Yapı Tatil Tutanağı Nedir ve Nasıl İptal Edilir?

by Avukat Erdal Ersoy
Yapı Tatil Tutanağı Nedir ve Nasıl İptal Edilir?

Yapı tatil tutanağı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak başlanan ya da sürdürülen inşaat faaliyetlerinin tespiti ve yapının mühürlenerek durdurulması amacıyla düzenlenen idari bir işlemdir. Bu işlem, doğurduğu hukuki sonuçlar bakımından hem idareyi hem de yapı sahibini yakından ilgilendirir.

Yapı Tatil Tutanağının Hukuki Sonuçları

Yapı tatil tutanağının tanzim edilmesiyle birlikte ilgili inşaat faaliyeti mühürlenir. 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri uyarınca ruhsatsız veya ruhsata aykırı imar faaliyetleri sebebiyle idari para cezası ve süresi içinde aykırılıklar giderilmediği takdirde yapının yıkımı yaptırımı gündeme gelir.

İmar mevzuatına aykırı durumların tespit edilmesinden itibaren on iş günü içinde idare encümeni tarafından sorumlular hakkında öngörülen idari yaptırımlar karara bağlanır. Yapı sahibine aykırılıkları gidermesi veya ruhsat alabilmesi için Kanun uyarınca en çok bir aylık süre tanınır; bu sürede ruhsat alınmaz veya eksiklikler giderilmezse idarece yıkım kararı verilebilir. İnşaata yetki belgeli yapı müteahhidi bulunmadan başlanmış olması durumunda ise verilen ruhsat iptal edilerek yapı mühürlenir.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 42Kaynağı aç
Madde 42 – (Değişik: 9/12/2009-5940/2 md.) Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/11 md.) Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır: a) Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için; 1) I. sınıf A grubu yapılara üç, B grubu yapılara beş Türk Lirası, 2) II. sınıf A grubu yapılara sekiz, B grubu yapılara onbir Türk Lirası, 3) III. sınıf A grubu yapılara onsekiz, B grubu yapılara yirmi Türk Lirası, 4) IV. sınıf A grubu yapılara yirmiüç, B grubu yapılara yirmibeş, C grubu yapılara otuzbir Türk Lirası, 5) V. sınıf A grubu yapılara otuzsekiz, B grubu yapılara kırkaltı, C grubu yapılara elliiki, D grubu yapılara altmışüç Türk Lirası, idari para cezası verilir. Bu miktarlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılarak uygulanır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/11 md.) (Mülga cümle:25/3/2020-7226/39 md.) (…) b) Mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verilir. c) (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı; 1) Hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın yapılmış ise cezanın % 30’u, 2) Kamuya veya başkasına ait bir parselde yapılmış ise cezanın % 40’ı, 3) Uygulama imar planında veya parselasyon planında “Kamu Tesisi Alanı veya Umumî Hizmet Alanı” olarak belirlenmiş bir alanda yapılmış ise cezanın % 60’ı, 4) Mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ediyor ise cezanın % 100’ü, 5) Uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20’si, 6) Yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapılmış ise cezanın % 80’i, 7) Özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise cezanın % 50’si, 8) Ruhsatsız ise cezanın % 180’i, 9) Ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor ise cezanın % 50’si, 10) Yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyete konu ise cezanın % 100’ü, 11) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılmıyor ise cezanın % 10’u, 12) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın % 20’si, 13) Çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet veriyor ise cezanın % 20’si, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunur. Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır. ç) (Ek:25/3/2020-7226/39 md.) Bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edilir. Bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmez.[39] 18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine ve gözetmenlerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir.[40] Yapıldığı tarih itibarıyla plana ve mevzuata uygun olmakla beraber, mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiği veya edeceği ilgili idare veya mahkeme kararı ile tespit olunan yapılara, ilgili idarenin yazılı ikazına rağmen idarece tanınan süre içinde takviyede bulunmayan veya bu yapıları 39 uncu madde uyarınca yıkmayan yapı sahibine onbin Türk Lirası idari para cezası verilir. 27 nci maddeye göre (…)41 belirlenmiş köy yerleşik alanı ve civarı sınırları içinde köyün nüfusuna kayıtlı olan ve köyde sürekli oturanlar tarafından, projeleri (…)41 (…)41 fen, sanat ve sağlık şartlarına uygun olmasına rağmen valilik onayı alınmadan ve muhtarlığa bildirim yapılmadan konut ve zatî maksatlı tarım ve hayvancılık yapısı inşa edilmesi halinde yapı sahibine bin Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu yapılardaki diğer aykırılıklar ve ruhsata tabi tarım ve hayvancılık maksatlı yapılardaki aykırılıklar için verilecek olan idari para cezası, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, ikinci fıkraya göre hesaplanan toplam ceza miktarı uygulanır. [41] Yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiil ve hallerin, yapının inşa edilmesi süreci içinde tekrarı halinde, idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır. Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir. Yapının bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, plana, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere uygun hale getirilmesi için idarenin yazılı izni dahilinde yapılan iş ve işlemler mühür bozma suçu teşkil etmez. Müelliflerin, fenni mesul mimar ve mühendislerin, yapı müteahhitlerinin, şantiye şefi mimar ve mühendislerin, imar mevzuatına aykırı fiillerinden dolayı verilen cezaları ve haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararları, kendi kayıtlarına işlenmek ve ilgili mevzuata göre cezai işlem yapılmak üzere, üyesi bulundukları meslek odasına ve Bakanlığa ilgili idarece bildirilir. Bu kişiler, verilen ceza süresi içinde yeni bir iş üstlenemez. Yapı müteahhidinin yetki belgesi; a) Yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilmesi ve 32 nci maddeye göre verilen süre içinde aykırılığın giderilmemesi halinde beş yıl, b) Yapım işinde ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilen imalatın can ve mal güvenliğini tehdit etmesi halinde on yıl, c) Bakanlıkça olumsuz kayıt değerlendirmesi yapılan hallerde bir yıl, süreyle Bakanlıkça iptal edilir. Yapı müteahhidinin, yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta primi borçlarını ödememesi ve diğer sorumluluklarını yerine getirmemesi hallerinde yetki belgesi bir yıldan az olmamak üzere Bakanlıkça iptal edilir ve bunlara sorumluluklarını yerine getirinceye kadar yeni yetki belgesi düzenlenmez. Yetki belgesi iptal edilen yapı müteahhidi yeni yetki belgesi düzenleninceye kadar yeni iş üstlenemez, ancak mevcut işlerini tamamlar. Yetki belgeli yapı müteahhidi olmaksızın başlanılan yapının ruhsatı iptal edilir ve yapı mühürlenir. Yürürlükten kaldırılan hükümler:

