Suçun Tanımı ve Hukuki Dayanağı
Yasak cihaz veya programlar suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 245/A maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde, 24 Mart 2016 tarihli ve 6698 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle TCK'ya eklenmiştir. Suçun konusunu oluşturan araçlar; cihaz, bilgisayar programı, şifre veya sair güvenlik kodudur. Bu araçların suç kapsamına girebilmesi için münhasıran TCK'nın bilişim suçlarına ilişkin bölümündeki suçları ya da bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçları gerçekleştirmek amacıyla yapılmış veya oluşturulmuş olmaları gerekir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245/AKaynağı aç
(1) Bir cihazın, bilgisayar programının,
şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile
bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer
suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden,
ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden,
satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Maddenin öngördüğü amaç unsuru, suçun kapsamını belirleyen temel ölçüttür. Kanun metninde yer alan 'münhasıran' ifadesi, söz konusu araçların yalnızca yasak amaçlar için yapılmış ya da oluşturulmuş olmasını zorunlu kılmaktadır. Çift kullanıma elverişli araçların bu koşulu karşılayıp karşılamadığı ise mevcut kanun metninin ötesinde bir değerlendirme gerektirmektedir.
Suç Kapsamındaki Fiiller
TCK m. 245/A'da yasak araçlarla gerçekleştirilebilecek fiiller tek tek sayılmıştır. İmal etme, ithal etme, sevk etme, nakletme, depolama, kabul etme, satma, satışa arz etme, satın alma, başkalarına verme ve bulundurma bu kapsamda yer almaktadır. Bu fiillerden herhangi birini gerçekleştiren kişi cezalandırılır. Kanunda sayılan bu fiillerin dışında yasak cihaz veya programları 'yayma' eylemi suç kapsamında değildir; maddede belirtilmeyen bir fiilin gerçekleştirilmesiyle bu suç oluşturulamaz.
Bulundurma kavramı, depolamayla yakın anlamlı olmakla birlikte daha geniş bir anlama sahiptir. Failin suça konu araçlarla zamansal ya da mekânsal yakınlık içinde olması şartı aranmaz; failin istediği anda söz konusu araçlara ulaşabileceği hâkimiyet alanında bulunmaları bu fiilin gerçekleşmesi için yeterli sayılır. Depolama ise fiziksel veya dijital ortamda biriktirme ve tutma eylemini kapsar.
Kanun metninde ihracat ayrıca düzenlenmemiştir. Nakletme ve sevk etme eylemlerinin yurt dışını da kapsadığı değerlendirilmekte; bu nedenle yasak araçların yurt dışına çıkarılmasının söz konusu fiiller çerçevesinde ele alınabileceği ileri sürülmektedir. Bu değerlendirme kanun metninden değil, konuya ilişkin yorumdan kaynaklanmaktadır.
Öngörülen Ceza
TCK m. 245/A uyarınca suçu oluşturan fiillerden birini gerçekleştiren kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası birlikte verilir. İki yaptırım seçimlik değil, kümülatif niteliktedir; mahkeme her ikisine birden hükmeder.
Güvenlik ve Test Amacıyla Geliştirilen Araçlar
Bilişim sisteminin korunması amacıyla veya veri güvenliğinin test edilmesine yönelik geliştirilmiş cihaz ya da programların bu suçu oluşturmayacağı yönünde bir değerlendirme mevcuttur. Bununla birlikte bu istisna, TCK m. 245/A'nın kanun metnindeki ilgili fıkrada açıkça yer alıp almadığı resmî mevzuat metninde doğrulanmayı gerektirmektedir.
İlgili Bilişim Suçları: TCK m. 244
TCK m. 245/A, bilişim suçlarına ilişkin bölüm içinde yer almaktadır. Aynı bölümde, bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan fiiller TCK m. 244/1 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirmektedir. Sistemdeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren ya da mevcut verileri başka yere gönderen eylemler ise TCK m. 244/2 uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla karşılık bulmaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 244Kaynağı aç
bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez
kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen
kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya
kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle
kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka
bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
Bu fiillerin bir banka, kredi kurumu veya kamu kurum ya da kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi hâlinde TCK m. 244/3 gereğince verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bunun yanı sıra m. 244'teki fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisine veya başkasına haksız çıkar sağlaması başka bir suçu oluşturmuyorsa TCK m. 244/4 uyarınca iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Suça İştirak ve Tüzel Kişiler
TCK m. 245/A kapsamındaki suçlarda azmettirenlere ve yardım edenlere iştirak hükümleri çerçevesinde ceza verilebileceği değerlendirilmektedir. Suçun birden fazla kişiyle birlikte işlenmesine ilişkin somut sonuçlar ise uygulamaya bağlı bir değerlendirme gerektirmektedir.
