imzalanır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 219Kaynağı aç
başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır. Duruşmada yapılan
işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde, bu kayıtlar vakit
geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hâkim ile
zabıt kâtibi tarafından imzalanır.
(2) Mahkeme başkanının mazereti bulunursa tutanak, üyelerin en kıdemlisi
tarafından imzalanır.
Duruşma tutanağının başlığı
Duruşmada icra edilen işlemlerin teknik araçlarla sesli ve görüntülü olarak kayda alınmasına karar verilmesi durumunda, bu kayıtların vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibince imzalanması yasal bir zorunluluktur. Kayıtların yazılı tutanağa dönüştürülmemesi ve tutanakta duruşmanın seyrine, sanık açıklamalarına ve istemlere yer verilmemesi 5271 sayılı Kanun'un 219, 221 ve 222. maddelerine aykırılık oluşturur ve esasa etkili eksik inceleme sayılır.
Duruşma Tutanağının İspat Gücü
5271 sayılı Kanun'un 222. maddesinin birinci fıkrasına göre duruşmanın nasıl yapıldığı ve kanunda öngörülen usul ve esaslara uygun yürütülüp yürütülmediği ancak duruşma tutanağı ile ispat olunabilir. Bu ispat kuralı mutlak nitelikte olup tutanağın içeriğine karşı yalnızca sahtecilik iddiası ileri sürülebilir. Teknik araçlarla kayda alınan işlemlerin yazılı tutanağa dönüştürülmemesi hâlinde ise tutanağın kanuni usule uygun ispat edici niteliği zedelenir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 222Kaynağı aç
usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ancak tutanakla ispat
olunabilir. Tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir.
İKİNCİ
KISIM
Kamu
Davasının Sona Ermesi
BİRİNCİ
BÖLÜM
Duruşmanın
Sona Ermesi ve Hüküm
Duruşmanın sona ermesi ve hüküm
Duruşma tutanağında Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının yazılmaması bozma nedeni midir?
Evet, duruşmaya katılan Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının tutanağa geçirilmemesi 5271 sayılı Kanun'un 221. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırılık teşkil eder ve kanun yolu incelemesinde bozma nedeni sayılır.
Duruşma tutanağını mahkeme başkanı mazeretli olduğunda kim imzalar?
5271 sayılı Kanun'un 219. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkeme başkanının mazeretinin bulunması hâlinde duruşma tutanağı heyette bulunan mahkeme üyelerinin en kıdemlisi tarafından imzalanır.
Duruşmanın usule uygun yapıldığı tutanak dışında başka bir vasıtayla ispatlanabilir mi?
Hayır, 5271 sayılı Kanun'un 222. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmanın nasıl yapıldığı ve kanuni usul kurallarına uyulup uyulmadığı ancak tutanakla ispatlanabilir; tutanağa karşı yalnızca sahtecilik iddiası yöneltilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