Yapının yürürlükteki mevzuata, imar planına ve ruhsat eklerine uygun duruma getirilmesi gayesiyle idareden alınan yazılı izin çerçevesinde yürütülen iş ve işlemler mühür bozma suçu kapsamında sayılmaz. Tebliğ edilen idari para cezasının ardından bir ay içinde aykırılığın sonlandırılması ve yapının hukuka uygun hale getirilmesi halinde, arsa asgari emlak vergisi birim değerine dayanılarak hesaplanan ilave para cezası ilgilisinden tahsil edilmez.

Tutanağın Düzenlenmesinde Şekil ve Yetki Kuralları

Yapı tatil tutanağının belediye veya il özel idaresi bünyesindeki yetkili fen elemanlarınca tanzim edilmesi şarttır. Mimar, inşaat mühendisi, harita mühendisi, harita teknikeri veya inşaat teknikeri gibi yetkili teknik personel dışındaki kişilerce düzenlenen tutanaklar işlemi yetki unsuru yönünden sakatlar.

Tutanakta imara aykırı imalatların ve kısımların ölçülerinin somut ve ayrıntılı bir biçimde yer alması zorunludur. Yapı tatil tutanağının ekinde ölçü krokisine yer verilecekse, bu krokinin tutanak ile aynı tarihi taşıması ve tutanağı düzenleyen personellerce imzalanmış olması gerekir.

Aynı alanda birden fazla ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı tespit edilmesi halinde her yapı için ayrı inceleme ve değerlendirme yapılmalıdır. Farklı kişilere ait yapılar söz konusu olduğunda ise ayrı yapı tatil tutanağı düzenlenmesi gerektiği yönünde ağırlıklı bir görüş bulunmakla birlikte bu durum tartışmalıdır.