TCK m. 245/A'da tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması öngörülmektedir. Uygulanabilecek tedbir türleri maddenin tam metninde yer almakta olup bu konuda resmî mevzuat metninin incelenmesi gerekmektedir.
Dava Zamanaşımı
Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı esas alınır; seçimlik cezalarda hapis cezası ölçüt olarak benimsenir (TCK m. 66 f. 4). Dosyadaki deliller itibarıyla suçun nitelikli halleri de gözetilir (TCK m. 66 f. 3). TCK m. 245/A'nın azami üç yıl hapis öngörmesi nedeniyle beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlara uygulanan TCK m. 66 f. 1 (e) bendi uyarınca dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olarak belirlenmektedir. Nitelikli hallerin varlığı nedeniyle üst sınırın değişmesi hâlinde farklı bir bent uygulanabilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu süreler yarısı kadar, on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında ise üçte ikisi kadar uygulanarak kamu davası düşer (TCK m. 66 f. 2).
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Yargılama sonucunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olduğunda, CMK m. 231 f. 5 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. TCK m. 245/A'nın alt sınırı bir yıl, üst sınırı üç yıl olduğundan, HAGB ancak mahkemenin somut olayda belirlediği cezanın iki yıl veya altında kalması durumunda söz konusu olabilecektir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar
HAGB kararı verilebilmesi için CMK m. 231 f. 6'da üç koşul aranmaktadır: sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması; mahkemede sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması; suçun yol açtığı zararın aynen iade, eski hale getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi. Zararın derhal giderilememesi durumunda, denetim süresince aylık taksitlerle tamamen giderilmesi koşuluyla da bu karar verilebilir (CMK m. 231 f. 9).
HAGB kararının verilmesi hâlinde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur; bu sürede dava zamanaşımı durur (CMK m. 231 f. 8). Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi ya da yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkeme hükmü açıklar. Mahkeme aynı zamanda CMK m. 231 f. 11 uyarınca koşulların varlığı hâlinde cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine de karar verebilir.
Sık Sorulan Sorular
TCK m. 245/A kapsamında yasak cihaz veya programı bulundurmak suç oluşturur mu?
Evet. Bulundurma, TCK m. 245/A'da açıkça sayılan fiillerden biridir. Failin suça konu araçla zamansal ya da mekânsal yakınlık içinde olması şartı aranmaz; failin istediği anda ulaşabileceği hâkimiyet alanında bulunmaları yeterli sayılır.
Suçun konusunu oluşturan araçlar nelerdir?
Suçun konusunu cihaz, bilgisayar programı, şifre veya sair güvenlik kodu oluşturmaktadır. Bu araçların suç kapsamına girebilmesi için münhasıran bilişim suçları bölümündeki suçları ya da bilişim sistemleri araç kılınarak işlenebilen diğer suçları gerçekleştirmek amacıyla yapılmış veya oluşturulmuş olmaları gerekir.
Siber güvenlik testi için kullanılan araçlar bu suç kapsamına girer mi?
Bilişim sisteminin korunması amacıyla veya veri güvenliğinin test edilmesine yönelik geliştirilmiş araçların bu suçu oluşturmayacağı yönünde bir değerlendirme bulunmaktadır. Bu istisnanın kanun metninde açıkça yer alıp almadığı maddenin tam resmî metniyle netleştirilmelidir.
Yasak cihaz veya programın yurt dışına gönderilmesi suç mudur?
Kanun metninde ihracat ayrıca düzenlenmemiştir. Nakletme ve sevk etme eylemlerinin yurt dışını da kapsadığı değerlendirilmekte; bu nedenle yasak araçların yurt dışına çıkarılmasının söz konusu fiiller çerçevesinde ele alınabileceği ileri sürülmektedir.
Dava zamanaşımı süresi ne kadardır?
TCK m. 245/A'nın azami üç yıl hapis öngörmesi nedeniyle dava zamanaşımı süresi, TCK m. 66 f. 1 (e) bendi uyarınca sekiz yıldır. Ancak dosyadaki delillere göre nitelikli hallerin varlığı tespit edilirse farklı bir zamanaşımı bendi uygulanabilir.
HAGB kararı verilirse denetim süresi ne kadar sürer?
HAGB kararının verilmesi hâlinde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde dava zamanaşımı durur. Denetim süresinde kasten yeni bir suç işlenmesi ya da yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar; mahkeme aynı zamanda koşulların varlığı hâlinde cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verebilir.
Bu suçu işleyen tüzel kişi hakkında ne tür yaptırım uygulanır?
TCK m. 245/A, suçun tüzel kişilerce işlenmesi hâlinde tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını öngörmektedir. Uygulanabilecek tedbir türleri maddenin tam resmî metninde yer almaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

