Sentetik İçeriklerde Ceza Sorumluluğunun Çerçevesi
Yapay zekâ teknolojileriyle müstehcen içerik oluşturulması hâlinde ceza sorumluluğu; içerikte bir yetişkinin mi yoksa bir çocuğun mu temsil edildiğine, gerçek bir kişinin yüz veya ses unsurlarının kullanılıp kullanılmadığına, eylemin yalnızca üretmeyle sınırlı kalıp kalmadığına veya başkalarına aktarılıp yayılmadığına ve kullanım amacına göre ayrı ayrı belirlenir. Tamamen hayalî kişilerden oluşan sentetik materyallerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesindeki müstehcenlik hükümleri öncelikli olarak değerlendirilirken, gerçek bir kimsenin yüzünün, sesinin veya ayırt edici özelliklerinin kullanılması durumunda kişiye karşı işlenen suçlar gündeme gelebilir.
Müstehcenlik Suçu ve Temsili Çocuk Görüntüleri
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin ikinci fıkrasına göre; müstehcen nitelikteki yazı, ses veya görüntülerin basın ve yayın kanallarıyla iletilmesi yahut bu paylaşıma aracılık edilmesi fiilleri altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasını gerektirir. Maddenin üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca, bu tür müstehcen materyallerin imal edilmesinde çocukların, temsili çocuk figürlerinin veya çocuk intibası uyandıran şahısların yer alması hâlinde faile beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir. Bahse konu ürünlerin ithali, çoğaltımı, satışa çıkarılması, devredilmesi, taşınması, saklanması, ihracı, elde bulundurulması yahut üçüncü kişilerin yararlanmasına sunulması durumunda ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası tatbik olunur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 226Kaynağı aç
içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya
dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği
yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan,
okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya
arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında,
satışa arz eden, satan veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz
olarak veren veya dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile
yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi
görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan,
çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi,
iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.[93]
(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya
doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya
görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört
yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki
ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına
aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan
kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve
çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler
hakkında uygulanmaz.
Fuhuş
Üretim sürecinde gerçek bir çocuğun yer almaması veya hiçbir çocuğun kamera karşısına geçirilmemiş olması ceza sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kanun metninde temsili çocuk görüntüleri ve çocuk gibi görünen kişiler ifadelerinin açıkça düzenlenmiş olması, yapay zekâyla üretilmiş sentetik içeriklerin de bu fıkra kapsamına girmesine imkân tanır. Ancak yalnızca yapay görüntü üretilmiş bulunması, her durumda 5237 sayılı Kanun'un 103. maddesindeki çocukların cinsel istismarı suçunun oluştuğu anlamına gelmez; anılan suç için çocuğa yönelik somut bir cinsel davranış ve kanunda belirtilen diğer unsurların varlığı aranır.
5237 sayılı Kanun'un 226. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında; cebir içeren, hayvanların ya da vefat etmiş kimselerin bedenlerinin konu edildiği veya gayritabii cinsel eylemleri barındıran görsel, işitsel ya da yazılı materyallerin imal edilmesi, yurda sokulması, pazarlanması, devri, nakli, muhafazası, tasarrufta tutulması veya başkalarının erişimine açılması hâlinde fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası öngörülür. Dördüncü fıkrada veya çocukların yer aldığı üçüncü fıkrada sayılan içeriklerin kitle iletişim araçlarıyla neşredilmesi, neşrine vasıta olunması ya da küçüklerin bu yayınları izlemesine, dinlemesine veya okumasına imkân tanınması durumunda altı yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası uygulanır. Kanun'un 226. maddesindeki düzenlemeler; bilimsel nitelikteki çalışmalar ile üçüncü fıkra kapsamı saklı kalmak ve çocukların erişimi önlenmek kaydıyla sanat ve edebiyat değeri taşıyan yapıtlar yönünden uygulama alanı bulmaz.
Kişisel Verilerin İhlali, Hakaret ve Şantaj Fiilleri
Mağdurun fotoğrafının açık bir sosyal medya hesabında yer alması, bu görselin sentetik müstehcen içerik üretiminde sınırsızca kullanılmasına rıza gösterildiği anlamına gelmez; zira görselin görülmesine izin verilmesi ile kişinin deepfake içeriğin öznesi hâline getirilmesine rıza gösterilmesi farklıdır. Kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi 5237 sayılı Kanun'un 136. maddesi gereğince iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5237 sayılı Kanun'un 139. maddesinin birinci fıkrası uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun takibi şikâyete bağlı kılınmışken; kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme fiillerinde şikâyet aranmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 139Kaynağı aç
aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde
yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.[62]
(2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi
Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan
beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.
Nitelikli haller
Deepfake görüntünün kişinin şeref, onur ve saygınlığını zedelemek amacıyla kullanılması durumunda 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesi kapsamında hakaret suçu gündeme gelebilir. 5237 sayılı Kanun'un 107. maddesinin ikinci fıkrasına göre; şahsi veya üçüncü bir şahıs lehine menfaat temin etmek amacıyla, bir kimsenin haysiyet veya itibarına halel getirecek durumların ifşa edileceği ya da isnat olunacağı yönünde tehditte bulunulması bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasını gerektirir. Failin haksız fayda sağlama gayesiyle bu mahiyetteki içeriği yayma tehdidi yöneltmesi şantaj suçu bakımından yeterli sayılır; söz konusu materyalin hakiki bir olaya dayanması ile yapay zekâ marifetiyle kurgulanmış olması suçun oluşumu yönünden bir ayrım yaratmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 107Kaynağı aç
bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar
sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14
md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref
veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat
edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya
hükmolunur.