Mühürlenen inşaata devam edildiği gerekçesiyle ikinci kez tutanak düzenlenmesi durumunda, ilk mühürleme işleminden sonra sahada yapılan yeni kısım ve imalatların tutanakta somut ve ayrıntılı şekilde gösterilmesi zorunludur.

Yıkım Kararı ve İdari Para Cezasında Hukuki Sorumluluk

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında tesis edilen yıkım kararı, ruhsatsız yapıyı esas alan ve yapıya yönelik bir işlemdir. Danıştay 6. Dairesinin 2019/10831 Esas ve 2020/11807 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, idarece uygulanacak yıkım yaptırımı için ruhsatsız ya da ruhsat ve eki projeye aykırı imalatın usulünce saptanıp tutanağa bağlanmış olması yeterli olup ayrıca yapıyı veya imalatı fiilen yapan kişinin saptanmasına gerek bulunmamaktadır.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/10831, K. 2020/11807Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/10831 E.  ,  2020/11807 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/10831 Karar No : 2020/11807 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda yapı ruhsatı ve eki mimari projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2.fıkrası uyarınca taşınmazın tapu maliklerine müteselsilen 157.774,99-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Marmaris Belediye Encümeni kararı ile aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca imalatların yıkımına ve 42.maddesinin 3.fıkrası uyarınca tapu maliklerine müteselsilen 2.719,41-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Marmaris Belediye Encümeni kararının davacı yönünden iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 24/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda; 1. blok ve 2. bloktaki aykırılıkların bağımsız bölüm ve ortak alan olarak ayrı ayrı değerlendirildiği, dolayısıyla m2 ve para cezası hesaplamalarında farklılık doğduğu, sorumlu olması gerekenler açısından da farklı sonuçlara varıldığı, diğer taraftan, dava konusu belediye encümeni kararının dayanağı olan yapı tatil zaptının … İdare Mahkemesinin … günlü, E: …, K: … sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, mimari projesine aykırı olduğu iddia edilen yapıların hissedarlarından olan davacının, yapı ile kanunda belirtilen türden bir ilişkisi olup olmadığı araştırılmayıp, yapı sahibi olduğuna ilişkin herhangi somut belirleme yapılmadan, sadece malik olduğundan bahisle para cezasına muhatap alınması yönünde tesis edilen encümen kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının 3194 sayılı Kanunun 32. maddesindeki hangi aykırılıklardan sorumlu olduğunun ve hangi aykırılıkları düzeltmesi gerektiğinin kendisine yapı tatil zaptı ile bildirilmesi gerektiği, aksi halde kişinin hangi kısımlar için ruhsat başvurusunda bulunması ya da hangi kısımların kaldırması gerektiğini bilmesinin beklenemeyeceği, dava konusu işlemin dayanağı olan 24/10/2015 tarihli yapı tatil zaptının hissedarlar muhatap alınarak düzenlendiği, bu zabıtta bir site içerisinde bulunan tüm aykırılıkların tespit edildiği, dava konusu işlemde de davacıyı ilgilendiren kısmın nereler olduğu ayrıca belirtilmeden tüm aykırılıklardan sorumlu tutulduğu, anılan kanunun 32.maddesindeki sorumluluğu yerine getirmesi için bu sorumluluğun tam olarak belirlenmesi gerektiği, ancak bu belirlemeden sonra malikten imara aykırı yapıyı kaldırması ya da ruhsata bağlamasının beklenebileceği, sorumlu olduğu bölüm açıkça belirlenmeksizin düzenlenen yapı tatil zaptıyla, imara aykırı yapının yasal hale getirilmesi için gerekli bildirimin yapılmış sayılamayacağı, dolayısıyla yıkıma ilişkin encümen kararı alınamayacağı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu yıkım ve para cezasına ilişkin Encümen kararlarının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ruhsat ve eki mimari projesine aykırı imalatların gerçekleştirildiği yapının konut olmadığı, apart otel niteliğinde turistik tesis kullanım kararı olan bir yapı olduğu, söz konusu yapının onaylı projesinde de apart otel niteliğinde olduğu, kat mülkiyetinin bulunmadığı, para cezasının bu sebeple malik gözüken tüm hissedarlara uygulandığı, her bir malikin yapının tamamında hisseleri oranında hak sahibi olduğu, turistik tesis kullanım kararı olan bölgede bulunan ve onaylı projesine göre apart otel olan yapıda yapı tatil tutanağında belirtilen aykırılıkların hangi paydaş tarafından yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı, ayrıca yapı tatil tutanağı ile tespit edilen aykırılıkların söz konusu yapının ortak kullanım alanlarında gerçekleştirilmiş olduğu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre ortak kullanım alanlarının tüm kat maliklerinin ortak sorumluluk alanında olduğu, dava konusu işlemlerin usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının söz konusu yapıda sadece bağımsız bölüm maliki olduğu, yapı sahibi ya da müteahhit olmadığı, aykırılığın ortak kullanım alanında gerçekleştirilmiş olması halinde dahi söz konusu imalatlar nedeniyle tüm kat maliklerinin sorumlu tutulamayacağı, davacıya para cezası verilmesinin cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, söz konusu imalatların tadilat niteliğinde olduğu ruhsata aykırılık teşkil etmediği, davalı idarenin iddiasının aksine yapının apart olduğuna ilişkin olarak bilirkişiler tarafından herhangi bir tespit yapılmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Muğla İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda yapı ruhsatı ve eki mimari projesine aykırı imalatlar yapıldığı 24/10/2014 tarihli yapı tatil tutanağıyla tespit edilmiştir. Söz konusu tespit esas alınarak; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca, 3/B yapı sınıf ve grubunda yer alan, toplam 2.000,19 m2'lik imalat hakkında hesaplanan temel para cezasına aynı maddenin (c) bendinin 5., 7., 10. ve 12. alt bentleri uyarınca artırım uygulanarak taşınmazın tapu maliklerine müteselsilen toplam 157.774,99-TL para cezası verilmesine ilişkin Marmaris Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca imalatların yıkımına ve 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca taşınmazın tapu maliklerine müteselsilen 2.719,41-TL para cezası verilmesine ilişkin Marmaris Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararının davacı yönünden iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonucunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir. Ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." kuralı yer almıştır. Aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanacağı belirtilmiş, a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için para cezası uygulanacağı, aynı maddenin 3. fıkrasında; "18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kararın; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen para cezasına ilişkin kısmı yönünden; Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, temel ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen arttırım sebeplerinin varlığı halinde arttırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanacağı, bu tespitlerden sonra; yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı, bu miktar üzerinden; (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı arttırım oranlarının hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi uyarınca, yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğinden; 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının da tamamının iptal edilmesi gerektiği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişinin aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yaptığı tespitler uyarınca raporda hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmesi suretiyle, işlemin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı idari yargı denetimi yetkisi aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, bununla beraber, temel para cezasının, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen kriterlere uygun olarak hesaplandığı, ancak, (c) bendinde öngörülen artırım sebebi veya sebeplerinin uygulanması koşullarının oluşmadığının anlaşılması halinde ise para cezasının hukuka aykırılığı tespit edilen artırım sebebine isabet eden kısım yönünden kısmen iptaline karar verileceği açıktır. Dosyanın incelenmesinden; Muğla İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda yapı ruhsatı ve eki mimari projesine aykırı olarak 3/B yapı sınıf ve grubunda yer alan, toplam 2.000,19 m2'lik imalat yapıldığının 24/10/2014 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespiti üzerine 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca taşınmazın tapu maliklerine para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Marmaris Belediye Encümeni kararının tesis edildiği, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 24/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda; söz konusu imalatların bir kısmının ana taşınmazın yapıldığı tarihte bir kısmının ise yapı kullanma izin belgesi alındıktan sonra yapılmış olduğu tespitine yer verildiği, ruhsat ve eki projesine aykırı imalatların hangi tarihte yapılmış olduğu, davacının ve diğer maliklerin taşınmaza hangi tarihte hissedar oldukları ve hisse oranları dikkate alınmadan tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan 24/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda; 1.380,93 m2, 3.sınıf B grubu yapı yapılmış olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla aykırılıktan etkilenen alanın bilirkişi raporunda, idarece belirlenen alandan önemli ölçüde az