Cebir
İftira ve Bilişim Sistemlerine Yetkisiz Müdahale
Yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde bir kimseye soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için hukuka aykırı fiil isnat eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası alır. Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması hâlinde ceza yarı oranında artırılır. İftira nedeniyle mağdur hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olup mağdur gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa fail, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma hükümlerine göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur. İftira suçunda zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar; basın ve yayın yoluyla işlenen iftiraya ilişkin mahkûmiyet kararı aynı veya eşdeğer basın ve yayın organıyla ilan edilir ve gideri hükümlüden tahsil edilir. Failin, sahte olduğunu bildiği içeriği mağdur hakkında işlem yapılması amacıyla yetkili mercilere sunması durumunda da 5237 sayılı Kanun'un 267. maddesindeki iftira suçu gündeme gelebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 267Kaynağı aç
da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve
kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için
bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması
halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu
fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle
gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)[103]
hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise,
beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(7) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı ile.)
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin
sabit olduğu tarihten başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen
iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve
yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Müstehcen montajda yararlanılan fotoğrafların temini amacıyla failin şifreyi kırması veya hesaba izinsiz girmesi hâlinde 5237 sayılı Kanun'un 243. maddesindeki bilişim sistemine girme suçu, verileri değiştirmesi veya yok etmesi durumunda 244. maddesi, verileri hukuka aykırı elde etmesi hâlinde ise 136. maddesi gündeme gelebilir. 5237 sayılı Kanun'un 243. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yetkisi bulunmadığı hâlde bir bilişim altyapısının tamamına ya da bir bölümüne erişen yahut erişimini sürdüren kişiye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. Bu yetkisiz giriş sonucunda sistemdeki kayıtların silinmesi veya başkalaşması durumunda yaptırım altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır. Doğrudan sisteme dahil olmaksızın, veri aktarımlarının haricen teknik donanımlarla takip edilmesi hâlinde ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 243Kaynağı aç
hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası verilir.[100]
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen
sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi
içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme
girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
Failin Tespiti ve Dijital Delil İncelemeleri
Türk ceza hukukunda ceza sorumluluğu gerçek kişilere aittir ve yapay zekâ sisteminin kendisine ceza verilemez. Yazılım geliştiricisinin veya platform yöneticisinin sorumluluğu ise aracın kötüye kullanılabilecek olması sebebiyle kendiliğinden doğmaz; sorumluluk için failin içeriğin üretileceğini bilerek ve isteyerek suça katkıda bulunması gerekir.
Soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde; hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin bilgisayarlarında, programlarında ve kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtların kopyalanmasına ve çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilebilir. Savcı tarafından verilen adli bilişim kararları yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir; sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi durumunda kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. Şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya işlemin uzun sürecek olması hâlinde araç ve gereçlere elkonulabilir; inceleme tamamlandığında cihazlar gecikmeksizin iade edilir. Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi gerçekleştirildiğinde ise sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya müdafiine verilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette
delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar
ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına,
bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin
hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet
savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına
sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması
veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve
çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
(2) Bilgisayar, bilgisayar
programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere
ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi
ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir.
Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan
cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında,
sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
(4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye
veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki
verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan
veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer
tarafından imza altına alınır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi
İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]
Kanuna aykırı olarak elde edilen, ispat edilmek istenen olayın karara etkisi bulunmayan veya davayı uzatma maksadıyla ileri sürülen deliller mahkemece reddolunur. Yüklenen suç ancak hukuka uygun elde edilmiş delillerle ispat edilebilir. Dijital incelemelerde hash değerinin aynı çıkması içeriğin gerçekliğini kanıtlamaz; yalnızca teslim alınan dosyanın adli süreçte değiştirilmediğini doğrular. Yargılamada yalnızca bir yapay zekâ tespit programının ürettiği olasılık oranına dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmemeli; raporda kullanılan aracın adı, sürümü, hata payı, analiz yöntemi ve dayandığı teknik bulgular gösterilmelidir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi
Yapay zekâyla üretilen çocuk görüntüleri müstehcenlik suçu oluşturur mu?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan temsili çocuk görüntüleri ve çocuk gibi görünen kişiler ibareleri uyarınca, içerikte gerçek bir çocuğun bulunmaması ceza sorumluluğunu kendiliğinden kaldırmaz; bu yasal nitelemeler sentetik ve yapay içeriklerin de suç kapsamına girebilmesine imkân tanımaktadır.
Şantaj suçunun oluşması için montaj görüntünün gerçek olması şart mıdır?
Şantaj suçunun oluşması için görüntünün gerçek olması şart değildir; failin haksız yarar sağlamak amacıyla kişinin şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki yapay zekâ içeriğini açıklama tehdidinde bulunması yeterlidir.
Sosyal medyada açık olan fotoğrafların yapay zekâyla montajlanması rıza kapsamında mıdır?
Görselin açık bir sosyal medya profilinde bulunması, kişinin müstehcen bir deepfake içeriğin öznesi yapılmasına rıza gösterdiği anlamına gelmez ve koşulları varsa kişisel verileri hukuka aykırı yayma veya ele geçirme suçları değerlendirilir.
Yapay zekâ tespit yazılımlarının raporları mahkûmiyet için tek başına yeterli midir?
Yalnızca bir tespit programının sunduğu olasılık oranına dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmemelidir; bilirkişi raporunda programın sürümü, hata payı, analiz yöntemi ve teknik dayanaklar ayrıntılı olarak açıklanmalıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