belirlendiği, söz konusu farklılığın temel cezayı etkileyen nitelikte olması sebebiyle, İdare Mahkemesince para cezasının bu gerekçeyle de tamamının iptaline karar verilmesi gerektiği anlaşılmakta olup, para cezasının iptali yolundaki Mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. Kararın; 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca verilen yıkıma ilişkin kısmı yönünden; Uyuşmazlıkta; keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 24/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda; Muğla İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı 3.840,86 m2 yüzölçümlü taşınmazın 15.12.2008 tarihli imar durum belgesinde taşınmazın turistik tesis alanında kaldığı, 1. bloka ilişkin olarak "otel ve misafir evi" niteliğinde, 3/B sınıfı, 6 katlı yapı için "… ve hissedarları" adına … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının ve … tarih ve … sayılı yapı kullanma izninin düzenlenmiş olduğu, yapı kullanma iznindeki bilgiler ile yapı ruhsatındaki bilgilerin uyumlu olduğu, 2. bloka ilişkin olarak "otel ve misafir evi" niteliğinde, 3/B sınıfı, 6 katlı yapı için "… ve hissedarları" adına … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının ve … tarih ve … sayılı yapı kullanma izninin düzenlenmiş olduğu, yapı kullanma iznindeki bilgiler ile yapı ruhsatındaki bilgilerin uyumlu olduğu, her iki yapı ruhsatında da yapıların 1 adet bağımsız bölümden oluştuğunun belirtildiği, 1. blokta yapılan incelemeler neticesinde; bodrum kattaki sığınak alanında, ana binanın aksında bulunan merdiven ile arasındaki duvarın kaldırıldığı, sığınak alanı içinde bazı bölücü duvarlar imal edildiği, sığınak alanının otopark kısmındaki giriş duvarının kaldırıldığı, sığınak girişindeki wc alanının tamamen kaldırıldığı, merdiven girişindeki çöp odasının mevcut olmadığı, fitness alanında bazı iç bölücü duvarları dışında değişiklik olmadığı ve tespit yapıldığı sırada sosyal merkez olarak kullanıldığı, sığınak için yapılan koruyucu perde duvarların kaldırılmış olduğu, diğer taşıyıcı kolon ve perdelerde herhangi bir müdahale yapılmadığı, ana yapının dilatasyon ile iki parçalı imal edildiği ve havuz tarafındaki bölümde bulunan taşıyıcı eleman olan bodrum perdesinin kaldırılmasının taşıyıcı sisteme olumsuz etkisinin olduğu, yapı tatil tutanağında ötelendiği belirtilen havuz tarafındaki dış cephe perde duvarlarının projede belirtilen duruma oldukça yakın olduğu, yangın merdiveninin bulunduğu duvar alanından 0,80 cm ötelenmiş olduğu hususlarının tespit edildiği, 2. blokta yapılan incelemeler neticesinde; mimari projesinden farklı olarak yapılan duvar ya da kapı tamiratlarının olduğu, bodrum kat koridorunda taban alanı kapsamında olmayan iki ayrı alanın kapalı alana çevrilmiş olduğu ve kapalı mekan olarak kullanıldığı, zemin katta bina giriş alanlarının değiştirilmesinin, giriş koridorunda bazı doğrama değişiklerinin yapılmasının, kapalı alana ek alanlar yapılmasının ve koridorda değişikliklikler yapılmasının söz konusu olduğu, snack bar ve restauranta ait kapalı alanlar içinde bölücü duvar yapımı ile wc alanları oluşturulduğu, mevcut balkon alanlarının yerinde bulunmadığı tespitlerine yer verildiği, dava konusu yapıdaki bağımsız bölüm sayısı konusunda yerinde yapılan inceleme ile yapı ruhsatlarının çelişmesinden kaynaklanan bir sorun bulunduğu, yapı ruhsatlarında her iki blok için tek bağımsız bölüm olduğu belirtilmekte ve otel kullanımı verilmekte iken yerinde yapılan incelemede her iki bloğun konut ya da apart kullanımında olduğu kanaatine varıldığı, taşınmazın sahiplerinin sayısının da bu fikri doğrular nitelikte olduğu, 1. blokta konut olarak değerlendirilmesi halinde 37 bağımsız bölüm, otel olarak değerlendirilmesi halinde 74 yatak sayısı olduğunun tespit edildiği, bu şartlar karşısında davaya konu olan parselin ruhsat eki projesinde görünen sığınak alanının kaldırılmasının sığınak yönetmeliğine ve ruhsata aykırı olduğu ve ruhsata bağlanamayacağı kanaatine varıldığı, plan hükümlerinde dava konusu parsel için belirlenmiş olan çekme mesafesinin 1.bloktaki merdivenin ötelenmiş olması nedeniyle uygun olmadığı ve ruhsata bağlanamayacağı, 2.bloktaki bodrum ve zemin katlarda koridora ek oluşturulan kapalı alanların ruhsata bağlanamayacağı, balkonların yapılmamasının ruhsat gerektirdiği tespitlerine yer verildiği, İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin dayanağı olan 24.10.2014 tarihli yapı tatil tutanağının hissedarlar muhatap alınarak düzenlendiği, bu tutanakta, bir site içerisinde bulunan tüm aykırılıkların tespit edildiği, dava konusu işlemde de davacıyı ilgilendiren kısmın nereler olduğu ayrıca belirtilmeden tüm aykırılıklardan sorumlu tutulduğu, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde düzenlenen sorumluluğun yerine getirilebilmesi için bu sorumluluğun tam olarak belirlenmesi gerektiği, ancak bu belirlemeden sonra malikten imara aykırı yapıyı kaldırmasının ya da ruhsata bağlamasının beklenebileceği, sorumlu olduğu bölüm açıkça belirlenmeksizin düzenlenen yapı tatil tutanağıyla, imara aykırı yapının yasal hale getirilmesi için gerekli bildirimin yapılmış sayılamayacağı, dolayısıyla yıkıma ilişkin encümen kararı alınamayacağı, dava konusu işlemlerin dayanağı olan yapı tatil zaptının 08.02.2017 tarih ve … İdare mahkemesinin E:…, K: … sayılı kararıyla iptaline karar verildiği gerekçesiyle söz konusu imalatların yıkımına ilişkin … tarih ve … sayılı Marmaris Belediye Encümeni kararının davacı yönünden iptaline karar verildiği, … İdare mahkemesinin E:…, K: … sayılı kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 09.05.2018 tarih ve E: 2018/1670, K: 2018/3528 sayılı kararıyla; davacı …'in Mahkeme kararından önceki tarihte vefat etmiş olması nedeniyle dava dilekçesinin para cezasına ilişkin kısmı yönünden iptaline karar verilmesi, dava konusu yapı tatil zaptı yönünden ise davayı takip hakkı kendisine geçenlerin davayı takip edip etmeyeceklerinin saptanması amacıyla dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince bozma kararına uyularak; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesince verilen … tarih, E:…, K:… sayılı kararının kaldırılarak dava dilekçesinin para cezasına yönelik kısmı yönünden dilekçenin iptaline, yapı tatil tutanağı yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuatın ve dosya kapsamının incelenmesinden, ruhsat alınmadan yapılan yapılar ile ruhsatlı yapılarda ruhsat almayı gerektirdiği halde, alınmadan yapılan imalatların tespiti ve nihayet yıkımın yaptırıma bağlanmasına dair sürece yer verilmiş olduğu, bu sürecin tamamen yapıya ilişkin olduğu açıkça görülmektedir. Buna göre, bu tür yapılarda idarece uygulanacak yıkım yaptırımı için ruhsatsız ya da ruhsat ve eki projeye aykırı imalatın usulünce saptanmış ve tutanağa bağlanmış olması yeterli olup, ayrıca yapı ya da imalatı yapan kişinin saptanmasına gerek bulunmamaktadır. Zira, zikredilen Kanun hükmünde, ruhsatsız yapı ya da imalatın belirlenmesine dair hususları da içeren, yapının durdurulacağına dair tutanağın yapı yerine asılmasıyla bu tutanağın yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılacağı kuralı açıkça belirtilmiştir. Bu itibarla, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "ruhsatsız yapı" esas alınarak düzenleme yapılmış olduğu, bu madde uyarınca verilen yıkım kararının yapıya yönelik olan ve yapıyı esas alan bir işlem olduğu dikkate alındığında, temyize konu Mahkeme kararının yıkım işleminin iptali yolundaki kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu durumda; keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 24/01/2017 tarihli bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgeler değerlendirilmek suretiyle dava konusu … tarih ve … sayılı Marmaris Belediye Encümeni kararının yıkıma ilişkin kısmı hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Kararın, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca para cezası verilmesine ilişkin kısmına gelince; Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır. Bu durumda; davacı tarafından iptali istenilen … tarih ve … sayılı Marmaris Belediye Encümeni kararının onaylı projeye aykırılı imalatların 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca 1 aylık yasal süre içerisinde ruhsata uygun hale getirilmediğinden bahisle para cezası verilmesine ilişkin kısmıyla ilgili olarak İdare Mahkemesince ayrı bir hukuki inceleme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, temyize konu kararın bu kısmında eksik hüküm kurulmuş olması sebebiyle hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … tarih ve … sayılı encümen kararıyla 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2.fıkrası uyarınca verilen para cezasına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Kararın; … tarih ve … sayılı encümen kararıyla verilen yıkım ve 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen para cezasına ilişkin kısmının ise BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 01/12/2020 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Dairesinin 2019/10831 Esas ve 2020/11807 Karar sayılı ilamına konu ilk derece mahkemesi kararında; mimari projesine aykırı olduğu ileri sürülen yapıların hissedarı olan ilgilinin yapı ile kanunda belirtilen türden bir ilişkisi olup olmadığı araştırılmadan ve yapı sahibi olduğuna dair somut belirleme yapılmadan sadece malik olduğundan bahisle encümen kararıyla para cezasına muhatap alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir.

İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca para cezalarına konu alanın hesaplanmasında aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır. Temel para cezasının hesaplanmasında yapı inşaat alanı ile yapı sınıfı ve grubu temel kıstaslar olarak düzenlendiğinden, bu kriterlerin hatalı belirlenmesi halinde uygulanan artırım oranlarıyla belirlenen toplam para cezasının tamamı iptal edilir. İdari yargı mercileri idarenin yerine geçerek ikame bir ceza hesabı yapamaz.

Yapı Tatil Tutanağına Karşı İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması

Yapı tatil tutanağının iptali davasında görevli yargı yeri idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme yapının bulunduğu yer idare mahkemesidir; yapının bulunduğu yerde idare mahkemesi kurulmamışsa dava o ilin bağlı olduğu idare mahkemesinde açılır. Dava açma süresi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi gereğince tutanağın yapıya asıldığı tarihi izleyen günden itibaren 60 gündür.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca idare mahkemesinde dava açılmış olması, dava konusu edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda mahkemece gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Yıkım işlemleri telafisi güç zararlar doğurabileceğinden, açılan iptal davasında mahkemeden yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz mercii kararı veren yargı yerine göre değişmekte olup idare mahkemesi kararlarına karşı bölge idare mahkemesine başvurulur; itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Yapı tatil tutanağına karşı dava açma süresi kaç gündür?

Dava açma süresi, tutanağın yapıya asıldığı tarihi izleyen günden itibaren 60 gündür. Dava yapının bulunduğu yer idare mahkemesinde, o yerde idare mahkemesi bulunmuyorsa ilin bağlı olduğu idare mahkemesinde açılır.

Ruhsata aykırılığın giderilmesi veya ruhsat alınması için ne kadar süre tanınır?

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca aykırılıkların giderilmesi veya yapının ruhsata bağlanması amacıyla yapı sahibine en çok bir aylık süre tanınır.

Mühürlenen yapıda ruhsata uygunluk amacıyla çalışma yapılması mühür bozma suçu sayılır mı?

Yapının imar mevzuatına, plana ve ruhsata uygun hale getirilmesi gayesiyle idarenin yazılı izni dahilinde yapılan iş ve işlemler mühür bozma suçunu oluşturmaz.

Yalnızca tapu hissedarı olmak imar para cezası verilmesi için tek başına yeterli midir?

Yargıya taşınan uyuşmazlıklarda, yapıyla kanunda belirtilen türden bir ilişkisi araştırılmaksızın ve yapı sahibi olduğuna ilişkin somut belirleme yapılmaksızın yalnızca malik veya hissedar olunması sebebiyle tesis edilen para cezaları hukuka aykırı bulunabilmektedir.

İptal davası açılması yapı tatil tutanağının uygulanmasını kendiliğinden durdurur mu?

İdare mahkemesinde dava açılması işlemi kendiliğinden durdurmaz; işlemin yürütülmesinin durması için telafisi güç zararlar ve açıkça hukuka aykırı olma şartlarının birlikte varlığı aranarak mahkemeden yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu